Türkiye’nin Avrasya Birliği’ne Yaklaşımı Ne Olur?

Yazan  28 Kasım 2011
Avrasya Birliği’nin sınırlarının nerede başlayıp nerede biteceği tüm Asya kıtasının stratejik dengelerini etkileyecektir.

Başarılı bir entegrasyon süreci olarak kabul edilen Avrupa Birliği'nin ekonomik kriz dolayısıyla zorlu bir döneme girdiği sırada Avrasya coğrafyası üzerinde yeni bir entegrasyon süreci başlatıldı. Rusya Başbakan'ı Vladimir Putin'in 3 Ekim 2011 tarihinde İzvestia Gazetesine "Avrasya İçin Yeni Bir Entegrasyon Projesi" adlı makalesinde[1] açıkladığı Avrasya Birliği Projesi 18 Kasım 2011 tarihinde Kazakistan, Belarus ve Rusya'nın imzalarıyla hayata geçirildi. 2012'den itibaren "Ortak Ekonomik Alan" olarak başlayacak birlikteliğin 2015'e kadar Avrasya Birliği adıyla çok boyutlu bir entegrasyona doğru ilerlemesi bekleniyor. Rusya Devlet Başkanı Medvedev ise bu sürecin, çalışmalara bağlı olarak, daha erken bir zamanda tamamlanabileceğini belirtti.[2]

 

Üç ülkeyle başlayan Avrasya Birliği Projesi'nin zamanla eski Sovyetler Birliği coğrafyasında genişlemesi beklenmektedir. Bunun dışında Rusya tarafından yapılan açıklamalarda Türkiye de bu entegrasyona davet edilmektedir. İlk olarak Putin, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecini espri konusu yapmıştır.[3] Putin'in bu tavrı Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecini ve AB'yi itibarsızlaştıran bir yaklaşımdır ki, böylece Türkiye için AB'nin doğru tercih olmadığı gösterilmektedir. Sonrasında Rusya'daki iktidar partisi olan Birleşik Rusya Partisi'nin milletvekili Sergey Markov, Parti'nin internet sitesinde, ortak ekonomik sistemin başka ülkeler için de cazip hale gelebileceğini, AB üyeliği konusunda umduğunu bulamayan Türkiye'nin de gelecekte bu birliğe dâhil olmasının mantıklı olduğunu belirtmiştir.[4] Rusya'nın Avrasya Birliği içinde Türkiye'yi isteyip istemediği, farklı boyutlarıyla değerlendirilmesi gereken, ayrı bir analiz konusudur ancak bu çalışmada Rusya'daki söylemlerden hareketle, Rusya'nın Türkiye'yi Avrasya Birliği'ne istediği varsayımıyla, Türkiye'nin bu entegrasyon sürecine nasıl yaklaşacağı değerlendirilecektir.

 

Avrasya Birliği Projesinin duyurulması ve üç ülke arasında imzaların atılması Türk Basınında olumlu bir tavırla karşılanmış, Avrupa Birliği'ne rakip olarak gösterilerek ve birliğin yeni üyelere açık olduğu vurgulanmıştır.[5] Türkiye'de basının Avrasya Birliği'ne olumlu, hatta taraftar yaklaşımına rağmen Atlantikçi bir dış politika geleneğine sahip olan Türkiye'nin, Soğuk Savaş sonrası tercihini Avrasya Birliği'nden yana kullanması mümkün müdür? Avrasya Birliği'nin içinde yer almak, bir anlamıyla "Rusya'nın yanında yer almak" anlamına gelirken diğer yandan Türk Cumhuriyetleri ile entegrasyon anlamına gelebilmektedir. Bu tercih değerlendirilirken öncelikle ele alınması gereken durum "Rusya'nın yanında yer almak" olacaktır çünkü bu entegrasyonun kurucu ve etkin gücü Rusya olacaktır.

 

Türkiye ile Rusya'nın tarihi ilişkilerinin oluşturduğu devlet hafızası bir yandan Rusya'yı "büyük düşman" olarak tanımlayabilirken diğer yandan Cumhuriyet'in ilk yıllarını hatırlatarak "kötü gün dostu" olarak gösterebilir. Her iki tanımlama da tartışmalı olmakla birlikte, ikili ilişkilerde dönemin şartları hangisini gerektiriyorsa, o tabirin kullanılmasını tercih edilecektir. Avrasya Birliği sürecinde "kötü gün dostu Rusya" tabiri, tarihi bir referans olarak karşımıza çıkabilir. Bu bağlamda Ruslar Avrupalılar ile kıyaslanarak, Rusların Türklere daha yakın olduğu ve iki milletin daha fazla ortak yöne sahip olduğu değerlendirmesi yapılabilir.[6] Aynı zamanda birliğe katılması muhtemel Türk Cumhuriyetleri'nin varlığı da Türk Dış Politikası açısından stratejik bir sebep olarak değerlendirilebilir.

 

Peki, Türkiye bu süreçte Atlantikçi dış politikadan tamamen kopacak mıdır? Önümüzdeki yıllar için Avrasya Birliği Atlantikçiliğin bir karşıtı olmayabilir. Hatta ABD'nin küresel tehdit algılamaları ve politikaları değerlendirildiğinde Avrasya Birliği'nin ABD tarafından desteklenme ihtimali yüksektir çünkü ABD'nin Asya üzerindeki öncelikli politikalarından biri Çin'i dengelemeye ve çevrelemeye çalışmaktır.[7] Bu politika tüm Asya'da etkin ve operasyonel bir ABD'yi gerektirmektedir ancak ABD için uzak coğrafyalarda ekonomik ve siyasi kontrol sağlamanın maliyeti yüksektir.[8] ABD'nin Orta Doğu ve Orta Asya'da hâkimiyet kurmaya çalışmasının yalnızca ekonomik maliyeti yoktur, bunun yanında ABD'nin bölgedeki varlığı anti-Amerikancılığı arttırmak da ve ABD'nin imajını sarsmaktadır.[9] Bundan dolayı ABD, Çin'i dengeleme ve çevreleme politikası çerçevesinde Çin'e ekonomik olarak rakip olabilecek bölgesel güçleri destekleyebilir. Avrasya Birliği bu bağlamda Çin'in karşısına, özellikle Orta Asya için, ciddi bir rakip olarak çıkabilir. ABD'nin desteklediği bir Avrasya Birliği'nde, Rusya istediği takdirde, Türkiye de yer alabilecektir.

 

ABD'nin Asya'da, Çin'in rakiplerini desteklemesi veya güçlü rakipler oluşturması açısından sadece Avrasya coğrafyası değerlendirilmemelidir. En az Avrasya kadar önemli olan Orta Doğu ve Kuzey Afrika coğrafyasında da, ekonomik ve siyasi olarak Çin'in karşısında durabilecek bir entegrasyon modeline ihtiyaç duyulabilir.Bu süreçte Türkiye Avrasya Birliği'nin "içinde" yer almak yerine Avrasya Birliği'nin "yanında" yer alırken, Orta Doğu ve Kuzey Afrika coğrafyasına yönelik bir entegrasyonun içinde yer alabilir.

 

Sonuç olarak, Avrasya Birliği henüz hem Türkiye açısından hem de diğer bölge devletleri açısından çok boyutlu bir tartışma konusudur. Birçok seçeneği bünyesinde barındırmaktadır. Jeopolitik ve jeokültürel manada Avrasya Birliği'nin sınırlarının nerede başlayıp nerede biteceği tüm Asya kıtasının stratejik dengelerini etkileyecektir.

 


 

[1] Vladimir Putin, "A New Integration Project For Eurasia: The Future in the Making", http://www.russianmission.eu/en/news/article-prime-minister-vladimir-putin-new-integration-project-eurasia-future-making-izvestia-3-, (18.11.2011).

[2] "Russia Sees Union with Belarus and Kazakhstan by 2015", http://www.bbc.co.uk/news/world-europe-15790452, (25.11.2011).

[3] "Putin AB Süreci ile Dalga Geçti", http://www.dha.com.tr/haberdetay.asp?Newsid=233425, (22.11.2011).

[4] "Türkiye'yi Avrasya Birliği'ne Davet Etti", http://www.ihlassondakika.com/haber_Turkiyeyi-Avrasya-Birligine-davet-etti_424534.html, (23.11.2011).

[5] "Avrupa Birliği'ne Yeni Rakip Avrasya Birliği" http://www.ntvmsnbc.com/id/25285202/, (23.11.2011), "AB Krizde Avrasya Birliği Atağa Kalktı", http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1203654&title=ab-krizde-avrasya-birligi-ataga-kalkti, (24.11.2011).

[6] İlyas Kamalov, "Komşuluktan Stratejik İşbirliğine: Türk-Rus İlişkileri", Yeni Büyük Oyun, Der. M. Seyfettin Erol, Barış Platin Kitapevi, 1. Baskı, Ankara, 2009, s.236-238.

[7] Şatlık Amanov, ABD'nin Orta Asya Politikaları, Gökkubbe Yayınları, İstanbul, 2007, s.321.

[8] Joseph E. Stiglitz, Linda J. Bilmes, Üç Trilyon Dolarlık Savaş Irak Savaşının Gerçek Maliyeti, ODTÜ Yay., Ankara, 2009, s.110-123.

[9] STIGLITZ, a.g.e., s.153-156.

Turgay Düğen

turgaydugen@gmail.com

Uzmanlık Alanları

Batı Türkistan: Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan

Türkiye’nin Türkistan Politikası

Türkiye-Türk Cumhuriyetleri İlişkileri

Biyografi

Turgay Düğen lise öğrenimini Mersin Gazi Lisesi’nde tamamladıktan sonra 2005’te Kırıkkale Üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümünde Lisans öğrenimine başlamıştır. Lisans öğreniminin üçüncü yılında Erasmus Öğrenci değişim programı ile Varşova/Polonya’da Alcide De Gasperi Üniversitesi’nde Avrupa Birliği Hukuku, İnsan Hakları ve Çağdaş Devlet Sistemleri derslerini almıştır. Lisans öğreniminin ardından Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü uluslararası ilişkiler bölümünde “Davutoğlu Dönemi Türkiye’nin Orta Asya Politikası” adlı tezi ile yüksek lisansını tamamlamış ve 2013 yılında Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde doktora eğitimine başlamıştır.

2011’de 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Orta Asya Araştırmaları Merkezi’nde araştırmacı olarak göreve başlayan Turgay Düğen, Aralık 2013'ten itibaren 21YYTE'de bilimsel danışman olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Yabancı Diller

İngilizce (İyi)

Rusça     (Başlangıç seviyesi)

Eserleri

Davutoğlu Dönemi Türkiye’nin Orta Asya Politikası – Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi

Kitap Bölümü

Turgay Düğen, “Afganistan’da Bölgesel Krizlerin Küresel Etkileri”, Değişen Orta Doğu’da Değişmeyen Sorunlar, Yavuz Yıldırım – Yasin Atlıoğlu (Ed.), Bursa, Dora Yayınları, 2014.

Makaleler

  • Devrilen Domino Taşları ve İran, 2023 Dergisi, Mart 2011.
  • 21. Yüzyılda İpekyolu, 21. Yüzyıl, Kasım 2012.
  • Türkiye-İran Mücadelesinin Üç Boyutu, 21. Yüzyıl, Ocak 2012.
  • Tarihi, Siyasi ve Ekonomik Boyutlarıyla Türkiye-Kırgızistan İlişkileri, 21. Yüzyıl, Mart 2012.
  • Türk Cumhuriyetlerinde Türkiye’nin Anahtar Gücü: TİKA, 21. Yüzyıl, Nisan 2012.
  • Fillerin Güreşinde Kazakistan’ın Tercihleri, 21. Yüzyıl, Temmuz 2012.
  • Türkistan’da Rus Algısı, 21. Yüzyıl, Eylül 2012.
  • Türkistan’da Bütünleşmenin Şifreleri, 21. Yüzyıl, Kasım 2012.
  • Afganistan’da Dünyayı Değiştiren Otuz Yıl, 2023 Dergisi, Ağustos 2012.
  • Dar Alanda Büyük Pazarlık: Kırgızistan’da ABD ile Rusya’nın Üs Mücadelesi, Ekoavrasya, Yaz  2012.                                      
  • ABD/NATO Afganistan’dan Çekilirken Şanghay İşbirliği Örgütü, Ekoavrasya, Güz 2012.
  • Türkistan’ın Kuruyan Medeniyet Havzasına Çözüm: Çatışma Mı Bütünleşme Mi?, 21. Yüzyıl, Aralık 2012.
  • Çin’in Türkistan Siyaseti, 21. Yüzyıl, Ocak 2013.
  • Almanya’nın Türkistan Siyaseti, 21. Yüzyıl, Şubat 2013.
  • Küresel Ekonomi Yapılanırken Türkiye’nin Batı Türkistan Siyaseti, 21. Yüzyıl, Haziran 2013.
  • Sezgin Mercan, Turgay Düğen, “Avrupa Birliği Modeli ve Türkistan’da Bütünleşme”, Yeni Türkiye, Sayı:53, Temmuz-Ağustos 2013.
  • Özdemir Akbal, Turgay Düğen, Sabir Askeroğlu, “Afganistan’da 2014 Bilmecesi: Türkistan’da Kartlar Yeniden Dağıtılıyor”, 21. Yüzyıl, Aralık 2013.
  • Özdemir Akbal, Turgay Düğen, “ABD Afganistan’dan Çıkarken Geriye Ne Bırakıyor”, 21. Yüzyıl, Şubat 2014.

Tebliğler

Doç. Dr. Soyalp Tamçelik, Turgay Düğen, Fergana Vadisi’nde Çatışmanın Etnisite, Su ve Terör Boyutu ve Bununla İlgili Çözüm Arayışları, II. Uluslararası Davraz Kongresi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Isparta, 29-30-31 Mayıs 2014.

Analizler

·         Kırgızistan’a Destek Sürecinin Önemi, www.21yyte.org, 06.02.2011.

·         Devrilen Domino Taşları ve İran, www.21yyte.org, 08.03.2011.

·         Türkiye’nin Avrasya Birliği’ne Yaklaşımı Ne Olur?, www.21yyte.org, 28.11.2011.

·         Pro-Aktif Dış Politika İlkesi Türkiye’yi Savaşa Sokar Mı?, www.21yyte.org, 05.01.2012.

·         Kazakistan’da Muhalefet ve Demokrasi, www.21yyte.org, 06.02.2012.

·         Alman Dış Politikasında “Turancılık” ve Kazakistan, www.21yyte.org, 07.03.2012.

·         Dar Alanda Büyük Pazarlık: Kırgızistan’da ABD ile Rusya’nın Üs Mücadelesi, www.21yyte.org, 28.03.2012.

·         Türkistan’ın Değişen Jeopolitiği, www.21yyte.org, 30.07.2012.

·         ABD/NATO Afganistan’dan Çekilirken Şanghay İşbirliği Örgütü, www.21yyte.org, 06.08.2012.

·         Türk Konseyi ve Türkistan’da Bütünleşme, www.21yyte.org, 31.08.2012.

·         Kırgızistan’ın Demokrasiye Giden Taşlı Yollarında Bir Hükümet Daha Devrildi, www.21yyte.org, 12.09.2012.

·         Rusya’nın Türkistan Hamleleri, www.21yyte.org, 16.10.2012.

·         Macaristan: Turancı Hunların Ülkesi, www.21yyte.org, 22.10.2012.

·         Rusya’nın Türkistan Hamleleri 2: Özbekistan’ı Kazanmak, www.21yyte.org, 13.06.2013.

·         Türk Konseyi İpekyolu’nu Yeniden İnşa Etmek İstiyor, www.21yyte.org, 20.08.2013.

·         İpekyolu’nda “Ejderha”nın Adımları, www.21yyte.org, 28.09.2013.

·         Avrasya Birliği’nde Türkiye Olsun Mu Olmasın Mı?, www.21yyte.org, 12.11.2013.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Mehmet Alagöz   - 06-06-2020

“Sağlık Şoku”ndan “Finansal Şoka” Yolculuk (2): Türkiye

Öncelikle Türkiye ekonomisinde herkesin kabul edeceği bazı tespitleri net bir şekilde ortaya koymak gerekmektedir. Türkiye ekonomisinin makro ekonomik göstergeleri 2014 yılından beri istikrarsız bir seyir gösterdiği herkes tarafından kabul edilmektedir.