Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF), bölgesel sorunların çözümü konusunda taslak metinlerin tartışılma ve olgunlaştırılma zemini olması son derece önemlidir. Genellikle ekonomik alandaki benzeri forumlar, kesinleşmiş gündemlerle toplanmadıkları halde güncel ve muhtemel sorunların tartışma platformunu oluştururlar. Önemli bir kısmı eski sömürgecilerin kumpası durumundaki sorunların çözümünü, eski sömürgecilerin patronluğundaki BM benzeri kurumlarda aramak tavukları tilkiye emanet etmek demektir. Mesela Etiyopya, Mısır, Sudan arasındaki baraj inşası sorunun çözümünü Arab Birliği veya İslam İşbirliği Teşkilatı benzeri örgütler yerine BM Güvenlik Konseyi'nde aramak eski sömürgecilere müdahale davetiyesi göndermek anlamına gelir.

Sovyet sonrası Türk cumhuriyetleri arasında da birçok sınır sorunları bulunmakta olup Kırgızistan-Tacikistan arasındaki anlaşmazlık 49 kişinin ölümüne yol açmıştır. Bölge ülkeleri arasında birçok uzlaşmazlık, hatta savaş sebebi olabilecek sınır ve egemenlik problemleri bulunmaktadır. Bunların çözümü için Türk Keneşi bünyesinde bir hakemlik kurumu oluşturmak son derece önemlidir. Genel kuralların, çözüm yöntemlerinin belirlendiği kurumsallaşmalar çok daha etkili olabilecektir.

ADF'de görüştüğümüz Kırım Türklerinin temsilcileri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile Refat Chubarov, Kırım'a girişlerinin yasak olduğunu hüzünle söylediler. Rusya ile ilişkilerimizin hassasiyeti nedeniyle panellerde dertlerini anlatamamalarından dolayı da mahzundular.

Antalya Diplomasi Formu (ADF), uzun hazırlık ve pandemi ertelemelerinden sonra 18-20 Haziran'da toplandı. Komşu ve bölge ülkeleri ile Türk cumhuriyetlerinden, Afrika'dan devlet başkanları, dışişleri bakanları, bölgesel örgüt temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ile akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı forumda 21 panel düzenlendi.

22 Haziran 1919; sömürgeci ve işgalci emperyalist güçlere karşı verilen Milli Mücadele’nin temel taşı, direnişin resmi ve yazılı ilk bağımsızlık bildirgesi olan “Amasya Genelgesi(Tamimi)”nin 102. Yıldönümü.

Türkiye için de farklı nedenlerden dolayı önemli olan bir NATO zirvesi sona erdi. Ancak bu defa NATO zirvesi, G7 zirvesinin ardından toplandığı için özellikle heyetler arasındaki görüşmelerde Trump döneminde ABD ve AB ile ilişkiler açılan gedikler doldurulmaya çalışıldı ki, Kuzey Atlantik askeri ittifakında iman tazelesin.

Marmara'da başlayıp diğer denizlere yayılan müsilaj (deniz salyası) felaketi yıllar önce yola çıkmıştır. Bu facianın deniz yüzeyinde görülen sümük tabakalarından ibaret olduğunu zannetmek sorunun çözümsüz kalması anlamına gelmektedir. Trakya’nın kalbi Ergene zehir akmaya başlamış, balıklar sadece hatıralarda kalmış, bölge sakinlerinde kanserin her türlüsü görülmeye başlamıştır.

Biden'ın Ermeni soykırım iddialarını açıklamasına karşı tepkiler, gaz alma mesajlarıyla sınırlı kalmamalıdır. Bir devletin tanıma kararının, Soykırım Hukuku açısından anlamı yoktur, çünkü soykırım olup olmadığı konusunda ancak mahkemeler karar verebilir.

Osmanlı Arşivlerinde BOA, MV, 198 / 24 numarası ile kayıtlı 17 Mayıs 1331 [30 Mayıs 1915]Tarihli “ Göç Ettirilecek Ermeniler Hakkında, Bakanlar Kurulu Kararı”ında aynen şöyle deniliyordu.

“Allah vergisi” der gibi güzel duyuluyor değil mi? Öyle şey olur mu demeyin. Büyük projeler büyük maliyetlere katlanmayı gerektirir. Tabii bir anda ortaya atılan projelerin niteliği, faydası ve amaçları tartışılabilir.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 29-11-2022

“Mezarlıkta Piknik”

Birkaç gündür Cumhuriyet gazetesinde Mehmet S. Aman tarafından yazılan “Mezarlıkta Piknik” adlı kitabın ilanını görüyorum. Kitabı okumadım ve içeriğini bilmiyorum. Ama bakın başlığı bana neler, neler hatırlattı!