"Bizans da mirasımız"

Yazan  02 Eylül 2009
Önce eski Fransa Cumhurbaşkanı, Türkiye’yi kast ederek “Hepimiz Bizans’ın çocuklarıyız” demişti. Geçtiğimiz günlerde de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül “Ahlat, Malazgirt bizim mirasımız. Bizans da bizim mirasımız.

Kutadgu Bilig ve Dede Korkut gibi Mem u Zin de bizim mirasımız" dedi. Aslında Cumhurbaşkanı konuyu Mem u Zin'e getirmek için işin içine Bizans'ı sokmak zorunda kalmıştı. Biz de durumdan vazife çıkardık. Sayın Cumhurbaşkanı madem "mirasımız" diyor, o halde Bizans'ı ve onun efsane imparatoru Justinianus'un çok iyi bilinmesi gerektiğini düşündük. Justinianus, 482-527 yılları arasında yaşamış Bizans İmparatorudur. Komşularıyla bir dama taşı gibi oynamasıyla ve "böl-yönet", "ayır-buyur" stratejisinin ilk uygulayıcısı olmasıyla meşhurdur.

İmparator Justinianus'un herkes tarafından bilinmesi gereken "Buyrultu"ları vardır. Madem "miras" envanterimize Bizans da dahil oldu. O halde Bizans'ın en büyük imparatorunun buyrultularını bilmekte ve hatırlamakta yarar vardır. Ayrıntıları Attila Tokatlı'nın, Tarih Boyunca Politika adlı kitabında okumak mümkündür. Biz oradan Justinianus'un tüccarlara, misyonerlere, yöneticilere ve elçilere verdiği buyrultuların kısa özetini aktarmakla yetineceğiz.

Tüccarlara Buyrultu: Unutma; sen bir elçisin. Gittiğin yere sadece malını değil, aynı zamanda güler yüz, tatlı dil ve bol bol armağan da götür. Sakın kötü mal götürme. Unutma, gittiğin yere bir daha, bir daha, bir daha gideceksin. Sen ikinci bir kez gitmeyecek olsan bile başka tüccarlar gidecek oraya. Buradan gidecekler. Daha önemlisi; senin ardından misyonerlerim gelecek. Kutsal dinimizi yaymak için. Onların hoş karşılanması için elinden geleni yap. Yol aç onlara, işlerini kolaylaştır. Senin çıkarlarını gütmek için, senin servetine servet katmanı sağlamak için geliyor onlar. Unutma; Kardeşsiniz; çünkü ikiniz de benim çocuklarımsınız!

Misyonerlere Buyrultu: Unutma; sen elçisin. Sadece göklerin değil, aynı zamanda yerlerin de elçisisin. Yani benim de elçimsin. Dinimizin saltanatını kuracaksın elbette gittiğin yerde. Ama unutma; bu saltanat ancak imparatorluğumuzun saltanatıyla kurulur. Ve unutma: Yerle gök kardeştirler. Gittiğin yerde önce önderleri çek kendine. İşin pek zor değildir: Ben daha önce tüccar kardeşlerin aracılığıyla sana yol açtım. Ama asıl, önderlerin kadınlarını kendine çek.

Yöneticilere Buyrultu: Unutma; sen bir avcısın. Bense bir çobanım. Yani sen avlamak için bense korumak içinimdir. Ve unutma; ben seni de korumak zorundayım. Senin de çobanınım ben. Seni de gene ben yönetirim. Bak ben ne yapıyorum; iki vurursam bir okşuyorum. Öyle yap. Ayrıca, vuruşta da dikkatli ol. İki kez vurursan, üçüncü vuruşun mutlaka yumuşak olsun.

Elçilere Buyrultu: Unutma; sen bir aletsin. Seni kullanan elin aletisin. Yani benim aletimsin. Seni ben yarattım, gene ben yok ederim istersem. Bunun için, sadece ve sadece sana tanımış olduğum yetki sınırları içinde görüşür ve pazarlık edebilirsin. Bilmez değilim. Öngörülemeyecek bir takım durum ve koşullarla karşılaşacaksın sık sık. O vakit hemen haber ver ve benden emir bekle. Bu arada boş durma sakın; havayı kokla götürdüğün armağanları dağıt yavaş yavaş, bilgi topla. Elin açık olsun. Gerekirse para dağıtmaktan çekinme. Ama elinin dağıttığını gözünle ve kulağınla geri almayı da unutma.

Bilmem dikkat ettiniz mi? Sanki adam 5. Yüzyılda yaşamış Roma İmparatoru Justinianus değil de günümüzün ABD Başkanı. Stratejilerin bu denli benzerliğinin nedeni Roma emperyalizmi ile ABD emperyalizminin ruh ikizi olmasındandır.

Özcan Yeniçeri

1954 yılında Gümüşhane'nin Şiran ilçesinde doğdu. İlk ve orta tahsilini Gümüşhane'de, yüksek tahsilini Ankara'da tamamladı. 1987 yılında Uludağ üniversitesi Sosyal Bilimler Ensti-tüsü'nde Yüksek Lisansını tamamladı. 1991 yılında ise Erciyes üni-versitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Yönetim Organizasyon dalında “örgütlerde çatışma ve Yabancılaşmanın önlenmesinde Yönetime Katılmanın Rolü” adlı tezinin kabul edilmesiyle de doktor unvanını aldı.

1998 yılında doçent, 2004 yılında da profesör oldu.

Prof.Dr. özcan Yeniçeri, Niğde üniversitesi'nde çeşitli aralıklarla Kamu Yönetimi Bölüm Başkanlığı, Meslek Yüksek Okulu Mü-dürlüğü, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü yaptı.

1999 yılında Kazakistan'daki Ahmet Yesevi üniversitesi'nde görev aldı. Bu üniversitede “Uluslararası İlişkiler Bölümü”nü kurdu ve bir yıl süreyle de başkanlığını yaptı. 2004 yılında AYSAM (Ahmet Yesevi Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanlığına getirildi. İki yıl bu görevi yapmış olup halen Niğde üniversitesi'ndeki görevine de-vam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri'nin yazdığı eserlerden bazıları şunlardır: Yeniden Türkleşmek, örgütsel Değişmenin Yönetimi, Küre-selleşme Karşısında Milliyetçilik ve Kimlik, Küresel Kıskaç ve Türkçülük, Bilgi Yönetim Stratejileri ve Girişimcilik, Dokunanlar, İtirazlar, Bugünden Yarına Türk Dünyasına Stratejik Bakış, Yönetimde Yeni Yaklaşımlar. ölüler Nefes Almaz (Roman), örgütlerde çatışma ve Yabancılaşma Yönetimi

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 2003 yılı “Prof. Dr. Osman Turan Kültür Araştırmaları” ödülünü almıştır.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, Ortadoğu, Ayyıldız, Millet, Hergün ve Siyaset Ekseni gazetelerinde çeşitli aralıklarla köşe yazarlığı yapmıştır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri ile Milliyetçi Hareket Partisi Ankara milletvekili olmuştur. Ankara Milletvekili Yeniçeri aynı zamanda TBMM Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesidir.
21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

İsmail Hakkı Yücel   - 04-07-2020

Bilgi Çağında Rekabet Mücadeleye mi Evriliyor?

Kalkınma ve gelişme çabaları insanlığın var olduğundan beri devam etmektedir. Bu sürecin devam etmesi beklenir. Kalkınma ve gelişme süreçleri beraberinde rekabeti de getirmiştir.