Enerji, bir ülkenin güvenliğini ve dış politikasını etkileyen ve uzun vadeli kararların alınmasını gerektiren en stratejik sektördür. Bir ülkenin enerji kaynaklarına ulaşabilme yeteneği, çevre politikalarını da belirlemektedir.

Elektrik kesintilerinin tek çare olduğu, benzin kuyruklarının uzayıp gittiği dönemlerden kalan vecize: En Pahalı enerji, olmayan enerjidir.

Özet

Türkiye’nin Karadenizdeki doğalgaz keşfi ve bunu kendi imkanları ile gerçekleştirmesi münhasır ekonomik bölgelere sahip olan ancak arama ve çıkarma faaliyetleri için dünya enerji devlerine ihtiyaç duyan ülkeler için heyecan yaratan bir gelişme olarak değerlendirilmiştir.

Atıklardan enerji konusu yeni, bütün dünyada henüz çok bakir ve bu anlamda bir fırsatlar manzumesidir. Öncelikle atık (çöp) nedir, çeşitleri nelerdir ve gözümüzün önünden gittikten sonra neler oluyor, bunları yanıtlamaya çalışalım.

Konunun ayrıntılı bilgilerine geçmeden önce meselenin daha iyi anlaşılması için enerjideki durumun özetini sunarak konuyu açmaya çalışalım:

Türkiye’nin elektrik kurulu gücü 2018 yılı Haziran ayı sonunda 87.138,7 MW iken 2019 yılı Haziran ayı sonunda %3.76 artarak 90.420,9 MW’a yükselmiştir.

Konu hakkında ayrıntılı bilgilere geçmeden önce dünya enerji kaynakları hakkında kısa açıklamalarda bulunalım.

Bu makaleye başlarken internette bazı çalışmaları incelediğim sırada SONUÇ başlığı altında bir yazı okudum (1983). Bu yazı bir makalenin son kısmıydı.

Fosil kaynakların kullanımı sonucu ortaya çıkan küresel ısınmanın önlenmesi ve bu kaynakların sınırlı oluşu bakımından endüstriyel olarak nükleer fisyon enerjisi ön plana çıkmaktadır.

BP 2018 Haziran ayı raporunda 2017 yılı sonu verilerine göre dünyada üretilen petrol miktarı 4.387,1 milyar ton, üretilen doğalgaz miktarı 3.680,4 trilyon m3’tür. LNG miktarı da 393,4 milyar molarak gerçekleşmiştir.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 17-09-2021

Faiz ve Enflasyon

Yılın ikinci çeyreğinde, ABD yüzde 12.2, Çin yüzde 7.6, Avro alanı 14.3, Fransa yüzde 18.7, Yunanistan yüzde 16.4, Türkiye ise yüzde 21.7 büyümüş.