Napolyon ve Obama -1

Yazan  08 Haziran 2009
Obama’nın, Kahire’de yaptığı konuşma bir zamanlar Mısır’ı işgal etmiş olan Napolyon’un Mısır’da söylediklerini hatırlattı.

Napolyon, 1798'de işgal ettiği Mısır'da şöyle demişti: "Öyle zannediyorum ki, yakında bütün dünyanın aklı başında kültürlü insanlarını bir araya toplayarak bir hükümet kurmak ve bu hükûmeti (Kur'anda yazılı olan esaslara göre) idare etmek imkânını bulacağım. Ancak Kuran'da yazılı olan esasların doğruluğuna inanıyorum. Bunlar, insanları bahtiyârlığa götürecektir." Hatta Napolyon İskenderiye'de halka dağıttırdığı bildiride "Fransız ordusunun bir emperyalist değil, bir kurtarıcı olduğunu ve Fransız milletinin Müslüman olduğunu, seferden de Osmanlı hükümdarının haberinin olduğunu" söylemişti. Napolyon'un yukarıda ifade ettiğimiz sözlerinden Onun, Müslüman olduğunu hatta Müslüman olmayı düşündüğünü çıkaranlar bile olmuştur. Bu konuda hâlâ böyle düşünenler var. Ancak onlar, Napolyon'un bir başka sözünden ya haberleri yoktu ya da Napolyon'un bu sözünün ne anlama geldiğinin pek de farkında değillerdi. Napolyon, bir başka zamanda da şunları söylemiştir: "Ben Katolik geçinerek Vendee savaşını kazandım; Müslüman geçinerek Mısır'a yerleştim; Papacı geçinerek İtalya'da yürekleri kazandım. Bir Yahudi halkını yönetecek olsam, Süleyman'ın tapınağını yeniden kurardım." (G.Bouthoul, Politika Sanatı, 1971, s171)

Obama'nın da Mısır'dan Müslüman âlemine yönelik konuşması gayri ihtiyarı olarak Napolyon'u hatırlattı. Kuşkusuz amacımız Napolyon ile Obama'yı aynı kefeye koymak değildir. Onlar ikisi de aynı gücün ama ayrı çağların çocuklarıdır. Gelişmelere şimdilik kayıt düşmek için bu hatırlatmayı yapıyoruz. Bu hatırlatmadan sonra Obama'nın tavrına odaklanmak gerekir.

Ne dediği değil, neden dediği önemlidir

Obama, Kahire'de İslam dünyasına yönelik çok önemli mesajlar vermiştir. Herkes Obama'nın verdiği mesajları irdelemiş ve bu mesaja çok da abartılı anlamlar yüklemiştir. Aslında Obama'nın Kahire'de 'ne dediği'değil, 'neden dediği'üzerinde durulması daha önemlidir. ABD, Müslümanlara yönelik böyle bir mesajı vermek lüzumunu neden duymuştur? ABD Başkanı konuşmasına "Selamün Aleykum" diye niçin başlamıştır? Obama, Kuran'dan alıntılar yaparak "İslam, Amerika'nın değişmez bir parçasıdır" derken neyi amaçlamıştır? Başkan Obama'nın açıklamalarıyla ilgili olarak daha birçok niçin, nasıl ve neden soruları sorulabilir. Ancak başında söyleyelim, Obama'nın Müslüman dünyasına yönelik barışçıl mesajları arkasında hangi amaçlar saklı olursa olsun olumludur. Aslında Obama'nın bu yaklaşımı ABD'nin SSCB sonrası İslam Dünyasına karşı yürüttüğü soğuk savaşı bitirme niyetini göstermektedir.

Bütün Dünya, özellikle İslam Dünyası SSCB'nin dağılmasıyla Soğuk Savaş'ın sona erdiğine herkesten daha çok kendini inandırmıştı. Hâlbuki iki kutuplu soğuk savaşın hüküm sürdüğü dünyada, dönemin iki kutbundan birisi olan SSCB kendisini dağıtarak mücadeleden çekilmişti. Soğuk savaşın ilk aşamasını kazanan ABD, soğuk savaştan çekilmemiş aksine soğuk savaşın yönünü ideolojik eksenden medeniyet eksenine çekerek sürdürmüştür. ABD soğuk savaşın iki saç ayağından birisi olan SSCB'nin yerine İslam'ı koymuştur. Bu bağlamda ortaya atılan BOP ya da GBOP, ABD'nin İslam Dünyasını küresel sisteme eklemleme projeleriydi. Afganistan ve Irak'a yönelik demokratikleştirme ve özgürleştirme hareketleri bu projelerin askeri boyutundan ibaretti.

Başkan Obama'nın Kahire konuşmasıyla İslam dünyasına yönelik olarak ABD'nin uygulamaya koyduğu bu stratejiyi değiştireceğini gösteren işaretler içermektedir. Bunların neler olduğunu yarınki yazımızda ele alacağız.

Özcan Yeniçeri

1954 yılında Gümüşhane'nin Şiran ilçesinde doğdu. İlk ve orta tahsilini Gümüşhane'de, yüksek tahsilini Ankara'da tamamladı. 1987 yılında Uludağ üniversitesi Sosyal Bilimler Ensti-tüsü'nde Yüksek Lisansını tamamladı. 1991 yılında ise Erciyes üni-versitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Yönetim Organizasyon dalında “örgütlerde çatışma ve Yabancılaşmanın önlenmesinde Yönetime Katılmanın Rolü” adlı tezinin kabul edilmesiyle de doktor unvanını aldı.

1998 yılında doçent, 2004 yılında da profesör oldu.

Prof.Dr. özcan Yeniçeri, Niğde üniversitesi'nde çeşitli aralıklarla Kamu Yönetimi Bölüm Başkanlığı, Meslek Yüksek Okulu Mü-dürlüğü, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü yaptı.

1999 yılında Kazakistan'daki Ahmet Yesevi üniversitesi'nde görev aldı. Bu üniversitede “Uluslararası İlişkiler Bölümü”nü kurdu ve bir yıl süreyle de başkanlığını yaptı. 2004 yılında AYSAM (Ahmet Yesevi Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanlığına getirildi. İki yıl bu görevi yapmış olup halen Niğde üniversitesi'ndeki görevine de-vam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri'nin yazdığı eserlerden bazıları şunlardır: Yeniden Türkleşmek, örgütsel Değişmenin Yönetimi, Küre-selleşme Karşısında Milliyetçilik ve Kimlik, Küresel Kıskaç ve Türkçülük, Bilgi Yönetim Stratejileri ve Girişimcilik, Dokunanlar, İtirazlar, Bugünden Yarına Türk Dünyasına Stratejik Bakış, Yönetimde Yeni Yaklaşımlar. ölüler Nefes Almaz (Roman), örgütlerde çatışma ve Yabancılaşma Yönetimi

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 2003 yılı “Prof. Dr. Osman Turan Kültür Araştırmaları” ödülünü almıştır.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, Ortadoğu, Ayyıldız, Millet, Hergün ve Siyaset Ekseni gazetelerinde çeşitli aralıklarla köşe yazarlığı yapmıştır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri ile Milliyetçi Hareket Partisi Ankara milletvekili olmuştur. Ankara Milletvekili Yeniçeri aynı zamanda TBMM Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesidir.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Mehmet Zeki Bodur   - 14-11-2019

GÖÇ TANIMLARININ KULLANILMASINA YÖNELİK KAVRAMSAL ÇERÇEVE ÜZERİNE DEĞERLENDİRME

Göç ve göçmen konusu üzerinde halen, uluslararası ve ulusal anlamda sözleşmelerde yapılan tanımlar dışında, herkesin üzerinde mutabık kaldığı bir kavramsal tanım bulunmamakta birlikte, bu durumun temel sebebinin, hem göçmenlerin hem de mültecilerin aynı güzergâhları kullanarak göç hareketlerini sürd...