Koronavirüs, tüm dünyada olduğu gibi ABD’de de böylesi büyük bir krizi yönetmek konusunda devletin gücünü ve otoritesini hem uygulama teknikleriyle hem de sınırlarıyla tartışmaya açtı. Virüs, ABD’nin New York eyaletini çok sert bir şekilde vururken, beklenmedik şekilde 2020 Başkanlık seçimleri için New York Valisi Andrew Cuomo’nun adı geçmeye başladı.

Tarihsel olarak ırkçılık meselesiyle mücadele eden Amerika Birleşik Devletleri (ABD), ‘White Supremacy ya da White Nationalism’ gruplarını (Beyaz ırkının üstünlüğüne inananlar anlamında kullanılmaktadır) ilk kez bir iç tehdit konusu olarak görmeye başladı.

Soğuk Savaş Sonrası Venezuela-ABD İlişkisi

Soğuk Savaş’ın bitmesiyle liberal/neoliberal politikaların savunucusu Batı ülkeleri, savaşı kazandıklarının ve komünizmin çöktüğü propagandasını yaptı.

2016 yılında göreve başlayan Cumhuriyetçi Başkan Trump’ın göçmenler, sağlık sigortası, vergi, LGBTQ hakları ve son olarak da ABD Yüksek Mahkemesine tartışmalı bir şekilde atanan Yargıç Kanavaugh süreci neticesinde, ABD Kongresinin iki ayağından birini oluşturan Temsilciler Meclisinde Demokratlar çoğunluğu Cumhuriyetçilerin 198 sandalye sayısına karşılık 231 sandalye ile ele geçirdi.

“Brezilya’nın Sessiz Devrimi”[1] olarak da adlandırılan “Bolsa Familia” (Programa Bolsa Família) Brezilya’da Lula da Silva ve Dilma Rousseff’in devlet başkanlığı görevinde bulundukları ve Brezilya İşçi Partisi (Partido dos Trabalhadores)’nin liderlik ettiği koalisyon iktidarları döneminde simge haline gelen bir sosyal koruma projesiydi.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Ünal Atabay   - 03-06-2020

Suriye’de Kalıcı Çözüm Planı

Çatışmalar “Yeter Artık” Noktasındadır