Suriye meselesinin AB açısından asıl önemi, Birliğin 2011’den beri uluslararası alanda ne tip bir aktör olduğunu, kısaca özgünlüğünü sorgulatan bir sınama sürecinden geçmesine yol açmasıdır.
AB'nin kapsayıcılık, vatandaşları siyasi-ekonomik-sosyal krizlerden koruma ve uzaklaştırma potansiyeli hegemonyasını besleyen ya da sarsan unsurlardır.
Avrupa’daki ve Türkiye’deki siyasi aktörlerin Türkiye-AB ilişkilerini daha gerçekçi bir zeminde tartışma ve üyelik tartışmaları dışında ilerleyecek bir diyalog mekanizmasını işletme ihtiyacı duymaya başladıkları açıktır.
Esad yönetiminin yıpratılmasını sağlayacak kodlar yüklenmektedir. Bu yükleme mevcut yönetimin iç dinamiklerce bertaraf edilmesine kadar da sürecektir. Türk uçağının düşürülmesi olayı ise Avrupa ülkelerini ellerini çabuk tutmaya teşvik edecektir.
Yeni devrede AB-Rusya ilişkilerinde ‘karşılıklı bağlılık’ esasına uygun bir yol izlenecektir. Bu bağlılıkta enerji, küresel ekonomi, ticari ilişkiler ve uluslararası güvenlik temel unsurlar olacaktır.
Avrupalılar bugüne kadar Türkiye'yi hiçbir zaman, tam anlamıyla bir ortak olarak değerlendirmemişlerdir. Bugün de değerlendirmiyorlar. Türkiye nerelerde hata yapmıştır?
Fransa, ABD ile ilişkilerinde geriye dönüş yaşamayı istemeyecek düzeyde bir gelişme kaydetmiştir. Hollande döneminde bunun ilk test alanı Suriye’dir.
Hollande, uluslararası alanda Fransa'nın ihtiraslarını dünyaya uyarlama arayışında olacaktır.
6 Mayıs başkanlık seçimi Fransa’nın Sarkozy’den kurtulduğu için mi yoksa François Hollande’ın başkan seçildiği için mi önemlidir?
21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Bojidar Çipof   - 14-07-2020

Helenizm için Ayasofya

Son birkaç haftadır gündemin baş sıralarında bulunan Ayasofya ile ilgili yüzlerce yazı yazıldı ancak bazı hususlar hiç irdelenmedi. Bu makalemizde üzerinde çokça makaleler yazdığımız Ayasofya konusunu Helenizm ayağından ele alarak sunuyoruz.