< < Rusya-Azerbaycan İlişkilerinin Stabilitesi


Rusya-Azerbaycan İlişkilerinin Stabilitesi

Yazan  24 Haziran 2021

Yazan: İlayda ALACA

SSCB’nin dağılmasıyla Kafkasya, devletler arasındaki sınırlarla kuzey ve güney olarak iki bölgeye ayrılmıştır. Kuzey Kafkasya, Rusya Federasyonu’nun bir parçasıdır. Güney Kafkasya ise, üç bağımsız devleti kapsar. Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’ın bulunduğu bu bölge, “Moskova’dan bakıldığında Kafkas dağlarının ardında kaldığı için ‘Kafkas-ötesi’” anlamına gelen Transkafkasya olarak da anılmaktadır. 1991 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin çöküşüyle dünya politikasında önemli değişmeler oldu. Aralarında Azerbaycan’ın da bulunduğu SSCB’den ayrılarak yeni bağımsızlığını kazanan devletler uluslararası sistemde kritik öneme sahip hale geldiler. Bağımsızlık kazanan yeni devletlerin iç ve dış politikasında alacakları tutum yalnız kendileri arasında değil aynı zamanda komşu ve diğer büyük güce sahip olan devletler arasında da tartışmalara neden oldu.Azerbaycan bağımsızlık kazanmasıyla birlikte bazı sorunları da kendisiyle getirmişti. Bu sorunlar içerisinde Azerbaycan’ın dış politikasına etkisi olan Dağlık Karabağ sorunu yer almaktaydı. Bu nedenle de Azerbaycan, Dağlık Karabağ’ın çözümünü, toprak bütünlüğünün sağlaması ve ekonomisinin gelişimi için uluslararası alanda güçlü devletlerin desteğini alabilmeye çalışmıştı. Fakat Azerbaycan, bağımsızlığının ilk yıllarında Cumhurbaşkanı olan Ayaz Mutellibov Rusya yönlü olduğundan dolayı ülkenin istikrarının sağlanması için hiçbir adım atılamamıştı. Dağlık Karabağ’daki olaylardan dolayı 1992 yılında istifa eden Mutelibov’un yerine AHC başkanı olan Ebulfez Elçibey iktidara gelerek Batı ve özellikle Türkiye yönlü bir politika izlemeye çalışmıştı. Elçibey’in yürüttüğü politika Rusya tarafından olumlu karşılanmamış ve ülkenin iç ve dış siyasetinde sorunlara neden olmuştu. Elçibey'in bir yıllık iktidarı sırasında Azerbaycan-Rusya ilişkileri zarar gördü. Elçibey'in siyaseti "Anti-Rus" olarak tanımlandı.

Bağımsızlık sonrası Azerbaycan bir taraftan Rusya’dan olabildiğince bağımsız olmaya çalışırken, diğer yandan da bu ülkeyle olan tarihsel bağların sağladığı bazı avantajlardan da yararlanmaya çalışmıştı. Azerbaycan-Rusya ilişkileri analiz edildiği zaman ilk olarak Azerbaycan açısından Rusya’nın önemi ve Rusya açısından bakıldığında da, Azerbaycan’ın önemi göz önünde bulundurulmalıdır. Azerbaycan açısından Rusya’nın önemi, başlıca üç temel nedenden kaynaklanmaktadır. Birincisi güç dengeleri politikasıdır. İkinci neden, bağımsızlıktan hemen sonra ekonomik şartları bozulan Azerbaycan’ın vatandaşlarının iş için ülkeyi terk edip iş imkânı daha kolay olan Rusya’ya göç etmesidir. Üçüncü neden ise, Azerbaycan’ın enerji ihtiyacı açısından önemli oranda Rusya’ya bağımlı olmasıdır. Bu etkenler, 1991 yılı sonrasında Azerbaycan'ın Rusya ile iyi ilişkiler içinde olmasını gerektirmekteydi. Rusya açısından bakıldığında da, Azerbaycan sürekli olarak büyük bir öneme sahip olmuştur. Bu önem ise başlıca üç nedenden kaynaklanmaktadır. Her şeyden önce, Rusya’nın Sovyet sonrası döneminde Azerbaycan’ı kendi etki alanı içinde tutabilmesi, Rusya’ya Kafkasya ve Orta Doğu bölgelerinde etkinliğini artırabilmesinin yolunu açacaktı. İkinci neden, Rusya’nın, Türkiye ile Orta Asya cumhuriyetleri arasında stratejik bir köprü konumuna sahip olan Azerbaycan üzerinde sağlayacağı kontrolün, Türkiye’nin Kafkasya ve Orta Asya bölgelerindeki etkisini azaltabilecek olmasıdır. Son neden ise, Azerbaycan’ın zengin enerji kaynakları ve bu kaynakların uluslararası pazarlara ulaşım güzergâhlarının Rusya’nın enerji politikalarını önemli ölçüde etkileme potansiyelidir. AHC iktidarı için Rusya ile ilişkilerde en önemli zorluk, Rusya’nın Azerbaycan’ı eşit haklara sahip bir ülke olarak görmesini sağlamak ve onunla iki bağımsız ülke arasında imzalanan türden anlaşmalar imzalamaktı. Rusya on dokuzuncu yüzyılın başlarından beri kendi yönetimi altında bulundurduğu Azerbaycan’ı bağımsız ülke olarak görmekte zorluk çekiyordu.Azerbaycan’la karşılıklı faydalı işbirliği, samimi komşuluk ilişkileri kurmak isteyen Rusya uzun zaman olumlu sonuç alamadı. Aslında bağımsızlığın ilk yıllarında Azerbaycan liderleri de Rusya ile sivil ilişkiler kurulması bölümünde önemli adımlar atamamışlardı.

Putin’in iktidara gelmesinin ardından şekillenen BDT’yi güçlendirme politikası, öteden beri bu kuruma mümkün olduğu ölçüde mesafeli yaklaşan Azerbaycan yönetiminin bu ihtiyatlı tavrında bazı farklılıkları beraberinde getirmişti. Putin’in Rusya yönetiminin BDT çerçevesinde kararlı olduğunu gören Aliyev, Rusya ile ilişkileri geliştirme çabalarında daha da ılımlı yaklaştı. Putin’in Azerbaycan’a ilk resmi ziyareti iki dost ülke arasında 1991 yılından itibaren devam eden soğukluğa da son verdi. Putin, Rusya ve Azerbaycan ilişkilerinin ilerlemesine ciddi önem verdiğini sürekli vurguladı. Putin, Aliyev’e Rusya ve Azerbaycan arasında karşılıklı ilişkilerde, aynı zamanda ortak faaliyetlerin bütün yönlerinde yeni sayfa açılacağını belirtti. Azerbaycan ve Rusya devlet liderlerinin karşılıklı ziyaretlerinde askeri ilişkiler de göz önünde bulunduruluyordu. Karşılıklı görüşmelerde Azerbaycan Ordusu’nun askeri teknolojinin yenilenmesi ve silah ihtiyaçlarının giderilmesi yönünde müzakereler etmişlerdi. Bunun sonucu olarak da 26 Şubat 2003 tarihinde Rusya’nın Savunma Bakanı Sergey İvanov Azerbaycan’a ziyaret etmiş ve bu yönde anlaşmalar imzalamıştı. Bütün bu gelişmelerin hepsi Aliyev’in iktidara gelmesiyle Azerbaycan’ın dış politikasında yürüttüğü denge politikasının bir sonucuydu.

İki ülke arasındaki ilişkiler dostane ve yakın olmaya devam ediyor ancak Dağlık Karabağ sorunu, Güney Osetya-Abhazya çatışması ve Hazar Denizi'nin yasal statüsü gibi birçok anlaşmazlık var. Dağlık Karabağ sorunu Azerbaycan’ın dış politikasını büyük ölçüde etkilemişti. Aliyev de Karabağ sorunun göz önünde bulundurarak güçlü ülkeler ve NATO kurumuyla ilişkiler kurarak hem Rusya ile durumu üst düzeyde dengelemeye hem de Karabağ sorunun çözümüne yönelik adımlar atmıştı. Karabağ sorununda Aliyev, Azerbaycan ve Rusya arasında bağımsızlık sonrası yaşanan siyasi, ekonomik ve bu ilişkilere daha çok etkisi olan Karabağ savaşında ateşkesin sağlanması yönünde ilk adımı 1993 yılında Rusya’ya ziyaretiyle atmıştı. Azerbaycan, Çeçenistan meselesinde Rusya'yı destekledi ve Çeçen asi cumhurbaşkanı Aslan Maskhadov'un Bakü'deki temsilcisinin ofisini kapattı.Azerbaycan'da Rus düşmanlığı hiçbir zaman yaygın olmamıştır ve hükûmet de Azerbaycan'daki etnik Rusların haklarını korumaya güçlü bir şekilde bağlıdır, ancak Ermenilerle evli veya başka bir şekilde bağlantılı Ruslara karşı düşmanlık bulunmaktadır. Ermenilerden dolayı aralarda sıkıntı olsa da kültür ve eğitimde Rusya-Azerbaycan ilişkileri istikrarlı bir şekilde gelişiyor. Aralık 2006'da, iki ülke 2007–2009 için insani yardım alanında bir eyaletler arası işbirliği programı kabul etti. 2005 Rusya'da "Azerbaycan Yılı" ve 2006 Azerbaycan'da "Rusya Yılı" ilan edildi; iki ülke bu iki yıl içinde 110 özel kültürel etkinlik düzenledi. 2008 yılında Bakü'de Moskova Devlet Üniversitesi'nin bir şubesi kuruldu. Azerbaycan üniversitelerinde 15 binin üzerinde öğrenci Rus dili eğitimine katılıyor. Azerbaycan'da 50'den fazla Rusça gazete ve 10 Rus haber ajansı bulunmaktadır. Ayrıca Rusya, Azerbaycan’ın dış ticaretinde ilk sırada yer almaktadır.

Azerbaycan’ın günümüzdeki Cumhurbaşkanı İlham Aliyev,  Haydar Aliyev’in temelini attığı denge politikasını izliyor. İlham Aliyev, Azerbaycan ve Rusya arasında olan siyasi sorunların çözülmesinden dolayı iki ülke arasında ilişkileri daha da üst düzeye çıkartmıştı. Rusya’da da iktidar değişimine rağmen yine Rusya dış politikasını değişmemiş aksine Azerbaycan ve Rusya ilişkilerinin güçlendirilmesi yönünde önemli projeler hayata geçirmişti. Rusya ve Azerbaycan ilişkisi için oldukça stabil diyebiliriz. Günümüzde de Azerbaycan ve Rusya arasında ilişkiler ufak tefek pürüzler yaşansa da yüksek düzeyde ve bol iletişim ile devam etmektedir.

Kaynakça:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/382071

https://tr.wikipedia.org/wiki/Azerbaycan-Rusya_ili%C5%9Fkileri

https://tr.sputniknews.com/avrupa/201509021017498498/

http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/45172.pdf

 

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Oktay Küçükdeğirmenci   - 08-08-2022

JAPONYA GÜVENLİK PARADİGMASINDA DEĞİŞİM ŞART

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Tayvan’ı ziyaret etmesinin ardından Çin’in Japonya’dan 160 kilometreden daha yakın sulara füze fırlatması, muhtemelen Japon halkınının ülkenin savunma amaçlı askeri yığınak yapması için desteğini artıracak. ...