Esad'ı Cezalandırmak ve Askeri Operasyonun Sürpriz Etkisi

Yazan  17 Eylül 2013

Suriye'de rejimin kimyasal saldırı gerçekleştirdiği iddialarının dünya kamuoyuna yansıdığı 21 Ağustos 2013 günün hemen sonrasındaki birkaç gündeki açıklamalara, haberlere, analizlere baktığımızda ABD'nin Esad'ı cezalandırmak için harekete geçtiği ve harekatın an meselesi olduğu belirtilerek gün ve saatler veriliyor, ayrıca operasyonun nasıl gerçekleştirileceği, füzelerin nereden atılacağı, atılacak füzelerin tipleri, adetleri, hedeflerin sayıları ve yerlerini gösteren savaş planları yazılı ve görsel basında yer alıyordu. Ancak beklenen olmadı. ABD Başkanı Obama bütün beklentileri boşa çıkardı ve anayasal yetkisi olmasına rağmen sınırlı bir operasyon için Kongre'den onay almayı tercih etti. Konu ötelendi. Son olarak ortaya atılan ve Suriye'nin prensipte desteklediğini açıkladığı öneriyle (Suriye'nin elindeki kimyasal silahları uluslararası kontrole devretmesi) ortaya çıkan yeni diplomatik girişimlerle operasyonun daha da ötelenmekte olduğu görülmektedir.

Operasyonun Sürpriz Etkisi Ortadan Kalktı

Böylece Esad'ın cezalandırılması işi başka bir bahara kaldı. "Esad'ın cezalandırılması Suriye'deki sorunu çözer mi, yeni kimyasal saldırıları önler mi" konuları ayrı tartışma konusu olmakla birlikte dünya kamuoyunun, uzmanların önemli bir bölümü sınırlı cezalandırma operasyonun olayı daha da büyüteceğini düşünmektedir.

Ancak durum böyle olsa dahi Esad'ı cezalandırmayı hedefleyen sınırlı operasyon beklendiği gibi 21 Ağustos'un hemen sonrasında gerçekleşseydi belki cezalandırma kavramının içeriğini doldurabilecek sonuçlar alınabilirdi. Ancak konun ötelenmesiyle artık "operasyonun sürpriz etkisi ortadan kalkmıştır".

Askeri planlamacılar çok bilir ki "süpriz etkisi" askeri harekatta başarılı sonuçlar almak için mutlaka gözönünde tutulan bir faktördür. Sürpriz etkisiyle hem beklenmeyen anda aniden gerçekleşen bir saldırının yaratacağı psikolojik etki hem de muhtemel hedeflerin korunmasına yönelik ilave tedbirlerin alınmasına, kritik silah ve sistemlerin kaçırılmasına/saklanmasına fırsat verilmeden imha edilmesi sağlanabilecektir. Ancak şimdi ABD'nin icra etmesi beklenen operasyonun bu tür sonuçlar yaratması uzak ihtimaldir. Yani Esad'a uyarı işareti verilmiştir ve operasyonun sürpriz etkisi ortadan kalkmıştır.

Esad Zaman Kazandı, Rusya ve İran Suriye'nin yanında

Çünkü artık Esad aldığı uyarıyla zaman kazanmıştır. Kontrolündeki füzeleri, silahları, sistemleri, lojistik destek teçhizatının yerini değiştirme, saklama şansı elde etmiştir. Askeri binalarının yerini değiştiremese de personelini başka yerlere kaydırma imkanı bulmuştur. Bu husus elbette askeri komutada etkinliği azaltabilecektir. Ancak standart askeri planlama kuralları içerisinde alternatif harekat planını önceden yapmış ise bu olumsuzluğu daha az sıkıntıyla geçiştirebilir.

Esad'ın yaptığı ve yapacağı diğer bir husus da ABD'yi sivil zayit verdirmeye yöneltecek şekilde hedef şaşırtmayı, ABD'yi yanlış hedeflere yöneltebilecek şekilde askeri unsurlarını ve sivilleri yerleştirmek ve içiçe sokmaktır. Nitekim özellikle Suriyeli muhaliflere dayandırılarak medyaya bu yönde yansıyan haberler mevcuttur. Buna göre Esad sivilleri, özellikle mahkumları askeri birliklerde canlı kalkan olarak kullanmak üzere yerleştirmekte, füze sistemlerini ve lançerlerini hastane, okul, resmi dairelere yakın olacak şekilde konuşlandırmaktadır. Askeri tesislerde ise çoğunluğu Esad'a bağlılıklarından şüphelenilen askerler bırakılmıştır.[1] Her ne kadar bu bilgiler bağımsız kaynaklarca doğrulanmasa da Suriye rejimin öneceki uygulamalarına bakıldığında bunların yapılmış olması büyük ihtimaldir.

Esad kazandığı zaman içerisinde kendisini destekleyecek bir koalisyonu oluşturma fırsatı da bulmuştur. Özellikle Rusya ve İran'dan askeri destek sağlama yönünde ortam oluşturmuştur. Nitekim zaten Suriye'de var olan Rus askeri varlığı ve desteğine ilave olarak Rusya Doğu Akdeniz'e yeni gemiler göndermiştir. Böylece Rusya'nın özellikle savunma sistemlerinin etkinliğini artırma ve istihbarat sağlama bakımından Esad'a çok değerli katkılar sunma imkanı yaratılmıştır. Rusya'nın Suriye'de olduğu iddia edilen S-300 füze savunma sisteminin aktive edilmesi, yeni silahlar ve mühimmatlar göndermesi, Doğu Akdeniz'de konuşlu Amerikan savaş gemilerinin faaliyetleri ve gerektiğinde atılacak füzelere ilişkin anlık istihbarat bilgilerini Suriye rejiminin unsurlarına aktararak savunma tedbirlerinin zamanında alınmasını sağlayabilecek olması mümkündür. 

Aslında Rusya buna hazırlandığını ve bu yönde gelişmiş imkanlarının olduğunu kısa süre öncesinde gösterdi. Geçtiğimiz günlerde Doğu Akdeniz'de ABD-İsrail ortak füze denemesinde füzenin ateşlendiğini kamuoyuna duyuran Rusya bununla ABD'ye ve müttefiklerine mesaj vermiş oluyordu. Gerçekten de Rus sensörleri ateşlenmesiyle birlikte ateşlenme noktasında arkasında çok büyük bir enerji bırakacak Tomahawk füzelerini saniyeler içinde tespit edebilecektir. Doğu Akdeniz'de Amerikan gemilerinin Suriye topraklarına büyük ihtimalle 100 milden daha fazla yaklaşmayacağı (maksimum füze menzili 1.000 mildir) düşüldüğünde füzenin ateşlenmesinden sonra hedefini vurması için en az 20 dakikalık süre vardır ki bu Esad'ın Ruslar tarafından uyarılması için oldukça yeterli bir süredir.[2]

Bütün bunların yanında İran'ın Esad rejimine desteğinin siyasi ve ekonomik desteğin de ötesine geçerek fiili asker desteğine kadar ulaştığı basına yansımaktadır. İran askerlerin Suriye'de rejim unsurlarıyla birlikte faaliyet gösterdiği anlaşılmaktadır. Hizbullah'ın, özellikle Suriye'ye karşı oluşan koalisyona yönelik yapılabilecek muhtemel özel operasyonlarda alabileceği rol de mutlaka hatırda tutulmalıdır.[3]

Diğer taraftan son gelen haberler cezalandırma operasyonun daha da öteleneceğini göstermektedir. Rusya tarafından gündeme getirilen ve Suriye'nin ilk etapta olumlu yaklaştığı teklife (Suriye'nin elindeki kimyasal silahları uluslararası kontrole verilmesi) ilişkin gelişmeler Amerikan Kongresi’ni de etkiledi ve 11 Eylül 2013 günü yapılması beklenen oylama ertelendi. Bu ertelemenin,  oylamanın 11 Eylül'e denk gelmesi ve 2001 yılında El Kaide'nin yaptığı saldırıların yıldönümüne geldiğinin fark edilerek 10 yıl önce El Kaide'nin başlattığı savaşın şimdi aynı tarihte bir öç alma olarak ABD tarafından başlatıldığı anlamına gelir şeklinde yorumlanmasından çekinmiş olmalarının etkisi varmıdır bilinmez ancak bunun Esad'a yeni zaman kazandırdığı aşikardır.

Pentagon: Operasyonun Gecikmesi Sorun Değil

Amerikalı senatörlerin, askeri uzmanların, düşünce kuruluşlarındaki analistlerin yukarıdaki uyarıları ve kaygılarına rağmen Amerikan Ordusu yine de operasyonu sorunsuz icra edebileceklerini belirtmektedir. Amerikan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Martin Dempsey  konuyla ilgili olarak Kongre'ye verdiği bilgide harekat emrinin verileceği zamana kadar Amerikan kuvvetlerinin alarm durumundaki pozisyonlarını muhafaza edebileceklerini söyledi. Dempsey operasyonun gecikmesinin Esad'a fırsat yarattığı eleştirilerine karşılık olarak ise Esad'ın zaten 21 Ağustos'un hemen sonrasında ABD'nin saldırıyı ciddiye alması üzerine bu türlü faaliyetleri yapmaya başladığını, bunların Amerikalı istihbarat unsurlarınca izlendiğini, ABD'nin her zaman olduğu gibi yedek planlarının ve hedef listesinin olduğunu, Esad'ı cezalandıracak bir operasyonun hedefinin aynı zamanda rejim güçlerinin etkinliğini de azaltacak şekilde Suriye ordusunun kimyasal silah kullanma yeteneğiyle ilgili olan sistem ve teçhizatlar olacağını, ayrıca füze, roket ve bunlarla bağlantılı sistemlerin, kimyasal silah bulunan tesisleri koruyan hava savunma sistemlerinin de hedef listesinde olacağını açıkladı.

Muhtemel bir operasyonda kullanacakları silah, sistem ve yeteneklerin Esad'ı caydırmaya ve zayıflatmaya yetecek seviyede olduğunu ifade eden Dempsey, Suriye rejimin ABD'nin kendileriyle ilgili ne kadar istihbarat topladığını ve nasıl bir hedef bilgisine sahip olduğunu bilmediğini, ayrıca ABD'nin çok gelişmiş istihbarat yeteneklerinin olduğunu hatırlatarak hedef listesin anlık olarak güncellendiğini de belirtiyor.[4]

Sonuç

Sınırlı operasyon derhal yapılmış olsaydı da gecikmeli olarak yapılsa da Esad'ın elindeki kimyasal silahları etkisiz hale getiremeyecek ve yeni kimyasal saldırılar yapmasını engeleyemeyecektir. ABD tarafından operasyonun amacı Esad'ı cezalandırmak ve caydırmak olarak açıklanmış olsa da Suriye rejimin yeteneklerinin hangi oranda azaltılabileceği, ne kadar zayiat verdirilebileceğine ilişkin somut kriterler belli değildir. Bu durum yapılacak operasyonun "yasak savma bağlamında ABD'nin saygınlığını korumaya yönelik" olacağını göstermektedir.

Bu operasyonun Suriye rejimi üzerinde psikolojik etki yaratması da hedeflenmiş olmakla[5] birlikte şu anda psikolojik üstünlük de Esad'a geçmiştir. Esad Obama'nın Kongre'den onay aramasını bile bir geri adım olarak niteleyip kendi adına ilerleme kaydederken şimdi oylamanın ertelenmesi, Rusya'nın önerisiyle halen diplomasiye fırsat tanınması gerektiğinin ortaya çıkması ve bu önerinin ABD tarafından da olumlu görülmesi Esad ve taraftarlarının moralini daha da yükseltmekte, elini güçlendirmektedir.

Bununla birlikte diğer bir gerçek de operasyon ne kadar ötelenirse ötelensin, Esad'ın Suriye'de tam kontrolü elinde tuttuğu bölgeler dikkate alındığında Esad'ın değerli silah ve sistemlerini rahatça saklayabilme imkanları da kısıtlanmış durumdadır.

ABD operasyonu geciktirip sürpriz faktörünün etkisinden faydalanma imkanını elinden kaçırırken taktik alanda kaybettiği inisiyatifi stratejik bağlamda yeniden kazanabilecek imkan ve kabiliyete sahiptir. Ancak her türlü durumda Esad yönetimi ve Suriye halkı zaten zarar görmekteyken ve görecekken, kamuoyunca kararsızlık olarak da algılanan operasyonun ötelenmesiyle taktik seviyede kaybedilen inisiyatif nedeniyle ABD de hiç hesaplayamadığı kadar hem ekonomik hem de liderlik, saygınlık bağlamında zarar gören taraflardan birisi olacaktır.

 

 


[1]"Syria strike: Is loss of strategic surprise costing the US?", http://www.csmonitor.com/USA/DC-Decoder/2013/0904/Syria-strike-Is-loss-of-strategic-surprise-costing-the-US/(page)/2

[2]  "Experts: U.S. Has Lost Tactical Advantage in Syria, Missile specialists, members of Congress question the continued effect of highly publicized military action", http://www.usnews.com/news/articles/2013/09/03/experts-us-has-lost-tactical-advantage-in-syria

[3]  "İran askerleri Suriye'de", http://haber.gazetevatan.com/iran-askerleri-suriyede/567968/30/dunya

[4]  "Analysis: Surprise or not, U.S. strikes can still hurt Assad", http://www.reuters.com/article/2013/09/05/us-syria-crisis-usa-targets-analysis-idUSBRE98406220130905

[5]"US aims for psychological effect on Syria", http://www.news24.com/World/News/US-aims-for-psychological-effect-on-Syria-20130904#

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Nusret Çam   - 21-02-2020

İSLÂM DİNİ, ARAP IRKÇILIĞINA İZİN VERİR Mİ?

Özellikle son yıllarda ümmetçilik adı altında örtülü bir Arapçılık yapmak bazı kesimlerde pek revaç bulmaya başladı.