İSTİKRARLI BÜYÜME İÇİN İNOVASYON-2

Yazan  19 Kasım 2009
Eylül 2009'da ABD’de Beyaz Saray tarafından açıklanan Amerikan İnovasyon Stratejisini geçen yazımda kısaca özetlemiştim. Bu yazıda da 22 sayfalık bu rapordan Türkiye bağlamında alınabilecek dersler üzerinde durulacaktır.

Tam adı 'Amerikan İnovasyonu için bir Strateji: İstikrarlı Büyüme ve Kalifiyeli Elemanlara Doğru'[1] olan rapor aslında istikrarlı ve sağlam bir ekonomik büyüme için yapılması gerekenleri ele almaktadır. Bunun sağlanması için hedefler üç ana başlık altında ele alınmıştır;

· Amerikan inovasyonunun yapı taşlarına yatırım,

· Üretken girişimciliği destekleyen rekabetçi pazarları teşvik ve

· Milli çıkarları destekleyen atılımlarda hükümetin sorumluluğu.

Amerikan inovasyonu her ne kadar bizi ilgilendirmiyor gibi gözükse de raporda yeralan herbir başlık bile aslında Türkiye açısından eksikliklerimizi görme imkanını sağlayacaktır.

Örneğin "Amerikan inovasyonunun yapı taşlarına yatırım" adı altında; temel araştırmalarda Amerikan öncü rolünün tekrardan sağlanması, 21. yüzyıl bilgi ve olanakları ile dünya çapında bir işgücünü oluşturacak olan gelecek kuşağın eğitilmesi, başat bir fiziksel altyapının oluşturulması ve ileri bir bilgi teknolojisi ekosisteminin yaratılması yeralmaktadır. İkinci olarak "Üretken Girişimciliği Destekleyen Rekabetçi Pazarların Teşvik Edilmesi" başlığı altında ise Amerika'nın ihracatının artırılması, gelecek vaat eden fikirlere yatırım yapılmasını sağlayan açık sermaye piyasalarının desteklenmesi, yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimciliğin teşviki, kamu sektöründe inovasyonun geliştirilmesi bulunmaktadır. Üçüncü olarak Milli Çıkarları Destekleyen Atılımlarda Hükümetin Sorumluluğu; temiz enerji, ileri araç teknolojilerine destek, sağlık koruma teknolojilerinde inovasyon için yönlendiricilik bulunmaktadır.

Sözkonusu raporda kısaca ekonominin gidişatı ile yapılması gerekenlere değinilmekte ve de eleştirel bir bakış açısı ortaya konmaktadır. Amerikan ekonomisinin çok fazla istikrarsız olan teknoloji, emlak ve finansal sektörlere yoğunlaşması eleştirilmektedir. Bu da "kısa dönemli bir bakış açısı sağlamış ve gerekli olan temel yatırımlar gözardı edilmiştir." Yani eğitim, fiziksel ve teknolojik altyapı, sağlık alanı unutulmuş ve fosil yakıtlara bağımlılık devam etmiştir. Başka bir eleştiri de asıl büyümeyi sağlayacak olan yüksek teknoloji yatırımlarının gözardı edilmesine yapılmaktadır. Raporda dikkat çeken başka bir bölüm de "Hükümete Düşen Rol "başlığını taşımaktadır.

"Ekonomik kriz göstermiştir ki açık pazar, toplumun uzun süreli çıkarını sağlamamaktadır ve sosyal faydanın sağlanması için temel yatırım ve düzenlemeler gereklidir". Bu özellikle araştırma ve geliştirme yatırımları için geçerlidir ki bu özel sektörün(özellikle temel araştırmalarda) yetersiz kaldığını göstermektedir.

İnovasyon için doğru tercih, yeterli hükümet desteğinin sağlanmasıdır. Burada dengenin kurulması gerektiğine ve çok fazla bir kamu müdahalesinin zararlı olacağına dikkat çekilmektedir. Gerekli olanın bireylerin ve işletmelerin inovasyon için gerekli araçlara sahip olmasının ve risk alabilmelerinin önünün açılması fakat hangi riskleri alacaklarının dikte edilmemesidir.

Işletmeler ile bireylerin deneme yanılma yoluyla da olsa birşeyler başarabileceği ve geliştirebilecekleri açık ve rekabetçi bir ortamın kamu tarafından sağlanması gereklidir. Bunu yaparken de milli çıkarlar açısından önem teşkil eden sektörlerde de inovasyonun olabilmesi için hükümetin alacağı ekstra sorumluluk görevinin sağlanmasının önemi bir kez daha vurgulanmaktadır.

Aslında yukarıda belirtilen hedefler ve yapılması gerekenler sadece ABD'de değil diğer gelişmiş ülkelerin de bilim ve teknoloji politikalarında yeralan unsurlardır. Ne yazık ülkemizde kısır ve kısa dönemli politika üretilmesi nedeniyle uzun vadeli düşünülmemekte ve günü kurtarmaya yönelik politikalar üretilmektedir. Halbuki ekonomik krizden en fazla etkilenen ülkelerden biri olan ülkemizde (özellikle her geçen gün artan işsizlik gözönüne alındığında) yukarıda yeralan hedeflerin ve inovasyonun ne kadar önemli olduğu ortadadır.

* Ekin Keskin, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Dış İlişkiler Koordinatörü

[1] A Strategy for American Innovation: Driving Towards Sustainable Growth and Quality Jobs http://www.whitehouse.gov/assets/documents/sept_20__innovation_whitepaper_final.pdf

Ekin KESKİN

1974 yılında Balıkesir'de doğmuştur. Lise eğitimini ABD'de Falls Church High School ve Ankara Atatürk Anadolu Lisesinde tamamlamıştır. 1995 yılında Ankara üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümünden mezun olmuştur. 2001 yılında ODTü Bilim ve Teknoloji Politikaları çalışmaları Bölümünde  Yüksek lisans eğitimine başlayan Keskin, buradaki eğitimini tamamladıktan sonra 2003 yılında Birleşmiş Milletler üniversitesi- UNU MERIT'te doktora çalışmalarına başlamıştır.

TüRKÇE MAKALELER

Irak Ekonomisinde Savaşın Etkileri ve Petrolün Rolü (Aziz Koluman ile birlikte)  Jeo Ekonomi Dergisi Sayı : 1 2000.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 04-12-2019

Doğu Akdeniz, Libya, Suriye, Fransa ve NATO

Recep Tayyip Erdoğan Başbakan iken, 28 Şubat 2011'de ''NATO Libya'ya müdahale etmeli midir? Böyle bir saçmalık olur mu yahu?