ABD-Taliban Görüşmesi: Barış mı Tesis Edilecek Çatışmaya mı Dönülecek?

Yazan  03 Şubat 2019

Afganistan’ın işgalinden beri ABD, Taliban’a karşı öncelikle askeri mücadele yöntemini kullanırken 2018’in sonunda Rusya’nın attığı adım neticesinde müzakere yöntemine de yöneldi.

Bu kapsamda 2018’in son dönemlerinde başlayan görüşmeler 2019’un ilk ayında da devam etti. ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad, Ekim 2001’den bu yana devam eden savaşın bitirilmesine ilişkin Taliban’la anlaştıklarını açıkladı. ABD ile Taliban arasındaki görüşmelerde bir sonraki evre olan ateşkes anlaşması yapılması ve Afgan yönetimi-Taliban arasında barış görüşmelere başlanmasıdır.[i] Peki, bu görüşmeler barışla mı neticelenecek yoksa tekrar çatışma ortamına mı dönülecek?

ABD’nin Afganistan İşgal Nedenleri

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) 1989’de Afganistan’dan tamamıyla çekilmesiyle ülkede iç savaş başladı ve 1996 yılına gelindiğinde Peştunların ağırlıkta olduğu Taliban, Kabil’i ele geçirdi. 11 Eylül 2001 tarihinde ABD saldırıya uğradı. Herhangi bir soruşturma neticesinde elde edilen bir kanıt olmamasına rağmen Bush yönetimi tarafından 11 Eylül saldırılarının sorumlusunun El Kaide olduğu ilan edildi. Bunun üzerine oklar Afganistan’a döndü. ABD, El Kaide lideri Usame Bin Ladin’i teslim etmemesi ve örgüte ait üsleri kapatmaması üzerine İngiltere’nin de desteğiyle Afganistan’a saldırdı. 2002’de ise Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) Afganistan’a gönderildi.[ii]

ABD, Afganistan’a saldırırken Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. Maddesi ile Güvenlik Konseyi’nin 1368 ve 1373 sayılı kararlarına dayanarak hareket etti. Bu sayede Afganistan’a müdahalesini meşru bir zemine oturtmaya çalıştı. Ancak ABD’nin meşru müdafaa hakkını kullanma isteği “silahlı saldırı, orantılık, gereklilik, aciliyet” şartlarına tam manasıyla uymaması müdahalenin meşruluğunu tartışmalı hale getirmektedir. Saldırıların gerçekleştiği dönem hem küresel siyasetteki hem de BM’deki boşluk ABD’ye istediği politikaları uygulama imkanı tanıdı. Ayrıca ABD, bu ülkeye saldırırken amacı sadece El Kaide ile mücadele etmek değil aynı zamanda Afganistan’daki insan hakları ihlallerini gidermek ve Afganlıların kendi kaderlerini belirlemesini sağlamak olduğu dile getirdi.[iii] ABD, bir yandan Taliban’a karşı mücadele ederken diğer yandan bu grubu terör örgütü olarak tanımamaktadır.[iv]

ABD’nin Afganistan’a saldırmasının gerekçesi olarak Taliban’ın 11 Eylül saldırılarının sorumlusu El Kaide’yi desteklemesi ve Bin Ladin’i teslim etmemesi gösterilmişti. Ancak Soğuk Savaş sonrası ABD’nin küresel siyasette yegâne güç olması ve bunu dünyaya kanıtlamak istemesi, Sovyetlerden boşalan bölgeye nüfuz etme çabası, İran’ı çevreleme politikası, bölgedeki yeraltı kaynaklarında söz sahibi olma arzusu, Ortadoğu’yu şekillendirmek istemesi, uyuşturucu ile mücadele bahanesi Afganistan işgalinin başlıca nedenleri arasında sayılabilir.

Taliban’la Mücadele ve Günümüz

ABD müdahalesinin ilk dönemlerinde Taliban, ülkenin çeşitli bölgelerinden çekilse de varlığını devam ettirmiş, belli bölgeleri kontrolleri altında tutmuş ve Hamid Karzai’ye defalarca saldırılarda bulunmuştur.[v] ABD askerlerine ve Afganistan güvenlik güçlerine karşı gerilla taktiği, konvansiyonel savaş yöntemleri, intihar saldırıları, sızma taktikleri ve pusularla önemli başarılar elde eden Taliban, kontrol ettiği alanı genişletmiştir.[vi] Günümüzde Taliban’a karşı verilen mücadele ABD’nin istemediği bir boyuta evirilmektedir.

Daha 2010 yılına gelmeden Taliban üzerine yapılan tartışmalarda örgütün güçlenmeye başladığı iddia edildi. Pentagon’un 2015 yılında hazırladığı bir raporda ise Taliban’ın güçlendiği açıklandı. Ağustos 2017’de ABD’nin Taliban karşısında zor durumda kaldığını Senatör John McCain “Gerçeklerle yüzleşmeliyiz; Afganistan’da kaybediyoruz” sözleriyle dile getirdi. McCain ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın herhangi bir stratejisinin olmadığını konusunda da eleştirilerde bulundu.[vii]

Afgan nüfusunun yarısı günümüzde Taliban’ın kontrol ettiği bölgeler veya düzenli olarak saldırılar gerçekleştirdiği alanlarda yaşarken Afgan ordusunun 2014-2018 yılları arasında 45 bin güvenlik gücü kaybettiği açıklandı.[viii] Mart 2018’de ise Afganistan’daki ABD güçlerinin komutanı General John Nicholson ise Rusya’nın Taliban’ı desteklediği iddialarında bulundu.[ix] Afganistan’a müdahale eden ABD, 2 binden fazla askerini kaybetti ve günümüzde ise muharip görevlere katılmayan 15 bine yakın askeri bu ülkede görev yapmaktadır. Obama döneminde yapılan açıklamaya göre ise Afganistan müdahalesinin maliyeti yaklaşık 1 trilyon dolar civarındadır. Ayrıca işgal sürecinde 20 bin ABD askeri ise yaralamıştır.[x]

17 yılın sonunda ABD’nin Taliban karşısında zor durumda kalmasının nedenleri arasında Afganistan’ın bir nevi Sovyetlerin arka bahçesi olması, ABD’ye binlerce kilometre uzakta olması, ordusunu sürekli ayakta tutmak zorunda kalması, halkı kazanamaması ve defalarca sivilleri hedef alması, küresel siyasette artan cihadist terör örgütlerinin güçlenmesi ve tarihsel süreçte işgallere karşı mücadelelerde bulunan Afganların çatışma konularında önemli tecrübe kazanması gibi gerekçeler sayılabilir.

Taliban ile Yapılan Görüşmeler

Rusya, Ağustos 2018’de Taliban ile Afgan hükümeti arasında bir görüşme gerçekleştirme davetinde bulundu. Taliban teklife olumlu cevap vermesine rağmen Afgan yönetimi ilk başta daveti kabul etmedi. Ancak Kasım ayında toplantı gerçekleştirildi. Rusya toplantıya Afgan yönetimi ve Taliban’ın yanı sıra ABD, Çin, Hindistan, İran, Kazakistan, Kırgızistan, Pakistan, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan’ı da davet etti. ABD Dışişleri Bakanlığı davete olumlu cevap vermezken Moskova Büyükelçiliği’nde görevli bir diplomatı gönderdi. Böylelikle Moskova’nın çağrısı ile iki taraf arasında doğrudan görüşmeler başlamış oldu. Olumlu bir havada gerçekleştirilen toplantı sonrası Taliban temsilcileri, Afganistan tarihinden yeni bir sayfa açılmasını “Afganistan’ın içinde bulunduğu çıkmaza ve Amerikan işgaline barışçıl bir çözüm bulunmasına yönelik kapsayıcı görüşmelerin yapılacağı…” sözleriyle dile getirdi.[xi] Ayrıca Taliban heyetinin lideri Şer Muhammed Abbas Stanikzai, mevcut hükümeti meşru görmediklerini, ABD ile sorun çözülmeden direkt temas kurmak istemediklerini ve amaçlarının ABD’nin bölgeden çekilmesi olduğunu dile getirdi.[xii] Açıklamalarda dikkat çeken nokta Taliban’ın ABD işgaline karşı çıkması olduğu anlaşılmaktadır.

ABD ile Taliban arasında 21 Ocak’ta Katar’da bir görüşme gerçekleşti. Rusya’nın Afganistan Özel Temsilcisi Zamir Kabulov, iki tarafın görüşmeye başlamalarının olumlu karşılamalarına rağmen temkinli yaklaştıklarını açıkladı. Kabulov ayrıca Taliban için temel şartın yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmesi olduğuna vurguladı.[xiii] Son olarak 28 Ocak tarihinde ABD ile Taliban’ın ateşkes konusunda anlaştıkları ilan edilerek barış görüşmelerine başlayacakları duyuruldu.

Önemli Noktalar ve Sonuç

Afganistan denklemindeki (1) Rusya’nın Taliban’ı desteklediği iddiaları, (2) Afganistan’da yönetim hakkının kime ait olduğuna dair sorun, (3) Taliban’ın yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmesini istemesi (4) Taliban’ın terör örgütlerini destekleme ihtimali ve (5) 2001’den bu yana Afganistan işgaline 1 trilyon dolar masraf yapan ABD’nin bölgeden eli boş çekilmeyi kabul etmeyeceği gibi noktalar ön plana çıkmaktadır.

İlk madde kapsamında bakıldığında Rusya’nın artık arka bahçesine dönmek istediği görülmekte ve bu durum Afganistan sorunun küresel bir sorun haline gelmesine neden olmaktadır. Putin sonrası güçlenen Rusya’nın bölgede özellikle ABD’nin varlığına karşı hareket ettiği düşünülebilir. Bu ihtimal ABD’nin bölgeden çekilmesi ve Rusya tarafından desteklenen Taliban’a Afganistan’ı bırakacağına dair ihtimali zayıflamasına neden olmaktadır. İkinci madde çerçevesinde bakıldığında ilk dönemlerde Taliban’ın Afganistan’daki meşru yönetim olarak kendisini kabul ettiği ve egemenlik hakkını bölüşmek istemediği görülmekteydi. Ancak gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde Taliban, yaptığı açıklamada ülke yönetiminde tek başına söz sahibi olmak yerine tüm Afganları kapsayacak bir sistem kurulmasını desteklediklerini belirtmektedir.[xiv] Bu açıklama Afganistan’da barış ihtimalini güçlendirmektedir.

Üçüncü maddede Taliban’ın Afganistan’da yabancı güçlerin bulunmasını istemediği anlaşılmaktadır. Yapılan görüşmeler neticesinde ABD’nin bölgeden çekilmesiyle Afganların teröristlere destek vermeyeceğine dair uzlaştıkları açıklandı.[xv]Bu sayede dördüncü madde üzerinde de uzlaşı sağlandığı da görülmektedir. Kısaca üçüncü ve dördüncü maddeler üzerindeki uzlaşı, barış ihtimalini güçlendirmektedir. Beşinci maddeRusya’nın bölge üzerindeki politikaları, Çin’in İpek Yolu Projesi ile bölgede nüfuzunu arttırma isteği ve ABD’nin İran’a saldıracağına dair iddialarının daha açık bir şekilde tartışıldığı günümüzde ABD’nin bu ülkeden çekileceğine dair beklentilerin zayıflamasına neden olmaktadır. Özellikle Afganistan’a yapılan 1 trilyon dolarlık “yatırım” bu ihtimali daha da zayıflatmaktadır.

Sonuç olarak yukarıdakibeş madde bazında bakıldığında ABD-Afgan yönetimi-Taliban arasında sürdürülen görüşmelerin barışla sonuçlanma ihtimali çatışma ihtimaline oranla daha yüksek görünmektedir. Çalışmada tespit edilen beş maddeden üçü barışın gerçekleşeceği yönündedir. Ancak 1. ve 5. madde büyük devletlerin çıkarlarını içerdiği için diğer üç maddeye oranla daha önemlidir. Bu nedenle dengelerin sürekli değiştiği bu coğrafyada, barış tarafında dönen ibrenin bir süre sonra tekrar çatışma yönüne dönme ihtimali de bulunmaktadır. Ayrıca Trump’ın kestirilmesi zor olan politikaları ve ABD’nin iç dengeleri öngörülere kesin bir netlik kazandırmayı zorlaştırmaktadır. Buna Turmp’ın Suriye’den çekilme üzerine yaptığı açıklamalar sonrasında yaşananlar kanıt olarak sunulabilir.

 

 

 

[i]BBC, "ABD ile Taliban anlaştı: Afganistan'da ateşkes ilan edilecek, barış görüşmeleri yapılacak", 28.01.2019,https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-47034109 (30.01.2019).

[ii]Aljazeera, "ISAF: Afganistan'daki uluslararası güç", 09.12.2011,http://www.aljazeera.com.tr/haber-analiz/isaf-afganistandaki-uluslararasi-guc (30.01.2019).

[iii]Gül Seda Acet - Fazlı Doğan, “11 Eylül Olayları Sonrası ABD-Afganistan İlişkileri: İstiladan İşbirliğine”, Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Ekonomik Araştırmalar Dergisi, Nisan 2017 / Cilt: 17 / Sayı: 33, s. 61-63.

[iv]U.S. Department of State, "Foreign Terrorist Organizations", https://www.state.gov/j/ct/rls/other/des/123085.htm (30.01.2019).

[v] Habib Khan Totakhil - Margherita Stancati, "Taliban Rocket Attack on Kabul Airport Damages Military Aircraft", The Wall Street Journal, 03.07.2014,https://www.wsj.com/articles/taliban-attacks-kabul-airport-with-rockets-destroys-karzais-helicopter-1404390980 (30.01.2019).

[vi]BBC, "Denetimindeki alanları genişleten Taliban'dan yeni Afganistan stratejisi", 28.04.2017,https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-39743655 (30.01.2019).

[vii]Karoun Demirjian, "McCain releases strategy for Afghanistan, preempting and rebuking Trump", 11.08.2017,https://www.washingtonpost.com/powerpost/mccain-releases-strategy-for-afghanistan-preempting-and-rebuking-trump/2017/08/10/ff704f0a-7dfc-11e7-83c7-5bd5460f0d7e_story.html?noredirect=on&utm_term=.59e958e39599 (30.01.2019).

[viii]NTV, "Afganistan'da son 4 yılda 45 bin güvenlik görevlisi öldü", 25.01.2019,https://www.ntv.com.tr/dunya/afganistanda-son-4-yilda-45-bin-guvenlik-gorevlisi-oldu,KFjK8vLHsUW4jZdzQGUbPQ?_ref=infinite (30.01.2019).

[ix]Justin Rowlatt, "Afganistan'daki ABD güçlerinin komutanı: Rusya, Taliban'ı silahlandırıyor", 23.03.2018,https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-43516476 (30.01.2019).

[x]Dünya Bülteni, "ABD Afganistan'da 1 trilyon dolar harcadı", 16.12.2014,https://www.dunyabulteni.net/afganistan/abd-afganistanda-1-trilyon-dolar-harcadi-h317153.html (30.01.2019).

[xi]Haber Türk, "Afgan hükümetiyle Taliban doğrudan barış görüşmelerine başlayacak", 08.11.2018,https://www.haberturk.com/ankara-haberleri/16854929-afgan-hukumetiyle-taliban-dogrudan-baris-gorusmelerine-baslayacak (30.01.2019).

[xii]Sputnik, "Taliban ve Kabil hükümeti temsilcileri ilk kez Moskova'da masaya oturdu", 10.11.2018,https://tr.sputniknews.com/asya/201811101036082066-taliban-kabil-hukumeti-temsilciler-ilk-kez-moskova-masa-oturdu/ (30.01.2019).

[xiii]TRT Haber, "Rusya, ABD-Taliban görüşmelerine karşı temkinli", 22.01.2019,https://www.trthaber.com/haber/dunya/rusya-abd-taliban-gorusmelerine-karsi-temkinli-402127.html (30.01.2019).

[xiv]Hürriyet, "Taliban'dan 'Afganistan'da iktidarı tekelimizde tutma arayışında değiliz' açıklaması", 31.01.2019, http://www.hurriyet.com.tr/dunya/talibandan-afganistanda-iktidari-tekelimizde-tutma-arayisinda-degiliz-aciklamasi-41100789 (01.02.2019).

[xv]Hürriyet, "Taliban'dan 'Afganistan'da iktidarı tekelimizde tutma arayışında değiliz' açıklaması", 31.01.2019, http://www.hurriyet.com.tr/dunya/talibandan-afganistanda-iktidari-tekelimizde-tutma-arayisinda-degiliz-aciklamasi-41100789 (01.02.2019).

Son Düzenlenme Salı, 05 Şubat 2019 10:46
Emrah Kaya

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Bircihan D. Dilek   - 20-08-2019

F35 Stealth Uçakları Coğrafyamızdaki Dengeleri Nasıl Etkileyecek?

Haziran ayında yabancı basında, İsrail ve Güney Kıbrıs Akrotiri meydanında konuşlu İngiliz F-35 Stealth (düşük görünürlüklü) uçaklarının birlikte Irak ve Suriye üzerinde tatbikat uçuşları gerçekleştirecekleri haberini okuduğumda, aklımı ülkelerin gelecekte “Egemen Hava Sahası Kontrollerini”  nasıl y...