Ukrayna Neden Karıştı? Rusya-Batı Arasında Jeopolitik Çekişme

Yazan  09 Ocak 2014

28-29 Kasım tarihinde Letonya’da gerçekleşecek olan toplantıda imzalanması beklenen Avrupa Birliği ile Ortaklık ve Serbest Ticaret Atlaşmasının Ukrayna Bakanlar Kurulu tarafından reddedilmesi Ukrayna’nın “Karışmasına” neden oldu. Ukrayna’nın AB projesi olan  “Doğu Ortaklığına” katılmasından vazgeçmesinin arkasında Rusya ile AB, ya da daha geniş anlamda Doğu ile Batı arasında Ukrayna üzerindeki mücadelesi yatmaktadır. Ukrayna’nın olsun Avrupa’dan(Batı’dan) olsun Rusya’dan(Doğu’dan) yana seçim yapsın, her iki tercihinin sonucunda Ukrayna üzerindeki yürütülecek mücadele bitmeyecek. Hem Rusya hem de Batı ellerinde bulundurdukları Kiev yönetimini etkileme araçlarıyla Ukrayna dış politikasını yönlendirmeye çalışacaklardır. Bu durumda ise Ukrayna Rusya-Batı jeopolitik çekişmesi sonucu iç istikrarsızlıklarla karşılaşacaktır.

Ukrayna “AB ile Ortaklıktan” Neden Vazgeçti?

Kiev yönetiminin Avrupa Birliği ile Ortaklık ve Serbest Ticaret Antlaşmasının imzalanmasından son anda vazgeçmesi bir taraftan Ukrayna’nın Rusya’ya olan ekonomik bağımlılığı ve enerji güvenliği, diğer taraftan ise, Kiev’in Avrupa Birliğinden talep ettiklerini elde edememesinden kaynaklanmıştı.

Rusya Ukrayna’nın en önemli doğalgaz tedarikçisidir. Ukrayna doğalgaz ihtiyacının 2/3’ünü Rusya’dan karşılamakta, Rusya’dan doğalgaz alımı gerçekleştirmek için 1,3 milyar dolar borcu söz konusudur. Bunun yanında Ukrayna’nın dış pazarı açısından önemli olan Rusya’ya 2012 yılı rakamlarına göre Ukrayna 18 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir.[1]

Ukrayna Başbakanı Nikolay Azarov, Ukrayna’nın Ortaklık ve Serbest Ticaret Anlaşmasından vazgeçmesinin arkasındaki nedenin, Rusya ile 50 milyar dolarlık ticaretinin ve %75’i Rusya’ya gerçekleştirmekte olduğu ağır sanayi ürünlerinin ihracatını istikrarlı bir şekilde devam ettirilmesine bağlı olduğunu söylemiştir.[2] Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’nın AB ile anlaşma imzalanması durumunda Rusya ülkeye giren Ukrayna mallarına karşı önlemler alacağını açıklaması[3] Rusya’nın Ukrayna’nın kararının hangi sonuçlara yol açabileceğini gösterme açısından önemli olmuştur.

Ukrayna Başbakanı Azarov, Kiev AB ile Ortaklık ve Serbest Ticaret Anlaşmasının imzalanması durumunda Bağımsız Devletler Topluluğu Ukrayna’yı serbest ticaret alanında çıkarılması sonucunda Ukrayna mallarına karşı getirilen yüksek gümrük vergileri neticesinde 400.000 kişinin işsiz kalması anlamına geldiğini söyledi.[4] Ukrayna’nın Rusya’dan yüz çevirmesi durumunda uğrayacağı zararın AB tarafından karşılanmasını ve Ukrayna ekonomisinin AB standartlarına getirilmesi için ihtiyacı olan 150-165 milyar doların zaman içerisinde sağlanması talebi Avrupa Birliği tarafından reddedilmiş, Avrupa Birliği 7 sene içerisinde sadece 1 milyar dolar sağlamakla yetineceğini belirtmişti.[5]

Ukrayna’nın iç karışıklığı durdurmak için AB ile uzlaşmak ve ülke ekonomisini korumak amacıyla Ortaklık ve Serbest Ticaret Anlaşmasının içeriğinde bazı değişiklikler yapılarak imzalanması teklifi Avrupa Birliği tarafından reddedilmiştir.[6]

Avrupa/Batı Çıkarları ve Tepkisinin Nedenleri

Avrupa Birliğinin Ukrayna üzerindeki jeopolitik hedefi ilk başta “normatif/hukuki” bütünleşme üzerinden Avrupa’nın Doğusunu yeniden yapılandırmaktır. Bunun bininci nedeni, kıtanın Doğusundan gelebilecek tehdit ve risklere karşı kendi güvenliğini Ukrayna üzerinden sağlamak, ikincisi Pan-Avrupa coğrafyasının tamamında merkez olma rolünün güvence altına almaktır.  Doğu Avrupa’nın normal üzerinden jeopolitik kontrolünü sağlayan Brüksel’in son hedefi,  Rusya’nın normlar üzerinden entegrasyon sürecinin kendisine bağlanması ve Batı bütünleşmesine dahil edilmesidir.[7] Ukrayna’nın AB ile Ortaklık Anlaşmasını imzalamasından vazgeçmesi giderek zayıflayan Brüksel’in dış politika hedefleri için olduğu gibi psikolojik olarak da darbe vurmuştur.

Ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalan AB için 46 milyon nüfuslu Doğu Avrupa’nın elde edilmemiş en büyük pazar durumunda olan Ukrayna’nın Serbest Ticaret Anlaşması imzalaması sonucu Avrupa mallarının düşük vergilerle ülkeye girmesi AB ekonomisini rahatlatacaktı.Ukrayna’nın hukuksal ve ekonomik entegrasyon içerisine girmesi, Ukrayna’nın egemenliğinin bir bölümünün ve dış politika kararların Brüksel tarafından kontrol edilmesi gerçekleşecekti. Zaman içerisinde Avrupa Birliğine kabul edilecek olan Ukrayna, diğer tüm AB üyeleri gibi NATO üyesi olacaktı.[8]

Dolayısıyla bu mesele ABD’yi de doğrudan ilgilendirmekteydi. Ukrayna’nın AB ile Ortaklık Antlaşmasını imzalanması Avrasya haritasının paylaşımı anlamına gelmesi nedeniyle ABD tarafından yakından takip edilmektedir. Yani Ukrayna’nın yapacağı ya Doğu ya da Batı yönündeki tercihi aynı zamanda jeopolitik derinlik içermektedir. Zbizniew Brzezinski’ye göre, Ukrayna olmadan Rusya İmparatorluk olmaktan çıkar, kendisine tabi etmiş Ukrayna ile ise, otomatik olarak İmparatorluğa dönüşebilir. Ukrayna tamamen Batı ile bütünleşmesi Rusya’nın jeopolitik olarak Batı’ya tehdit olmasına son vermiş olur. Ukrayna’nın Batı’nın Sovyetler Birliğinin tekrar inşa edilmesini engellenmesinde ileri karakol olduğunu belirten Brzezinski,   “Ukrayna’nın ya AB’ye doğru adım atar ya da Putin’in İmparatorluk projesine teslim olur”[9] iddiasında bulunarak Ukrayna’nın orta yolunun olmadığını, yani Batı ile Rusya’nın mücadelesinin devam edeceğini söylemeye çalışmaktadır.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Viktoria Nuland Ukrayna’nın AB ile siyasi ortaklık ve serbest ticaret anlaşmasını imzalama sorununu neticelendirmek için 5 Aralık 2013’te Kiev’e gerçekleştirdiği ziyarette ABD Ukrayna’da Avrupa’yla yakınlaşmak isteyen herkesi destekleyeceğini açıkladı. Moskova ziyaretinden sonra ikinci kez Kiev’e gelen Nuland Ukrayna’nın Devlet Başkanı Viktor Yakunoviç ile değil de, ülkenin muhalif liderleriyle (Kliçko, Yatsenyuk ve Tyagniboka) bir araya gelerek[10] ABD’nin Ukrayna üzerindeki mücadelesini devam ettireceğini göstermişti. ABD Dışişleri Bakanlığı Kiev yönetiminin tekrar masaya oturmasını sağlamak için Ukrayna’ya karşı yaptırım uygulayabileceklerini açıklamasının[11]ardından ABD Savunma Bakanlığı Pentagon Ukrayna sivillerine karşı silahlı kuvvetlerini devreye sokmasından kaçınması gerektiği uyarısını yaparak[12] Ukrayna meselesinin sadece Avrupa ile sınırlı olmadığını, ABD’yi de ilgilendirdiğini göstermiş oldu.

Rusya’nın Küresel Projesi ve Jeopolitik Rekabeti

Ukrayna’nın AB ile Ortaklık ve Serbest Ticaret Anlaşmasını imzalayarak Batı entegrasyonuna dâhil olması Rusya’nın dış politikasında olduğu gibi, manevi ve psikolojik anlamda da geri dönüşü olmayacak bir kayıp olarak kabul edilmektedir. İlk olarak Rusya açısından Ukrayna’nın kaybı Rus medeniyetinin başlangıcı, ilk Slav devletinin ve Rus kilisesinin dayanağı “Kiev Rusya’nın” kaybı olacaktır.[13]

Ukrayna’nın Doğu Ortaklığına dâhil edilmesiyle başlayan AB ile bütünleşme süreci ve Ukrayna toplumu, ekonomisi ve siyasetinin üzerinde kurulacak kontrolün NATO’nun eski Sovyet ülkelerini kontrol etme stratejisinin bir parçası olarak görülmektedir. Avrupa Birliğinin eski Sovyet coğrafyasına doğru genişlemesi bu ülkelerin zaman içerisinde NATO’ya dâhil olmaları, Rusya’nın bu ülkeler üzerindeki etkisinin azalması anlamına gelmektedir. Eski Sovyet ülkelerinin bazıları Rusya’nın etkisinin devam ettiği yegâne mekân olması açısından önemi daha da artmaktadır. Baltık devletlerin doğrudan NATO kontrolü altına girmesinin ardından, Azerbaycan’ın AB ve ABD ile enerji alanında işbirliğini giderek artırması, Rusya’nın etkin olduğu Orta Asya’nın da Rusya’nın pozisyonunu zayıflatacak bir şekilde giderek Çin etkisi altına girmesi, eski Sovyet coğrafyasının giderek diğer büyük güçlerle işbirliği içerisine girmesi Moskova’nın tepkisine neden olmaktadır.[14]

21.yüzyılda çok kutupluluk stratejisi ve “küresel güçler arasında yer alma” konsepti üzerinden Avrasya Birliği inşa etmeye çalışan Rusya, batı sınırlarının istikrarını ve güvenliğini sağlanma açısından Ukrayna’yı önemli bileşenler arasında görmektedir.  Rusya kontrolündeki Ukrayna, ya da Ukrayna ile ittifak içerisine olacak Rusya’nın jeopolitik çıkarları açısından Kırım’ın Sevastopol şehrindeki deniz üssünün varlığı, bu üs üzerinden Rus donanmasının Karadeniz’de gücünün devamlılığını, Karadeniz üzerinden Rus donanmasının ve askeri gücünün Balkanlara, Akdeniz ve Orta Doğuya ulaşmasını sağlaması açısından stratejik öneme sahiptir. Aynı şekilde Ukrayna coğrafik konumu Rusya’nın enerji kaynaklarının uygun ve güvenilir bir şekilde Avrupa’ya transiti açısından da vazgeçilmesi zor bir ülkedir.[15]

Ukrayna’nın AB ile değil de Rusya ile işbirliği ve uzun vadede de ittifak ilişkisi içerisine girmesi, Rusya’nın Gümrük Birliği çerçevesinde Avrasya coğrafyasında ticari bütünleşmenin sağlaması, enerji ağları üzerinden enerji alanında Ukrayna’nın Rusya’ya bağlanması Rusya Avrasya Birliğinin inşasında önemli adımlardan biri olmuş olacaktır. Bu bütünleşmeyi de güçlü orduyla desteklemeye çalışan Moskova, küresel projesi olan Avrasya Birliği üzerinden Rusya’nın küresel güçler arasında yer almasını sağlamayı amaçlamaktadır. Avrasya Birliği’nin sağlıklı bir şekilde inşa etmeye çalışan Rusya için vazgeçilmez olan Ukrayna’yı elinde tutabilmek için tüm yolları kullanacaktır.

Sonuç

Ukrayna’nın Avrupa Birliği ile Ortalık ve Serbest Ticaret Anlaşması imzalanmasından vazgeçmesi Kiev yönetiminin Rusya’ya ekonomik bağımlılığı nedeniyle ulusal çıkarlarına uygun bir karar olmuştur. Batı ile Rusya arasında denge kurarak hem Batı’dan hem de Rusya’dan tavizler elde etmeye çalışan Kiev yönetimi Batı’nın tepkisine neden olmuş, Ukrayna muhalefetini desteklenmesi sonucu Ukrayna’nın “iç karışıklığına” neden olmuştur. Ukrayna AB’nin ekonomik ve siyasi çıkarları açısından olduğu gibi, daha geniş anlamda ABD önderliğinde Batı’nın Rusya’ya karşı jeopolitik çıkarlar açısından önemli yere sahiptir. Aynı şekilde Rus medeniyetinin beşiği olan Ukrayna Moskova’nın Batı’ya karşı kendisinin güvenliğini ve Avrasya Birliğinin kurabilmesi için hayati öneme sahip olarak görmektedir. Ukrayna’nın Batı ile Rusya arasında jeopolitik rekabet alanı olması ve Rusya’nın “var olması” açısından Ukrayna üzerinde rekabetin değişik şekillerde devam edeceği anlamına gelmektedir. Bu durumda Rusya Ukrayna’nın ihtiyacı olan ucuz doğalgaz alımını sağlayarak ve sanayi alanında gereken desteği vererek kendi safına çekmeye çalışacağı gibi, Ukrayna ekonomisini zarara uğratacak yaptırımları gündeme getirerek kendisinde kopmasını engellemeye çalışacaktır. Batı ise Ukrayna muhalefeti üzerinden Kiev yönetimine baskılar yaparak etkilemeye çalışacaktır. Ukrayna’nın ekonomik ve siyasi anlamda zayıf olması, büyük güçlere olan bağımlılığının da devam etmesi, Ukrayna üzerinde Rusya-Batı  çekişmesinin devam etmesine denen olacaktır. 

 


[6] “Novıh Peregovorov po Evruintegratsii Ukrainı ne Budet”, 04,12, 2013, http://www.vesti.ru/doc.html?id=1163009&1163009

[7]Aleksandra Şapovalova, “İgra v Assotsiatsii”, http://www.geopolitica.ru/article/igra-v-associacii#.Uqh25tJdVn4, (11.12.2013).

[8]Veronika Kraşeninnikova,” Na Ukraine-Vtoraya Faza Oranjevoy Revolyutsii”, http://rus.ruvr.ru/2013_12_03/exvideo-Veronika-Krasheninnikova-Na-Ukraine-vtoraja-faza-oranzhevoj-revoljucii-0072/, (5 Aralık 2013).

 

[9]İzvestia Gazetesi, 26 Kasım 2013, http://izvestia.ru/news/561395

[10]Dmitri Sidov, “SŞA Berut Rıçagi “Evrointegratsii” Ukrainı v Svoi Ruki”, http://www.fondsk.ru/news/2013/12/11/usa-berut-rychagi-evrointegracii-ukrainy-v-svoi-ruki-24537.html, (11.12.2013).

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Aziz Ergen   - 11-07-2020

Avrupa Birliği Ortaklık mı, Tehdit mi ?

Mustafa Kemal Atatürk, özdeğerlerden ödün vermeden kalkınıp güçlenmek ve ileri bir uygarlık düzeyine ulaşmak ile “ Avrupa’yı taklit etmek “ , “Avrupalılaşmak “ ya da “ Avrupalı olmak “ gibi teslimiyetçi davranışlar arasına, net ve ayırıcı bir çizgi çizmiştir. ...