NATO Zirvesi

İstanbul’da başlayan NATO Zirvesi’nin resmi gündemi Büyük Orta Doğu olmasa da aslında her şey Büyük Orta Doğu Projesinin gerçekleştirilmesini hedefliyor.

Washington, G-8'ler Zirvesi, ABD-AB Zirvesi ve NATO Zirvesi ile BOP'u yaşama geçirme konusunda ciddi bir ilerleme kaydetmiş durumda. Washington, TESEV ve German Marshall Fund'un birlikte düzenlediği ve zirve öncesinde başlayan atılım ile zirvenin gündemine ağırlığını koymuş, zirvenin düşünce parametrelerini belirlemiştir.

Gerçi Zirve öncesinde ve zirvede doğrudan BOP'dan çok bahsedilmese de Afganistan'ın yeniden yapılandırılması, Irak'ın yeniden yapılandırılması, NATO güçlerinin yeniden yapılandırılması, Akdeniz İşbirliği gibi birçok projeyi alt alta koyunca ortaya BOP çıkıyor. NATO'nun Afganistan'ın ve Irak'ın yeniden yapılandırılmasında oynayacağı rol zaten BOP'da oynayacağı rol anlamına gelmektedir.

Tabii ki, BOP Bush Yönetiminin ortaya ilk koyduğu taslakta öngörüldüğü gibi bir proje olmaktan çıktı. ABD ile AB arasında yapılan pazarlıklar neticesinde projesinin içeriği ve uygulama şekli hususunda birçok değişiklik yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor. AB, ABD'ye AB'nin bir stratejik oyuncu olduğunu kabul ettirmiş ve (BOP'un ilk taslağında yapılan ve yapılacak olan birçok değişikliğin yanında)bunun karşılığında BOP'a olumlu yaklaşmaya başlamıştır.

BOP'un bir NATO projesi haline dönüştürülmesi için öncelikle NATO'nun askeri yapısının dönüştürülmesi ile başlandı. NATO Dönüşümü denilen bu program çerçevesinde 1)düşünce sisteminde değişim, 2)yeni teşkilatlanma, 3) modernizasyon, 4)usul ve yöntemlerdeki değişim çerçevesinde incelenebilir. Düşünce sisteminde değişim ile hedeflenen karar mekanizmalarının hızlandırılmasıdır. 1)Karargâh yapıları bürokrasiyi azaltacak şekilde yeniden yapılandırılmaktadır. Bu çerçevede eskiden kara, deniz ve hava kuvvetleri birbirlerinden ayrı ve çatışmayı engelleyici unsurlar olarak işlev yüklenirken, bunu üç kuvvetin eşgüdümü izlemiş ve varılan aşamada tek bir komuta altında kuvvetlerin bütünleşmesi hedeflenmektedir.

2)NATO güçlerinin teşkilatlanması da eskiden Sovyet ve müttefiklerine karşı yapılanmış iken şimdi düşük yoğunluklu çatışmada mücadele edilecek düşmanlara göre yeniden yapılandırılmıştır. Hedeflenen güç yapısı, elastiki, hızlı intikal edebilir, süratle hareket eden, yeterli ateş gücüne sahip, istihbarat imkanlarıyla donatılmış, haberleşme imkanları geniş ve intikal ettiği bölgede kendisini uzun süre ayakta tutabilen bir yapıda oluşturulmaya çalışılmaktadır.

3)Modernizasyon çatışmaları ile bilgi teknolojilerinin silahlı sistemlerin bir parçası haline gelmesi, ABD ordusunun gerçekleştirdiği Askeri Devrim diye anılan ilerlemenin sonuçlarının NATO ordularına taşınması hedeflenmektedir. 4) Usul ve yöntemlerdeki değişimden kasıt ise karar alma süreci, raporlaştırma, bilgi aktarımı, eğitimin dönüştürülmesi hedeflenmektedir.

Bütün bu hususlarda kararlar büyük ölçüde Kasım 2002'de yapılan NATO Prag Zirvesi'nde karara bağlanmıştır. Prag Zirvesi 11 Eylül'ün sonuçlarını göz önüne alarak NATO'yu düşük yoğunluklu çatışma ve terörizm ile mücadele edebilecek şekilde tekrar yapılandırmaya başlamıştır. Ancak Prag Zirvesinde alınan karar gereğince kurulması hedeflenen NATO Mukabele Gücü'nün kurulması henüz gerçekleşmemiştir ve İstanbul Zirvesi'nde ele alınacak konulardan birisi de budur.

NATO'nun Mukabele Gücü oluşturulurken göz önünde tutulması gereken hususlardan birisi de NATO'nun değişen güç yapılanmasıdır ki, bu süreç Prag Zirvesi'nden önce başlamıştır. Eskiden NATO güçleri üçlü bir sistemle, Reaksiyon kuvvetleri, ana savunma kuvvetleri ve takviye kuvvetleri şeklinde örgütlenmişlerdir. Artık, NATO kuvvet yapısı a)Yüksek Hazırlık Seviyesindeki Kuvvetler, b)Daha Düşük Hazırlık Seviyesindeki Kuvvetler ve c) Uzun Dönem Kuvvet Yığınağı şeklinde örgütlenmiştir. Esasen bu örgütlenmenin de NATO'nun yeni düşük yoğunluklu çatışmayı esas alan stratejisi ile uyum içinde olduğu görülmektedir.

Türk milliyetçilerine düşen görev BOP'un ülkemiz için ortaya çıkaracağı tehditler ve fırsatlar konusunda analitik bir zihniyetle ve sloganlarla düşünmekten uzak bir çerçevede Türk milletinin önüne somut projeler koymak olmalıdır. BOP artık iniş çıkışlarla dünyanın ve özellikle içinde yaşadığımız bölgenin gelecek 20 yılındaki en önemli proje olacak.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Aziz Ergen   - 11-07-2020

Avrupa Birliği Ortaklık mı, Tehdit mi ?

Mustafa Kemal Atatürk, özdeğerlerden ödün vermeden kalkınıp güçlenmek ve ileri bir uygarlık düzeyine ulaşmak ile “ Avrupa’yı taklit etmek “ , “Avrupalılaşmak “ ya da “ Avrupalı olmak “ gibi teslimiyetçi davranışlar arasına, net ve ayırıcı bir çizgi çizmiştir. ...