Bu sayfayı yazdır

STRES TESTLERİYLE RAHATLAYAN AVRUPA TEKRAR GERİLDİ

Yazan  14 Eylül 2010

Yunanistan yaşamış olduğu borç krizinin bir daha yaşanmaması ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklarla daha iyi mücadele edebilmek için Başkan Yorgo Papandreu kabinesinde değişiklik yaptı. Avrupa'nın bankacılık sektörüne ilişkin endişeler ise Basel III standartlarıyla tekrar gündeme geldi. Amerika Merkez Bankası FED ise hala yavaş büyüme içerisinde olan ABD ekonomisinin istikrara ulaşması için piyasalara desteğe hazır olduğunu açıkladı.

Papandreu Kabinesinde Değişim

2010 yılında adından sürekli söz ettiren ama bu aralar sessiz günler geçiren Yunanistan'da yaşanan borç krizi sonrası değişiklikler devam ediyor. Başbakan Papandreu kabinesi krizle daha iyi mücadele etmek ve sağlık ve sosyal güvenlik gibi sorunlara çözüm bulabilmek adına kabineye birkaç yeni yüz katıyor. Kabinede yaşanacak değişikliklerin içinde ise Maliye Bakanı'nın olmaması dikkat çekiyor.[[1]]

Avrupa'da ki bankalara uygulanan ve finansal piyasalarda oluşabilecek aşırı değişikliklere karşı bankaların dayanma gücünü ölçen stres testlerinin sonuçlarının olumlu çıkması Avro karşısında yatırımcının güvenini arttırmıştı. Ancak uygulanan bu stres testlerinin içeriğinde bulunan sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 6 seviyesinde belirlenmişti. Bu oran finansal çevreler tarafından düşük bulunarak tartışma yaratmıştı. Hatırlanacağı üzere bu düşük sermaye rasyosuna rağmen 17 banka sınırda kalmış ve başarılı olarak değerlendirilmişti. Şimdi ise Basel 3 kriterine göre sermaye rasyosunun yüzde 9 olarak belirlenecek olması Avrupa'yı birbirine kattı. Çünkü bu sermaye rasyosuna göre birçok banka sermaye rasyosu bakımından yetersiz olarak değerlendirilecek. Bu da Avrupa hakkındaki endişeleri daha da arttıracak. Bankacılık sistemi güçlü olarak bilinen Almanya dahi, Bankalar Birliği'nin açıklamalarına göre 10 büyük bankasının Basel III çerçevesinde yani yüzde 9 sermaye rasyosunda 105 milyar avro ek sermayeye ihtiyacı olduğunu açıkladı. Bu açıklamanın ardından ise Avro dolar karşısında değer kaybetti ve Avro/dolar paritesi 1.28'in altına geriledi. Alman bankaların dahi karşılayamadığı bu sermaye oranını, finansal sistemi zayıf olarak görülen İspanya, Portekiz ve İrlanda bankalarının nasıl karşılayacağı ise endişe konusu.

FED Piyasalara Desteğe Hazır

ABD Merkez Bankası (FED), ABD ekonomisindeki büyümenin yavaşladığına yönelik açıklama yaptı. FED yapmış olduğu açıklama çerçevesinde; ABD'nin çeşitli bölgelerinden alınan veriler doğrultusunda Ağustos ayında ekonomide belirgin şekilde yavaşlama olduğunu kaydetti. Ekonomide ki yavaşlamanın sebebi olarak ise ABD ekonomisinin üçte ikisini oluşturan tüketici harcamalarındaki küçük yükselişler ve perakende sektöründeki düşüş gösteriliyor.[2] Amerika Merkez Bankası FED'in ise hala 0 ila 0.25 arasında tutulan düşük faiz oranlarını değiştirmesi beklenmiyor. Ancak FED'in Ağustos ayında yapmış olduğu toplantıda, FED'in her türlü likidite desteği sağlayabileceğini ve gerekirse vadesi dolmuş tutsata dayalı menkul kıymetlerden (morgage) elde edilen geliri uzun vadeli hazine tahvili satın almak için kullanabileceğini belirtmişti. [3] Dolayısıyla FED, ABD ekonomisinde gözle görülür bir düşüş kaydedilmesi durumunda her türlü desteğe hazır olduğunu gerekirse tutsata dayalı menkul kıymetleri almayı göz önünde bulundurduğunu belirtiyor. Ancak şu anda FED sadece faizleri düşük seviyelerde tutup hazine tahvili almayı tercih ediyor.

Türkiye Coğrafi Avantajını İyi Kullanamıyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan veriler doğrultusunda 2010 Temmuz ayına ilişkin sanayi üretim endeksimiz bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,6 artış gösterirken, 2010 yılı Haziran ayına göre 0,3 oranında düşüş gösterdi. En fazla artış gösteren sektörler ise imalat sektörü (yüzde 9,1) ile elektrik, gaz ve su sektörü (yüzde 10.1) oldu. Madencilik ve taş ocakçılığı sektörüne ilişkin endeks ise yüzde 3,1 azalış gösterdi.[4] Yılsonu enflasyonuna ilişkin Merkez Bankası tarafından düzenlenen eylül ayının ilk anketi doğrultusunda, yılsonu enflasyon beklentisi yüzde 7,5'e yükseldi. [5] Böylece Ağustos ayının ikinci anketinde yüzde 7,34 olan enflasyon oranı yüzde 0,16 artış gösterdi.

Uluslararası Ekonomi Kurulu Başkanı Prof. Dr. Masahiko Aoki, Türkiye hakkındaki görüşlerini dile getirdi. Aoki, Türkiye'nin gerek ekonomik, gerek stratejik olarak benzersiz bir coğrafi konuma sahip olduğunu ancak bu avantajını iyi kullanamadığını belirtti. Aoki ayrıca Türkiye'nin Brezilya, Hindistan, Çin ve Endonezya gibi güçlü bir ekonomik performansa sahip olduğunu, 2020 yılına kadar dünya üretiminin yarısından fazlasına sahip olacak olan Çin ve Hindistan gibi Asya ülkeleriyle işbirliği yapmasında fayda olduğunu belirtti. Aoki'nin Türkiye için önerisi ise; Türkiye'nin Çin gibi ucuz mallar üreterek rekabet etmemesi gerektiğini, Türkiye'nin Ar-Ge ve eğitime daha çok kaynak ayırarak, sadece Türkler tarafından üretilecek ve rekabet gücü yüksek olan ürünlere yönelmesi gerektiğini bildirdi.[6]



[[1]] 'Yunanistan`da krizle mücadele değişimi', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=723126

[2] 'FED: ABD`nin büyümesi yavaşlıyor', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=723176

[3] 'Türkiye krizden toparlanarak çıktı', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=722842

[4] 'Sanayi üretimi rakamları açıklandı', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=723051

[5] 'Enflasyon beklentisi yükseldi', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=723099

[6] 'Türkiye pozisyonunu iyi kullanamıyor', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=723177