Rus Toplumunun Unutkanlığı: Faşizm Tehdit Ediyor

Yazan  27 Aralık 2010
Rusya'da uzun süredir göz yumulan faşizm, acı meyvelerini vermeye başladı.

Rusya çok milletli ve çok dinli bir devlet olarak kurulmuştur.

Bizim dinimiz Ortodoks Hıristiyanlığıdır.
V.Putin

 

İkinci Dünya Savaşı sırasında Rusya'nın milyonlarca yurttaşı faşizmin kurbanı olmuştur. Fakat bugün Rus toplumunda gittikçe yükselen faşizm endişe verici boyutlara ulaşmaktadır. Bu durumun meydana gelmesinin değişik nedenleri vardır. Sosyoekonomik sorunlar, siyasi kültür düzeyinin düşüklüğü gibi nedenlerin yanı sıra, ırkçılık bugün siyasi manipülasyon aleti olarak kullanılmaktadır. Başka bir önemli husus ise Rusya'nın karşı karşıya kaldığı "demografik felaket" durumudur. Bir taraftan yabancı düşmanlığı artarken diğer taraftan Rusya'nın yaşaması için insan gücüne olan gereksinim de büyük önem arz etmektedir.

Kapsamı Geniş "Yabancı Düşmanlığı"

11 Aralık 2010'da Moskova'da meydana gelen olaylar Rusya'da "yabancı düşmanlığı" sorununu tekrar gündeme getirdi. Olay "yurttaşlık" kavramı kapsamında incelendiğinde aslında sadece Rusya'ya göç eden göçmenleri kapsamıyor. Bugün Rus milliyetçiliğinde "yabancı düşmanlığı" kavramındaki "yabancı", Rus olmayan, özellikle Kafkasyalı ve Orta Asyalı Rusya vatandaşlarını da kapsamaktadır. 1990'ların başından itibaren manipüle edilen "Rus milliyetçiliği", birtakım siyasi güçler ve çıkar grupları tarafından desteklenmektedir. Faşist örgütler on binlerce genci kendi çatısı altında toplamış ve Rusya'nın dört bir tarafına yayılmış durumdadır. Her ne kadar 1990'lardan bu yana faşist örgütlerinin münferit veya toplu eylemleri yaşanmışsa da, hiçbirisi 11 Aralık 2010'da meydana gelen "gösteriden" daha korkunç olmamıştır. Faşist örgütler, Manej meydanına yaklaşık altı bin kişiyi "Rusya Ruslarındır" sloganı, küfürler ve ölüm tehditleriyle kısa süre içinde faşist örgütlerine mensup olan ve olmayan onbinlerce kişiyi seferber etmiştir.

2005 yılından itibaren Rus milliyetçilerinin düzenlendikleri "Rus Marşı" gösterileri sırasında güvenlik güçleri ve organizatörler arasında pazarlık yapılarak gösterinin olaysız atlatılmasına çalışılmaktadır. "Slav İttifakı" adlı Neonazi örgütünün faaliyetinin yasaklanmasına rağmen bu örgüt açık şekilde faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu örgüt tarafından binlerle genç spor salonlarında eğitilmektedir. "Yasa Dışı Göç Aleyhinde Hareket", "Vatan Rus Cemaatleri Kongresi" gibi örgütler etnik ayrımcılık ve yabancı düşmanlığı propagandası yapmaktadırlar.[1]

Bugün etnik ayrımcılık yapan faşist örgütleri sadece "göçmenlere" ve "gayri Ruslara" karşı mücadele etmekle yetinmemekte olup hükümeti tehdit etmektedirler. "Yasa Dışı Göç Aleyhinde Hareket" örgütü mensuplarından Anton Susov'a göre bu olayların göç politikası dolayısıyla devlete, memurların ihanetine ve ekonomik sorunlara karşı halkın duyduğu bir öfke patlamasıdır. Susov'a göre Putin iki yoldan birisini seçmelidir: Komünizm yıkıldığı zaman ya Polonya'da olduğu gibi hakimiyeti devretmeli ya da Romanya seçeneğini (1989'da dönemin cumhurbaşkanı Nikolay Çavuşesku'nun kurşuna dizilmesi) tercih etmelidir. Yine son olaylarda aktif rol almış ırkçı örgüt "Slav İttifakı" mensuplarından Vladimir Maksimov'a göre Rusya'daki bugünkü durum 1930'larda Almanya'nın yaşadığı durumun aynısıdır: "Hitler iyi bir politikacı ve yöneticiydi. Bizim için iktidarda böyle birisinin bulunması lazım." Bu söylemlerin bir tehdit boyutunun ne kadar etkin olup olmadığı tartışılsa da aşırı sağ örgütlerin son dönemde Rusya'da ne kadar cesaretlendiğini göstermektedir.[2]

Bir Siyasal Araç Olarak Faşist Örgütler

11 Aralık olayları Moskova hükümeti için beklenmedik değildi. Bu olaylardan iki-üç gün önce ırkçı örgütler tehditlerde bulunmuşlardır. "Yasa Dışı Göç Aleyhinde Hareket"in eski liderlerinden Aleksandr Belov neredeyse silahlı saldırı çağrısı yapmıştır.[3] Olaylar sırasında şehrin değişik yerlerinde bu örgütler tarafından Rus olmayan kişilere karşı saldırı ve şiddet uygulanmıştır. Olaylar sırasında tutuklanmış 65 "gösterici" serbest bırakıldı. Gözaltına alınmış kişiler arasında olayları provoke eden hiçbir kişinin bulunmadığı gerekçesiyle polis bu şahısları serbest bırakmış, olayları provoke edenleri video kayıtlarının yardımıyla tespit edeceklerini açıklamıştır.

Olaylardan bugüne dek geçen süre zarfında ırkçı örgütlere mensup yaklaşık iki bin kişi yakalanmıştır. Devlet Başkanı Medvedev Manej meydanındaki olaylarda eli olan herkesin cezalandırılacağını sert bir dille ifade ederken Rusya Başbakanı V.Putin uzun süre suskun kalmıştır. Putin sadece 16 Aralık'ta televizyondaki geleneksel soru-cevap programında sessizliğini bozdu. Putin Moskova'ya göçü sınırlayacak önlemlerin alınacağını söyledi. Bu zaten milliyetçi örgütlerin esas taleplerinden birisidir. Ayrıca Rusya başbakanı 6 Aralık'ta öldürülmüş Yegor Sviridov'un mezarını ziyaret etti. Putin'in Sviridov'unmezarına çiçek bırakması, saygı duruşunda durması, ırkçılar tarafından rastgele öldürülen mağdurlarla ilgili hiçbir şey söylememesi ırkçıların Kremlin tarafından himaye edildiğine dair yorumları daha da artırmıştır.

İktidar yanlısı gençlik örgütü "Naşi" (Bizimkiler) 2000-2008 yıllarında Putin'in Devlet Başkanlığı döneminde örgütlendikleri, holigan futbol taraftarlarını kendi sıralarına çektikleri, siyasi çevrelerde "ölçülü milletçilik" olarak adlandırılan faaliyetlerle uğraştıkları bilinmektedir. 2004 yılında örgütlenmiş dazlak örgütü "Russkiy Obraz"ın da "yüksek amaçlarla" kurulduğu, başka bir ırkçı örgüt olan "Slav Birliği"nin Başkanı Dmitriy Demuşkin tarafından iddia edilmektedir.[4]

Milliyetçiliğin yükselişe geçtiği bir dönemde, bunu bir siyasi manipülasyon aracı olarak kullanılması kaçınılmazdır. Milliyetçilik söylemleri geliştirilirken ırkçı örgütler de kontrol altında tutularak himaye edilmektedir Diğer yandan bu gelişmeler Medvedev'in modernizasyon politikasının "anlamsız olduğunu ortaya koymak" amacıyla manipüle edilmektedir. Son olaylarda "haddini aştıkları" için belki bu örgütlere bir ölçüde çeki düzen verilecektir. Fakat yakın vadede milliyetçi örgütlerin ve teşkilatların Rusya'da kol gezeceklerini söylemek abartı olmayacaktır.

"Keskinsirkeküpüne zarar verir"

Rusya'da gittikçe yükselen bir faşizm söz konusudur. "Levada-Tsentr" analitik araştırmalar merkezinin yaptığı bir kamuoyu yoklamasına göre 2010'da "yabancı düşmanlığı"ndan yana olanların %11'den %19'a yükselmiş, bu duyguyu daha az hissedenlerin oranı ise %86'dan %77'e dek azalmıştır. Bu kamuoyu yoklaması Manej Meydanı olaylarından üç ay önce yapılmıştır.[5] Son kamuoyu yoklamalarının birinde ankete katılan Rusların %55'i "Rusya Ruslarındır" sloganını desteklediklerini ifade etmişler. Manej meydanındaki olaylarla ilgili "Vesti-24" devlet radyosundaki programa katılan dinleyicilerin neredeyse tümü ırkçı örgütlerin girişimini desteklediklerini ifade etmişlerdir. [6] Rusya'nın farklıkentlerinde de ırkçı grupların saldırısına uğrayan eski Sovyet ülkelerinden onlarca göçmen hastaneye kaldırılmıştır. Rusya insan hakları örgütü Sova'nın verilerine göre yılbaşından bu yana etnik nefrete dayalı çıkan 350'inin üzerinde olayda 36 kişi yaşamını yitirmiştir.

Faşist örgütlerinin faaliyeti ülkenin her tarafına yayılırken örgüt mensuplarının yaş sınırı da iyice aşağı düşmektedir. Rusya'nın ileri karakolu sayılan, çok sayıda asker ve emekli asker ailelerinin yaşadığı Kaliningrad şehrinde bir grup öğrenci yakalanmıştır. Öğrenciler İkinci Dünya Savaşında Kaliningrad muharebesinde hayatlarını kaybetmiş 1200 Rus askerinin hatıra anıtı üzerine gamalı haç çekmişler.Manej olaylarının ardından Rusya'nınresmi devlet televizyonu Rossiya, Voronej kenti yakınlarında ormanda kurulan dazlak kampının görüntüleri yayınlanmıştır. Televizyon muhabiri kampa gözleri kapalı halde getirilmiş, dazlaklar nasıl "düşmanlarını" öldürdüğünü hiç endişe duymadan uygulamalı olarak göstermişlerdir.[7]

Manej olayları yeni örgütlenmelerin meydana gelmesine yol açmıştır. "11 Aralık Hareketi" adlı bir örgüt oluşturulmuştur. Örgütün Manifestosunda hareketin amacı "Rus halkını Rus karşıtı yönetimin zulmünden kurtarmak" olarak ifade edilmiştir.Başka bir amacının da Slav nüfusun çoğunlukta olduğu kentlerden Orta Asya ve Kafkasya kökenlilerin kovulmasıdır. Rusya'nın birçok kentinde milliyetçi kesimlerin "Aralıkçıları" destekleyen gösterileri yapılmıştır.[8]

Bir zamanlar Rusya'daki etnik faşizmi besleyenler, yetiştirenler bugün onun acı, belki de zehirli meyvelerini yemek zorunda kalabilirler. Yakın ve orta dönemde bu gereksinim daha da artacaktır. Rusya'da toplumsal yaşamın neredeyse tüm alanları kriz ortamına girmiş durumdadır. Memurların keyfi davranışları, rüşvet ve yolsuzluk, alkol, uyuşturucu, aile müessesesinin maruz kaldığı yıkıcı tahribatlar faşizmin yayılması için olumlu ortam oluşturmaktadır. Bu zamana dek alkol tüketimine karşı alınan önlemlerden hiçbir olumlu sonuç sağlanamamıştır. Uyuşturucu bağımlılığı Rusya'nın sosyoekonomik yapısını önemli ölçüde tehdit etmektedir. Bugün itibariyle uyuşturucu kullanımı nedeniyle Rusya'nın uğradığı zararın miktarı yılda 2 trilyon Ruble'dir.[9]Rusya Federasyonu Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre 1996 yılından itibaren uyuşturucu kullanımı 20 kat artmıştır. Bugün Rusya'da resmi kayıtlı uyuşturucu bağımlısı sayısı 538 bin'dir. Kayıtlı olmayan uyuşturucu bağımlılarının sayısı bundan 3 defa fazladır.[10]

Rusya bugün insan gücüne gereksinim duymaktadır. 20. Yüzyılın başlarındaki devrim terörü, Stalin'in tasfiye politikaları, iki dünya savaşı, yukarıda zikredilen sağlık sorunları ve doğum oranındaki düşüş ülkeyi demografik felaketle karşı karşıya bırakmıştır. Rusya gibi büyük bir ülkenin dışarıdan göç almadan kalkınması imkansızdır.[11]

Bugün Rusya'nın rasyonel bir göç politikasına ihtiyacı vardır. BM raporuna göre Rusya'nın nüfusu 142 milyondur. Bu nüfus 2025'de 125 bine, 21. yüzyılın ortalarında ise 100 milyona düşecektir.[12]Eski Sovyet cumhuriyetlerindeki ekonomik zorluklar sonucunda Rusya'ya giden göçmen sayısı azımsanmayacak kadardır. Son on beş yılda Rusya'nın nüfusunda 25 bin kişilik küçük bir artış yaşanmıştır. Bu da 330 bin göçmenin vatandaşlık alması sayesinde sağlanmıştır.Fakat ırkçı saldırılar önlenmezse bu göçlerin sayı gittikçe azalacaktır.

 

Başka bir önemli husus ise, baskıya maruz bırakılan etnik kimliklerin karşı tepkileridir. Manej olayları Kafkasya kökenlilerin de kısa sürede organize olmak gücünde olduklarını gösterdi. Provokasyonlara uyulmaması yönünde azınlıkların diaspora teşkilatlarının ve dini liderlerin açıklamaları bir yere kadar etkin olabilir. Diğer taraftan Rusya'nın Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerinde olduğu gibi "yerel krallara" sınırsız güç vermekle, federal bütçeden para akıtmakla toplum bir yere kadar kontrol altında tutulabilir. Etnik temelli bir öfke patlaması sadece merkezin beslediği "yerel kralları" değil, federal yönetimin de feleğini şaşırtabilir.

 

 


 

[1] Ali Asker, Rusya'nın "Gordion Düğümü": Çok Boyutlu Etnik Çatışma,http://www.21yyte.org/tr/yazi6020-Rusyanin_Gordion_Dugumu_Cok_Boyutlu_Etnik_Catisma.html, 14.12.2010, (erişim tarihi 26.12.2010).

[2] Чарлз Клоувер (Charles Clover), «Управляемый национализм» обернулся для Путина неуправляемым

("The Financial Times",Великобритания), http://inosmi.ru/politic/20101226/165209193.htmlerişim tarihi 26.12.2010)., (

[3] Алексей Пименов, Неонацисты в центре Москвы: погром или репетиция путча?

("Русская служба "Голоса Америки"",США), http://inosmi.ru/social/20101223/165140861.html, (erişim tarihi 26.12.2010).

[4] Чарлз Клоувер (Charles Clover), http://inosmi.ru/politic/20101226/165209193.html, (erişim tarihi 26.12.2010).

[5] Александра Самарина, Александр РябушевОбыкновенный фашизм, Власти вынуждены создавать спецподразделения по борьбе с этнической преступностью, http://www.ng.ru/politics/2010-12-23/1_fashism.html, 2010-12-23.

[6] Мириам Элдер (Miriam Elder), Путин стимулирует национализм в России ("Global Post",США), http://www.inosmi.ru/politic/20101224/165156441.html, (erişim tarihi 26.12.2010).

[7] Fuad Seferov, Rus muhabir dazlak kampına girdi; kan donduran görüntüler devlet televizyonunda yayınlandı, http://www.haberrus.com/yasam/4513-Rus-muhabir-dazlak-kampina-girdi-kan-donduran-goruntuler-devlet-televizyonunda-yayinlandi.html, (erişim tarihi 26.12.2010).

[8] Алексей Пименов, http://inosmi.ru/social/20101223/165140861.html, (erişim tarihi 26.12.2010).

[9]1 Dolar yaklaşık olarak 30.5 Ruble'ye eşittir.

[10] Михаил Ламцов, На пути афганской смерти, http://www.oborona.ru/1371/1372/index.shtml?id=1218, Глава ФСКН: Россия завалена афганским героином, http://www.vesti.ru/doc.html?id=400148, (erişim tarihi 26.12.2010).

[11] Россию будут уничтожать за ее имперские амбиции - Вафа Гулузаде, http://www.regnum.ru/news/1360134.html#ixzz19En0HkCg, (erişim tarihi 26.12.2010).

[12] Гонсало Арагонес (Gonzalo Aragones), Путинский «бэби-бум» недостаточен

("La Vanguardia",Испания), http://www.inosmi.ru/social/20101208/164755909.html, (erişim tarihi 26.12.2010).

 

 

 

Ali Asker

İlk Öğretim-Lise:: Alpan Köy-Azerbaycan

Üniversite: Azerbaycan Teknik Üniversitesi- Bakü Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi (2 Üniversite)

Yüksek Lisans: Marmara Üniversitesi SBE Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı Genel Kamu Hukuku

Doktora: Ankara Ü. SBE Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı Genel Kamu Hukuku

 

Uzmanlık Alanı: Rusya, Orta Asya, Kafkaslar. Demokratikleşme ve Rejim Değişimleri. Türk Dünyası çalışmaları.

 

Bildiği Diller:

Rusça

Azerbaycanca

Bugüne Kadar Çalıştığı Yerler:

1993-1996 İmpuls LTD Şirketi, Genel Müdür danışmanı

1998-2000 Millet gezetesi (Azerbaycan, temsilci muhabir)

2007-2010 (Ayna ve Zerkalo gazeteleri Türkiye temsilcisi)

2009 – ASAM

2009- 21. Yüzyıl T.E.

 

Bilimsel Çalışmalar
Kitaplar
a) Telif Eserler
Azərbaycan hüquq tarixi:cinayət hüququ (qədim zamanlardan 1920-ci ilədək), Azərnəşr, Bakı, 1999, (Mehman Dəmirli ilə birlikdə), 200 s.
Kaymakam Adaylığı Sınavına Hazırlık (Editörler: Tezel Öçal ve Zehra Odyakmaz), Savaş Yayınları, Ankara 2004, 1159 sayfa
Konu Anlatımlı –Testli Anayasa Hukuku, İdare Hukuku ve İdari Yargı (Zehra Odyakmaz ve Ümit Kaymakla birlikte), 1. baskı (448 sayfa), 2. baskı (522 sayfa). 2004 (1. baskı), Ankara 2004 (2. baskı)
Soykırımdan fazlası (Kafkaslarda Ermenilerin yaptıkları mezalim ve Hocalı soykırımı üzerine)- belgesel senaryosu, 43 dak. (tamamlanma aşamasında)
 
b) Çeviri, Aktarma, Derleme, Düzenleme ve Editörlük
Yeni Anayasalar: BDT ve Baltık Ülkeleri, (Dr. Abdurrahman Eren’le birlikte), TİKA Yayınları, Ankara 2005, (Rusça, Ukraynaca, Türkmence, Özbekçe ve Azerbaycan Türkçesinden aktarma ve çeviri, düzenleme, açıklama ve Giriş Makalesi)
Mirza Bala Mehmetzade, Azerbaycan Misak-i Millisi, (Elşad Mahmudov’la birlikte), Azerbaycan Kültür Derneği Yayınları, Ankara 2002, , 87 s., (Osmanlıcadan aktarma ve şerhler)
 
Şahidin Xatirələri, AHC maliyyə naziri Əbdüləli Əmircanın xatirələri Ayna gazetesi, 1, 8, 15, 29, aprel 2006. (Türkiye Türkçesinden Azerbaycan Türkçesine aktarma, kitap olarak yayın aşamasında)
Hüseyin İsmayılov, Azerbaycan’da Aşık Sanatı, Alpan Yayınları, Ankara, 2008, (Azerbaycan Türkçesinden Aktarma, Mahire Gayıbova ile birlikde).
Cemil Hasanlı, Soğuk Savaşın Sınav Meydanı: Türkiye-SSCB İlişkileri, Bilgi Yayınları, Ankara, 2010 (Baskı aşamasında)
 
Tezler:
Doktora: Eski Sosyalist Ülkelerde Siyasi Rejim Değişmeleri, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı/Genel Kamu Hukuku, (Dnş. Prof.Dr.Anıl Çeçen) Ankara 2007, 391 s.
Yüksek Lisans: Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasında Devlet Sistemi ve Temel Öğeleri, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı/Genel Kamu Hukuku,  (Dnş.: Prof.Dr. Mehmed Akad İstanbul,, 2000, s.137.
 
Makaleler
-       Telif
Auen Kilsə Qanunnaməsində cinayət hüququ normaları (Mehman Demirli ile Birlikte), Qanun, Bakı 1996.
Mədinə şəhər dövlətinin təşəkkülü və konstitusiyasının əsas cəhətləri, Qanun No:8, Bakı 1997.
Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasına Göre Devlet Organlarının Yapısı ve İşleyişi, Yeni Türkiye Dergisi (Türkoloji ve Türk Tarihi Araştırmaları Özel Sayısı), Ankara 2003, s. 207,
Azerbaycan Cumhuriyetinde Kadın Hakları ve Günümüz Sorunları, Yıl: 1, Sayı: 1, s. 21-23. Türk Dünyası İnsan Hakları Bülteni, Ankara, Eylül 2004.
Erivan’a Yılbaşı Hediyesi: Rusya Ermenistan’ı Saldırı Amaçlı Silahlarla Donatıyor, Stratejik Analiz, Cilt: 9, Sayı:107, Mart 2009, s. 18-20.
Gürcistan ve Azerbaycan Askeri İşbirliğinde, Stratejik Analiz, Cilt: 9, Sayı:108, Nisan 2009, s. 15-17.
Ermenilerin Azerbaycan’da Yaptıkları Soykırımlar ve Devam Eden Çözümsüzlük, Stratejik Analiz, Cilt: 9, Sayı:108, Nisan 2009, s. 28-38.
Gergin Gündem: Türkiye-Ermenistan Sınır Kapısı SorunuStratejik Analiz,Cilt: 10, Sayı 109, Mayıs 2009, s.30-36.
Gürcistan'da Sıcak gelişmeler:  Tamamlan(ma)mış Devrim, Paylaşılamayan Bölge,Stratejik Analiz, Cilt: 10, Sayı:110, Haziran 2009, s. 30-36.
ABD-Rusya Rekabeti Bağlamında Manas Üssü Sorunu, Stratejik Analiz, Cilt: 10, Sayı:111, Temmuz 2009, s. 20-23.
Azerbaycan’da Demografik Gelişmeler Işığında Bazı Tespit ve Tahminler, Stratejik Analiz, Cilt: 10, Sayı:111, Temmuz 2009, s. 64-72.
İç Savaş Eşiğindeki Kuzey Kafkasya, 21.Yüzyıl Dergisi, Ekim 2009, Sayı:10, s.43-52
Rusya’nın Modernizasyonu Mümkün mü? , 21.Yüzyıl Dergisi, Kasım 2009, Sayı:11, s.69-74
Kafkaslarda Barışa Giden Yol Savaştan mı Geçmeli? , 21.Yüzyıl Dergisi, Aralık 2009, Sayı:12, s.65-74
Türkiye Azerbaycan İlişkilerinin Çok Boyutlu Temelleri, 21.Yüzyıl Dergisi, Ocak 2010, Sayı:13, s.37-54 (Arif Keskin ve Kamil Ağacan’la birlikte)
Bakü'de Kuzey’den Esen Rüzgarlar, 21.yüzyıl Dergisi, Şubat 2010, Sayı:14, s.7-10
 ‘’Ermeni Açılımı’’ Sonrası Türkiye-Azerbaycan İlişkileri, 21.Yüzyıl Dergisi, Mart 2010, Sayı:15, s.45-56
Kırgızistan’da Bitmeyen Devrim mi, Fillerin Tepişmesi mi? , 21.Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2010, Sayı:17, s.33-40
Ankara’dan Medvedev Geçti: İlişkilerin Değerlendirilmesi, 21.Yüzyıl Dergisi, Haziran 2010, Sayı:18, s.49-56.
Sırat Köprüsü Kadar Zorlu Geçiş, 21.Yüzyıl Dergisi, Temmuz 2010, s. 65-72.
Rusya Federasyonu’nun Yeni Askeri Doktrini Bir Tepki Belgesi mi?MSI, Sayı: 054, Nisan 2010, s. 48-54.
Protokoller, “Soykırım Tasarısı” ve Türkiye-Ermenistan İlişkileri, Türk Yurdu Dergisi,
Kırgızistan Yol Ayrımında: Demokrasiye mi, Otoriterizme mi? 2023 Dergisi, Yıl:9 Sayı:109.
Herkesin Sınıfta Kaldığı Ders: Kırgızistan Olaylarında Okunması Gerekenler, 2023 Dergisi, Temmuz 2010, Sayı: 111, s. 54-58.
Medvedev’in “Eksen Kayması”: Ne Kadar Kayabilir ki? 21.Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2010, Sayı:20, s. 39-48.
Rusya’nın Balkanlar Politikasının Bazı Hususları, 2023 Dergisi, Ağustos 2010, Sayı:112, s. 54-59.
Kilise Savaşları: Moskova-Kiev-İstanbul, 21. Yüzyıl Dergisi, Eylül 2010, Sayı: 21, s. 31-38.
Kafkasya’daki Silahlanma Rusya-Türkiye İlişkilerinin Neresinde? 21. Yüzyıl Dergisi, Ekim 2010, Sayı: 22, s. 21-28.
Kırgızistan Seçimleri Demokratikleşmeye Vesile Olabilir mi? 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2010, Sayı: 23, s. 8-10.
Ermenistan'da Anayasal Dönüşüm Süreci ve Anayasanın Temel Özellikleri, Ermeni Araştırmaları Dergisi, Sayı: 36, Terazi Yayıncılık, Ankara Kasım 2010, s. 191-218. 
Qırğızıstanda demokratik transformasiya cəhdi, Analitik Baxış, Say:4, SAM,  s. 22-28.
Rusya'nın Afganistan Politikasında Belirsizlik, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2011, Sayı: 25, s. 39-45.
Gözetlemeye Devam: Gebele Radar Üssü’nün Modernizasyon, EkoAvrasya, Yıl:4, Sayı: 14, Bahar 2011, s.36-37.
Türkiye-Ermenistan İlişkileri ve Rusya’nın Tutumu, 21. Yüzyıl Dergisi, Şubat 2011, Sayı: 26, s. 15-21.
Rusya: Olgular ve Tahminler Işığında, Mart 2011, Sayı: 27, s. 45-51.
Mağrip’ten Esen Rüzgarın Rusya’da ve Güney Kafkasya’da Etkileri, 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2011, Sayı: 28,  s.39-46.
 
 
 -       Aktarma ve Çeviri
Sergey Yatsenko, Vusunlar, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:1, Ankara 2002, s. 776-781. (Rusçadan çeviri)
 Nikolay Bokovenko, Tagar Kültürü, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:1., Ankara 2002,s. 518-525. (Rusçadan çeviri)
Sergey G.Skobelev, Vladimir N.Nechiporenko, Stepan V.Pankin, Arkeolojik Kaynaklara Göre Orta Yenisey Kırgızları, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:2., Ankara 2002, s. 391-396. (Rusçadan çeviri)
Boris İ.Marşak, Türkler ve Soğdlular, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:2., Ankara 2002, s. 170-178. (Rusçadan çeviri)
İrina F.Popova, Orta Asya Türkleri ve Erken Tang Çin Devleti, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:2., Ankara 2002, s. 127-132. (Rusçadan çeviri)
Yuriy F.Buryakov, Eski ve Orta Çağ Dönemlerinde Büyük İpek Yolu Üzerinde Orta Asya Türkleri, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:3., Ankara 2002, s. 234-242. (Rusçadan çeviri)
Yunus Nesibli, Orta Çağ Gürcü Kaynaklarında Türkler, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:4., Ankara 2002, s. 722-730. (Rusçadan çeviri)
Svetlana İ. Valiulina, İdil Bulgarlarında Cam Sanatı, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:6., Ankara 2002, s.55-62. (Rusçadan çeviri)
Yuriy F. Buryakov, Timur, Timurlular ve Bozkırın Türk Göçebeleri, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:8., Ankara 2002, s. 534-539. (Rusçadan çeviri)
Talaybek Koyçumanov, Temirbek Bobuşev, Sovyet Sonrası Orta Asya Geçiş Ekonomilerinin Sorunları ve Entegrasyonun Geleceği, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s.15-23. (Rusçadan çeviri)
Kamil Veli Nerimanoğlu, Azerbaycan’ın Devlet Dili Siyaseti, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s.244-251. (Azerbaycan Türkçesinden aktarma)
Aman Hanberdiyev, Türkmenistan’da Eğitim ve Bilgisayar, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s. 815-827. (Rusçadan çeviri)
Ovez Gündogdiyev, Türkmenlerde Savaş Sanatı ve Silahlar (VI-XVI. yy.), Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:19., Ankara 2002, s.828-833. (Rusçadan çeviri)
Rafael Muhammetdinov, Boşevizm, “Milli” Komünizm ve M.Sultan Galiyev Fenomeni, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:18., Ankara 2002, s.843-853. (Rusçadan çeviri)
Djenish Djunushaliev, Kırgızistan’da 1916 İsyanı, Türkler (Editörler: Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca), Cilt:18., Ankara 2002, s.627-630. (Rusçadan çeviri)
S.Oboznov, Rusya ve Latin Amerika BM`de: İşbirliği Sorunları ve Geleceği, Avrasya Dosyası, BM Özel, İlkbahar 2002, Cilt:8, Sayı:1, s. 225-237. (Rusçadan ceviri, A.İsayev ile birlikte).
Nursultan Nazarbayev, Krizin Anahtarları, Stratejik Analiz, Cilt:10, Sayı:110 Haziran 2009, s. 89-95.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 29-11-2020

Türkiye’nin Afrika ve Libya Politikası

Türkiye’nin Afrika politikasını, daha çok Sahra Altı ülkeler ile ilişkiler açısından, Kuzey Afrika’yı ise, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) politikası olarak değerlendirmek bazı açılardan daha isabetli olabilir.