40 Yıl Sonrası İçin 40 Tahmin

Yazan  29 Aralık 2010
Toffler Associates: Bireylerin, devlet dışı aktörlerin ve dinlerin öneminin arttığı bir dünya bizi bekliyor.

Bu yazı, Toffler Associates tarafından yayınlanan "40 for the next 40" gelecek tahminlerinin çevirisidir.

Hızlı ve hızlanan bir değişim sürecinin ortasındayız. Değişim her yerde - teknoloji, iş, devlet, ekonomi, organizasyon yapıları, değerler ve normlar- sonuç olarak nasıl yaşadığımız, çalıştığımız ve hayattan aldığımız tat bu değişimden etkileniyor. Hükümet ve iş dünyasının liderleri olarak,bu değişimin, yönetim ve işleri yürütme süreçlerinde de değişim gerektirdiğini kabul etmeliyiz. Gelecekte birbirimizle iletişim kurma ve birbirimizi etkileme yöntemlerimiz farklılık gösterecektir. Bilgiyi elde etme ve işleme metotlarımız değişik olacaktır. Parayı kazanma ve harcama süreçlerimiz değişik olacaktır. Tüm bu değişikliklerin sonucunda kurum anlayışı radikal bir şekilde değişecektir.

Bu beklenilmeyen bir değişiklik değildir. 40 yıl önce Alvin ve Heidi Toffler, çevresel değişimin gidişatının hızlandığını ve buna karşılık insan tepkisinin ağır kaldığından bahsetmişti." Future Shock" çalışmasında Toffler bizi geleceği değişimin tetikleyici faktörlerini hayal ederek ve gelecekte karşımıza çıkabilecek değişik durumlara hazırlanarak algılamamız gerekliliğine ikna edebilmişti.

Şimdi önümüzdeki 40 yıla bakarken, geleceği değiştirecek güçleri, kurucumuzun bize mirası olan, geçerliliği kanıtlanmış metotları kullanarak incelemeye devam edeceğiz. Parçaları birleştirmek ve gelecek başarı stratejilerini geliştirmek için karşılıklı bağımlılık ve yakınsama (convergence) kavramlarını kullanacağız. Toffler'in da belirttiği gibi, geleceğe karşı en iyi savunma sistemi hazırlıktır.

İşte, bizce geleceği şekillendirecek değişimin 40 belirleyicisi (driver).

SİYASİ

1) Dünya genelinde lider kadrolardaki personel değişimi, ilişkilerde ve amaçlarda çalkantılara sebep olacaktır.

-Yalnızca önümüzdeki 3 yılda, dünya çapında yaklaşık 80 devlette başkanlık seçimleri yapılacaktır

-Ulusal bazda kadın liderlerin sayısı benzeri görülmemiş bir oranda artış gösterecektir.

-Tüm dünyada, dini gruplar hükümette yer almaya çalışacaklardır.

2) Dünya çapında ulus-devletler, gücü kimin ve nerede kullandığıyla alakalı olarak, gittikçe çok kutuplu şekilde kümeleşecektir.

-Brezilya, Çin ve Hindistan ekonomileri, Avrupa'ya ve Amerika'ya daha az bağımlı hale geleceklerdir.

- Yabancı yatırımlar, gelişmekte olan ekonomilere doğru kayacaktır.

3) Devlet dışı aktörlerin artan güçleri, ulus-devletin gücüne ve etkisine giderek artan zorluklar çıkaracaktır.

- Kaynakları kimi zaman bir devletin veya uluslararası şebekelerin kaynaklarını aşan özel sektör, sivil toplum kuruluşları, dini gruplar ve fazlasıyla güçlü bireyler, çok farklı bir gelecek inşa edeceklerdir.

-En büyük tehdit El-Kaide olmaktan çıkıp, onun yerine onun ideolojisinden esinlenmiş, şebekenin içinde oluşan ama merkezden oldukça özerk "şubeler" olacaktır.

- Fazlasıyla güçlü bireyler ve gruplar, daha önce ancak ulus-devletlerin ulaşabildiği bilgi, teknoloji ve finansmana ulaşmaya devam edecekler.

4) Devlet dışı aktörlerin sayısı ve çeşitliliği çarpıcı bir biçimde artacaktır.

- Sivil toplum kuruluşları, en hızlı büyüyen devlet dışı aktörler olacaklardır ve hükümet ve endüstri ile alakalı strateji geliştirilmesinde ve sorunların çözümünde kilit rol oynayacaklardır.

- Hükümetlerin devlet dışı aktörlerle ilişkileri güvenlikten ekonomik gelişmeye kadar bütün konuları şekillendirmek üzere artacaktır.

5) "Akıllı güç" enstrümanlarının artışı, güvenlik tehditlerinin karmaşıklığına işaret etmektedir.

- Askeri güç nadiren tek başına kullanılır.

-Siyasi istikrarsızlık, köktencilik, ekonomik yokluk, nüfus göçü ve hareketliliği üstüne bir de gençlerin işsizlik sorunları, tek başına askeri güç kullanımını yetersiz hale getirecektir.

6) Orta Doğu, dünyaya "kötü" güvenlik etkileri sunmaya devam edecektir.

- Orta Doğu yeniden ve hızla din, mezhep ve ırk karmaşasıyla karşı karşıya kalacaktır

- Orta Doğu ülkeleri arasındaki dengenin doğası yeni istikrarsızlık biçimleriyle bozulacaktır.

7) "Yardımsever kapitalistler" dünya çapında giderek daha etkin bir güç haline geleceklerdir.

- Söz konusu 3. Dünya ülkelerinde eğitim ve hastalıkların kökünü kurutmak olunca, Bill ve Melinda Gates Foundation gibi kuruluşlar, eninde sonunda diğer milli veya çok uluslu organizasyonlardan etkili olacaklardır.

-"Yardımsever kapitalistlerin" sayısı artacaktır-, milyonerlerin servetlerinin yarısını dağıtmalarına ön ayak olan Bill Gates'i aratmayacak şekilde insancıl kapitalistlerin sayısı artacaktır.

8) Problemli devletler, jeopolitik düzenin beklenmedik anda, beklenmedik davranışlar sergileyen aktörleri olmaya devam edeceklerdir.

- İran ve Kuzey Kore gibi rasyonel davranmayan devletler var olmaya devam edecek ve bu devletler bölgesel ve küresel düzeydeki siyasi meselelerde önemli derecede etkili olacaklardır.

- Siyasi liderler için asıl test, bu tarz ülkelerle nasıl başa çıktıkları ve onların jeopolitik gündemi kontrol altında tutmalarına ne ölçüde müsaade ettikleri olacaktır

TEKNOLOJİ

9) Yenilikçi açık-iletişim ağlarının oluşması, dünya çapında alanında uzman insanlara ulaşımı hızlandıracaktır.

-Açık ve ortaklaşa sürdürülen yenilikçi paradigmalar, şirketlerin yenilikçi kabiliyetlerini geliştirmelerini ulusal Ar-Ge sınırlarının ötesine çıkaracaktır.

-Teknolojiler "evde tek başına" geliştirilmez. Başarılı kuruluşlar, cevap arayanlarla sorun çözenleri bir araya getirmekte ve beyin gücünü harekete geçirmekte mahir olanlar arasından çıkacaktır.

10) Yeni işletim ve depolama metotları, bilgiyi nasıl kullandığımız gerçeğini temelden değiştirecektir.

-Dünya, bilgi doygunluğunun bir norm olacağı "petabyte çağına" girecektir.

- Kuantum işlemcilerin yaygınlaşması önümüzdeki 10-15 yıl içinde gerçekçi bir ihtimale dönüşecektir ki, bu da bildiğimiz anlamda şifrelemenin yeniden doğuşu ya da sonuna işaret edecektir.

11) Yıkıcı teknolojilerdeki gelişme, savunma, güvenlik ve emniyet "alanlarını" önemli ölçüde değiştirecektir.

- Biyoteknolojideki gelişmeler, insan performansını arttırmayı sağlayan bio-implantın gelişmesine yol açacaktır.

- "Her yerde ve her zaman hazır" sensörlerindeki gelişmeler, kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer ve meteorolojik sensörlerin, cep telefonu gibi günlük kullanımda elimizin altında olan araçlarda kullanılmasına yol açacaktır.

12) Toptan üretim, yerini hızla karmaşık ürün ve hizmetlerin talep odaklı müşteriye yönelik üretimine bırakacaktır.

- Küçük ve atak şirketler, müşterilerinin bireysel isteklerini onlara sunarak, büyük üreticilerle yarışabilecek seviyeye geleceklerdir.

13) Hızla gelişen teknoloji, hastalıkların belirlenmesi, gözlemlenmesi ve tedavi edilmesinde çok etkili olacak.

-Bioteknoloji alanındaki hızlı gelişmeler, implant ve başka mekanizmaların kullanımı ile bağışıklık sisteminin ya da ilaçların etkisinin uzaktan harekete geçirilmesini sağlayacaktır.

- "Her yerde ve her zaman hazır" sensörlerin kullanımındaki hızlı teknolojik gelişmeler, bio-sağlık gözlemlerinin yapılma imkanını arttıracaktır.

14) Moleküler nanoteknoloji üretimi toplumda, iş dünyasında ve teknoloji alanında geniş etki yapacaktır.

-Moleküler üretim, daha küçük, ucuz ve kolay ulaşılabilen takip araçlarının üretimini kolaylaştıracağından, özel hayatın ihlali ile ilgili rahatsızlıklara yol açabilir.

15) Değerli bilgiler, siber çöplük riskini beraberinde getirecektir.

- Ordu ve istihbarat örgütlerinin de içinde bulunduğu taraflarca toplanan bilgiler, analiz edilmelerinden daha çabuk depolanırlar.

- İnsan kaynaklı görev dağılımı yerini otomatikleştirilmiş araçlara bırakması gerekecektir. Bu olmazsa, siber çöplük halini alacak olan "değerli bilgiler topluluğu" birikerek "kuyrukta" beklemeye devam edecektir.

16) Şirketler, "bağlayıcı" (connector) olarak değer yaratacaklar.

- Mal "üretmekten" çok pazar yaratma ve müşteri ve üreticiyi bir araya getirme ve bağlama olarak özetlenebilecek Apple/iPhone'un değer yaratma tarzı, giderek diğer şirketler tarafından da takip edilecektir.

SOSYAL

17) Şehirleşme ve küresel göçlerdeki muazzam artış mega şehirlerin oluşumuna neden olacaktır.

- Amerika'da Chicago, Washington DC, San Fransisco ve muhtemelen Dallas ve Philedelphia doğal nüfus artışıyla New York ve Los Angeles gibi mega şehirlere katılacaktır.

18) Göç, şehirleşme ve nüfus artışı yerel altyapıya olan inancı olumsuz yönde etkileyecektir.

- Küresel nüfus artışı, kısıtlı doğal kaynaklara talebi arttıracağı gibi, altyapıyı da zorlayacaktır.

19) Küresel bazda nüfusun ve demografik yapının değişmesi, uluslar üzerinde finansal, sosyal ve ekonomik baskı oluşturacaktır.

-Gelişmiş ülkelerin nüfusunu yerli yaşlılar ve genç göçmenler oluşturacaklardır.

- Şehirleşme ve genç nüfus "şişkinliği", gelişmekte olan ulusların görünümünü ve doğasını değiştirecektir.

20) İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki doğum patlaması sırasında doğan neslin yaşlanması ve ortalama yaşam süresinin artması devlet harcamalarının öncelik sırasında değişikliğe yol açacaktır.

- Sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri bugünkü bildiğimiz şekilleriyle kalmayacaktır.

- ABD'de yaşlılar için uzun vadeli bakım hizmetleri 2050'de bugüne nazaran 2,5 kat artarak 400 milyar dolara yaklaşacaktır. Bu servislerin sağlanabilmesi için harcanacak paralar sadece hükümetlerden değil sivil toplum örgütleri ve iş çevrelerinden de gelecektir.

21) Sosyal paylaşım ağları, yeni etki mekanizmaları ortaya çıkaracaklardır.

- Yeni kurulan ilişkiler eskiden korunan sınırları aşacak ve yeni istihbarat kaynakları sağlayacaklardır.

- Hükümet ve iş çevreleri yeni risklere maruz kalarak daha önce ilişki içinde olunmayan yeni kontaklara ulaşacaklardır.

22) Tercihi müşteri belirleyecektir.

- İletişim teknolojileri ve sosyal paylaşım ağları, ürün ve hizmet sunumlarında, etkili birer belirleyici faktörler haline geleceklerdir.

- Tüketici ve müşteriler kurumların içindeki en önemli yenilik kaynakları olacaklardır.

23) Kurumların, uygunsuz davranışlarını saklamaları imkansız hale gelecektir.

- Hızla artan bilgi birikimi ve profesyonelce yapılan yorum ve analizlerin yayılması, önceden donanımsız olan bireylerin şimdi kurumların ne yaptıklarını görmesini ve bunu başkalarıyla paylaşmasını sağlayacaktır.

- Müşteri görüşleri ürün ve hizmetin seçimi ve markalanması sürecini etkileyecektir.

24) Küresel dinsel dinamikler, geleceğin siyasal, sosyal ve güvenlik ortamını etkileyecektir.

- Güneyde hızla artan Hıristiyan nüfus ve Batılı ülkelere artan Müslüman göçü gibi küresel dinsel demografide meydana gelen değişiklikler, kamunun tavrını ve hükümet politikalarını şekillendirecektir.

- İnananların sayısındaki artış, dünyada önemli politik kararların alınması ve güvenlik yaptırımları üzerinde etkili olacaktır.

EKONOMİ

25) Çin, dünya üzerinde uzun soluklu ekonomik güç olma pozisyonunu koruyacaktır.

- Çin, (Brezilya, Hindistan) gibi ülkelerle birlik olup paranın kullanımını etkileyecektir.

- Çin, enerji ihtiyaçlarını karşılamak ve geniş yelpazede hammadde ithal etmek için, Venezüella ve Afrika'daki ülkelerle ortaklıklara gidecektir.

26) Güney Amerika, uzun süren bir ekonomik gelişmenin ardından yeniden şekillenecektir.

- Sürdürülebilir ekonomik büyüme, yenilenmiş bir küresel etki yaratacaktır.

- Venezüella gibi "kötü aktörler" bölgedeki Amerika etkisini zorlayacaktır.

27) "Akıllı güç" büyüyen ekonomilerin etkisini dengeleyecektir.

- Gelişmiş ülkeler, ekonomik gelişimi ve ulus inşasını teşvik etmek için akıllı güç kullanımına devam edeceklerdir.

- Yumuşak güç (soft power) ülkelerin ve sivil toplum örgütlerinin da yardımıyla, bilgi ve iletişimin de etkileşimiyle ayrıca "akıllanacaktır".

28) Küresel markette hareketlilik öncelik olacaktır.

- Güvenli ve etkili nakliyat küresel ekonominin merkezindeki uluslararası ticaret için daha da önem kazanacaktır. Gelecekteki dünya ekonomisi küresel nakil servislerinden emsalsiz taleplerde bulunacaklardır.

- Malların daha hızlı, daha ucuz sevk edilmesi talebi, daha büyük kapasiteli yük gemilerinin nakliye endüstrisine girmesine neden olacak, Süveyş ve Panama kanallarında yeni düzenlemeler yapılmasını teşvik edecektir.

- Şirketler, ülkelerin içinde ve dışında çabukça manevra yapabilecek kadar çevik olacaklardır.

29) Bilgi önemli bir sermaye kaynağı olacaktır.

- Sınırlar ötesinden bilgiyi kullanma yeteneği bilgi sermayesinin kıymetini anlayan gelişmekte olan ülkeler için önemli bir nimet haline gelecektir.

- Bilgi sermayesinin önemini fark eden gelişmekte olan ülkeler, eğitim ve bilgi transferi konularına öncelik vereceklerdir.

- Amerika, vatandaşlarının başka ülkelere seyahat etmesini teşvik ederek ve kendilerinin küresel cemiyetin bir parçası olarak görmelerini isteyerek, uluslararası eğitimi öncelikli bir amaç haline getirecektir.

30) "Eskiyen bilginin" (obsoledge – obsolete knowledge) yüksek maliyeti, küresel yarışı etkileyecektir.

- Her bilginin bir raf ömrü vardır ve bir noktada o artık eskimiş bilgi (obsoledge) olur.

- Değişimin hızı bilginin eskime hızını arttıracaktır. Her geçen "yarı-saniye" yatırımlar, piyasalar, rakipler, teknoloji ve müşteriler hakkındaki bilgimizin doğruluğunu azaltacaktır.

- Eskimiş bilgi kararlarımızın kalitesini düşürecektir.

31) "Çalışmak" zamanın ve mekanın elverdiğince genişlemeye devam edecektir.

- Çalışma bilgiye dayalı olmaya devam edecektir. İşin artan bilgi içeriği iletişim ve bilgi transfer hızının iş başarısı için artan bir önem taşıdığı anlamına gelir.

32) Söz konusu çalışmak, iş olduğunda, bunun nerede gerçekleşeceği konusu giderek önemini yitirecektir.

- Yaygınlaşan yüksek hızdaki internet bağlantısı, düşük maliyetli video konferans teknolojisi, yerleri hızlı ve kolay bir şekilde birbirine bağlı havayolları sayesinde dünya üzerinde hareket edebilmek, beyaz yakalıların işlerini dünyanın herhangi bir yerinde bir "hücreye" sıkışıp kalmadan tamamlamalarını sağlayacaktır.

- Bu konudaki en önemli zorlayıcı faktör, yerel ve ulusal yönetimlerin vergi yasalarını modernleştirmede "öndekilere" ayak uydurabilmeleri olacaktır.

33) Teknolojik gelişmeler küresel ekonomik gücü yeniden şekillendirecektir.

- Doğal kaynakların nerede olduğunun belirlenmesi ve bunların düşük maliyetle çıkarılmasını sağlayan yeni teknolojik yetenekler zamanında görmezlikten gelinen fakir ülkelere yükselen bir ekonomik güç sağlayacaktır.

ÇEVRE

34) Enerji yarışı artarak devam edecek, devletlerin güçlerinde kaymalar olacaktır

- Enerji kaynakları genel ekonomik "savaşta" ekonomik koz ve kaldıraç olarak kullanılacaklardır.

- Enerji yarışı çok bölgeli ve bölgeler arası olarak sürecektir. İran ve Rusya enerjiyi güçlerini arttırmak için kullanacaklardır.

- Hükümetler, enerji ve diğer önemli kaynaklar arasındaki ayrımı bulanıklaştırmak için diplomatik yollara başvuracaklar.

35) Hızlanan teknolojik gelişmeler, enerjinin üretim, tüketim ve depolanmasını etkileyecektir.

- Nanoteknolojideki gelişmeler, yüksek performanslı, portatif enerji üretimi ve depolama araçlarındaki çeşitliliğin yaygınlaşmasını sağlayacaktır. Bu da eskiden depolama sorunları nedeniyle zor olan yenilenebilir enerji üretimi kullanımını teşvik edecektir.

- Petrol ve doğal gaza alternatif enerjiler, petrol-sonrası dönemde içinde Suudi Arabistan, Rusya, İran, Irak, Venezüella ve Körfez Ülkelerinin de bulunduğu bir kaybedenler tarafı ortaya çıkaracaktır.

36) İklim değişikliği, hassas devletler içinde bir çatışma sebebi olacaktır.

- İklim değişikliği, toplumun bütün endüstrilerinin ve sektörlerinin dayanağı olan altyapıları etkileyecektir.

- Deniz seviyesindeki artış ve sonucu olan toprak kayıpları, dünyanın her tarafında yerlerinden olan nüfusun karışıklık yaratmasına neden olacaktır.

- Kuzey Kutbu'ndaki maden ve petrol sahalarına ulaşmak ve onları işletmek buzların erimesiyle kolaylaşacak ve bu da çatışmaya sebep olabilecektir.

37) Çin'in nadir metal pazarı üzerindeki tekel kontrolü, Amerikan ulusal güvenliği ve ekonomisini önemli ölçüde etkileyecektir.

- 17 nadir metal olarak bilinen elementler grubu, yüzlerce ürün ve teknolojinin performansı açısından önemini korumaya devam edecektir.

- ABD, yüksek performanslı silah parçaları, dahili kumanda sistemleri, mikrodalga iletişim sistemleri, radarlar, uçak ve gemiler için enerji üreten jeneratör ve motor, rüzgar tribünleri, yüksek performanslı bataryalar, hibrid arabalar, süper iletkenler, bilgisayar çipleri ve dijital gösterge üretiminde, Çin metallerine bağımlı olacaktır.

38) Nanoteknolojideki hızlı gelişmeler, su arıtım teknolojisini daha ucuz hale getirecektir.

- Su arıtma sistemlerindeki gelişmeler, içme suyuna giderek artan talebi karşılayacak ve ayrıca su sıkıntısı çeken devletlerin sebep olduğu küresel karışıklığı da azaltacaktır.

- Daha iyi su arıtımı, gelişmekte olan ülkelerdeki birçok hastalığı da azaltarak, gelişmelerine katkıda bulunacaktır.

39) Çevresel farkındalığın ve hassasiyetin gelişmesiyle birlikte, bireysel ve kolektif eylem anlayışı da artacaktır.

- Bireyler gittikçe kendilerine ait küçük bahçeler edinmeye ve onları işlemeye ve dolayısıyla büyük yiyecek üreticilerine ve dağıtıcılarına olan bağımlılıklarını azaltmaya başlayacaklardır.

- Şehirlerde Toplum Destekli Tarım hem bireysel tüketiciler hem de restoranlar tarafından kabul görmeye devam edecektir.

40) Küresel şirketler "dördüncü kar hanesini" benimseyeceklerdir.

- Örgütler, zararlı atıkların azaltılmasının da ötesinde, tabiatın doğal ya da insan kaynaklı çevresel tehditlerin karşısında dayanıklılığı ve esnekliğini arttırıp onu geliştirebilmenin öneminin farkına varacaklardır.

Çevirinin orijinal metni aşağıdaki bağlantıdadır;

http://www.toffler.com/docs/40%20for%20the%20Next%2040%20101011%20FINAL.pdf

Nur CAFOĞLU

Doğum Yeri:  Ankara

Eğitim Durumu

İlk Öğretim-Lise:

Üniversite: Bilkent Üniversitesini dereceyle kazanmış ve 2010 yılında Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde lisans yapmıştır,2009 yılında, Erasmus Öğrenci Değişim Programı çerçevesinde burslu olarak “Amsterdam Vrije Üniversitesi”nde bir dönem değişim öğrencisi olarak okumuştur.

Yüksek Lisans: Gazi Üniversitesi  Sosyal Bilimler Enstitüsü, İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema alanında  yüksek lisans yapmaktadır. 

 

Uzmanlık Alanı: Orta Doğu, İsrail

Bildiği Diller:

İngilizce

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 15-11-2019

Türkiye-ABD arasına S-400 girdi

Çok kritik, hayati, önemli denilen Trump-Erdoğan zirvesini dağ fare doğurdu diye tanımlamak bile mümkün. Fare bile doğurmadı.