Protokoller ve Ermenistan Ekonomisi

Yazan  23 Ekim 2009
Ermenistan ekonomisi bağımsızlıktan beri en zor günlerini yaşamaktadır. Bunda son dönemlerde yaşanan iki gelişmenin belirleyici etkisi olmuştur. Birincisi, Ağustos 2008’de yaşanan Rus-Gürcü savaşıdır.

Türkiye ve Azerbaycan'la sınır kapıları kapalı olan Ermenistan dış dünya ile ilişkilerini Gürcistan ve İran üzerinden sağlamaktadır. Ermenistan ekonomisi açısından özellikle Gürcistan üzerinden ulaşım büyük önem arz etmektedir. Dış ticaretinin yüzde 90'ı ve başlıca ticaret partnerleri olan Rusya ve Batılı ülkelerle ilişkiler bu güzergah üzerinden sağlanmaktadır. Rus-Gürcü savaşı ve ardından da Rusya'nın Gürcistan'a karşı kapılarını kapatması Ermenistan'ı sınırlamış, dış ticaretini olumsuz etkilemiştir.

İkincisi ise, global iktisadi krizdir. Global kriz Ermenistan ekonomisi açısından iki şeyi tetiklemiştir. Birincisi, metal fiyatlarındaki düşüşdür. Ermenistan'ın ihracatında temel kalemlerden olan bakır ve molibden fiyatları üçte bir oranında düşmüştür. İkincisi de, Ermenistan ekonomisinin bağımlı olduğu ve önemli oranda işçi dövizlerinin geldiği Rus ekonomisinde sarsıntıya sebep olmuştur. Sonuç olarak, global kriz ve onun yol açtığı metal fiyatlarında düşüş ve Rus ekonomisindeki olumsuz gelişmeler Ermenistan ekonomisinde üç faktörde keskin düşüşe yol açmıştır: 1. ihracat; 2. işçi dövizleri de dahil diasporadan gelen paralar; 3. doğrudan yabancı yatırımlar. Eylül 2009 itibariyle Ermenistan ihracatı geçen yıla oranla yüzde 41,1 oranında düşüş yaşamiştır. Rusya'dan gelen işçi dövizlerinde yüzde 30 azalma kaydedilmiştir. Doğrudan yabancı yatırımlar ise yaklaşık 250 milyon ABD doları azalarak, durma noktasına gelmiştir.

Sonuçta, GSYİH 2009 yılının ilk sekiz ayında yüzde 18,4 oranında daralmış, 6,112 mılyar ABD dolarından 4,987 milyar dolara gerilemiştir. Hükumet makroekonomik dengeleri korumak için ihtiyaç duyduğu parayı borçlanma yoluyla karşılamaya çalışmıştır. 2009 yılında 644,7 milyon ABD Doları dış borç alınmıştır. Bu rakam 1 Ocak 2009 tarihine kadarki dış borcunun yüzde 36'sına denk gelmektedir. Böylece 2009 yılında Ermenistan'ın dış borcu 1,7888 milyar ABD dolarından 2,4335 milyar dolara fırlamıştır. Bu ise GSYİH'nın yüzde 48,8'ine tekabül etmektedir.

2010 yılına ilişkin beklentiler de parlak değil. IMF-in tahminine göre, 2010'da Ermenistan ekonomisinin yüzde 1,2 büyümesi öngörülmektedir. Ermenistan hükümetinin tahminleri de bu doğrultudadır. GSYİH'da az da olsa büyüme öngörülse de, bütçe harcamalarında azalma devam edecektir. Maliye bakanlığı tarafından hazırlanan 2010 yılına ilişkin bütçe tasarısına göre bütçe gelirleri yaklaşık olarak 1,766 milyar Dolar (676,6 milyar Dram), bütçe harcamaları ise 2,244 milyar Dolar (859,6 milyar Dram) olarak öngörülmektedir. Bu da 2010 bütçesinin 477,8 milyon açık vereceği anlamına gelmektedir. Bu açığın dış borçla kapatılması beklenmektedir. Fakat dış borç açısından oldukça yüksek risk diliminde bulunan Ermenistan'ın bu borcu nereden temin edileceği ciddi merak konusudur. Bu borç bulunsa bile, 2010 yılına ilişkin öngörülen bütçe harcamasının 2009'la mukayesede yüzde 9 azaldığı göz ardı edilmemelidir. 90'lı yılların başında yaşanan karmaşa dönemi hariç, bütçe harcamaları ilk kez kısılmaktadır.

Zorlu kış günlerine yakınlaştıkça, Ermenistan ekonomisi iflasa doğru sürüklenmektedir.

* 21 YYTE. Türk Dünyası Araştırmaları Bölümü Bilimsel Danışmanı

Kamil AĞACAN

1975 yılında Aksu-Azerbaycan'da doğmuştur. Lise eğitimini Azerbaycan'da tamamlamıştır. 1999 yılında Ankara üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi    Kamu Yönetimi bölümünden mezun olmuştur.  1999 yılında Ankara üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü   Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi bölümünde Yüksek lisans eğitimine başlayan Ağacan, buradaki eğitimini tamamladıktan sonra 2003 yılında Ankara üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde doktora çalışmalarına başlamıştır. 

 

YAYINLARI (TüRKçE):      

Kitap, Kitap Bölümü, Kitapçık 

  1. Kamil Ağacan, Mahmut Niyazi Sezgin, Dünden Bugüne Ahıska Türkleri SorunuAnkara, ASAM, Ankara çalışmaları, 2003. 
  2. Kamil Ağacan, Stratejik öngörü 2023. Güney Kafkasya, Ankara, ASAM, 2006. 
  3. Kamil Ağacan, “ABD'nin Kafkasya Politikası”, Değişen Dünya Düzeninde Kafkasya, OkanYeşilot (der), İstanbul, Kitabevi Yayınları, 2005. 
  4. Kamil Ağacan, “Soğuk Savaş Sonrası Türkiye-Gürcistan İlişkileri”, Türk Dış Politikası, İdris Bal (der), Ankara, Nobel Yayınları, 2004. 

Makalelerden Seçmeler

  1. Kamil Ağacan, “Bir Etnik Temizlik örneği: “Ermenistan'ın” Ermenileştirlmesi”, Uluslararası Suçlar ve Tarih, İnsanlığa Karşı Suçlar Araştırma Enstitüsü Yayını, Cilt 1, Sayı 2, 2007, ss.189-224. 
  2. Kamil Ağacan, “Karadeniz'e Kafkasya'dan Bakmak”, Avrasya Dosyası. Karadeniz'in Yeni Jeopolitiği özel Sayısı, Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Yayını, Cilt 13 Sayı 1, 2007, ss.191-224. 
  3. Kamil Ağacan, “Güney Kafkasya Cumhuriyetlerinin NATO İle İlişkileri”, Global Strateji Dergisi, Global Strateji Enstitüsü Yayını, Sayı 10, Yaz 2007, ss.150-158. 
  4. Kamil Ağacan, “İran'ın Kafkasya Politikası”, Stratejik Analiz, Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Yayını, Cilt 8, Sayı 87, Temmuz 2007. 
  5. Kamil Ağacan, “Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan: Güvenlik, İstikrar ve Refah Ekseni”, Stratejik Analiz, Cilt 8, Sayı 85, Mayıs  2007.  
  6. Kamil Ağacan, “AB'nin Güney Kafkasya Politikası”, Stratejik Analiz, Cilt 7, Sayı 81, Ocak  2007. 
  7. Kamil Ağacan, “Dağlık Karabağ: 2006 Altın Fırsat mı?”, Stratejik Analiz, Sayı 70, Şubat 2006. 
  8. Kamil Ağacan, “Ermenistan-Gürcistan İlişkileri”, Ermeni Araştırmaları, Ermeni Araştırmaları Enstitüsü Yayını, Sayı 19, Sonbahar 2005. 
  9. Kamil Ağacan, “Değişim Zamanı: Rusya Federasyonu'nun Güney Kafkasya Politikası”,  Stratejik Analiz, Sayı 61, Mayıs 2005. 
  10. Kamil Ağacan, “Gürcistan Türklerinin Sorunları: çözüm mü Yeni Sorunlar mı?”, Stratejik Analiz, Sayı 59, Mart 2005 

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 29-11-2020

Türkiye’nin Afrika ve Libya Politikası

Türkiye’nin Afrika politikasını, daha çok Sahra Altı ülkeler ile ilişkiler açısından, Kuzey Afrika’yı ise, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) politikası olarak değerlendirmek bazı açılardan daha isabetli olabilir.