×

Uyarı

JUser: :_load: Unable to load user with ID: 116



AVRO EN KRİTİK SINAVINI VERİRKEN ALMANYA TEDİRGİN - Esin Odabaşı

Yazan  24 Mayıs 2010
17-21 Mayıs haftasında finansal piyasalar Avro bölgesindeki gelişmelerle sarsıldı

Özellikle Almanya'dan gelen çıplak açığa satışların kısmen yasaklanması ile gelen haberlerle tüm dünya borsalarında dalgalanmalar meydana geldi.

Almanya'dan Açığa Satış Yasağı:

Alman yetkililer 18 Mayıs Salı gecesi bazı hisse senetlerinin çıplak açığa satışlarını yasakladığını bildirdi[[1]]. Açığa satış, yatırımcının hisse senetlerinin düşeceğini öngörerek, başka bir yatırımcıdan borçlanıp, o günün fiyatından satması anlamına gelmektedir. Böylece satıcı ellinde olmayan hisseleri satıp, vade sonunda satışını gerçekleştirdiği hisseleri satın alan kişiye teslim eder. Böylece yüksek fiyattan satıp düşük fiyattan alarak kar elde etmiş olunur. Çıplak satışta ise yatırımcılar hiçbir maddi yükümlülük altına girmeden dolayısıyla da borçlanmadan yapmış olduğu işlemlere verilen addır. Almanya büyük ölçekli açığa işlemler dolayısıyla oluşan spekülatif hareketleri azaltmak ve finansal piyasalara istikrar sağlayarak dalgalanmaları önlemek için tedbirler almaya başlamış durumunda. Ayrıca Alman yetkililer ve AB liderleri Avro bölgesindeki tüm ülkelerin açığa satış işlemleri ile ilgili yasaklamada beraber hareket edilmesi gerektiğini bildirdi. Böylece Almanya'nın Avro'daki istikrarı sağlamak için atmış olduğu bu adım, diğer AB ülkelerinde de benzer uygulamaların bir öncüsü niteliği taşımakta gibi görülüyor. Avro bu gelişmelerin ardından dolar karşısında 1.22 seviyelerine kadar gerileyerek 17-21 mayıs haftası itibariyle son dört yılın en düşük seviyesine gelmiş oldu. Avro'nun düşüşü ise altına yaradı. Avro'yu riskli görüp yatırım yapmak istemeyenlerin altına olan talebi arttırmasıyla altın fiyatları rekorlar kırmaya devam ediyor.

Avro'nun üzerindeki korku ise hala devam ediyor. AB' nin borç sorunu yaşayan ülkelerdeki sorunların diğer ülkelere de sıçramasını engellemek için ayırmış olduğu 750 milyar Avroluk yardım paketi Avro'nun üzerindeki riskleri hala azaltmış gibi gözükmemekte. Özellikle Yunanistan, İspanya ve Portekiz'in borç sorunundan kurtulamayacağı,İtalya ve İngiltere gibi ülkelerinde ileride borç sorunuyla karşılaşacağı düşünceleri ve bu borç krizinin tüm Avrupa'ya yayılıp büyümeyi olumsuz yönde etkileyeceği endişesi Avro'nun değer kaybına ve borsada düşüşlere neden oldu. Bununla beraber İspanya, Portekiz ve Yunanistan'ın diğer ülke bankalarından almış oldukları borçları silme düşüncesi ile hareket etmesi halinde bankaların yaşacağı zarar düşüncesi piyasayı etkisi altına aldı ve banka hisselerinde ciddi düşüşler yaşandı[2]. Ama bunlar bir spekülasyon olarak düşünülebilir çünkü bu üç ülkenin içinde bulunduğu bu kemer sıkma politikası ile borçlarını ödeyebilmeleri biraz zaman alacak gibi gözükmekte.

Yunanistan ABD'li Bankalardan Hesap Soracak:

Yunanistan Başbakanı Papandreu, ABD'li bankalara ülkenin borç krizine girmesine neden oldukları gerekçesiyle dava açmaya hazırlandıklarını söyledi. Ayrıca yaptığı açıklamada yalnız ABD'nın değil başka ülkelerde de benzer soruşturmaların açılabileceğinin sinyallerini verdi. Bu sürece gelinmesinin sebebi ise hedge fonlarından kaynaklanmakta. Hedge fonları spekülasyon yaratarak Yunanistan'ın borcunu ödeyemeyeceğine ilişkin piyasada tedirginliğe dolayısıyla da Yunan tahvillerinin olası bir batma riskine karşı sigorta priminin yükselmesine neden olduğu ileri sürülmekte[3].

ABD' de ise işsizlik verileri açıklandı. Veriler beklenenin tersine artış gösterdi. Çalışma Bakanlığı'nın açıklamasına göre 15 mayıs tarihinde sona eren bir haftalık surede işsizlik başvurularında 4 bin kişi azalma beklenirken 25 bin artış olduğu açıklandı. Böylece işsizlik başvuruları 471 bin kişiye ulaştı[4]. Açıklanan bu veri ile ABD'de istihdam açısından yeni bir durgunluk dönemi mi başlıyor soruları oluştu.

Mortgage krizi gibi bir krizin yeniden yaşanmaması için ABD'nin bir süredir üzerinde çalıştığı finansal regülasyon reformu onaylandı. Bu yeni reform kapsamında; mortgage ve kredi kartları için bir tüketici koruma ajansının kurulması, türev işlemlerinin denetiminin güçlendirilmesi, bankaların kendi adlarına alım-satım yapmalarının sınırlandırılması, iflas eden finansal kuruluşlar için bir tasfiye mekanizmasının oluşturulması, ekonomiye yönelik tehditler için piyasaları izleyecek finansal regülatörler konseyi oluşturulması gibi önemli maddeler yer almakta[5]

İşsizlik Oranı Düştü, Tüketici Güveni Arttı:

Türkiye İstatistik Kurumunun Hanehalkı İşgücü Araştırması'na göre 2010 Şubat ayında genel işsizlik sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 238 bin kişi azalarak 3 milyon 564 bin kişiye geriledi. Böylece işsizlik oranı Şubat ayında %14.4 seviyesinde gerçekleşti. En fazla istihdam ise tarım sektöründe gerçekleşti[6].

Tüketici güven endeksi ise nisan ayında bir önceki aya %1.24 oranında artarak 85.80 seviyesine yükseldi[7]. Güven endeksi hala düşük seviyelerde olsa da %1.24'lük artış geçen aya göre tüketicilerin daha iyimser olduğunu göstermekte. (Endeksin 100'den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu 100'den küçük olması ise kötümser durumu göstermektedir. )

Almanya'nın çıplak satışı yasaklaması Türkiye piyasalarını da etkiledi. Dolar 17-21 Mayıs haftası son bir yılın en yüksek seviyelerine tırmanarak 1.60TL seviyesine yükseldi. Para Politikası Kurulu'ndan ise faiz oranları ile ilgili beklenen açıklama geldi. Ekonomiye ilişkin belirsizlikler nedeniyle faiz oranlarını bir süre daha sabit tutulacağı açıklandı. Şu günlerde Avro'da istikrar sağlanmadan kurlarda istikrar sağlanması zor gibi gözükmekte



[[1] ] 'Bu karar piyasaları kötü vurdu', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=710282

[2] 'Korku büyüyor, piyasalar düşüyor', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=710283

[3] 'Krizin acısı ABD'li bankalardan çıkacak', http://bigpara.ekolay.net/M3/gundem_haberleri.asp

[4] 'Bu veri moralleri bozdu', http://bigpara.ekolay.net/M3/gundem_haberleri.asp

[5] 'ABD'den kritik tasarıya onay', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=710484

[6] 'İşsizlik rakamları açıklandı', http://bigpara.ekolay.net/M3/gundem_haberleri.asp

[7] 'Tüketicinin güveni arttı', http://bigpara.ekolay.net/M3/gundem_haberleri.asp

[1]]. Açığa satış, yatırımcının hisse senetlerinin düşeceğini öngörerek, başka bir yatırımcıdan borçlanıp, o günün fiyatından satması anlamına gelmektedir. Böylece satıcı ellinde olmayan hisseleri satıp, vade sonunda satışını gerçekleştirdiği hisseleri satın alan kişiye teslim eder. Böylece yüksek fiyattan satıp düşük fiyattan alarak kar elde etmiş olunur. Çıplak satışta ise yatırımcılar hiçbir maddi yükümlülük altına girmeden dolayısıyla da borçlanmadan yapmış olduğu işlemlere verilen addır. Almanya büyük ölçekli açığa işlemler dolayısıyla oluşan spekülatif hareketleri azaltmak ve finansal piyasalara istikrar sağlayarak dalgalanmaları önlemek için tedbirler almaya başlamış durumunda. Ayrıca Alman yetkililer ve AB liderleri Avro bölgesindeki tüm ülkelerin açığa satış işlemleri ile ilgili yasaklamada beraber hareket edilmesi gerektiğini bildirdi. Böylece Almanya'nın Avro'daki istikrarı sağlamak için atmış olduğu bu adım, diğer AB ülkelerinde de benzer uygulamaların bir öncüsü niteliği taşımakta gibi görülüyor. Avro bu gelişmelerin ardından dolar karşısında 1.22 seviyelerine kadar gerileyerek 17-21 mayıs haftası itibariyle son dört yılın en düşük seviyesine gelmiş oldu. Avro'nun düşüşü ise altına yaradı. Avro'yu riskli görüp yatırım yapmak istemeyenlerin altına olan talebi arttırmasıyla altın fiyatları rekorlar kırmaya devam ediyor.

Avro'nun üzerindeki korku ise hala devam ediyor. AB' nin borç sorunu yaşayan ülkelerdeki sorunların diğer ülkelere de sıçramasını engellemek için ayırmış olduğu 750 milyar Avroluk yardım paketi Avro'nun üzerindeki riskleri hala azaltmış gibi gözükmemekte. Özellikle Yunanistan, İspanya ve Portekiz'in borç sorunundan kurtulamayacağı, İtalya ve İngiltere gibi ülkelerinde ileride borç sorunuyla karşılaşacağı düşünceleri ve bu borç krizinin tüm Avrupa'ya yayılıp büyümeyi olumsuz yönde etkileyeceği endişesi Avro'nun değer kaybına ve borsada düşüşlere neden oldu. Bununla beraber İspanya, Portekiz ve Yunanistan'ın diğer ülke bankalarından almış oldukları borçları silme düşüncesi ile hareket etmesi halinde bankaların yaşacağı zarar düşüncesi piyasayı etkisi altına aldı ve banka hisselerinde ciddi düşüşler yaşandı[2]. Ama bunlar bir spekülasyon olarak düşünülebilir çünkü bu üç ülkenin içinde bulunduğu bu kemer sıkma politikası ile borçlarını ödeyebilmeleri biraz zaman alacak gibi gözükmekte.

Yunanistan ABD'li Bankalardan Hesap Soracak:

Yunanistan Başbakanı Papandreu, ABD'li bankalara ülkenin borç krizine girmesine neden oldukları gerekçesiyle dava açmaya hazırlandıklarını söyledi. Ayrıca yaptığı açıklamada yalnız ABD'nın değil başka ülkelerde de benzer soruşturmaların açılabileceğinin sinyallerini verdi. Bu sürece gelinmesinin sebebi ise hedge fonlarından kaynaklanmakta. Hedge fonları spekülasyon yaratarak Yunanistan'ın borcunu ödeyemeyeceğine ilişkin piyasada tedirginliğe dolayısıyla da Yunan tahvillerinin olası bir batma riskine karşı sigorta priminin yükselmesine neden olduğu ileri sürülmekte[3].

ABD' de ise işsizlik verileri açıklandı. Veriler beklenenin tersine artış gösterdi. Çalışma Bakanlığı'nın açıklamasına göre 15 mayıs tarihinde sona eren bir haftalık surede işsizlik başvurularında 4 bin kişi azalma beklenirken 25 bin artış olduğu açıklandı. Böylece işsizlik başvuruları 471 bin kişiye ulaştı[4]. Açıklanan bu veri ile ABD'de istihdam açısından yeni bir durgunluk dönemi mi başlıyor soruları oluştu.

Mortgage krizi gibi bir krizin yeniden yaşanmaması için ABD'nin bir süredir üzerinde çalıştığı finansal regülasyon reformu onaylandı. Bu yeni reform kapsamında; mortgage ve kredi kartları için bir tüketici koruma ajansının kurulması, türev işlemlerinin denetiminin güçlendirilmesi, bankaların kendi adlarına alım-satım yapmalarının sınırlandırılması, iflas eden finansal kuruluşlar için bir tasfiye mekanizmasının oluşturulması, ekonomiye yönelik tehditler için piyasaları izleyecek finansal regülatörler konseyi oluşturulması gibi önemli maddeler yer almakta[5]

İşsizlik Oranı Düştü, Tüketici Güveni Arttı:

Türkiye İstatistik Kurumunun Hanehalkı İşgücü Araştırması'na göre 2010 Şubat ayında genel işsizlik sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 238 bin kişi azalarak 3 milyon 564 bin kişiye geriledi. Böylece işsizlik oranı Şubat ayında %14.4 seviyesinde gerçekleşti. En fazla istihdam ise tarım sektöründe gerçekleşti[6].

Tüketici güven endeksi ise nisan ayında bir önceki aya %1.24 oranında artarak 85.80 seviyesine yükseldi[7]. Güven endeksi hala düşük seviyelerde olsa da %1.24'lük artış geçen aya göre tüketicilerin daha iyimser olduğunu göstermekte. (Endeksin 100'den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu 100'den küçük olması ise kötümser durumu göstermektedir. )

Almanya'nın çıplak satışı yasaklaması Türkiye piyasalarını da etkiledi. Dolar 17-21 Mayıs haftası son bir yılın en yüksek seviyelerine tırmanarak 1.60TL seviyesine yükseldi. Para Politikası Kurulu'ndan ise faiz oranları ile ilgili beklenen açıklama geldi. Ekonomiye ilişkin belirsizlikler nedeniyle faiz oranlarını bir süre daha sabit tutulacağı açıklandı. Şu günlerde Avro'da istikrar sağlanmadan kurlarda istikrar sağlanması zor gibi gözükmekte



[[1] ] 'Bu karar piyasaları kötü vurdu', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=710282

[2] 'Korku büyüyor, piyasalar düşüyor', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=710283

[3] 'Krizin acısı ABD'li bankalardan çıkacak', http://bigpara.ekolay.net/M3/gundem_haberleri.asp

[4] 'Bu veri moralleri bozdu', http://bigpara.ekolay.net/M3/gundem_haberleri.asp

[5] 'ABD'den kritik tasarıya onay', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=710484

[6] 'İşsizlik rakamları açıklandı', http://bigpara.ekolay.net/M3/gundem_haberleri.asp

[7] 'Tüketicinin güveni arttı', http://bigpara.ekolay.net/M3/gundem_haberleri.asp

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.