Rusya’nın Küresel Güç Sınavı Suriye

Yazan  23 Kasım 2015

 

Rusya, Arap Baharı’nın başlamasından bu yana küresel alanda yeniden eski konumunu elde etme adına önemli adımlar atmıştır. Bu bağlamda Libya örneğinde geri planda bırakılan Rusya,tarihi ve stratejikmüftteki Suriye için Esad rejiminin devrilmemesi adına Çin ilebirlikte pek çok platformda desteğini ortaya koymuştur. Özellikle Çin ile birlikte Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde müdahale bağlamındaki kararlara karşı çıkmış, ancak Eylül 2015’te Suriye’ye kendi müdahalede bulunmuştur. İlginç olan bir nokta ise Rusya’nın 30 Eylül 2015’te Suriye’de IŞİD’e karşı başlattığı terör karşıtı müdahalesi aslında tarihsel olarak önemli bir anlama sahip olmasıdır. 30 Eylül tarihi aynı zamanda,1999 yılında Çeçenistan müdahalesin başladığı tarihin yıl dönümüdür.[1] Nitekim Rusya müdahale ile geçmişe de atıf yaparak teröre karşı olduğunu ortaya koymaktadır. Nitekim Rusya Küresel gücünü kanıtlama adına Kırım ilhakının akabinde Batı’nın uyguladığı yaptırımalar karşı durmuştur. Bu açıdan Rusya'nın Suriye'de attığı bu askeri adım yeni güç gösterisi olarak düşünülebilir. Öte yandan Putin iktidarının başladığı günden bu yana yapılan Güçlü Rusya söylemleri ve küresel alanda güç olma adına, Rusya en uygun ortamı bu dönemde elde etmiştir. Rusya Dış İşleri Bakanı SergeiLavrovEkim2015’te tek kutuplu sistemin artık var olmadığını[2]  açıklayarak güçlü Rusya söylemini daha da öne çıkarmıştır,Rusya’nın 1990’lardan bu yana önesürdüğüçok kutuplu sistem vurgusu müdahale ile ABD’ye karsı en somut halini almıştır.Bu çalışmada ilk olarak Rusya’nın Suriye ile var olan ilişkilerinin tarihi arka planı ele alınacaktır. Akabinde Rusya’nın gerçekleştirdiği müdahale ve gelinen süreçte yaşananlar incelenecektir.

 

Tarihsel Bağlamda Rusya ve Suriye İlişkileri

Büyük Petro’dan itibaren sıcak denizlerin özlemini çeken ve bunu bir devlet hedefi haline getiren Ruslar, 1917 Bolşevik İhtilali ile birlikte kendi iç sorunlarına yoğunlaşmak zorunda kalmıştır. Ruslar ancak II. Dünya Savaşı’ndan sonra Orta Doğu bölgesinde aktif politikalar izlemeye başlamıştır. 1948’de İsrail devletinin kurulması Rusya’ya Orta Doğu’ya girme fırsatını verirken, Bağdat Paktı’nın ABD’nin beklediği sonucu vermeyerek Orta Doğu bölgesindebüyük bir kırılma yaratmış ve bu da Sovyet etkininin arttırılması adına önemli bir etki doğurmuştur. Böylece Orta Doğu’da üç farklı taraf ortaya çıkmıştır.  Birinci grup pakta katılan İran, Irak ve Pakistan, ikinci grup; Bağdat Paktına şiddetle karşı olan Mısır, Suriye, Suudi Arabistan ve Yemen, üçüncü Grup ise; Ürdün ve Lübnan olmuştur.  Bu bölünme Sovyetlerin bölgeye girişini kolaylaştırmıştır. Arap Dünyası’nı kendi liderliği altında birleştirmek isteyen Mısır Devlet Başkanı Nasır’ın planı Bağdat Paktı ile sekteye uğramıştır. Bu durum sonrasında Nasır, Batı karşıtı politikalar takip etmeye başlamıştır. Süveyş Kanalı Meselesi ve bundan doğan 1956 Buhranı Nasır’ı büsbütün Sovyetlere yöneltmiştir.[3]

SSCB döneminde kurulan Suriye-Rus dostluğu, Şubat 1954’te Albay Edip Çiçekli’nin askeri bir darbe ile devrilmesinden sonra Suriye’de siyasi alanda BAAS Partisi’nin ön plana çıkması ile olmuştur. Soğuk Savaş dönemi içerisinde, Suriye’de sol eğilimli radikal grupların giderek iktidarı ele geçirmeye başlamaları SSCB ve diğer komünist ülkelerle yakın ilişkiler kurmasını sağlamıştır.Öte yandan 1956’da Süveyş Kanalı Krizi’nde Sovyetlerin Mısır’ın yanında yer alışı ve Mısır’a silah satışı Sovyetlerin Arap Dünyası’nda prestijini arttırmıştır.[4] Süveyş Krizi sonrasında SSCB-Suriye ilişkisi, Fransa İngiltere ve ABD’nin Suriye’ye silah satışı ve yardımları durdurmaları sonrasında hız kazanmıştır. Böylece 1957’de Suriye Savunma Bakanı Halid el-Azm’in Moskova ziyareti esnasında 579 Milyon Dolarlık ekonomi İşbirliği anlaşması imzalanmıştır. [5] Bu dönemde Suriye, SSCB ile geliştirdiği stratejik ittifak düzeyindeki ilişkilerini ve ekonomik-askeri ortaklıklarını sürdürürken SSCB ile olan ilişkisinde ABD’yi de bir denge unsuru olarak kullanmıştır.[6]1972’de Moskova’yı ziyaret eden Esad,  Moskova ile 700 Milyon Dolarlık bir silah anlaşması imzalamıştır. Ekim 1973’te İsrail ile süren savaş esnasında da Moskova Suriye’ye silah ve diplomatik yardım da bulunuştur.[7] Ekim 1980’de Şam ve Moskova arsında 20 yıl süreli bir dostluk anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşma ile Moskova Suriye’ye T-72 tankları ve MIG-25 savaş uçakları verirken, Suriye’de de Lazkiye-Tartus Limanlarını üs olarak kullanmayı amaçlamıştır.1980’lerin ilk yarısında Rusya-Suriye ilişkileri sorunsuz devam ederken, iki ülke arasında kopma noktası 11 Nisan 1989’da Suriye’nin iki Sovyet Donanma gemisini vurması ile yaşanmıştır. Suriye “ hata” sonucunda gemilerini vurduğunu söyleyerek özür dilemişse de ilişkiler durgunluk noktasına gelmiştir.[8]

SSCB’nin yıkılmasının ardından 1990’lı yıllarda Rusya-Suriye ilişkilerinde durgun bir dönem yaşanmıştır.SSCB hızlı bir ayrışma sürecine girmiş ve 1991’de komünist rejimin çöküşü ile birlikte dünya ABD’nin başı çektiği kapitalist bloğun Soğuk Savaş’tan tek güç olarak çıkışına tanık olmuştur. SSCB’nin dağılmasının ardından Rusya’nın uluslararası alandaki gücü zayıflamıştır.Böylece Rusya Bolşevik İhtilali sonrasında olduğu gibi kendi iç sorunlarına dönmüş. 1993’te Rus Dış politikasında Yakın Çevredoktriniyle, Eski Sovyet coğrafyasında daha aktif bir politikaya öncelik vermeye başlamıştır. Ancak 1990’lı yıllarda Rus halkı ve devleti için ekonomik kriz, merkezileşme sorunu, ayrışma tehdidi ve terör eylemleri ile geçmiştir.1999’da Yeltsin’in, koltuğunuVladimir Putin’e devretmesinin ardından Putin, ülke içindeki sorunların çözümüne odaklanmış ardından uluslararası alanda Rusya’nın eski konumunu kazanması adına dış politikada aktif bir dönem başlamıştır. Putin’in Güçlü Rusya söylemleri ile Rusya dış politik alanda yeni hamleler yapmaya yönelmiş 2000’lı yılların başı Rusya için istikrar sağlama adımlarının en sağlam atıldığı dönem olmuştur. ABD’de yaşanan 11 Eylül saldırıları Rusya’ya iç politik alanda terör ve ayrışma tehdidini çözmesinde uluslararası alanda önemli bir etki doğururken, aynı zamanda iktisadi sorunları çözme adına da yükselen enerji fiyatları da kurtarıcı olmuştur.Bu bağlamda Moskova 2000’lerin başından itibaren Sovyet döneminde olduğu gibi Orta Doğu bölgesine yönelmiş ve bu alanda aktif politikalar uygulamaya başlamıştır.

5-6 Temmuz 1999’da Hafız Esad, Rusya’ya SSCB’nin yıkılışından sonraki ilk ziyaretini gerçekleştirmiştir.[9] Hafız Esad’ın gerçekleştirmiş olduğu bu ziyaret esnasında Moskova, ilişkileri yeniden inşa etmek için daha ılımlı bir politikalar takip etmeye başlamış, İzvestia Gazetesi’nde Suriye’ye karşı Rusya’nın politikasında yumuşama nedenleri olarak Rusya’nın Akdeniz’deki tek askeri üssü olan Tartus limanına ve Suriye-Rusya arasında silah satışına dikkat çekmiştir.[10]  Putin’in ikinci devlet başkanlığı döneminde, 2005’te Suriye Devlet Başkanı Beşir Esad Rusya’ya ilk ziyaretini gerçekleştirmiştir. Mayıs 2005’te Rusya Federasyonu Maliye Bakanı Aleksei Kudrin, Suriye Maliye Bakanı’nın imzaladığı bir anlaşma sonrasında Şam’ın Moskova’ya olan borcunun %73 bir kalemde silinmiştir.[11] Rusya böylece, kendisi açılasından “Orta Doğu’nun stratejik kalbi”[12] olan ve 1971’de kullanmaya başlamış Tartus askeri üssü ile Orta Doğu’da ve Akdeniz’de varlığının devamını sağlamıştır.

 

Rusya’nın Suriye Politikasında “Ben Yaptım” Politikası

2011 Martından bu yana Rusya Suriye’ye ulaşan Arap Bahar’ının etkileri ile Esad rejiminin yanında bir tavır sergilemekte ve olası Batı müdahalesine karşı Çin ile birlikte durmakta idi.Ağustos 2013’te Suriye'de Esad rejiminin kimyasal silah kullandığı iddialarının ardından ABD’nin ülkeye müdahalesinin "uluslararası normların kesin yasağını açık biçimde ve geniş çapta ihlal eden bir devletin, suçu tekrar işlemesinin önüne geçmek adına, bu ihlale zorunlu karşılık vermeye"[13] temeli üzerine oturtulacağı gündeme gelmiştir. Moskova ise ABD’nin Irak operasyonundaki başarısızlığını vurgulayarak on yıl önce yapılan hataların tekrarlanmaması gerektiğini açıklamıştır.[14]Gerçekleştirilen Cenevre Konferansının ardından Suriye Krizi’nde Putin’in liderliğinde çözüm sürecine ulaşılması Obama’nın ve Amerika’nın gücünün sorgulanmasına neden olmuş ve Putin’in yeni dünya lideri olarak adlandırılmasını beraberinde getirmiştir. Öyle ki oluşan yeni atmosfer içerisinde “Putin”in Dünyası”[15] deyimi kullanılmaya başlamıştı.  Putin, Suriye müdahalesinin tartışıldığı süreçte takip ettiği politika ve müdahale karşıtı söylemleri ile sadece müdahale karşıtı ülkeleri değil müdahaleye dahil olma konusunda kararsız kalan tarafları da etkilemiştir.[16] Bu açıdan Dmitri Trenin,  ABD’nin 2003 Irak müdahalesinden yaklaşık on yıl sonra yeni bir müdahaleye bu kadar yakınken Moskova’nın müdahale karşıtı tavrının yanı sıra önemli müttefiklerinden olan İngiltere’nin de “hayır” ı ile karşı karşıya kalmıştır. [17] Bu anlamda Putin’in Suriye stratejisi Obama’yı dünyaya bir “amatör”[18] olarak gösterirken “Nobel Barış Ödülünü asıl hak eden lider” [19]yorumlarına da nail olmasını sağlamış,  Putin’i III. Dünya Savaşını engelleyen  “süper kahraman” yapmıştır. Ancak Süper Kahraman Putin, kahramanlığını Eylül 2015 te müdahale ile yeni bir boyut kazandırmıştır.Yıllarca Batı müdahalesine karşı duran Putin 30 Eylül de Suriye’deki sürece kendi müdahil olmuştur.

Arap Baharı süreci ile Suriye parçalanan bir ülke profilinin yanı sıra pek çok farklı grubun da ortaya çıktığı çatışma havzasına dönüşmüştür. Nitekim bölgede var olan radikal İslamcı ve Sünni Cihatçı grupların çatışmaları pek çok ülke açsından tehdit unsurlarını barındırmakta idi. Rusya açısında belirttiğimiz gibi jeostratejik önemi ve tarihsel bağları olan Suriye, gelinen süreçte aynı zamanda Kuzey Kafkasya bölgesinde radikal ve saldırgan görüşlerin yayılmasına da neden olabilecek terör eylemlerine yol açacak bir bomba halini almıştı.Pek çok Rus uyruklu kişinin de bölgede bulunan terör örgütlerine katıldığı bilinmektedir ki bu durum Rusya açısından önemli bir endişe kaynağıdır.[20] Putin yönetiminin Rusya da merkezileşme ve bütünleşme çalışmaları bağlamında isteyeceği son şey 1990’larda sorun yaşadığı Kuzey Kafkasya coğrafyasında ayrılıkçı ve terör faaliyetleridir.Rusya Suriye’de yaşanan sürecin başından bu yana radikal gruplar bağlamında temkinli davranmaktadır. Dmitri Trennin, Çeçenistan’ın başkenti Grozni ve Musul arasında yaklaşık 600 millik bir yakınlıkta olduğuna dikkat çekerken, aşırıcı ve radikal görüşlerin Kuzey Kafkasya bölgesinde ve Baş Kürdistan, Tataristan gibi merkez Asya bölgelerinde hızla yayılma potansiyeline vurgu yapmıştır.[21] Nitekim Ramazan Kadirov’un IŞİD’ e karsı tüm Müslüman Halklara yaptığı birlik olma çağrısı da bu açıdan önemlidir.[22]Bu bağlamda 2013’te Rus Dış İşleri Bakanı Lavrov’un bölge ile ilgili olarak  “Hangi ülkeye bakarsanız bakın, hem Lübnan’da, hem Yemen’de, hem özellikle de Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de teröristler etkin hale geldiler ve kendilerini oldukça rahat hissediyor.”[23]açıklaması aslında bölgede bu gruplara karşı müdahale ihtiyacının da bir göstergesi olarak düşünülebilir.Ancak Rusya’nın o dönemde müdahale düşündüğü bilinmemekle birlikte müdahale için aramış olduğu askeri ve siyasi koşulların 2015 Eylül ayında vuku bulduğu açıktır. Öte yandan Eylül ayı başı itibari ile Suriye’de giderek artan Rus askeri uzmanlar da dikkat çekmiş ve Suriye konusunda Dış İşleri Bakanı Kerry, Rus Dış İşleri Bakanı Lavrov ile yaptığı bir görüşmede Rusya’yı olası bir müdahalenin sonuçları konusunda uyarmıştır.[24]

 

Harita I: Haziran-Eylül Karşılaştırmalı olarak Suriye’de Durum

Kaynak:http://www.bbc.com/news/world-europe-34453739, http://iswresearch.blogspot.com.tr/2015_09_01_archive.html

Konuya dair Sputnik’te yayınlanan bir röportajda Şam Araştırma Merkezi'nden stratejist Türki El Hasan müdahale için Rusya’nın 14 ay beklediğine dikkat çekerek, “ Koalisyonun IŞİD'e karşı operasyonlarının başarısız olduğunu herkes itiraf etti. Bu saldırılar olurken IŞİD daha da güçlendi, daha çok yere yayıldı, örgüte ayda ortalama 1000 yeni terörist katıldı, gelirleri arttı"[25]ifadelerini kullanmıştır. Nitekim Suriye’de geçen bu süre zarfında yaşanan gelişmeler farklı terör gruplarının da ortaya çıkmasına neden olmuştur (bkz: harita I). Bu durumda Rusya’nın sürece müdahil olması ABD’nin bölgede gücünün varlığı/yokluğu ile de alakalıdır. Küresel güç ABD’nin Orta Doğu sınavı istediği gibi gitmemekte iken,  sürece Rusya’nın dahil oluşu ile bu kez Rusya’nın sınavı başlamıştır. Bu bağlamda ise Rusya terör karşıtı müdahalesinin başladığı ilk günden bu yana Suriye’de sürekli olarak IŞİD’in bombalandığına dair haberler öne çıkmakta. Rusya Federasyonu Savunma Bakanı Sergei Şoygu Rusya'nın Suriye'de 30 Eylül'den Ekim’in ilk haftasına kadar geçen sürede hava operasyonunda toplam 112 IŞİD hedefinin vurulduğunu açıklamıştı.[26] Kasım 2015 tarihinde ise Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, Rus jetlerinin son üç günde Suriye'de 137 sorti gerçekleştirip Halep, Şam, Idlib, Lazkiye, Rakka, Hama ve Humus'ta teröristlere ait 448 hedefi vurduğunu açıklamıştır (ABD ve Rusya karşılaştırması açısından bkz: Harita II)[27]

Harita II: 30 Eylül-5Ekim Tarihleri Arasında ABD-Rusya’nın Hava Saldırıları

                Kaynak:http://www.bbc.com/news/world-europe-34453739

 

Sonuç Yerine

Gelinen süreçte Suriye’de yaklaşık 250 bin kişi hayatını kaybetti ve milyonlarca insan mülteci konumuna düştü (bkz: Tablo I). Suriye’de Esad rejimi ülkenin yarısından fazlasında kontrolü kaybetmiş konumdadır.Bölgede yaşanan ölüm ve çatışma beraberinde büyük bir insan göçünü de getirmektedir. Bu bağlamda Avrupa II. Dünya Savaşından bu yana bu kadar büyük bir mülteci göçü ile karşı karşıya kalmamıştır.

Rusya ABD’nin ve Esad yönetiminin dedahil olduğu bir koalisyon önerisini dile getirerek IŞİD’ e karşı bir plan sunmaktadır.[28] Ekim ayı sonunda Suriye'deki iç savaşın son bulması amacı ile ABD, Rusya, Türkiye ve İran dahil 17 ülkenin de yer aldığı Viyana'da gerçekleştirilen toplantı sonrasında çatışan taraflara ateşkes çağrısı yapılmış ancak Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın süreçteki yerine dair bir uzlaşı sağlanamamıştır. En önemli nokta ise ülkede Suriye'de 18 ay içinde bir seçimin olmasına dair uzlaşıdır. Bu plana uyulur ise 2017 yılında yapılacak seçimler sonucunda ülkede yeni bir hükümet kurulabilecek.[29]

            Tablo I: Suriye’de Ölen Sivillerin Oranı

Kaynak: http://www.ibtimes.com/syrian-regimes-barrel-bombs-kill-more-civilians-isis-al-qaeda-combined-2057392

Rusya’nın müdahalesi bağlamında pek çok eleştiri söz konusu olmakla birlikte destekler de mevcut.[30] Öte yandan Rusya’nın Suriye müdahalesinin getirileri ve götürdükleri de düşünüldüğünde ortaya yakın vadede iktisadi bağlamda sorunların çıkması muhtemel gibi görülmektedir. Rus ekonomisinin enerji piyasasındaki hareketlere karşı duyarlı oluşu ve bu açıdan enerji bağımlılığı düşen petrol/doğalgaz fiyatları açsından Rus ekonomisinin geçtiğimiz yıl içerisinde küçülmesine neden olmuştu. Özellikle düşen petrol fiyatları ve Kırım ilhakı sonrasında Batı ile karşı karşıya kalması ve Rusya’ya karşı uygulanan yaptırımlar Rus ekonomisinin küçülmesine neden olmuştur (Bkz tablo II).

            Tablo II: Rusya Federasyonu Gayri Safi Yurtiçi Hasıla

Kaynak:http://nationalinterest.org/blog/the-buzz/russias-economy-what-do-the-numbers-tell-us-14300

 

Rusya’da tüketim harcamalarında 1998 krizinden bu yana görülen en büyük gerileme söz konusu iken, yoksulluk oranı da yüzde 2 artmış ve ülkede 22 milyon kişi yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Nitekim küçülen ekonomi ile birlikte ithalat bu yıl ilk 8 ayda yüzde 39, ihracat yüzde 30 gerilemiştir. [31] Ancak bu tabloya karşın Financial Times, Rusya’nın içinde bulunduğu zorlu ekonomik koşullara rağmen, Suriye’de hava operasyonu gerçekleştirebilecek kapasitede olduğuna dikkat çekmektedir. Ayrıca, Rusya’nın Suriye operasyonunun günlük maliyeti 2,3 milyon dolar ila 4 milyon dolar arasında iken, ABD’nin 14 aydır IŞİD’e karşı düzenlediği hava operasyonun günlük maliyeti ise 4 milyar dolar ile 10 milyar dolar arasında değişmektedir.[32] Sonuç olarak Rusya Mart 2011’den bu yana Libya senaryosunu görmek istemediği Suriye’de büyük bir maceraya girmiş ve tıpkı Kırım ilhakında olduğu gibi güçlü Rusya profilini pekiştirirken eş zamanlı olarak öncelikle ekonomik sorunları da göze almıştır. Ancak tabloya bakıldığında ülkeler küresel güç kavgasından ziyade, hayatını kaybeden, yurtsuz kalan insanların yaşadığı acı görülmektedir.


*Arş.Gör.,KKU, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Rusya-Slav Araştırmaları Merkezi Araştırmacısı (This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.).

[1]http://rusila.su/2015/10/01/30-09-nachalo/

[2] Lavrov: Unipolar World No LongerExists, http://m.sputniknews.com/russia/20151002/1027891898/lavrov--unipolar-world-interview.html, 02.10.2015.

[3]Armaoğlu,a.g.e.s.491-492.

[4]Armaoğlu,a.g.e., ss.495-501.

[5]Human Rights Watch, SyriaUnmasked, Yale UniversityPress, 1991, s.138.

[6]ŞatlıkAmanov, “Hafız Esad Dönemi Suriye Dış Politikası”, ss. 228-230, (Türel Yılmaz, Mehmet Ali Şahin, Ortadoğu Politikasında Suriye, Platin Yayınları, Ankara,2004),

[7]Human Rights Watch, s.139.

[8]Human Rights Watch, s.139 , Amanov, agm.  ss.230-231.

[9]“Timeline: Syria'srelationswithRussia”, http://www.sbs.com.au/news/article/1624611/timeline-syria-s-relations-with-russia,07.02.2012, Dmitri Trenin, TheMythicalAllianceRussia’sSyriaPolicy, Carnegie Endowmentfor International Peace, 2013, s.9.

[10]Mark N. Katz,“Putın'sForeıgnPolıcyTowardSyrıa”,

http://mars.gmu.edu:8080/dspace/bitstream/1920/3024/1/Putin%20Syria%20MERIA.pdf, George Mason University, ss.1-2.

[11]RonSynovitz, “Explainer: Why Is Access ToSyria's Port At TartusSoImportantToMoscow?”, http://www.rferl.org/content/explainer-why-is-access-/24619441.html,19.06.2012

[12]Dmitri Trenin ,“Why Russia Supports Assad”,http://carnegieendowment.org/2012/02/09/why-russia-supports-assad/9j2x, 09.02.2012

[13]ABD, Suriye'yi vurma gerekçesini buldu, http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=272207, 27.08.2013.

[15]The Washington Free Becaon’un  Suriye Krizi sürecinde giderek prestiji artan Putin ile ilgili olarak Putin’in Dünyası olarak adlandırmasının yanı sıra ABD’yi ise bu dünyada yaşayan bir devlet olarak nitelendirmiş olması ilgi çekicidir. (TheLong, WithdrawingRoar, http://freebeacon.com/the-long-withdrawing-roar/, 13.09.2013).

[16]FionaHill , “Putin Scores on Syria”, http://www.foreignaffairs.com/articles/139905/fiona-hill/putin-scores-on-syria,11.09.2013.

[17]Dmıtrı Trenın, And Finally, It Turns, http://carnegie.ru/eurasiaoutlook/?fa=52984, 16.09.2013.

[18]George Herbert, “Putin's Syria Strategy Makes Obama Look Like an Amateur”

http://www.policymic.com/articles/63175/putin-s-syria-strategy-makes-obama-look-like-an-amateur,  11.09.2013.

[20]Russian Security FearCitizensJoining ISIS MorethanUkrainianSeparatists, http://www.themoscowtimes.com/news/article/russian-security-fear-citizens-joining-isis-more-than-ukrainian-separatists/524121.html,22.06.2015, Estimate: 1,700 Russian Citizens in ISIS Ranks

[21]Dmitri Trenin, “Russia’sPolicy in theMiddle East: ProspectsforConsensusandConflictwiththe United States”, A Century Foundation Report, 2010, ss.3-4.

[22]KadyrovcallsforMuslimsworldwidetounitetodefeat ISIS, https://www.rt.com/politics/321548-kadyrov-calls-for-all-muslims/, 11.11.2015.

[23]Lavrov: Suriye’deki durum Rusya’nın ulusal çıkarlarıyla bağlantılı, http://turkish.ruvr.ru/2013_09_02/Lavrov-Suriyedeki-durum-Rusyanin-ulusal-cikarlariyla-baglantili/, 02.09.2013.

[24]Syrianarmyofficial: Weareseeing a lotmore Russian military 'experts' thesedays, http://www.businessinsider.com/syrian-army-official-we-are-seeing-a-lot-more-russian-military-experts-these-days-2015-9, 09.09.2015,  “U.S. MovestoBlock Russian MilitaryBuildup in Syria”, http://www.nytimes.com/2015/09/09/world/europe/us-moves-to-block-russian-military-buildup-in-syria.html?_r=0, 08.09.2015.

[25]“ABD'nin Suriye'de 14 ayda yapamadığını Rusya 10 günde yaptı”,

http://tr.sputniknews.com/columnists/20151017/1018415846/rusya-suriye-IŞİD.html#ixzz3raVrWE9o, 17.10.2015.

[26]“Rusya: IŞİD'i Hazar Denizi'nden vurduk”, http://tr.sputniknews.com/rusya/20151007/1018209655/suriye-rusya-IŞİD-deniz.html, 07.10.2015.

[30]BU örneklerden biri Fransa Ulusal Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı ElisabethGuigou’dur. Guigou, Rusya'nın Suriye'de operasyon düzenlemekte tamamen haklı olduğunu ifade etmiştir. (http://tr.sputniknews.com/avrupa/20151026/1018584466/rusya-suriye-fransa-meclis-guigou.html#ixzz3rb4yr9Xf, 26.10.2015).

[32]'Suriye operasyonu Rus ekonomisi için yük değil', http://tr.sputniknews.com/rusya/20151026/1018601510/rusya-suriye-abd.html, 26.10.2015.

Merve Suna Özel

 
 
E mail:                                   mervesuna@yahoo.com
 
Eğitim Durumu
 
2010 -                                      Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
 Siyaset ve Sosyal Bilimler (Yüksek Lisans)
 
2008 - 2011                            Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Tarih (Çift Anadal programı)
 
Bölüm Bitirme Tezi: Soğuk Savaş Döneminde Türkiye-ABD İlişkileri Kırılma Dönemleri (1960-1965)
 
2006 - 2010                            Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Uluslararası İlişkiler (Lisans)
 
 
2002-2006                              Fethiye Yabacı Dil Ağırlıklı Lise
 
 
 
Yabancı Diller                                 İngilizce                                            
Rusça (Başlangıç)
Osmanlıca (Orta )
 
 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 16-10-2019

SDG/YPG'ye Çifte Koruma Kuşağı

İç politikada zorda olan Trump, kişisel açmazdan kurtulmak için dünya gündeminin en üst sırasındaki Suriye konusunu da kullanıyor. Ama görünen o ki, bunu yaparken de Türkiye'yi de kullanıyor.