İran’ın Yeni Dönem Stratejilerinde Kim Kimdir? Yeni Dönem Politikalarında İran’ı Neler Bekliyor?


İran’ın Yeni Dönem Stratejilerinde Kim Kimdir? Yeni Dönem Politikalarında İran’ı Neler Bekliyor?

Yazan  21 Ağustos 2013

Giriş

İran’da Hasan Ruhani’nin cumhurbaşkanı seçilmesiyle başlayan görev değişimi, bakanlar kurulunun 15 Ağustos 2013’de güvenoyu aldığı meclis oturumuyla devam etti. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin meclise önerdiği kabine oylamasında, 18 bakandan 15'i güvenoyu aldı. Oylamada üç bakan ise gereken desteği bulamayarak kabineye giremedi. Mecliste dört gün süren görüşmelerin ardından yapılan güven oylamasında eğitim, bilim, araştırma ve teknoloji ile gençlik ve spor bakanlıkları için aday gösterilen isimlere ret oyu çıktı. Bu üç bakanlık için yeni adayların 3 ay içerisinde belirlenip meclise sunulması bekleniyor. İran’ın yeni Cumhurbaşkanı Ruhani’nin kabinesinin ağırlıklı olarak güvenlik ve istihbarat geçmişine sahip kişilerden oluşması dikkat çekiciyor. Bunun dışında Ruhani Kabinesi’nde reformcu geleneğe sahip kişilerin sayısı gözlerden kaçmazken, özellikle İçişleri ve Adalet Bakanlıklarına muhafazakâr isimlerin getirilmesi ise oylarını aldığı reformcu tabanı hayal kırıklığına uğrattı. Muhafazakârların dışında bazı önemli bakanlıklara güvenlik ve istihbarat kökenli isimlerin seçilmesi ya da reformcu olarak anılan isimlerin “mutedil” çizgide olan kişilerden seçilmesi Hasan Ruhani’nin muhafazakârlarla ortak bir koalisyon kurduğunu gösteriyor. Bu çerçevede makalede İran’ın yeni bakanlar kurulu kabinesi değerlendirerek, Ruhani liderliğindeki bakanlar kurulunun ülke içinde ve dışında izleyeceği yeni dönem politikaları incelenecektir.

Yeni Kabinede Kimler Var?

İran Meclisi’nde 11 Ağustos’ta başlayan bakanlar kurulu görüşmeleri, yaşanan yoğun tartışmaların ardından 4. gününde sonuçlanmıştır. Meclis, oturumlarının üçüncü gününde, listedeki bakanların yeterli olmadığını düşünen milletvekilleri ile bakanları savunanlar arasında zaman zaman sözlü tartışmalar yaşanmıştır. Muhafazakâr kanadı temsil eden milletvekilleri Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin bakanlar kurulu için önerdiği bazı isimlere şiddetle karşı çıkmıştır. Eleştirilerinin temelinde ise Ruhani’nin önerdiği isimler arasında 2009’da yapılan 10. dönem cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası gerçekleştirilen protestolar ve bunlara destek verdiği iddia edilen bazı adayların bulunması yatmaktadır. Meclisteki geleneksel muhafazakâr milletvekilleri, Ruhani'yi, 2009 seçimlerinden sonra ortaya çıkan ve fitne akımı olarak adlandırdıkları protestolar karşısında sessiz kalan isimleri kabineye aldığı gerekçesiyle suçlamıştır.[1]

İran meclisinde dört gün süren tartışmaların ardından Cumhurbaşkanı Ruhani’nin bakanlar kabinesi için aday olarak gösterdiği 18 bakan adayından 15’i güvenoyu alırken, diğer üç aday ise muhafazakâr vekillerin vetosuna takılmıştır. Buna göre yeni bakanlar kurulunda, Petrol Bakanlığına Bijan Namdar Zengeneh, İçişleri Bakanlığına Abdulrıza Rahmani Fazli, Ekonomi Bakanlığına Ali Tayyip Nia, İstihbarat Bakanlığına Seyyid Mahmud Alavi, Enerji Bakanlığına Hamid Çitçiyan, Savunma Bakanlığına Hüseyin Dehgan Sanat, Maden ve Ticaret Bakanlığına Muhammed Rıza Nimetzadeh, Tarım Bakanlığına Mahmud Hücceti Çalışma, Kooperatif ve Refah Bakanlığına Ali Rabii, Ulaştırma ve Şehirleşme Bakanlığına Abbas Ahundi, Sağlık Bakanlığına Seyyid Hasan Gazizadeh,  Dışişleri Bakanlığına Muhammed Cevad Zarif, Adalet Bakanlığına Hüccet'ül İslam Purmuhammedi, İrşad ve Kültür Bakanlığına Ali Cenneti, İletişim Bakanlığına Mahmud Vaezi getirilmiştir. Oylamada Eğitim Bakanlığı için düşülen Muhammed Ali Necefi, İlim Bakanlığı için düşülen Cafer Mili Münferid ve Spor ve Gençlik Bakanlığı için düşülen Mesud Sultanifer ise güvenoyu alamayarak kabine dışında kalmıştır.[2]

İran’ın Yeni Bakanlar Kurulunda Kim Kimdir?

İran’ın yeni Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin bakanlar kurulunu belirlerken oldukça seçici ve dikkatli davrandığı görülmektedir. Ruhani, gerek seçim kampanyası sırasında gerekse hükümeti kurarken hem reformcu hem de muhafazakâr adayların oluşturacağı bir uzlaşı hükümeti kuracağı mesajını vermiş, bu hükümeti de “umut ve hikmet hükümeti” olarak adlandırmıştır.[3] Ülke için kritik konumda olan bakanlıklar için reformcu – muhafazakâr dengesi ustaca kurulmuştur. Kabinede reformcuların kanaat önderleri arasında anılan İran’ın eski cumhurbaşkanı Rafsancani döneminde onunla birlikte çalışmış olan teknokratların sayısı dikkat çekmektedir. Ancak Ruhani bu isimleri seçerken yine de aralarında muhafazakarları rahatsız etmeyecek çizgide olan ılımlı isimleri öne çıkarmıştır. Rejimin devamlılığını korumak adına oldukça önemli bir konuma sahip olan İçişleri ve Adalet Bakanlıklarına muhafazakâr isimler getirilirken; Dışişleri ve Ekonomi Bakanlıklarına ise daha ılımlı isimler getirilmiştir. Bunun dışında Savunma, İstihbarat ve Enerji Bakanlılıkları’na ise güvenlik ve istihbarat geçmişiyle bilinen teknokratlar seçilmiştir.  Özellikle Dışişleri ve Ekonomi Bakanlıklarına seçilen isimler ile Cumhurbaşkanı Ruhani, ABD, AB ve İsrail eksenine önemli mesajlar vermiştir.

Dışişleri Bakanlığına eğitimini ABD’de yapmış ve batılı diplomatlarla iyi ilişkilere sahip olan Muhammed Cevad Zarif’in[4] seçilmesi ABD’yi memnun etmiştir.[5] Zarif, Hatemi iktidarı döneminde bir süre dışişleri bakanı yardımcılığı görevini yürütmüş ardında da İran'ın BM daimi temsilcisi olmuş ve Ahmedinejad Cumhurbaşkanı seçildikten bir süre sonra da aynı görevi yürütmüştür. Zarif’in dikkat çeken bir diğer özelliği de 2003 ila 2005 yılları arasında İran'ın nükleer müzakereci heyetinde yer almış olmasıdır.[6] Ruhani’nin dışişleri bakanlığı için yaptığı seçim, ABD ile diyalog yollarının açılması için önemli bir adım olmuştur. Yeni kabinedeki dikkat çeken ikinci önemli değişim rüzgarı ise ekonomik alana yönelik olmuştur. ABD-AB ve İsrail’in ekonomik yaptırımları nedeniyle ekonomide zor dönemler geçiren İran’ın ekonomik darboğazını aşmak isteyen Ruhani, Rafsancani ve Hatemi’nin cumhurbaşkanlığı dönemlerinde ekonomi komisyonlarında görevler üstlenmiş[7] olan Ali Tayyip Nia’yı Ekonomi Bakanlığı’na getirirken, Hatemi’nin Petrol Bakanı Namdar Zengeneh eski görevine geri dönmüştür. Ticaret Bakanlığına ise Muhammed Rıza Nimetzadeh getirilmiştir. Ticaret-Ekonomi-Petrol Bakanlığı için güvenoyu alan isimler ekonomide devlet müdahalesi yerine daha liberal politikaların uygulanacağının sinyalleri verilmiştir.

Savunma, İstihbarat ve Enerji Bakanlıkları için güvenoyu alan isimlerin rejimin sadık teknokratları olduğu görülmektedir. Savunma Bakanlığı’na getirilen Hüseyin Dehgan şimdiye kadar 8. ve 9. hükümetlerde Cumhurbaşkanı yardımcılığı, şehitler ve gaziler vakfı başkanı görevlerini üstlenmiştir. Dehgan ayrıca 7. ve 8. hükümetlerde savunma bakanlığı müsteşarlığı görevlerinde bulunmuştur.[8] İstihbarat Bakanlığına getirilen Mahmud Alevi ise İran Devrimi’nin önemli isimlerinden biri olarak bilinmektedir. Alevi, Hukuk eğitimi almış bir din adamı olarak İstihbarat Bakanlığı’nın liderlik şartları için aradığı nitelikleri üzerinde taşımaktadır.[9] Güvenlik ve İstihbarat geleneğinden gelen bir diğer dikkat çekici isim olan Hamid Çitçiyan da Enerji Bakanlığına getirilmiştir.

Sonuç

Önümüzdeki günlerde İran Meclis’inde güvenoyu alan yeni hükümeti oldukça zorlu bir süreç beklemektedir. Hem içerde hem de dışarıda büyük beklentilerin doğmasına neden olan Ruhani Hükümeti’nin masasında ekonomik sorunların aşılması, ABD ve İsrail ile gerilime neden olan nükleer programın bir çatışma aracı olmaktan çıkarılması, Suriye ve Mısır’da yaşanan son gelişmeler bulunmaktadır. Ruhani, meclise güvenoyu almak için önerdiği isimlerle bu sorunları nasıl çözeceği hakkında bazı ipuçlarını zaten vermiştir. Suriye politikalarında bir değişim beklenmeyen İran, yeni dönemde Mısır konusunda daha aktif bir politika izlemeyi hedeflemektedir. Mısır’da El Kaide bağlantılı Selefilerin yönettiği bir Mısır görmektense Selefilere göre daha ılımlı olan Müslüman Kardeşler ile diyalog yollarının geliştirilmesi ve bu diyalogun ilerletilmesi İran’ın yeni hükümeti için öngörülebilir bir hamle olacaktır.  Nükleer program konusunda ise Ruhani’nin ilk adımı nükleer müzakereleri güvenlik konseyinden alıp dışişleri bakanlığına devretmesi olmuştur. Bu konudaki ikinci adım ise Dışişleri Bakanlığına Muhammed Zarif gibi ABD tarafından sıcak bakılan bir ismin getirilmesidir. Böylece İran, daha nükleer müzakerelerin yeni döneminde daha az çatışmacı bir yaklaşım sergileyeceğinin sinyallerini vermiştir.

Hasan Ruhani’nin müzakereci geçmişi ve bakanlar kurulu için meclise önerdiği isimler İran’da iç ve dış politikada çıkmaza sürüklenen dini rejimin rahat bir nefes almasını sağlamayı hedeflemektedir. Ruhani hükümetinin iç ve dış politikada ne derecede başarılı olacağı konusu ise dini lider Ali Hamaney ile ne kadar uyumlu çalışacağına bağlı olacaktır. Ruhani ne yaparsa yapsın, dini liderin onayını almayan bir politikanın başarıya ulaşması mümkün olamayacaktır. Dolayısıyla Ruhani hükümetinin politik hamlelerinin akıbetini nihai olarak dini lider Hamanay belirleyecektir.

 

 


[1]“ İran Meclisi'nde 'bakanlık' tartışması”, Dünya Bülteni, 15.08.2013, Çevrimiçi: http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=270927http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=270927

[2] “Urgent: Iranian Parliament Gives Vote of Confidence to Majority of Rouhani’s Proposed Ministers”, Fars News Agency, Thu Aug 15, 2013, Çevrimiçi: http://english.farsnews.com/newstext.aspx?nn=13920524000980

[3] İran seçimlerinin ‘ılımlı’ adayı Hasan Ruhani, Euronews, 14.06.2013, Çevrimiçi: http://tr.euronews.com/2013/06/14/iran-secimlerinin-ilimli-adayi-hasan-ruhani/

[4] President Hassan Rouhani’s pragmatic conservative, security-intelligence-oriented Cabinet nominations, İran Politik, August 6, 2013, Çevrimiçi: http://www.iranpolitik.com/2013/08/06/analysis/president-hassan-rouhanis-cabinet/

[5] Ceyda Karan, Ruhani’li İran ile yine yeniden, Taraf, 11.08.2013, Çevrimiçi: http://www.taraf.com.tr/ceyda-karan-2/makale-ruhani-li-iran-ile-yine-yeniden.htm

[6] 11. Hükümet, Çaba ve Umut Hükümeti, IRIB World Service, 17.08.2013, Çevrimiçi: http://turkish.irib.ir/guncel-yazilar/iran-gelismeleri/item/286027-11-h%C3%BCk%C3%BCmet,-%C3%A7aba-ve-umut-h%C3%BCk%C3%BCmeti

[7] President Hassan Rouhani’s pragmatic conservative, security-intelligence-oriented Cabinet nominations, a.g.m.

[8] 11. Hükümet, Çaba ve Umut Hükümeti, IRIB World Service, 17.08.2013, Çevrimiçi: http://turkish.irib.ir/guncel-yazilar/iran-gelismeleri/item/286027-11-h%C3%BCk%C3%BCmet,-%C3%A7aba-ve-umut-h%C3%BCk%C3%BCmeti

[9] Controversy surrounding new intelligence minister of Iran, Asharq Al-Awsat, 8 Aug, 2013, Çevrimiçi: http://www.aawsat.net/2013/08/article55312838

Hakan Boz

bozhakanboz@hotmail.com

Uzmanlık Alanları

Azerbaycan, İran, Pakistan

Biyografi

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nde Araştırmacısı olarak görev yapan Hakan BOZ, Güney Kafkasya-İran-Pakistan Araştırmaları Merkezi'nde çalışmaktadır.

Bununla birlikte hakemli bir dergi olan 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Dergisi ile 21. Yüzyıl Dergi’lerinin sorumlu yazı işleri müdürüdür. Boz, enstitü çalışmalarının Radyo Karedeniz ve Pusula Gazete’siyle koordine edilmesi sürecini de yönetmektedir.

İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamlamıştır. Üniversite eğitimi için 2005 yılında Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne girdi. İlk senesinde gösterdiği başarı ile fakültesinde dereceye girerek, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne geçiş yaptı. Lisans eğitimini Gazetecilik Bölümü’nde “Türk Basını’nda Güneydoğu Sorunu” isimli bitirme projesiyle tamamlamıştır.Atılım Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

Hakan Boz, Enstitü’deki görevine Eylül 2011’de başlamıştır.

Yabancı Diller

İngilizce

Eserleri

  • Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran, Küçük Orta Doğu: Suriye, Ümit Özdağ (Ed.), Kripto Yayınları, Ankara, 2012; Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran

Makaleleri

  • Hakan BOZ, Şii Hilalinden Direniş Eksenine İran Dış Politikasında Şiilik, , 21. Yüzyıl Dergisi, Aralık 2012
  • Hakan BOZ, Turan Soylu Kavimlerin Kadim Yurdu: İran, 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2012
  • Hakan BOZ, Karabağ Sorununda Masadaki Seçenek Askeri Müdahale mi?, 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2012
  • Hakan BOZ, Ahmet Turan Esen-Turgay Düğen-Alper Özcan21. Yüzyıl Dergisi, Türkiye-Azerbaycan-KKTC Birleşik Devleri, Temmuz 2012
  • Hakan BOZ, Şeytan Üçgeninde Dans: İsrail-Azerbaycan-İran, 21. Yüzyıl Dergisi, Haziran 2012
  • Hakan BOZ, ABD’nin Nükleer Kriz Sendromu: Pakistan, İran Olur mu? , 21. Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2012
  • Hakan BOZ, Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran, , 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2012
  • Hakan BOZ, 2012, İran İçin Savaş Yılı mı?  21. Yüzyıl Dergisi, Mart 2012
  • Hakan BOZ, İran’ın Kuzey Irak Politikaları, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2012
  • Hakan BOZ, Belucistan, Orta Asya’nın Kürdistanı mı?, 21. Yüzyıl Dergisi, aralık 2011
  • Hakan BOZ, Azerbaycan Dış Politikasının Manevra Sahaları,2023 Dergisi, Mart 2012, Sayı: 131
  • Hakan BOZ, İran’ın Azerbaycan’daki Asimetrik Savaşı,Ekoavrasya, Kış 2012.        

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 23-11-2020

Sanal bir Zirvenin Reel Sonuçları

Bilindiği gibi G-20[1] toplantıları dünyanın GSYİH ları itibarı ile en büyük ülkelerinin her yıl bir araya gelip, diz dize, biz bize küresel sorunları değerlendirdiği, çözüm önerileri geliştirme çabası içinde girdiği (veya öyle göründüğü) platformlar. ...