Suriye meselesi, Libya müdahalesinin ardından Sarkozy dönemi dış politikasının sınanacağı ikinci örnek olaydır.
İnkar yasasıyla ilgili olarak Fransa'ya ve benzeri yasaları kabul eden diğer üye ülkelere AB'den tepki gösterilmesini beklemek fazlasıyla iyi niyetli bir yaklaşım olacaktır.
Demokrasi ve özgürlük gibi norm ve değerler, AB için tutarlılık göstergesi olma işlevini kaybetmeye mi başlamaktadır?
Müzakerelerin tıkanması nedeniyle, taraflar ilişkilerini eski ortak çıkar konularından yeni bir ortak alana taşıma peşindedir. Pozitif gündem işte bu arayışın ulaştığı son noktadır.
Artık Fransa'da, soykırım iddiasını inkar edenlerin yargılanacağı, Ermeni lobisi üyelerinin ve Ermeni derneklerinin dava açabileceği, davaların da emsal olabileceği zamanlar yaklaşmaktadır.
İyi işlemeyen yönetimler, iflas eden ekonomi, Euro’nun geleceği, eğitim sorunları, artan kiralar, borçlar, işsizlik ve üstüne üstlük artan Müslüman nüfus AB ülkelerini birliğin geleceği ile ilgili sorgulamaya iten nedenlerin başında gelmektedir.
Aşırı ideolojiler kriz zamanlarında hep güç kazanmışlardır.
Bir yandan avro diğer yandan Schengen’de yaşanacak başarısızlıklar, 60 yıl önce Schuman ile Monnet’nin hayalini kurduğu Avrupa’yı çok farklı bir geleceğe savuracaktır.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Mehmet Zeki Bodur   - 14-11-2019

GÖÇ TANIMLARININ KULLANILMASINA YÖNELİK KAVRAMSAL ÇERÇEVE ÜZERİNE DEĞERLENDİRME

Göç ve göçmen konusu üzerinde halen, uluslararası ve ulusal anlamda sözleşmelerde yapılan tanımlar dışında, herkesin üzerinde mutabık kaldığı bir kavramsal tanım bulunmamakta birlikte, bu durumun temel sebebinin, hem göçmenlerin hem de mültecilerin aynı güzergâhları kullanarak göç hareketlerini sürd...