Günlük Savunma Ve Strateji Bülteni - 30 Ocak 2019

30 Ocak 2019

TÜRKİYE'NİN SAVUNMA-GÜVENLİK-DIŞ POLİTİKASINI İLGİLENDİREN GELİŞMELER

 

SURİYE (SURİYE KUZEYİ- SOÇİ - İDLİB - SURİYE'de ATEŞKES)

(ÖZEL HABER) SDK Türkiye'nin ortaya attığı bölgeyi sömürge olarak nitelendirdi… Suriye Demokratik güçleri (ABD tarafından desteklenen) Türkiye'nin ortaya attığı güvenlikli bölgeyi reddettiğini yineleyerek yalınız Türk 'sömürgesi (koloni)' olacağını vurguladı. Suriye Demokratik güçleri konseyi yürütme kurulu başkanı İlham Ahmet, Türkiye'nin 30 km derinliğinde sınır bölgesini kontrol altına almasının Kürtleri tehlikeye atacağını, bu bölgelerin terörist grupların - Türkiye'nin desteklediği Suriye muhalif gruplarına işaretle-egemenliği altında Türk kolonilerine dönüşeceği anlamına geldiğini belirtti. Kürt çoğunluğa sahip ülkenin batısında yer alan ve geçen yıl Türkiye ve müttefiklerinin kontrol altına aldığı Afrin bölgesinin düzenli bir şekilde asıl halkından tahliye edilmeye maruz kaldığını sözlerine ekledi.

(ÖZEL HABER) Suriyeli Kürt yönetici: ABD Suriye'yi terk etmeyecek… Suriyeli Kürt yönetici bugün (Salı), ABD'nin en azından Suriye'yi gözle görülür bir zamanda terk etmeyeceğini vurgulayarak öyle anlaşılıyor ki Türkiye'nin Pyd'nin Suriye ile sınırdan uzaklaştırılmasına ilişkin muvafakatlar elde ettiğine dikkat çekti.Suriye KDP (muhalif Suriye Kürt Ulusal konseyi partilerinden birisi)'de siyasi büro üyesi Beşşar Emin, ABD'nin en azından görünür gelecekte kesin olarak Suriye'den ayrılmayacağını, İran'a karşı koymak için Irak'ta askeri güçlerini güçlendireceğini sandığını belirtti. Emin Haseke'den, öyle görünüyor ki Türkiye'nin Pyd'nin Suriye ile sınırdan uzaklaştırılması ile ilgili olarak muvafakatlar elde ettiğini belirterek sözlerini sürdürdü.Emin, güvenlikli bölgeyi yürütme yoluyla uygulanan birden fazla senaryo bulunduğunu, birincisinin: uluslararası güçlerin girmesi, ikincisinin: Türkiye'nin bölgeye girmesi ve yönetmeye çalışması, üçüncüsünün: uluslararası koruma sağlanması ya da uçuş yasağı, bölgenin yönetimi ve bölge bileşenlerinden (Kürt, Arap, Süryani) güçlerle korunması olduğunu belirtti. Beşşar Emin, önümüzdeki gelişmelerin önemli olduğunu, Afrin senaryosunu bölgelerinde Fırat'ın doğusuna işaretle tekrarlamanın zor olduğunu belirtti. Emin, gelecekte Ulusal konseyin rolü hakkında, konseyin önümüzdeki süreçte özellikle güvenlikli bölge kurulmasından sonra olumlu rol oynaması gerektiğini açıkladı

ABD’den Suriye açıklaması: Toprakların tamamı 2 hafta içinde IŞİD’ten alınacak… ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan, IŞİD kontrolü altındaki Suriye topraklarının yüzde 99.5’inin IŞİD'ten temizlendiğini, bir iki hafta içinde toprakların tamamının örgütün elinden alınacağını söyledi.“Maksatlı, koordineli, disiplinli bir geri çekilme sürecindeyiz ”diyen Shanahan, “IŞİD'in elindeki toprakların yüzde 99.5'i Suriyelilere iade edildi. Bir iki hafta içinde bu yüzde 100 olacak ” diye konuştu. Shanahan, IŞİD’in artık üye kazanmak için yeterli hareket özgürlüğüne sahip olmadığını ve finansal imkanlarının önemli ölçüde azaldığını söyledi. Shanahan, ayrıca terör riskinin ve kitlesel göçün önemli ölçüde azaltıldığını ifade etti.

ABD: Türkiye destekli muhalif güçler, Şam'ın İdlib'teki askeri operasyonunu engelleyecek durumda değil… ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Dan Coats, Suriye muhalefetinin, Şam’ın İdlib'i kontrol altına almak için yapacağı askeri harekatı püskürtme ihtimalinin düşük olduğunu söyledi. ABD Senatosu İstihbarat Komitesi'ne konuşan Coats, “Türkiye’nin sürekli desteğine dayanan muhalif gruplar, Şam’ın İdlib’i alma operasyonunu püskürtecek durumda değiller” dedi. Coats, aynı zamanda, muhalefetin Suriye hükümetinin kontrolündeki bölgelerde ‘isyan hareketini’ ateşleyecek yeteri kadar kaynağa sahip olduğunu savundu. İdlib’de faaliyet yürüten çok sayıda farklı oluşum var. Bunlar arasında en büyükleri, Türkiye destekli grupların Ulusal Kurtuluş Cephesi ile Rusya’da yasaklı olan El Nusra uzantısı Heyet Tahrir el-Şam olarak biliniyor. Farklı kaynaklara göre, İdlib’de yabancı paralı askerler de dahil olmak üzere yaklaşık 30 bin civarında militan bulunuyor.

SDK Eş Başkanı Ahmed Trump ile 'ayaküstü görüştü… Güvenli bölge Kürtler (PYD) için… ABD Başkanı Donald Trump ile Suriye Demokratik Konseyi (SDK) Eş Başkanı İlham Ahmed arasında kısa bir görüşme gerçekleştiği bildirildi. Rudaw'ın aktardığına göre, Trump’ın görüşmede Kürtler için güvenli bölge kuracağını yinelediği belirtildi.Görüşme sırasında orada bulunan Associated Press ajansına konuşan bir kaynak, Trump'a 'Kürt savaşçılara saldırılmasına izin verip vermeyeceği' sorusunun yöneltildiğini, ABD Başkanının ise bu soruya 'Kürtlerin korunmasını garantiye alacağı' şeklinde cevap vererek "Kürtleri seviyorum" ifadesini kullandığını açıkladı. Associated Press ajansına röportaj veren İlham Ahmed, Trump ile ayaküstü görüştüğünü doğrulayarak, bu görüşmenin 'bazı kapıları açmasını umduklarını' dile getirdi. Suriye’nin geleceği için Türkiye ile diyalog istediklerini, ABD yönetiminin Ankara ile kendi aralarındaki sorunları çözmeye hevesli olduğunu ekledi.Öte yandan, CNN'in ulusal güvenlik muhabiri Jylie Atwood'un bildirdiğine göre, Ahmed ABD tarafından kendilerine sağlanan silahlar konusunda "Silahlara ihtiyacımız var. IŞİD'e karşı savaş hala varlığını sürdürüyor" ifadelerini kullanarak, Trump yönetimiyle silahların geri alınmasına dair herhangi bir diyalog kurulmadığını belirtti.Washington'da Middle East Institute tarafından gerçekleştirilen bir etkinliğe katılan Ahmed'in burada yaptığı konuşmada, ABD'nin Suriye'den çekilmesinin ertelenmesini talep ettiğini, Türk gözlemcileri değil Birleşmiş Milletler (BM) gözlemcilerini kabul ettiklerini, 32 kilometrelik güvenli bölgenin ABD'nin değil Türkiye'nin fikri olduğunu ve buna Demokratik Suriye Güçleri'nin (DSG) karşı olduğunu, DSG'nin hakimiyeti altındaki bölgelerde özyönetim konusunda Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın onay vermesi ihtimalinin düşük olduğunu ifade ettiği kaydedildi.

ORTADOĞU-AFRİKA

ABD Kara Kuvvetleri'nin hazırladığı 'Irak Savaşı' raporuna göre 'kazanan' İran… ABD Kara Kuvvetlerinin, Irak'ın ABD tarafından işgaline ilişkin derlediği 1300 sayfalık raporda Irak'ta kazananın İran olduğu bildirildi. ABD Kara Kuvvetlerinin 2003 ile 2018 yılları arasında ABD'nin Irak'taki faaliyetlerini değerlendiren "Irak Savaşında ABD Kara Kuvvetleri: İşgal, İsyan ve İç Savaş: 2003-2006 Cilt I" ve "Irak Savaşında ABD Kara Kuvvetleri: Yığınak ve Çekilme 2007-2011 Cilt II" başlıklı 1300 sayfalık raporu yayımlandı. ABD'nin Irak'ı işgali, Irak'ta ortaya çıkan direniş hareketleri ve ABD'nin ülkeden çekilmesine kadar bin civarında gizliliği kaldırılmış belgenin de yer aldığı raporun sonunda "Bu proje 2018'de tamamlandığında cesaretlenmiş ve yayılmacı bir İran (Irak'ta) tek kazanan olarak görünüyor" ifadesine yer verildi. Irak savaşının ABD'de ordu-siyaset ilişkisine ve Amerikan halkına büyük zarar verdiğine dikkat çekilen raporda, "Irak Savaşı, Amerikan tarihindeki en önemli çatışmalardan biri olma potansiyeline sahip. Uzun zamandır mevcut olan önleyici savaşa karşı durma geleneğini sarstı. Savaşın hemen sonrasında ise Amerikan siyaseti dış müdahalelere yönelik derin bir şüphe içinde tam zıt noktaya savruldu" ifadesi kullanıldı.Raporda, ABD ordusunun Irak'tan çıkardığı dersle hiçbir ülkeyi bundan sonra büyük bir kara gücü ile işgal etmeye kalkışmayacağına dikkat çekildi.Savaşın karakterinin değiştiğine işaret edilen raporda, "Gelecekteki çatışmalarda kendimize yakın bir rakiple bile karşı karşıya kalsak daha çok 'hibrit savaş' veya 'gri alanda savaş' olarak da bilinen konvansiyonel ve düzensiz kuvvetlerle bize saldıracaklardır" denildi.Irak'ta ABD'nin hiçbir zaman hem Sünni isyancılarla hem de Şii milislerle mücadele edecek yeterli kuvvet göndermediği iddia edilen raporda, "İran ve Suriye, Sünni ve Şii militanlara alan ve destek sağlarken, ABD bunu durdurmak için hiçbir zaman kapsamlı bir strateji geliştirmedi" değerlendirmesi dikkati çekti.Uluslararası koalisyon üyesi ülkelerin yeterince asker göndermemesinin, Irak'ta koalisyon operasyonlarını başarısız kıldığına işaret edilen raporda, ABD öncülüğündeki Irak ordusunun eğitilmesi çabalarının yetersiz olduğu ve Irak ordusuna güvenliğin erken devredildiği savunuldu.ABD'nin savaş tutuklularına, "esir muamelesi" yapmadığı, bununla birlikte tutukluların nasıl yargılanacağı konusunda da kapsamlı bir strateji geliştirmediği ve böylece birçok direnişçinin Irak'ta savaş alanına geri döndüğü değerlendirmesi de raporda dikkati çeken unsurlardan oldu.Raporda, "Demokrasi her zaman istikrar getirmez. ABD'li komutanlar 2005 Irak seçimlerinin sakinleştirici bir etkisi olacağına inanıyorlardı ancak bu seçimler tam tersine etnik ve mezhepsel gerilimleri arttırdı" değerlendirmesi de öne çıktı.Yazımına 2013'te başlanılan rapor 2016'da tamamlanmasına rağmen yayımlanmıyordu.

Kassam Tugayları'ndan 'Filistin direnişine Bitcoin ile destek' talebi… Telegram üzerinden paylaşımda bulunan Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın Sözcüsü Ebu Ubeyde, Filistin direnişine sanal para Bitcoin ile destek verilmesi için çağrı yaptı.  "Tüm direniş sevenleri ve haklı davamıza destek olanları Bitcoin üzerinden mali destek vermeye çağırıyorum" diyen Ebu Ubeyde, bu desteğin nasıl bir mekanizmayla gerçekleştirileceğine dair bilgiyi yakında açıklayacaklarını duyurdu. Söz konusu çağrının Katar tarafından Gazze'ye destek amaçlı yollanan mali bağışın İsrail hükümeti tarafından engellenmesi sonrasında yapılması dikkati çekti.

BAE, mallarının satışını yasaklayan Katar’ı DTÖ’ye şikâyet etti… BAE haber ajansı WAM'ın haberine göre Abu Dabi, Katar Ekonomi Bakanlığı'nın BAE de dâhil olmak üzere Doha'ya taşımacılık ablukası uygulayan 4 ülkede üretilen malların satışını yasaklama talimatının ardından böyle bir karar aldı. Haberde, Katar Sağlık Bakanlığı'nın da ayrıca BAE'de üretilen ilaçların satışına yasak koyduğu ifade edildi. BAE'nin Katar'ın DTÖ'ye şikâyet edilmesi ile ilgili açıklamasında, "BAE, Katar'ın uyguladığı önlemlerin DTÖ'nün kurallarını açıkça ihlal ettiğini düşünüyor, zira 4 ülkenin Katar'ı tecrit etme kararı ticaretle alakalı bir adım olmayıp, ulusal güvenliğin sağlanması isteğine dayanıyor" dendi.

AB – AVRUPA

Danimarka, Almanya sınırına duvar inşa ediyor… Danimarka'nın domuz eti endüstrisini tehdit eden 'Afrika Domuz Gribi Virüsü' taşıyan yaban domuzlarının Almanya üzerinden ülkeye girişini engellemek için 'Duvar' örmeye başladı.Uzunluğu 70 kilometre ve yüksekliği 1.5 metre olması planlanan çitin inşasına başkent Kopenhag'ın 220 kilometre güneybatısındaki Padborg kentinden başlandığı aktarıldı.

Theresa May'den AB ile yeniden müzakere mesajı… İngiltere Başbakanı Theresa May, yapılan oylamalarla parlamentoda İngiltere'nin AB'den bir anlaşmayla ayrılmasına yönelik dikkate değer bir çoğunluk desteği olduğunun ortaya çıktığını bildirdi.

AB'den İngiltere'ye 'anlaşma müzakereye açık değil' resti… AB Konseyi Sözcüsü Preben Aaman, İngiltere'deki Brexit oylamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aaman, İngiliz parlamentosunda kabul edilen Brexit anlaşmasındaki tedbir maddesinin yerine ''alternatif bir mekanizma'' getirilmesini öngören teklife ilişkin, "Tedbir maddesi ayrılık anlaşmasının bir parçasıdır, anlaşma müzakereye açık değildir. Ayrılık Anlaşması, İngiltere'nin AB'den anlaşmalı olarak ayrılması için en iyi ve tek yol olmaya devam etmektedir" ifadelerini kullandı. "İngiliz Parlamentosunun anlaşmasız ayrılığın önüne geçilmesi konusundaki isteğini memnuniyetle karşılıyor ve paylaşıyoruz" diyen Aaman, Londra yönetimine atacağı adımlara ilişkin niyetini en kısa sürede netleştirmesi konusundaki uyarılarını sürdürdüklerini belirtti.

Macron: Mevcut Brexit anlaşması tekrar müzakereye açılamayacak… Macron, Güney Kıbrıs'ta düzenlenen Avrupa Birliği (AB) Üyesi Güney Avrupa Ülkeleri Zirvesi'nde (Med7) yaptığı konuşmada mevcut Brexit anlaşmasının en iyi anlaşma olduğunu ve tekrar müzakereye açılamayacağını dile getirdi

İngiliz parlamentosu, anlaşmasız Brexit'in engellenmesi teklifini kabul etti… İngiliz parlamentosu anlaşmasız Brexit'in engellenmesi için verilen teklifi kabul etti.İşçi Partili milletvekili Caroline Spelman'ın parlamentoya sunduğu ve anlaşmasız Brexit'ten kaçınılmasını öngören teklif yapılan oylamada 310'a karşı 318 oyla kabul edildi.Teklif parlamentoda görüşülen önergeye ''Parlamento İngiltere'nin AB'den ayrılık anlaşması ve gelecekteki ilişkilere dair bir çerçeve olmaksızın ayrılmasını reddeder'' ifadesini ilave ediyor.Teklif İngiliz parlamentosunun Şubat sonuna kadar herhangi bir Brexit anlaşmasına onay vermemesi halinde hükümetin AB'den Brexit tarihini ertelemeyi talep etmesini öngörüyor.Teklifin hükümeti bağlayıcı niteliği bulunmuyor ancak hükümet üzerinde baskı oluşturması bekleniyor. İngiltere'nin normal sürece göre AB'den 29 Mart'ta ayrılması gerekiyor.

Fransa, Suriye'deki IŞİD zanlısı vatandaşlarını geri alan ilk Avrupa ülkesi olacak… Demokratik Suriye Güçleri'nin (DSG) gözaltında tuttuğu 130 IŞİD üyesi Fransız vatandaşı birkaç hafta içinde iade edilecek. Fransa, geri kabul edeceği zanlı vatandaşlarını yargılayacak. Fransız kanalı BFMTV'ye konuşan İçişleri Bakanı Christophe Castaner, "Fransa'ya geri dönen herkes mahkemeye havale edilecek. Hapse girmelerine gerek olup olmadığına yargıç karar verecek" dedi. ABD Başkanı Donald Trump'ın kararıyla Amerikan askerlerinin Suriye'den çekileceğine dikkat çeken Castaner, "Amerikalılar orada olduğu için hapiste tutulanlar var, ama artık bırakılacaklar. Onlar da Fransa'ya dönmek isteyecektir" diye konuştu. Fransız yetkililerin, ABD Suriye'den çekildikten sonra, bu kişilerin izini kaybetmekten endişe ettiği belirtildi.

ABD - AMERİKA

IŞİD Karşıtı Koalisyon Dışişleri Bakanları toplantısı Washington'da… IŞİD Karşıtı Koalisyon üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının katılacağı toplantı, 6 Şubat'ta Washington'da gerçekleştirilecek. Toplantıya Türkiye'yi temsilen Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun katılması bekleniyor.ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, IŞİD Karşıtı Koalisyon üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının katılacağı toplantının 6 Şubat'ta Washington'da yapılacağı, koalisyona üye 79 ülkeden temsilcilerin katılacağı bildirildi.

Türkiye'nin bölgesel hırsları, ABD'ye olan güvensizliği ve Türk yönetiminin giderek artan otoriterliği, ikili ilişkileri zorlaştırıyor… ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Dan Coats, Türk yönetiminin giderek artan otoriterliği nedeniyle Türkiye-ABD ilişkilerinde zorluklar yaşandığını belirtti. ABD Senatosu İstihbarat Komitesi'nde konuşan Coats, "Türkiye'nin bölgesel hırsları, ABD'ye olan güvensizliği ve Türk yönetiminin giderek artan otoriterliği, ikili ilişkileri zorlaştırıyor" dedi. Coats, bundan dolayı Ankara'nın ABD'nin bölgedeki hedeflerine karşı koyma konusunda daha istekli olduğunu ifade etti.

VENEZUELA’DA KRİZ

Maduro: Trump beni öldürmeleri için Kolombiya hükümeti ve mafyasına talimat verdi… Venezüella lideri Nicolas Maduro Sputnik'le röportajında bir kez daha ABD hükümetinin kendisini öldürmeye çalıştığını söyledi. Muhaliflerle görüşmeye hazır olduğunu ama erken seçim çağrılarını 'şantaj' olarak gördüğünü söyleyen Maduro ayrıca, Rus mevkidaşı Putin'le siyasi ve askeri alanda da olmak üzere çok iyi bir iletişimleri olduğunu anlattı.

Guaido'dan Fas'a siyasi rüşvet teklifi… Kendini ülkenin geçici başkanı ilan eden Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido'nun, Batı Sahra'yı devlet olarak tanımaktan vazgeçme karşılığında Fas'a kopuk olan ilişkilerin yeniden kurulması teklifinde bulunduğu bildirildi.

Venezüella Yüksek Mahkemesinden Guaido kararları… Venezüella Yüksek Mahkemesi (TSJ) Başkanı Maikel Moreno, kendini ülkenin geçici başkanı ilan eden Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido hakkındaki ihtiyati tedbirlerin onaylandığını açıkladı. Moreno, sosyal medya hesabından ihtiyati tedbirlerle ilgili yaptığı açıklamada, "(Guaido) Hakkındaki soruşturma tamamlanana kadar ülkeden izinsiz çıkma yasağı, mal varlığını elden çıkarması ve banka hesapları ve/veya Venezüella topraklarında sahip olduğu diğer finansal araçların dondurulması ihtiyati tedbirleri onaylanmıştır" ifadesini kullandı...

Kendini 'geçici devlet başkanı' ilan eden Guaido, 'dış temsilciliklere atama' yapmaya başladı… Guaido, twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Ulusal Meclisten, ABD, Arjantin ve Kolombiya gibi ülkelere diplomatik temsilci atamak için izin istediğini belirtti. Kendini 'geçici devlet başkanı' ilan eden Guaido paylaşımında, Ulusal Meclisin, ABD, Arjantin, Kolombiya, Panama, Kosta Rika, Ekvador, Şili, Honduras, Kanada, Peru ve Lima Grubu'na temsilci atanması talebini oy birliğiyle kabul ettiğini duyurdu. Guaido, Venezüella'nın Washington'daki temsilciliğine Carlos Alfredo Vecchio'nun getirildiğini ifade etti. Vecchio, dün Guaido tarafından ABD temsilciliğine atandığını açıklamış ve ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'da Vecchio'yu tanıdıklarını açıklamıştı.

Yunanistan: Venezüella'nın Libya'ya dönüşmesini istemiyoruz…Yunanistan Dışişleri Bakan Vekili Yorgos Katrougalos, Venezüella'da yaşanan siyasi krize ilişkin, "Venezüella'nın Güney Amerika'da Libya'ya dönüşmesini istemiyoruz" ifadesini kullandı. Katrougalos yaptığı yazılı açıklamada, Venezüella'da sosyal barışın yeniden sağlanması çağrısında bulundu. Avrupa Birliği (AB) içerisinde bölgede nüfuzu olan ülkelerin ara bulucu rolü oynaması gerektiğini belirten Katrougalos, "Biz bu anlaşmazlıkların üstesinden gelmenin tek yolunun siyasi diyalog olduğuna inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu. Katrougalos, AB'nin tek bir tutum etrafında buluşması gerektiğini savunarak, şunları kaydetti: "AB, başka büyük güçlerin aldığı inisiyatiflerin gerisinde kalmamalı, demokrasiye tam saygı duyulmalı ve muhalefetin istiyor göründüğü gibi ordunun gelişmeleri etkileyen bir faktör olmasına izin verilmemeli." AB gayri resmi dışişleri bakanları toplantısında bu fikirler ile hareket edilmesini umduklarına dikkati çeken Katrougalos, "Venezüella'nın Güney Amerika'da Libya'ya dönüşmesini istemiyoruz. Biz halkın demokrasi ve refah içinde sadece kendi menfaatleri için demokratik haklarını kullanmasını arzu ediyoruz" ifadelerini kullandı.

RUSYA

Rusya: ABD'nin Polonya'da düzenleyeceği konferans, Ortadoğu bölgesindeki barış ve istikrar için tehlikeli… Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, ABD ve Polonya’nın organize ettiği Ortadoğu konulu dışişleri bakanları konferansının bölgedeki barış ve istikrar için tehlikeli olduğunu belirtti.Bogdanov, "Katılmama kararını aldık. Bu etkinliğin, Ortadoğu bölgesindeki barış ve istikrar için tehlikeli olduğunu düşünüyoruz" dedi. Daha önce Rusya Dışişleri Bakanlığı, "Acele içinde ve önde gelen Ortadoğu ve bölge dışı ülkelerin fikri dikkate alınmadan organize edilen" konferansa katılmayacaklarını açıklamıştı. Polonya Dışişleri Bakanlığı'nda bir kaynak, Rusya'nın kararını gözden geçirmesini ve etkinliğe katılmasını umduklarını dile getirmişti. ABD ve Polonya'nın organize ettiği Ortadoğu konulu dışişleri bakanları konferansı, 13-14 Şubat günleri arasında Varşova'da gerçekleşecek. Açılışını ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Polonyalı mevkidaşı Jacek Czaputowicz yapacak. İran'ın konferansa davet edilmemesi dikkatleri çekmişti. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, Varşova'daki konferansın İran karşıtı nitelik taşımadığını savunmuştu.

ASYA - PASİFİK

Filipinler'de kiliseden sonra camiye saldırı: 2 ölü… Filipinler'de kilise saldırısından iki gün sonra bir camiye el bombalı saldırı düzenlendi, olayda 2 kişi hayatını kaybetti, en az 4 kişi yaralandı.

Japonya Başbakanı Abe: Kuril Adaları'nda ABD üssü ancak Tokyo'nun onayıyla kurulabilir… Rusya ve Japonya'nın 2. Dünya Savaşı'nın sonundan beri çözüm bekleyen Kuril Adaları sorununa ilişkin istişarelerini sıklaştırdığı dönemde Tokyo'dan Moskova'yı rahatsız edecek bir açıklama geldi. Japon Kyodo ajansının haberine göre Başbakan Abe, Rusya'nın devredebileceği adalarda ABD'nin askeri üs kurabileceğini ifade etti. ABD'nin Japonya topraklarına üs kurma hakkı bulunduğunu ancak Kuril Adaları'na üs kurulması için Tokyo'nun onayının alınması gerektiğini söyleyen Abe, "Üssün kurulacağı yer için de Tokyo yönetiminin onayı alınmalı" dedi.

TÜRKİYE - TÜRK DÜNYASI

Sınır kentlerindeki Türklerin yüzde 77’si Suriyelileri istemiyor… Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi’nin raporuna göre, sınır kentlerinde yaşayan Suriyelilerin neredeyse yüzde 80’i Türkiye’de kendini güvende hissediyor. Ancak aynı kentlerdeki Türklerin yüzde 83’ü “Suriyeliler güvenlik seviyesini düşürdü” diyor, yüzde 77’si ise onları ülkesinde istemiyor. Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi sınır kentleri Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis'te yaptığı araştırmalar sonucunda ‘Sınır Kentlerinde Mülteciler ve Yerleşik Halk Arasındaki İlişki, Uyum ve Kabul Problemleri Araştırma Raporu' isimli bir rapor yayınladı. 300 Türk vatandaşı ve 120 mülteciyle yapılan araştırmaya göre, Suriyeli göçmenlerin yüzde 76.5'i Türkiye'de kendilerini güvende hissederken, bu kentlerde yaşayan Türklerin yüzde 83'ü göçmenlerin kentlere gelişinden sonra "güvenlik seviyesinde bir düşüş oldu" diyor. Rapora göre sınır kentlerinde yaşayan Türklerin yüzde 71'i "Suriyeli göçünden sonra toplumda kargaşa ve huzursuzluk oluşmuş, işsizlik artmış, kültürel dokuya zarar verilmiş durumda" değerlendirmesinde bulunuyor. Türklerin yüzde 43'ü aynı binada Suriyeli komşu istemiyor. Araştırmanın bir diğer çarpıcı sonucuna göre ise, Suriye'den gelen göçmenlerin yüzde 44'ü Suriye'ye dönmek istemezken Türkiye vatandaşlarının yüzde 77'si Suriyeli göçmenlerin kendi ülkelerine dönmesinden yana. Araştırmaya göre, sınır kentlerinde yaşayan Türkler, devlet kurumlarının Türk vatandaşlarıyla Suriyeli göçmenlere yaklaşımı arasında fark olduğu görüşünde. Araştırmaya katılan Türk vatandaşlarının yüzde 76'sı Suriyelilere daha çok destek, sosyo-ekonomik yardım, sağlık ve eğitim hizmeti verilerek pozitif ayrımcılık yapıldığını söylüyor. Öte yandan Suriyeli göçmenlerinin yüzde 65'i de hükümetin veya devletin temel ihtiyaçlarını karşıladığına inanıyor. Suriyelilerin yüzde 15'i ise "ayrımcılık, dışlanma" gibi olumsuz bir durumla karşılaştığını aktarıyor.

 

 

 

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Füsun Sarp Nebil   - 03-07-2020

Erdoğan'ın İnternet ile İmtihanı

2023 seçimlerinde 7 milyona yakın "Z nesli" dediğimiz 1995 sonrası doğan genç ilk defa oy kullanacak. Yani tüm seçmenin % 10'undan fazla bir kitle. Bu rakam tüm partileri korkutuyor.