Bu sayfayı yazdır

Hatay’ı haritadan çıkaran ABD’den PKK’yı koruma yasası

Yazan  03 Şubat 2019
Türkiye’nin çevresinde çok tehlikeli gelişmeler yaşanıyor. Çok klasik olacak ama Türkiye’yi ateş çemberinin merkezinde bırakacak kriz, çatışmalar alevlendiriliyor. Ama Türkiye’yi yönetenler ya gelişmeleri izleyemiyor ve kavrayamıyor, ya olayların ne kadar tehlikeli bir yöne ve şekle evrilebileceğini öngöremiyor ya da olup biteni kabullendiler.

Ege’de Türkiye istikşafi görüşmeler tuzağına girilmiştir. Sonuç almanın mümkün olmadığı istikşafi görüşmeler sorunların devam ettiği bir süreçtir ve Yunanistan lehinedir.

Rum-Yunan ikilisi izledikleri politikaların karşılığını alıyor gibi. Anavatan ile yavru vatan arasına girmeyi, cepheyi dağıtmayı başardılar. KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı adeta  Rum-Yunan ikilisinin planlarına teslim olmuş gibi davranıyor.

Şuanda başında olduğu KKTC’nin bağımsız devlet olarak devam edemeyeceğine inanmış. Türk kimliğini yok edecek, Türkleri ikinci sınıf yapacak şekilde Kıbrıs’ta federasyon yapısını öngören çözüm görüşmelerine dönülmesini savunmaya başladı. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’na verdiği yanıtlarla Türkiye’ye adeta ayar veriyor. Ama Türkiye’de ne saraydan ne Meclis’ten tek ses çıkmıyor.

Karadeniz Rusya-Ukrayna krizi üzerinden feda ediliyor. Kerç boğazında yaşan kriz üzerinden NATO ve AB ülkelerinin askeri varlığının Karadeniz’e yığınaklanması hedefleniyor.  Havada NATO uçakları vızır vızır uçuyor, hergün bir kriz yaşanıyor. ABD’nin yanında İngiltere, Fransa ve Almanya Karadeniz’e savaş gemisi gönderiyor.

Irak kuzeyinde askeri üssümüzü PKK güdümünde baskın yapıldı, yakıldı, yıkıldı. Konu Barzani yönetimine havale edildi. Halbuki bunun karşılığının illa ki Irak kuzeyinde olması şart değil. Suriye kuzeyindeki PKK/YPG üslerini darmadağın edecek bir operasyon yapılabilirdi. Ama burada da bir sessizlik süreci uygulandı. Zaten buna mecbur bırakıldık gibi bir durumla da karşı karşıyayız. Nasıl mı?

Trump kırk gün önce Suriye’den çekilme kararı açıkladı. Sonra güvenli bölge kararını ifade etti. Buna karşı Türk yetkililerden yapılan açıklamalarda sürekli olarak ABD ile koordine içinde oldukları, politikalarının örtüştüğü, ABD çekilecek yerini Türkiye’ye bırakacak, güvenli bölge Türkiye’nin kontrolünde olacak dendi. Hatta Cumhurbaşkanı NewYork Times gazetesindeki yazısında adeta Türkiye’nin planını yazdı.

Türkiye’den gelen bütün bu açıklamalara ABD’den hiçbir resmi açıklama gelmedi. Ser verip sır vermediler. Fakat kendi görüşlerini sürekli basına sızdırdılar veya üçüncü aktörlerle yaptıkları görüşmeler üzerinden açığa çıkardılar.

Gelinen gün itibariyle sınırlarımızın güneyinde Suriye’deki son durum şöyle. Ama önce şunu söyleyelim. Trump’ın “ekonominizi mahvederim” sözlerinin ABD’nin Türkiye’ye isteklerini kabul ettirmekte kullandığı ana tehdit olduğunu unutmayın.

İşte bu ABD PYD/YPG’ye devlet muamelesi yapıyor. Aslında ben bu durumu Ekim 2016’da “ABD-PYD ilişkisi: Devlet-örgüt ilişkisinden devletten devlete ilişki” başlıklı yazımda anlatmıştım. Yani yeni bir şey değil, sadece Türk yetkililerin görmezden geldiği bir durum.

Nitekim YPG/SDG’nin siyasi kolu Suriye Demokratik Konseyi eşbaşkanı İlham Ahmed bir süredir Vaşington’da. Adeta bir devlet başkanı programı uygulanıyor. ABD resmi yetkilileriyle, Kongre üyeleriyle görüşüyor. Düşünce kuruluşlarında konfrerans veriyor. Trump’ın yemeğine bile katıldı. Ayak üstü görüştüler. Trump Kürtleri seviyorum, onları koruyacak güvenli bölge kuracağız dedi. Türkiye’yi yönetenler ise hiç duymamış gibi davranıyor.

Derken ABD basını ABD’nin güvenli bölge planını deşifre etti. Buna göre güvenli bölge içinde İngiltere, Fransa, Almanya’nın ve Avustralya gibi ABD’nin özel ortaklarının bulunacağı Batılı güçlerin kontrolünde olacak. Yerel güçler de buna dahil olacak.

Sürpriz mi? Hayır. Yazılarımı takip edenler çok iyi bilecektir ki bu planı 2015’ten buyana defalarca yazdım. ABD zikzak yapmış olabilir ama nihai hedefinden vazgeçmedi. Trump Obama’yı suçlayabilir ama kendisi Obama’dan daha sert şekilde o planı hayata geçiriyor.

Ve ABD Kongresinde Trump’ın Suriye ve Afganistan’dan asker çekmesini önlemeye yönelik yasa değişikliği yapılıyor. Trump’ın asker çekmesi halinde mali fonları kullanması engellenecek. Bu arada bir de Meksika duvarına duvar parası var. Yani asker çekme işi ABD iç politikasında tam pazarlık konusu. Tam da bizim ilk gün söylediğimi gibi.

Kongre’deki yasa değişikliğinde en dikkat çekici olan ise Kürtlerin(!) korunmasıyla ilgili eklenen hüküm. Buna göre ABD ordusu Suriye’de Kürtleri (PKK/YPG) korumak üzere gerektiğinde askeri kuvvet kullanmakla yetkilendiriliyor. Peki bu kuvvet kime karşı kullanılacak sizce?

İşte böyle bir ortamda Türk kamuoyu Venezuela krizi Maduro üzerinden gündemi meşgul ediyor. ABD de krizi bahane ederek yaptırım kararını açıkladığı harita üzerinden Türkiye’ye ayar veriyor. Harita üzerinden ABD’nin Türkiye’ye “düşmanımsın” mesajı verdiğini Çarşamba günü Yeniçağ’ın manşet haberiyle açıklamıştık.

Aslında o haritada verilen mesajlar sadece bununla sınırlı değil gibi. Siz o haritada kırmızıyla boyanmış Suriye sınırı düz çizgi gibi çizilmiş Türkiye’de Hatay’ı görebildiniz mi? Bence Türkiye o haritanın orijinali resmen isteyip iyice incelesin.

 

 

Son Düzenlenme Salı, 05 Şubat 2019 10:47