Türk-Amerikan ilişkilerinde hızlı bir dönemece giriliyor.
İstanbul’da gerçekleşen saldırılardan sonra yapılan yorumlardan birisi de küresel terörizmin bitmediği ve Türkiye’nin de küresel terörizme karşı mücadele eden cepheye daha fazla katkı vermesi gerektiği şeklinde oldu.
11 Eylül 2001’de ABD’de yapılan saldırıların üzerinden iki sene geçti ve o günden bugüne tarihin tekerleğinin dönüş hızı olağanüstü arttı.
Türk-Amerikan ilişkileri tarihinin en yoğun kriz sürecinden geçmektedir. Kriz Süleymaniye’de 11 Türk subayının kaçırılması ile değil, 1 Mart’ta TBMM’nin ikinci tezkereyi kabul etmemesi ile başlamıştır ve derinleşerek devam etmektedir.
Türk-Amerikan ilişkilerinin gerilimli bir dönemden geçtiği ve önümüzdeki dönemde de gerilimin hemen ortadan kalkmayacağı anlaşılıyor.
Türkiye-ABD ilişkilerinin olumsuz bir döneme girdiği bir süreçten geçmektedir. ABD’nin Türkiye’ye karşı alacağı tutumun Türkiye’deki birçok çevreyi olağanüstü bir paniğe sürüklediği görülmüştür.
ABD Savunma Bakan yardımcısı Paul Wolfowitz Türkiye’nin hata yaptığını itiraf etmesini, ABD’den özür dileyerek, bundan sonra ki süreçte ABD’ye yardımcı olmasını talep etmiştir.
21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Fatma Melike Karaaslan   - 10-07-2020

"Çoklu Baro Sistemi"nin Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sı Tarafından Öngörülen Temel İlkeler Çerçevesinde Kısa Bir Değerlendirmesi

Barolar, günümüze kadar her daim demokratik, laik, insan haklarına saygılı, üniter bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti için mücadele vermiş, 1987'de Bulgaristan'da yaşayan Türk azınlığa yönelik zulüm, işkence ve insanlık dışı muamelelere karşı tüm hukukçuları harekete çağırmış, Madımak Katliamında işlen...