“Ay’da Petrol Var!” : “Pontus”

Yazan  31 Mart 2011
Ermeni iddialarında olduğu gibi Yunanistan’ın Pontus iddiaları da aynı psikolojik operasyonun ürünleridir.

Sözde Ermeni soykırım tezini uluslararası platformlarda kabul ettirmek için uygulanan psikolojik operasyonun bir benzeri "Pontus" iddiaları çerçevesinde yavaş yavaş olgunlaştırılıyor. Ermeni psikolojik operasyonu uzun vadeli, ısrarlı ve kapsamlı bir harekâttır. Bu operasyon, demokrasi ve fikir özgürlüğü savunması altında geliştirilmiş, bilimsel yöntemlerle uygulanan bir istihbarat operasyonudur. Türkiye, yıllardır ulusal ve uluslararası alanda bu mesele nedeniyle dış politikada sıkışıp kalırken, Türkiye'den talepleri olan bazı ülkeler de Türkiye'nin pasif duruşu karşısında cesaretlenmektedir. Bunun en somut örneği Pontus meselesi olarak ortaya atılan tarih ve bilim dışı iddialar dizisidir. Pontus iddiaları Yunanistan tarafından ısrarlı biçimde ve sistematik olarak gündeme taşınırken, Ermeni psikolojik operasyonuyla da aynı taktik kullanılmaktadır.

Tanıdık Senaryo

Yunanistan'ın Türkiye'ye yönelik "Megali İdea" faaliyetleri arasında Doğu Karadeniz'i içine alan iddialar da vardır. Bu iddiaların nihai hedefi sözde Pontus soykırımını kabul ettirerek bu bölgede Pontus devletini kurmaktır.[1] Osmanlı Devleti'nin gerileme döneminde gündeme getirilen bu iddialar, Düvel-i Muazzamanın da desteğiyle uluslararası boyut kazanmıştı. Milli Mücadele döneminde Rum çetelerinin kanlı eylemleriyle bölgede kendisini somut olarak gösteren Pontusçuluk, Lozan Antlaşması'nın getirdiği rejim neticesinde etkisini oldukça yitirmişti. Ancak, Yunan istihbaratının bölgeyle ilgili faaliyetleri sona ermedi. Pontus iddiaları, bugün itibariyle psikolojik harp teknikleri kullanılarak farklı bir taktikle ortaya konmaktadır.

Yunanistan'ın ısrarla vurguladığı ve tanınması için uğraştığı temel iddia şudur: "1916-1923 yılları arasında Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yaşayan 700 bin Pontuslu Rum'dan 353 bini Türkler tarafından öldürüldü, sağ kalanlar göçe zorlandı. Tarihsel açıdan Helen medeniyetinin bir parçası olan Karadeniz Bölgesi'nde yaşayan Rumlar Osmanlı ve Türk baskıları sonucu zorla Müslümanlığa geçti ve halen bu bölgede yaşayan 'Gizli Hıristiyanlar' olarak adlandırılan bir Rum azınlık, bölgedeki varlığını tüm baskılara rağmen sürdürmektedir."[2]

Pontus Faaliyetleri

Israrlı bir şekilde Türk ve uluslararası kamuoyunu etkilemeye yönelik propaganda faaliyetlerini belli bir çerçevede yürüten Yunanistan, son yıllarda etkinliklerini yoğunlaştırmıştır. Bu faaliyetlerin temeli, son bölümde değinilecek olan "Ay'da Petrol Var!" stratejisine uygun görünmektedir. Bu faaliyetler şunlardır:

Önce Pontus devletine tarihi bir altyapı kazandırmak amacıyla M.Ö.298-63 yılları arasında var olan Pontus Devletinin bir Yunan devleti olduğu ortaya atıldı. Daha sonra bu devletin devamı olarak M.S. 1204-1461 yılları arasında bölgede Trabzon devletinin hakimiyeti örnek gösterildi.[3]

Dernekler ve federasyonlar etkili olarak çalışıyor. 200'e yakın Pontus derneği aktif halde. ABD, Kanada, Almanya, İsviçre, İsveç, Avustralya ve Güney Afrika'da kurulan derneklerin yanı sıra 11 Pontus federasyonu da Pontus iddialarını sistematik biçimde gündemden düşürmüyor. Konferanslar, sempozyumlar düzenleniyor. Görsel ve yazılı basın yayın organlarıyla Doğu Karadeniz'deki insanların kökeninin Yunan olduğu ve bu insanların baskılar neticesinde tabiri caizse "doğru yoldan çıkarıldığı" ısrarla vurgulanıyor.

Pontus iddiaları 102.3 FM bandından yayın yapan Akrites Pontus radyosu aracılığıyla devamlı dile getiriliyor.

Yunanistan Milli Eğitim Bakanı Arsenis, Aristotelion Üniversitesi öğretim üyesi Kostos Fotiadis tarafından hazırlanan 'Pontus Helenizmi, Karadeniz Helenizmi' başlıklı çalışmaların ders kitaplarında yer alacağını açıklamıştır.

Boston'da bulunan Yunan-Amerikan Kültür Enstitüsü ile işbirliği yapılarak Hellinas Multimedia Productions adlı film şirketi 'Pontus Felaketi' konulu belgesel hazırlama çalışmalarını sürdürmektedir.

Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü, Pontuslu Rumlara soykırım yaptıran ırkçı katiller olarak anlatılmaktadır.

Pontus iddiaları konusunda uzman olan Yunan yazar Yorgo Andreadis devamlı olarak Doğu Karadeniz bölgesini ziyaret ederek bölge halkını etkilemek için görüşmeler yapmaktadır.

Doğu Karadeniz gençlerini lisansüstü eğitimlerini burslu olarak yapmaları karşılığında Yunanistan'a götürme çalışmaları yapılmaktadır.

Yunanistan, Trabzon'da konsolosluk açarak bölgedeki faaliyetlerini daha organize etmek için girişimlerini sürdürmektedir.

En ciddi girişim ise Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinde Pontus soykırımını tanımanın bir ön şart haline getirilmesi için yapılan diplomasidir.

"Ay'da Petrol Sevenler Derneği"

Bugün gazetelerde veya televizyonlarda "Ay'da petrol varmış!" şeklinde bir haberle karşılaşırsak bunun yalan olduğu konusunda dünya çapında ortak bir görüş oluşacağı aşikârdır. En azından biliriz ki, bitkiler fosilleşmeden petrol oluşamaz ve Ay'da hayat olmadığına göre Ay'da petrol olması da mümkün değildir. Ancak doğru teknikler kullanarak insanları bu yalana inandırmak mümkündür. Evvela, bilimsel çevrelerde sözü geçen bazı uzmanlar Ay'da doğal kaynakların var olduğu konusunda makaleler yazarlar. Ardından bununla ilgili sempozyumlar düzenlenerek Ay'da doğal kaynakların varlığı konusunda zihinsel altyapı hazırlanır. İkinci aşamada, Ay'da petrol olabileceğine dair tartışmalar kamuoyunda başlatılır. Ay'da petrol olamayacağını iddia eden akademisyen ve uzmanlar ya tartışma dışı tutulur ya da inceden inceye alaya alınırlar. Basın ve yayın organlarında Ay'da petrol olabileceğine dair yazı ve görüşler daha fazla yer tutmaya başlar. Kamuoyu, Ay'da petrolün varlığı görüşüne ısınmaya başlamıştır. Bu aşamada Ay'da petrol araştırmalarının destekleneceği bazı devletler tarafından deklare edilirken, "Ay'da Petrol Sevenler Derneği" bile kurulur. Ürünler ve markalar piyasaya sürülür. Bu konunun ders kitaplarına girmesi konusunda görüşler dile getirilir. Ay'da petrol olduğunu savunan kişi ve kurumlar sadece birbirlerinden alıntılar yaparak tezlerini kanıtladıkları intibasını yaratmaya uğraşırlar. Artık öyle bir kamuoyu ortamı yaratılmıştır ki, Ay'da petrol olamayacağına inananlar, marjinal duruma düşmemek için görüşlerini savunmaktan çekinir hale gelirler. Hatta bu insanlar, Ay'da petrolün olduğunu kabul ettiklerini ama Ay'da petrol aranacaksa onurlu bir şekilde aranması gerektiğini söyleyecek noktaya gelmişlerdir. Emekli olmuş bazı enerji uzmanları Ay'da petrolün varlığı konusunda şüpheye düşülmesini eleştirirken, Ay'da petrolün varlığına inanmayanlar toplumda zavallı durumuna düşürülürler. Kamuoyu araştırmalarında "Ay'da petrol bulunursa iyi mi olur?" şeklindeki yönlendirici sorularla evet diyenlerin Ay'da petrol olduğuna inandıkları devamlı gündemde tutulur. Okullarda ve üniversitelerde konuyla ilgili ödüllü yarışmalar düzenlenir. Ay'da petrol olduğunu öne sürenler parasal olarak ödüllendirilir.[4]

Artık sonuç elde edilmiştir. Ay'da petrol olmadığını bilen bilim adamları bile kamuoyunda yaratılan ortamın etkisiyle Ay'da petrol bulunursa çok iyi olur diyecek duruma gelmiştir. Psikolojik operasyonla istenilen hedefe ulaşılmış ve dünya çapında bir başarı elde edilmiştir.[5]

Sonuç

Ermeni iddialarında olduğu gibi Yunanistan'ın Pontus iddiaları da aynı psikolojik operasyonun ürünleridir. Uygulanan yöntemler, kararlı ve ısrarlı propaganda faaliyetleri, hem Türkiye'de kamuoyu yaratmak hem de uluslararası alanda ses getirmeye yöneliktir. Bunların neticesinde Türkiye'nin sözde Pontus soykırımını tanıması ve tazminat ödemesi sağlanmaya çalışılırken, nihai hedef bölgede toprak talebi olacaktır. Bugün itibariyle Pontusçuluk faaliyetleri yeteri kadar dikkate alınmamaktadır. Ancak, Ermeni iddiaları ve diasporanın lobi faaliyetlerinin bugün hangi noktalara geldiği açıktır. Pontus konusunda da aynı hataya düşmemek için tehdit daha fazla olgunlaşmadan gerekli politik, diplomatik, sosyolojik ve psikolojik önlemlerin alınması zorunludur, bu konu Türkiye Cumhuriyetini yönetenlerin sorumluluğudur.


[1] Bu konuda ayrıntılı bir değerlendirme için bkz., Mehmet Bilgin, "Postmodern Pontusçuluk", Müdafaa-i Hukuk, 50, Ekim 2002, s.50-59

[2] Pontus Meselesi, Yunanistan'ın Pontus Faaliyetleri,

http://www.zafersen.com/pontus_meselesi_yunanistanin_faaliyetleri.htm, (25.03.2011)

[3] Dr. Yusuf Gedikli, "Pontus Meselesi", İz Yayıncılık, İstanbul, 2008, s.17-18, Pontus Meselesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz.

[4] Prof. Dr. Ümit Özdağ, "İstihbarat Teorisi", Kripto Kitaplar, 4. Baskı, Ankara, 2010, s.299-302

[5] Bu konuyla ilgili Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın "Türk-Ermeni İlişkilerinde Tarihi Gerçekler" adlı konferans konuşmasının ilgili bölümünün videosunu izlemek için bkz.,

http://www.youtube.com/watch?v=1fMWjS4PgCU&feature=related

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 15-11-2019

Türkiye-ABD arasına S-400 girdi

Çok kritik, hayati, önemli denilen Trump-Erdoğan zirvesini dağ fare doğurdu diye tanımlamak bile mümkün. Fare bile doğurmadı.