Bu sayfayı yazdır

AZERBAYCAN-ERMENİSTAN GÖRÜŞMELERİ: SAVAŞA DOĞRU (MU)?

Yazan  24 Kasım 2009
22 Kasım 2009’da Azerbaycan ve Ermenistan Cumhurbaşkanları İlham Aliyev ve Serj Sarkisyan Fransa’nın Münih Başkonsolosluğunda bir araya geldiler.

Bu zamana dek iki ülkenin cumhurbaşkanları arasında çok sayıda görüşme yapılmıştır. Sayı itibariyle Münih görüşmesi, Sarkisyan'ın cumhurbaşkanı seçilmesinden sonraki sekizinci görüşmeydi.[1] Değişik tarihlerde ve değişik şehirlerde yapılan bu görüşmelerin değişmeyen tek özelliği; sonu gözükmeyen bir özellik arz etmesidir. Görüşmeler sonrası yapılmış açıklamalara bakıldığında genel olarak şöyle bir manzara söz konusudur: Bakü uluslararası camiada sesini yükselterek Ermenistan'ın anlaşmaya yakın durmamasından yakınıyor. Ermenistan "oyunbozan" politikasını devam ettiriyor. AGİT Minsk Grubu eşbaşkanları ise her bir görüşme sonrası sürecin "yapıcı ve ümit verici" olduğuna dair açıklamalarda bulunuyorlar. Bakü, barış yoluyla çözüm sağlanamazsa savaşa başvuracağını açıklıyor. Minsk Grubu ise böyle açıklamaların sürece zarar verebileceğini söylüyor. Aslında bununla Ermenistan'a "buna müsaade etmeyeceğiz" mesajını veriyor. Ermenistan da Bakü'nün açıklamalarını bir "blöf" olarak değerlendiriyor.

Her defasında somut bir ilerleme sağlanamazken, ortalıkta süreçle ilgili gerçek dışı ve birbiriyle çelişkili yorum ve haberler de dolaşmaktadır. Cumhurbaşkanları 8 Ekim 2009'da Kişinev'de görüştüklerinde Türk basınında şöyle bir haber yayınlandı: Türkiye ve Ermenistan arasında protokollerin imzalanma tarihi 10 Ekim 2009 olarak belirlenmiştir. İmzalama töreni zamanlama açısından "Türk hariciyesinin iyi bir taktiği", Türkiye'nin Ermenistan'a "Azerbaycan'la anlaş da gel" mesajı olduğu şeklinde değerlendirildi. Oysa Sarkisyan bu toplantıda önceden üzerinde anlaşmaya varılmış konuları yeniden masaya yatırarak oylama taktiğini tercih etmiştir. Cenevre'deki imza töreninde ise tam bir diplomatik skandal yaşandı. Rusyalı eşbaşkan Yuri Merzlyakov "Cumhurbaşkanları gerek yeni, gerekse üzerinde tartışılan konuları görüşmüşler" dedi. Münih görüşmesi de Kişinev görüşmesi gibi dört saat devam etti. Bu defa açıklama Fransız eşbaşkan Bernard Fassier'den geldi: "Cumhurbaşkanları bu görüşmede daha önceler üzerinde mutabakat sağlanmamış konuları tartışmışlar". Görüldüğü gibi cumhurbaşkanları yıllar boyu üzerinde anlaşmaya varamadıkları konuları "müzakere" etmekteler ve bir türlü anlaşma sağlanamıyor. Bu durum bir gelişme olarak değerlendirilebilir mi? [2] Elbette ki hayır. Görüşmelerin hangi tarihe kadar devam edeceği belirsizdir. Zaten başından beri böyle bir takvim belirlenmemiştir.

Görüşmenin Çerçevesi ve Sonucu

Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış görüşmeleri 2007'de kabul edilen Madrid Prensipleri çerçevesinde sürdürülüyor. Bu prensipler Ermenistan'ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çıkmasını, Azerbaycanlı göçmenlerin evlerine dönmesini ve Dağlık Karabağ'ın statüsünün belirlenmesini öngörüyor. Ermeniler Dağlık Karabağ dışında işgal ettikleri yedi bölgeden çıkmaya başlayacak ve bu süreç, Dağlık Karabağ'ın statüsünün belirlenmesi ile sonuçlanacak. Azerbaycan defalarca Dağlık Karabağ'a "en yüksek otonomi" vereceğini ifade ederken Ermenistan buranın, Azerbaycan toprak bütünlüğü çerçevesinde ele alınmasına karşı çıkıyor. Münih görüşmesi öncesi Fransa'nın Dışişleri Bakanlığı Aliyev-Sarkisyan görüşmesinde aşağıdaki maddelerin alınacağını açıklamıştır:

- Dağlık Karabağ çevresindeki işgal olunmuş toprakların Azerbaycan'a iadesi

- Dağlık Karabağ'ın güvenlik ve otonom yönetimini sağlayacak geçici statüsünün belirlenmesi

- Ermenistan'ı Dağlık Karabağ'la birleştiren koridorun belirlenmesi

- Kendi kaderini belirleme hakkının yasal güvencesi yoluyla Dağlık Karabağ'ın nihai statüsünün belirlenmesi

- Göçmenlerin geri dönme hakkına ilişkin güvence verilmesi

- Bölgeye barış güçlerinin konuşlanması.[3]

Bu konuların nasıl ve hangi boyutta müzakere edildiği bilinmemektedir. CNN Türk'ün Euronews'e dayandırdığı haberinde, görüşme sırasında güya bir çerçeve anlaşma müzakere edilmiştir. Habere göre, iki lider çerçeve anlaşmasında kesin bir sonuca varmamalarına rağmen önemli ölçüde ilerleme sağlamış, Ermenistan'ın işgal altında tuttuğu Azerbaycan topraklarından çekilmesi konusunda büyük ölçüde anlaşmışlar.[4]Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı ise her hangi bir çerçeve anlaşmasının görüşülmediği, ayrıca "önemli ölçüde ilerleme sağlanmasına" dair haberin de gerçeği yansıtmadığını açıklamıştır.[5]

Bu tür çelişkili açıklamalar, bundan sonraki sürecin sağlıklı bir biçimde yürümeyeceğinden haber vermektedir. İki ülke arasındaki görüşmeler şimdilik dışişleri bakanları düzeyinde devam ettirilecektir.

Savaş Alternatifi Gündemde mi?

Münih görüşmesini bundan önceki görüşmelerden farklı kılan bir özelliğin altının çizilmesi gerekmektedir. Cumhurbaşkanı İ.Aliyev görüşme öncesi yaptığı açıklamada Azerbaycan, müzakere sürecini sonlandırabileceğinin altını çizmiştir: Aliyev, "Şimdiye kadar biz barış yolu ile sorunun çözülmesini istedik. Ermenistan bizim bu şekilde müzakere edip duracağımızı düşünüyorsa, yanılıyor. Bizim müzakereler konusunda ümidimiz var. Bu ümidi kaybedersek müzakere sürecini sonlandırırız" demiştir." İ.Aliyev, 1918'de Azerbaycan toprakları üzerinde bir Ermenilerin bir devlet kurduklarını, bugün yine Azerbaycan topraklarında ikinci bir Ermeni devleti kurmağa kalkıştıklarını, buna müsaade edilmeyeceğini ve Karabağ'ın hiçbir zaman bağımsız devlet olmayacağını ifade etmiştir.[6]

Aliyev'in Ermenistan karşıtı söylemlerinin ve Minsk grubuna karşı eleştirilerinin bu kadar artmasının nedeni son dönemde Kafkasya politikasındaki değişimlerdir. Minsk grubuna yönelik eleştiriler Haydar Aliyev döneminde de sık sık dile getirilen bir olguydu. Fakat son dönemde bu eleştiriler cumhurbaşkanının yanı sıra diğer devlet yetkilileri tarafından en sert şekilde ifade edilmektedir. Bu durum son dönemde Azerbaycan'ın içine düşmüş "yalnızlaştırma" politikasından kaynaklanmaktadır. Türk-Ermeni ilişkilerindeki yakınlaşmalar, Azerbaycan topraklarının işgalden kurtulması yönünde her hangi bir somut adım atılmadan "Kafkaslarda barış inşa etmek" girişimleri bu durumun meydana gelmesinde etkilidir. 1993'ten beri Azerbaycan-Türkiye arasındaki dayanışmanın neredeyse bitme aşamasına geldiği bir durumda Bakü'nün yeni arayışlar içine girmesi doğaldır. Devam eden süreç Türkiye-Ermenistan ilişkilerindeki yakınlaşmanın, sınırın açılması konusuna dek ileri gideceği ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Gelinen bu noktada Azerbaycan, tabiri caizse, "başının çaresine bakmalıdır". Belki bu süreç Azerbaycan açısından sancılı bir süreç olacaktır. Fakat önceki dönemlere bakıldığında bugün Azerbaycan'ın, "statüko"yu kendi lehine değiştirme olanağı daha fazladır.

1) Dokuz milyonluk bir Azerbaycan için fazlasıyla yeterli olan doğal zenginlikler Bakü'nün kendine olan güveninde önemli bir faktördür. Ayrıca bu doğal kaynaklar Azerbaycan'ın jeopolitik önemiyle bütünleştikte Azerbaycan'a önemli avantajlar sağlamaktadır. Tüm bunlar Azerbaycan'ın ABD ve Rusya arasındaki çıkar çatışması ortamında hareket serbestliğini artırmaktadır. Azerbaycan, bunların çatışan çıkarları arasında dengeli ve bağımsız bir dış politika uygulamaktadır.

2) Azerbaycan ekonomisi ve savunma sanayisi Ermenistan'la kıyas edilmeyecek şekilde bir üstünlüğe sahiptir. Muhtemel bir Azerbaycan-Ermenistan savaşında kısa bir süre içinde Ermeni silahlı kuvvetleri Azerbaycan topraklarından atılabilir. Bu gerçekliği Ermenistan tarafı da bilmektedir. Fakat burada en önemli sorun Rusya'nın bu savaşa ne ölçüde müdahil olacağıdır.

3) ABD, Rusya ve Türkiye'nin Kafkasya'da etkinlik mücadeleleri farklı boyutlara yönelmektedir. Bu devletlerin bölgeye yönelik politikalarını revize süreci gittikçe belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu durumda Azerbaycan'ın izleyeceği politika Rusya'nın Karabağ konusundaki tutum ve davranışlarında belli değişikliğe yol açmaktır. Bu değişiklik Rusya'nın, en azından savaş sürecinde bazı çatışmaları görmezden gelmesini sağlamalıdır. Başka bir yöntem de savaş yapılmadan İrevan'ı Karabağ konusunda somut adımlar atmağa zorlamasıdır.

Bugün Azerbaycan-Ermenistan arasında savaş ihtimaline ilişkin değişik senaryolar ve spekülasyonlar dolaşmaktadır. Rusya'da bazı çevrelerde Azerbaycan'ın askeri müdahale konusunda Rusya'nın onayını aldığı söylenmektedir. Azerbaycan'da yapılan yorumlarda ise Rusya'nın verdiği sözün üstünde durmayacağı, bilakis Ermenistan'a destek verebileceğidir. Olası bir savaşta Azerbaycan'ın yenilgisi psikolojik açıdan tam bir felaket senaryosu demektir. Peki, Rusya neyin karşılığında tarafsız davranabilir? Bu süreçte Rusya Azerbaycan'ı kendi etki alanına sokmak ister. Haydar Aliyev'in dış politika eski danışmanı Vefa Kuluzade, "savaş varyantı kesinse, demek Rusya ile anlaşma sağlanmıştır" demektedir.[7] Yapılan birçok yorumda 2008 yılında Rusya'nın Gürcistan'a saldırısı üzerinde durulmaktadır. Fakat bugün itibariyle böyle bir karşılaştırmanın yapılması o kadar da sağlıklı olmayacaktır. 1) Azerbaycan önemi ve potansiyeli bakımından bir Gürcistan olarak değerlendirilemez. 2) Gürcistan'ın Rusya'ya karşı tutumuyla, Azerbaycan'ın Rusya'ya bakışı arasında önemli farklar vardır 3) Rusya'nın Gürcistan'dan her hangi bir beklentisi yokken, Azerbaycan'dan önemli beklentileri vardır. Rusya'nın bugün Azerbaycan'ı kendi etki alanına dahil etmesi, soğumaya başlamış Rusya-İran ilişkileri bağlamında ileriye dönük bir alternativdir. Son yirmi yıl içinde Azerbaycan Rusya'yla pazarlık etmek açısından hiçbir zaman bugünkü kadar avantajlı olmamıştır. Bugün herkes "Azerbaycan-Rusya ilişkilerinde bir şeyler oluyor" demeğe başlamıştır. Son günlerin diplomasi trafiği tesadüf sayılamaz. 23 Kasımda Rusya Devlet Başkanı İdari Birimi Başkanı Sergey Narışkin Azerbaycan'a sefer etti. Aynı gün İ.Aliyev ABD Savunma Bakanının Rusya, Ukrayna ve Avrasya'dan sorumlu Danışmanı Celeste Wallander'i kabul etti. Görüşde cari durum değerlendirilmesi yapıldı ve Azerbaycan-ABD ilişkileri ele alındı.[8]Bugün İlham Aliyev Medvedev'in davetlisi olarak Rusya'ya gitti.

Kafkaslarla ilgili ABD, Rusya ve Türkiye politikasındaki "açılımların" bundan sonraki aşamada daha da hızlanacağı gözlemlenmektedir. Büyük devletlerin "Ermenistan'ı kurtarma" politikası Karabağ sorunun barış yoluyla çözüm ümitlerini her geçen gün daha fazla tüketmektedir. Savaş olgusu tek çözüm yöntemine dönüşmektedir. Azerbaycan'da gittikçe ağırlık kazanan genel kanı ise şöyledir: Azerbaycan'ın kısa sürede hesaplanmış ve iyi organize edilmiş savaşı başlatması gerekmektedir, aksi durumda Ermenistan tarafı hiçbir zaman görüşme masasında yapıcı bir tutum sergilemeyecektir.

* 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Rusya Avrasya Araştırmaları Bölümü Başkanı


[1] Prezidentlər Münhendə görüşdülər, http://mediaforum.az/articles.php?lang=az&page=00&article_id=20091122050503404, 22.11.2009

[2] Elxan Şahinoğlu, Dağlıq Qarabağ Məsələsi 2010-cu ilə qaldı, http://mediaforum.az/articles.php?lang=az&page=02&article_id=20091123034225304, 23.11.2009

[3] Prezidentlər Münhendə görüşdülər, http://mediaforum.az/articles.php?lang=az&page=00&article_id=20091122050503404, 22.11.2009

[4] Ermenistan beş Azeri bölgesinden çekilecek, http://www.hurriyet.com.tr/dunya/13020939.asp?top=1

[5] Xarici İşlər Nazirliyi Münhen görüşündə çərçivə anlaşmasının müzakirə olunduğunu təkzibləyir
http://mediaforum.az/articles.php?lang=az&page=00&article_id=20091123043805708, 23.11.2009.

[6] http://www.musavat.com/new/Gündəm/64912-İLHAM_ƏLİYEV_ERMƏNİSTANA_ULTİMATUM_VERDİ

[7] Qarabağ'da İkinci Vətən Müharibəsi , 24 noyabr 2009.

[8] Президент Азербайджана принял делегацию во главе с советником министра обороны США, http://ru.trend.az/regions/scaucasus/azerbaijan/1586519.html 23.11.2009.

Ali Asker

İlk Öğretim-Lise:: Alpan Köy-Azerbaycan

Üniversite: Azerbaycan Teknik Üniversitesi- Bakü Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi (2 Üniversite)

Yüksek Lisans: Marmara Üniversitesi SBE Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı Genel Kamu Hukuku

Doktora: Ankara Ü. SBE Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı Genel Kamu Hukuku

 

Uzmanlık Alanı: Rusya, Orta Asya, Kafkaslar. Demokratikleşme ve Rejim Değişimleri. Türk Dünyası çalışmaları.

 

Bildiği Diller:

Rusça

Azerbaycanca

Bugüne Kadar Çalıştığı Yerler:

1993-1996 İmpuls LTD Şirketi, Genel Müdür danışmanı

1998-2000 Millet gezetesi (Azerbaycan, temsilci muhabir)

2007-2010 (Ayna ve Zerkalo gazeteleri Türkiye temsilcisi)

2009 – ASAM

2009- 21. Yüzyıl T.E.

 

Bilimsel Çalışmalar
Kitaplar
a) Telif Eserler
Azərbaycan hüquq tarixi:cinayət hüququ (qədim zamanlardan 1920-ci ilədək), Azərnəşr, Bakı, 1999, (Mehman Dəmirli ilə birlikdə), 200 s.
Kaymakam Adaylığı Sınavına Hazırlık (Editörler: Tezel Öçal ve Zehra Odyakmaz), Savaş Yayınları, Ankara 2004, 1159 sayfa
Konu Anlatımlı –Testli Anayasa Hukuku, İdare Hukuku ve İdari Yargı (Zehra Odyakmaz ve Ümit Kaymakla birlikte), 1. baskı (448 sayfa), 2. baskı (522 sayfa). 2004 (1. baskı), Ankara 2004 (2. baskı)
Soykırımdan fazlası (Kafkaslarda Ermenilerin yaptıkları mezalim ve Hocalı soykırımı üzerine)- belgesel senaryosu, 43 dak. (tamamlanma aşamasında)
 
b) Çeviri, Aktarma, Derleme, Düzenleme ve Editörlük
Yeni Anayasalar: BDT ve Baltık Ülkeleri, (Dr. Abdurrahman Eren’le birlikte), TİKA Yayınları, Ankara 2005, (Rusça, Ukraynaca, Türkmence, Özbekçe ve Azerbaycan Türkçesinden aktarma ve çeviri, düzenleme, açıklama ve Giriş Makalesi)
Mirza Bala Mehmetzade, Azerbaycan Misak-i Millisi, (Elşad Mahmudov’la birlikte), Azerbaycan Kültür Derneği Yayınları, Ankara 2002, , 87 s., (Osmanlıcadan aktarma ve şerhler)
 
Şahidin Xatirələri, AHC maliyyə naziri Əbdüləli Əmircanın xatirələri Ayna gazetesi, 1, 8, 15, 29, aprel 2006. (Türkiye Türkçesinden Azerbaycan Türkçesine aktarma, kitap olarak yayın aşamasında)
Hüseyin İsmayılov, Azerbaycan’da Aşık Sanatı, Alpan Yayınları, Ankara, 2008, (Azerbaycan Türkçesinden Aktarma, Mahire Gayıbova ile birlikde).
Cemil Hasanlı, Soğuk Savaşın Sınav Meydanı: Türkiye-SSCB İlişkileri, Bilgi Yayınları, Ankara, 2010 (Baskı aşamasında)
 
Tezler:
Doktora: Eski Sosyalist Ülkelerde Siyasi Rejim Değişmeleri, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı/Genel Kamu Hukuku, (Dnş. Prof.Dr.Anıl Çeçen) Ankara 2007, 391 s.
Yüksek Lisans: Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasında Devlet Sistemi ve Temel Öğeleri, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı/Genel Kamu Hukuku,  (Dnş.: Prof.Dr. Mehmed Akad İstanbul,, 2000, s.137.
 
Makaleler
-       Telif
Auen Kilsə Qanunnaməsində cinayət hüququ normaları (Mehman Demirli ile Birlikte), Qanun, Bakı 1996.
Mədinə şəhər dövlətinin təşəkkülü və konstitusiyasının əsas cəhətləri, Qanun No:8, Bakı 1997.
Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasına Göre Devlet Organlarının Yapısı ve İşleyişi, Yeni Türkiye Dergisi (Türkoloji ve Türk Tarihi Araştırmaları Özel Sayısı), Ankara 2003, s. 207,
Azerbaycan Cumhuriyetinde Kadın Hakları ve Günümüz Sorunları, Yıl: 1, Sayı: 1, s. 21-23. Türk Dünyası İnsan Hakları Bülteni, Ankara, Eylül 2004.
Erivan’a Yılbaşı Hediyesi: Rusya Ermenistan’ı Saldırı Amaçlı Silahlarla Donatıyor, Stratejik Analiz, Cilt: 9, Sayı:107, Mart 2009, s. 18-20.
Gürcistan ve Azerbaycan Askeri İşbirliğinde, Stratejik Analiz, Cilt: 9, Sayı:108, Nisan 2009, s. 15-17.
Ermenilerin Azerbaycan’da Yaptıkları Soykırımlar ve Devam Eden Çözümsüzlük, Stratejik Analiz, Cilt: 9, Sayı:108, Nisan 2009, s. 28-38.
Gergin Gündem: Türkiye-Ermenistan Sınır Kapısı SorunuStratejik Analiz,Cilt: 10, Sayı 109, Mayıs 2009, s.30-36.
Gürcistan'da Sıcak gelişmeler:  Tamamlan(ma)mış Devrim, Paylaşılamayan Bölge,Stratejik Analiz, Cilt: 10, Sayı:110, Haziran 2009, s. 30-36.
ABD-Rusya Rekabeti Bağlamında Manas Üssü Sorunu, Stratejik Analiz, Cilt: 10, Sayı:111, Temmuz 2009, s. 20-23.
Azerbaycan’da Demografik Gelişmeler Işığında Bazı Tespit ve Tahminler, Stratejik Analiz, Cilt: 10, Sayı:111, Temmuz 2009, s. 64-72.
İç Savaş Eşiğindeki Kuzey Kafkasya, 21.Yüzyıl Dergisi, Ekim 2009, Sayı:10, s.43-52
Rusya’nın Modernizasyonu Mümkün mü? , 21.Yüzyıl Dergisi, Kasım 2009, Sayı:11, s.69-74
Kafkaslarda Barışa Giden Yol Savaştan mı Geçmeli? , 21.Yüzyıl Dergisi, Aralık 2009, Sayı:12, s.65-74
Türkiye Azerbaycan İlişkilerinin Çok Boyutlu Temelleri, 21.Yüzyıl Dergisi, Ocak 2010, Sayı:13, s.37-54 (Arif Keskin ve Kamil Ağacan’la birlikte)
Bakü'de Kuzey’den Esen Rüzgarlar, 21.yüzyıl Dergisi, Şubat 2010, Sayı:14, s.7-10
 ‘’Ermeni Açılımı’’ Sonrası Türkiye-Azerbaycan İlişkileri, 21.Yüzyıl Dergisi, Mart 2010, Sayı:15, s.45-56
Kırgızistan’da Bitmeyen Devrim mi, Fillerin Tepişmesi mi? , 21.Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2010, Sayı:17, s.33-40
Ankara’dan Medvedev Geçti: İlişkilerin Değerlendirilmesi, 21.Yüzyıl Dergisi, Haziran 2010, Sayı:18, s.49-56.
Sırat Köprüsü Kadar Zorlu Geçiş, 21.Yüzyıl Dergisi, Temmuz 2010, s. 65-72.
Rusya Federasyonu’nun Yeni Askeri Doktrini Bir Tepki Belgesi mi?MSI, Sayı: 054, Nisan 2010, s. 48-54.
Protokoller, “Soykırım Tasarısı” ve Türkiye-Ermenistan İlişkileri, Türk Yurdu Dergisi,
Kırgızistan Yol Ayrımında: Demokrasiye mi, Otoriterizme mi? 2023 Dergisi, Yıl:9 Sayı:109.
Herkesin Sınıfta Kaldığı Ders: Kırgızistan Olaylarında Okunması Gerekenler, 2023 Dergisi, Temmuz 2010, Sayı: 111, s. 54-58.
Medvedev’in “Eksen Kayması”: Ne Kadar Kayabilir ki? 21.Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2010, Sayı:20, s. 39-48.
Rusya’nın Balkanlar Politikasının Bazı Hususları, 2023 Dergisi, Ağustos 2010, Sayı:112, s. 54-59.
Kilise Savaşları: Moskova-Kiev-İstanbul, 21. Yüzyıl Dergisi, Eylül 2010, Sayı: 21, s. 31-38.
Kafkasya’daki Silahlanma Rusya-Türkiye İlişkilerinin Neresinde? 21. Yüzyıl Dergisi, Ekim 2010, Sayı: 22, s. 21-28.
Kırgızistan Seçimleri Demokratikleşmeye Vesile Olabilir mi? 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2010, Sayı: 23, s. 8-10.
Ermenistan'da Anayasal Dönüşüm Süreci ve Anayasanın Temel Özellikleri, Ermeni Araştırmaları Dergisi, Sayı: 36, Terazi Yayıncılık, Ankara Kasım 2010, s. 191-218. 
Qırğızıstanda demokratik transformasiya cəhdi, Analitik Baxış, Say:4, SAM,  s. 22-28.
Rusya'nın Afganistan Politikasında Belirsizlik, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2011, Sayı: 25, s. 39-45.
Gözetlemeye Devam: Gebele Radar Üssü’nün Modernizasyon, EkoAvrasya, Yıl:4, Sayı: 14, Bahar 2011, s.36-37.
Türkiye-Ermenistan İlişkileri ve Rusya’nın Tutumu, 21. Yüzyıl Dergisi, Şubat 2011, Sayı: 26, s. 15-21.
Rusya: Olgular ve Tahminler Işığında, Mart 2011, Sayı: 27, s. 45-51.
Mağrip’ten Esen Rüzgarın Rusya’da ve Güney Kafkasya’da Etkileri, 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2011, Sayı: 28,  s.39-46.
 
 
 -       Aktarma ve Çeviri
Sergey Yatsenko, Vusunlar, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:1, Ankara 2002, s. 776-781. (Rusçadan çeviri)
 Nikolay Bokovenko, Tagar Kültürü, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:1., Ankara 2002,s. 518-525. (Rusçadan çeviri)
Sergey G.Skobelev, Vladimir N.Nechiporenko, Stepan V.Pankin, Arkeolojik Kaynaklara Göre Orta Yenisey Kırgızları, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:2., Ankara 2002, s. 391-396. (Rusçadan çeviri)
Boris İ.Marşak, Türkler ve Soğdlular, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:2., Ankara 2002, s. 170-178. (Rusçadan çeviri)
İrina F.Popova, Orta Asya Türkleri ve Erken Tang Çin Devleti, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:2., Ankara 2002, s. 127-132. (Rusçadan çeviri)
Yuriy F.Buryakov, Eski ve Orta Çağ Dönemlerinde Büyük İpek Yolu Üzerinde Orta Asya Türkleri, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:3., Ankara 2002, s. 234-242. (Rusçadan çeviri)
Yunus Nesibli, Orta Çağ Gürcü Kaynaklarında Türkler, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:4., Ankara 2002, s. 722-730. (Rusçadan çeviri)
Svetlana İ. Valiulina, İdil Bulgarlarında Cam Sanatı, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:6., Ankara 2002, s.55-62. (Rusçadan çeviri)
Yuriy F. Buryakov, Timur, Timurlular ve Bozkırın Türk Göçebeleri, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:8., Ankara 2002, s. 534-539. (Rusçadan çeviri)
Talaybek Koyçumanov, Temirbek Bobuşev, Sovyet Sonrası Orta Asya Geçiş Ekonomilerinin Sorunları ve Entegrasyonun Geleceği, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s.15-23. (Rusçadan çeviri)
Kamil Veli Nerimanoğlu, Azerbaycan’ın Devlet Dili Siyaseti, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s.244-251. (Azerbaycan Türkçesinden aktarma)
Aman Hanberdiyev, Türkmenistan’da Eğitim ve Bilgisayar, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s. 815-827. (Rusçadan çeviri)
Ovez Gündogdiyev, Türkmenlerde Savaş Sanatı ve Silahlar (VI-XVI. yy.), Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s.828-833. (Rusçadan çeviri)
Rafael Muhammetdinov, Boşevizm, “Milli” Komünizm ve M.Sultan Galiyev Fenomeni, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:18., Ankara 2002, s.843-853. (Rusçadan çeviri)
Djenish Djunushaliev, Kırgızistan’da 1916 İsyanı, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:18., Ankara 2002, s.627-630. (Rusçadan çeviri)
S.Oboznov, Rusya ve Latin Amerika BM`de: İşbirliği Sorunları ve Geleceği, Avrasya Dosyası, BM Özel, İlkbahar 2002, Cilt:8, Sayı:1, s. 225-237. (Rusçadan ceviri, A.İsayev ile birlikte).
Nursultan Nazarbayev, Krizin Anahtarları, Stratejik Analiz, Cilt:10, Sayı:110 Haziran 2009, s. 89-95.