ABD’nin Yeni Kürt Devleti Oyunu Beluci Kürtler!

Yazan  07 Mart 2019

Bazı çevreler tarafından zaman zaman Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) hakkında; “ABD’nin planlarında artık BOP’un olmadığı veya başka bir forma dönüştüğü” şeklinde görüşler ortaya atılsa da, Ortadoğu sahasındaki uygulamalarına baktığımızda söz konusu plan ve niyetlerinden asla vazgeçmedikleri, aksine, planlarını zaman ve mekan değişiklikleriyle örtmeye-gizlemeye çalıştıkları görülmektedir.

Fırat’ın doğusu ve Münbiç yol haritasındaki oyalama taktikleri ile zaman kazanma gayretleri, Suriye nezdinde bölgesel ittifaklar oluşturma çabaları ve siyasi-ekonomik baskılarla istedikleri yer ve zamanda mücadeleyi sürdürme inisiyatifleri bu durumu doğrular niteliktedir.

Nitekim ABD ve küresel güç odakları; Suriye iç savaşıyla birlikte Fırat’ın doğusundaki faaliyetlerini maskelemek amacıyla, Fırat’ın batısında Afrin-Cerablus hattında öne çıkan görünür bir tehdit yaratarak Türkiye’yi bu sahaya angaje ettiği ve böylece Fırat’ın doğusunda PYD/PKK terör örgütü için oluşum fırsatı yarattığı belki söylenebilir.

ABD’nin Suriye Planını, Bölge ve Dünya Koşulları Zora Sokmuştur

ABD ve küresel güç odakları, Suriye iç savaşı üzerinden BOP projesinin gerçekleştirilmesini önemli bir fırsat ve basamak olarak görmelerine, zaman kazanma çabalarıyla yol almak istemelerine rağmen, bölge ve dünya koşulları, Suriye planlarını zora sokmuştur.

Her ne kadar ABD ve küresel güç odaklarının Suriye planları zora girmiş ise de, sözde Kürt devletinin ikinci ayağı olan Fırat’ın doğusunda alt yapı bazında önemli mesafeler kat ettikleri de bir gerçektir.

ABD’nin Suriye sahasından çekilme niyeti ve bölgeden çekilirken yeni düzenleme arayışlarına, çelişkili açıklamalarına ve kararsız tutumlarına bakıldığında; Fırat’ın doğusundaki alt yapı faaliyetlerinin kendilerince şimdilik yeterli olacağının düşünüldüğü yada bu kazanımların muhafazası ile yetinmek istedikleri sonucuna ulaşılmaktadır.

 

 

Söz konusu BOP projesinin haritasına dikkat edilirse; bölgedeki müstakbel Kürt devletinin Suriye’deki sınırları Fırat’ın doğusundan geçmekte ve Türkiye’nin endişe ettiği Kürt koridoru ya da terör koridoru olarak adlandırılan güzergâhı içermediği görülecektir. Bilakis sözde Kürt devletinin BOP haritasındaki denize çıkışının Akdeniz yerine Artvin-Karadeniz üzerinden arzulandığı görülmektedir. Yani, Kürdistan devletinin Suriye ayağındaki sınırının Fırat’ın batısına uzanması gibi bir dertlerinin olmadığı anlaşılmaktadır.

ABD, Fırat’ın batısına yönelik başlangıçta PYD/PKK ile iş birliği sayesinde, hem PYD/PKK’yı kendisine mahkûm etmiş, hem de Suriye rejimi ile irtibatını kopartmıştır. Öte yandan, İran’a yönelik yapacağı hamlenin alt yapı çalışmalarını Suriye sahasında olgunlaştırırken, Irak sahasına da yayılmak suretiyle İran’ın batıdan kuşatılması için zemin oluşturmuştur.

ABD’nin Yeni Öncelikli Hedefi; İran’da Beluci Kürt Bölgesi!

ABD, bu planın sürdürülebilirliği için; mekân değişikliği ile projenin bir diğer ekseninde bulunan İran’a odaklanmak niyetindedir. Bu kapsamda; bir taraftan İran’ın coğrafi kuşatılmışlığını sağlarken, bir taraftan da ekonomik yaptırımlarla çökertmek ve etnik-mezhebi yapıyı da hareketlendirmek istemektedir. Yani, etnik çerçevede ABD’nin öncelikli hedefinde, BOP projesinin en doğu ayağında bulunan ve İranı’ın önemli etnik yapılarından birisi olan Beluci Kürtler bulunmaktadır.

ABD’nin Suriye’den çekilmesi, buna mukabil çektiği güçlerin büyük bir kısmını Irak’ta konuşlandırmaya çalışması, Başkan Trump’ın İran’a yönelik olarak; “...tek isteğim İran’ı izleyebilmek, ...Irak’ta inanılmaz ve pahalı bir askeri üssümüz var, buradan İran’ı izlemeye devam edeceğiz...[[i]]şeklinde sarf ettiği sözler, aynı dönemlerde Beluci Kürt bölgesinde İran ordusuna yönelik meydana gelen silahlı saldırı eylemleri ve yirmi yedi askerin hayatını kaybetmesi,[[ii]] ekonomik yaptırımlar paketi gibi gelişmeler, ABD’nin önümüzdeki süreçte İran odaklı çalışacağından ve özelde de İran-Beluci Kürt bölgesine yönelik gayretlerini artıracağından şüphe yoktur.

 

ABD’nin Fırat’ın doğusundan çekilmesinin önemli sebeplerinden birisi de, BOP projesi planının Beluci Kürt bölgesinden devam ettirilmesi arayışının yattığı söylenebilir. Beluci Kürt bölgesinin; bölgemizdeki kurulması düşünülen sözde Kürdistan’dan daha hızlı ve kolay kurulabileceğini ve kurulması halinde oradan Türkiye ve İran’ı rahatlıkla etki altına alacak yeni bir Kürt devleti dinamiği yaratabileceklerini düşünmektedirler.

Söz konusu Beluci Kürt devleti modeli üzerinden de, İran’ın Türkiye sınırında bulunan Kürt bölgesi ile Türkiye’deki bölgeyi kapsayan sözde Kürdistan’ın üç ve dördüncü ayağını tetikleyeceklerini söylemek yerinde olacaktır.

Bir diğer ifadeyle, yukarıda da vurgulandığı şekilde, Fırat’ın doğusunda oluşturulmak istenilen sözde Kürt devletinin ikinci ayağının belirli bir noktaya taşındığı mütalaa edilerek, artık bundan sonra İran ve Türkiye ayağındaki sözde Kürdistan’ın şekillendirilmesi için, planın Beluci Kürt bölgesine kaydırılacağından şüphe yoktur.

Yani, bölgemizdeki sözde Kürdistan’dan önce Beluci Kürdistan kurulacaktır demek, yanlış olmayacaktır. Bu noktada, Suriye’de eğitilen bazı IŞİD teröristlerinin Afganistan’a gönderilirken,bazı YPG/PKK unsurlarının da Beluci Kürt bölgesine gönderilmiş olabileceğini hatırdan çıkarmamak gerekir.

Beluci Kürtler; İran-Pakistan-Afganistan sınır hattı üçgeninde dağılmış durumdadırlar. PKK’nın bağımsız Kürdistan mücadelesi gibi etnik Beluç Kurtuluş Ordusu (BLA), Beluci Kurtuluş Cephesi (BLF), Beluci Cumhuriyetçi Ordusu (BRA) ve mezhebi olarak ise Cundullah (Allah’ın Askerleri), Ceyşu’lAdl (Adalet Askerleri), Ensar’ul Furkan gibi terör örgütleriyle bağımsız etnik-mezhebi bir Beluci Kürt devleti kurabilmek için mücadele etmektedirler.

Nitekim son dönemde, bölgede İran ordusuna yönelik Beluci Kürt saldırıları dikkat çekmektedir.İran Milli Güvenlik Komisyonu Başkanı Felahatpişe’nin paylaştığı bilgilere göre, son bir yılda Belucistan bölgesinde askeri noktalara 50’den fazla saldırı düzenlenmiştir.[[iii]]

Beluci Kurtuluş Örgütü’nün önemli bir kısmı Pakistan tarafında da bulunan Beluci Kürt bölgesindedir. Tıpkı Kuzey Irak’ta PKK’nın barındığı gibidir. İran, kendi topraklarında meydana gelen çoğu eylemlerinde zaman zaman Pakistan’ı sorumlu tutmaktadır.

ABD, Beluci Kürt Bölgesi’yle; Hem Çin’i, Hem Ortadoğu’yu Kontrol Edecektir

Beluci Kürt bölgesi kurulduğu takdirde, sadece İran ve Türkiye’ye olabilecek etkisi ile kalmayacak, ABD güdümüne girecek olan Beluci Kürt bölgesi, Çin ve Hindistan’ın, İran’ın güneyinden Hürmüz boğazına uzanan enerji koridorunu engelleyecek stratejik bir bölge halini alacaktır. Ayrıca, bu noktada, Beluci Kürt bölgesinin, bölgemizdeki sözde Kürdistan sahasından daha stratejik öneme haiz olabileceğini de belirtmek gerekir.

BeluciKürtler’in bulunduğu saha, önemli enerji rezervlerine sahiptir. Aynı zamanda, dünya petrolünün % 40’nın[[iv]] geçtiği Umman denizi ile Hürmüz boğazını kontrol edebilecek konumda ve transit enerji geçiş koridoru olma özelliğine sahiptir.

Söz konusu Beluci Kürt bölgesi, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nun (CPEK) denize çıkışını sağlayan bir hat üzerinde ve Orta Asya’nın iki önemli limanını (Çabahar-Gwadar) kontrol edecek durumdadır. Çin bu limanlardan Gwadar limanına teknik ekipman ve yatırım yapmıştır.[[v]] İşte bu noktada ABD, Çin ticaretini ve enerji sahasına ulaşan kollarını kesmek istemektedir. Öte yandan, ABD’nin Uygur projesini de Beluç projesiyle birlikte değerlendirmek gerekir.

 

 

Diğer yandan, Çin’in Orta Asya boyunca ve Avrupa’ya doğru uzanacak kuşak-yol projesini de sekteye uğratabilecek bir noktadadır. Çin, ABD’ye rağmen Beluci Kürt bölgesinin petrol yataklarıyla yakından ilgilenmektedir.

Sonuç olarak;

ABD, Suriye sahasından çekilirken küresel anlamda daha büyük bir resmin parçası konumundaki İran’a odaklanmak ve bu coğrafya üzerinde önceliği Çin ticaret-enerji yollarının kontrolüne vermek,

Bir taraftan, İran’a yoğunlaşırken İran özelinde de Beluci Kürt bölgesine odaklanmak suretiyle, burada terör eylemleri üzerinden istikrarsızlık ortamı yaratmak ve bunun sonucunda bağımsızlık yolunda bir Beluci Kürt bölgesi oluşturmak,

Oluşturacağı Beluci Kürt bölgesiyle; Çin’in Ortadoğu’ya ve nihayetinde batıya uzanan kollarını engellemek, bu eksen üzerinden İran’ın etnik ve mezhebi ayrışımını sağlamak, böylece Türkiye’nin doğusu ile İran’ın batısını hedefleyen sözde Kürdistan’ın üç ve dördüncü ayakları için yeni stratejik şartları oluşturmak şeklinde, önümüzdeki süreçte gelişmelerin yaşanacağı düşünülmektedir.

 

                                                                                             

           

 

[[i]]Irak C.BaşkanındanTrump’a Yanıt:İzin İstemedi, https://tr.sputniknews.com., 04 Şubat 2019.

[[ii]]İran’ı Sarsan Saldırı, Terör Eylemlerini Yeniden Gündeme Taşıdı, https://www.aa.com.tr., 14 Şubat 2019.

[[iii]]İran’ı Sarsan Saldırı, Terör Eylemlerini Yeniden Gündeme Taşıdı, www.hurriyet.com.tr., 14 Şubat 2019.

[[iv]]Belucistan, Orta Asya’nın Kürdistan’ı mı?,www.21yuzyildergisi,com., Aralık 2011, Sayı:36.

[[v]]Belucistan, Orta Asya’nın Kürdistan’ı mı?,a.g.d.

Son Düzenlenme Perşembe, 07 Mart 2019 08:17
Ünal Atabay

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Terörizm ve Terörizmle Mücadele Araştırmaları Merkezi Başkanı

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Muhittin Ziya Gözler   - 26-05-2019

NASIL BİR TÜRKİYE İSTİYORSUNUZ?

2018 yılı itibariyle dünya GSYH’sı 84,7 trilyon dolar olup Türkiye’nin payı %1,7, ihracatın payı %1, (GSYH payı satın alma paritesine göre hesaplanmıştır, M. Eğilmez) enflasyon %20,30, işsizlik oranı %13,5 büyüme %2,6, üretim ekonomisinin uygulanmadığı, ithalatın son 16 y...