DIŞLANAN İRAN`IN AZERBAYCAN ATAĞI

Yazan  30 Eylül 2010

Tahran perişan. Rusya Cumhurbaşkanı Dmitri Medvedev İran`a C-300 füzelerinin yanı sıra, askeri uçak ve gemilerin satışını da resmen yasakladı. Böylece, İran düne kadar dost ve müttefik adlandırdığı Rusya`yı kaybetti. Kremlin, Washington`la yakınlığı İran`la askeri ilişkilerden üstün tuttu. Şimdi sıra Çin`de. Rusya ile beraber bu ülke de İran`ı başta ABD olmakla Batı ülkelerinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki baskılarından koruyor. Ancak Rusya`nın seçiminden sonra Çin de derin düşünce içinde. Çin`in İran`la enerji alanında bazı ortak çalışmaları olmasına rağmen, Pekin ABD ve Batı dünyası ile daha fazla ekonomik bağlara sahip. Pekin bu bağları gözardı edemez. Ayrıca, İran`ın olası nükleer çalışmalarını Pekin`in desteklemesi zorlaşıyor. Hiçbir devlet komşuluğunda yeni bir nükleer devletin peyda olmasına sevinemez. Tahran nükleer politikasını değiştirmezse, BM Güvenlik Konseyi'ndeki tek müttefikini de kaybedebilir. Bu arada, BM`nin yanı sıra ABD ve Avrupa Birliği devletlerinin Tahran`a karşı tek taraflı yaptırımlar uygulaması İran`da ekonomik durumu gittikce zorlaştırıyor. İran gelişmiş Batı bankalarında para biriktirirken, fabrikalarına gerekli malzeme alamayacak duruma geldi. Tahran nükleer konusundaki inadını sürdürdükçe ekonomiye kötü etkisini artırıyor. Böyle durumda da İran yönetimi ayni zamanda iki cephede – dışarıdakı ve içerideki güçlere karşı mükavemet göstermek zorunda kalıyor. Uluslararası alanda dışlanan İran`ın bugün komşuları Türkiye ve Azerbaycan ile iyi ilişkilere eskisinden daha fazla ihtiyacı var. Buna rağmen, Tahran Türkiye ve Azerbaycan`a düşman yaklaşım sergileyen Ermenistan sevgisinden de bir türlü kurtulamıyor. Ermenistan Devlet Başkanı, Dışişleri Bakanı, hatta Eski Cumhurbaşkanı Tahran`da 'özel' konuklar şeklinde kabul görerek, onlarla geniş fikir alışverişinde bulunuluyor. Ancak herhalde Tahran Azerbaycan`la ilişkileri de rayına oturtmak çabası içinde. Hafta içinde İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ali Ağa Muhammed Bakü`ye gelerek Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev`le görüştü. Görüşmede ikili ilişkilerin geliştirilmesi konuları ele alındı. İran Bakü Büyükelçisi Muhammed Bağır Behrami açıklamada bulunarak, önümüzdeki iki ayda başta İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmadinejat, Savunma Bakanı Ahmet Vahidi ile Parlamento Başkanı Ali Larincani`nin de Azerbaycan`a ziyaretler gerçekleştireceklerini bildirdi. Tahran Azerbaycan`la kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ile akil adamların temaslarının yoğunlaştırılması konularında da çaba sarfediyor. 27 Eylül`de Tahran`da Azerbaycan kültürel günlerinin resmi açılış töreni yapıldı. Törene Azerbaycan Kültür ve Turizm Bakanı Abulfez Karayev ve öteki yetkililer katıldı. Bir gün sonra da Tahran ve Tebriz`de Azerbaycan filmleri izlenime açılarak, kültürel günler konser programları ile devam etti. Tahran`da İran ve Azerbaycan akil adamlarının katılımıyla "Azerbaycan Cumhuriyeti: Eski Tecrübeler ve Gelecek Gelişme" konulu bir konferans da yapıldı. Konferansta konuşma yapan İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Rıza Mir Taceddin ülkesinin Yukarı Karabağ sorununun çözümünde Azerbaycan`ın yanında olduğunu, komşusunun toprak bütünlüğünü kesinlikle desteklediklerini, ayrıca Ermenistan`ın işgal politikasına karşı çıktıklarını söyledi. İran`lı yetkilinin dilinden seslenen bu açıklama anında Azerbaycan televizyon ve gazetelerinin manşet haberine çevrildi. Bu doğal. İran`lı yetkililerden Azerbaycan`ı destekleyen açıklamalar duymak bize her gün nasip olmuyor. Ancak "sevincimiz" uzun sürmedi. Bir kaç gün sonra İran`ın Erivan Büyükelçiliğinin Zareyi isimli diplomatlarından biri Ermeni gazetelerine verdiği demeçte, Cumhurbaşkanı Yardımcısının sözlerinin yanlış anlaşıldığını bu sözlerle anlattı: "İran Yukarı Karabağ sorununun çözümünde hem Azerbaycan`ı, hem de Ermenistan`ı destekliyor. Biz bu konuda tarafsız politika yürütüyoruz ve bu yaklaşımımız asla değişmeyecek." Kime inanalım? Azerbaycan`ın toprak bütünlüğünü destekleyen İran`lı yekiliye mi, yoksa onun sözlerini yalanlayan İran`lı diplomata mı? Tahran bu politikası ile Azerbaycan`la dostluğu geliştireceğine, Azerbaycan Türklerinin güvenini kazanacağına ümit ediyor...

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.