Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası Bölümü Öğretim üyesi Sayın Prof. Dr. Hasan Köni ile “Koronavirüs Pandemisinin küresel sistem üzerine jeopolitik, jeoekonomik ve jeostratejik etkileri” konusu üzerine merak edilen hususlarda güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

Yeni Sistemin Kapısı Aralanacak

İnsanlık tarihi, salgın hastalıklarla mücadeleyi defalarca yaşamış ve buna maruz kalmak veya mücadele etmek insanlığın ortak kaderi olmuştur. Yaygın bulaşıcı hastalıklar ve büyük afetler, dünya üzerinde önemli etkiler bırakarak insanlık tarihinde her zaman derin değişimlere yol açmıştır. Bugün yaşanan salgının yaratacağı etki de yine benzer olacaktır.

Küresel dünyada son 40 yılda ülkeler arasında ekonomik sosyal ve politik eşitsizlikler yaşandığı gibi ülkeler içi özellikle gelir dağılımı eşitsizliklerinin artarak devam ettiği gözlenmiştir. Neo liberalizm olarak adlandırılan uygulamadaki sistemin bazılarına çok kazandırması yanında bazılarına da çok kaybettirdi. Bu nedenle gruplar arasında gelir dağılımı farkları çok açıldı.

Devlet aygıtı, ekonomi, kültür ve eğitimle alakalı para getiren bütün alanlardan mümkün olduğunca çekilmelidir. Çünkü devlet, tabiatı gereği verimsiz ve kötü üretir. Oysa serbest piyasanın “görünemez eli” daha ucuza, verimli ve kaliteli bir biçimde üretir. Devlet, kendi varlığını iç ve dış güvenlik ile adalet alanına sıkıştırmalıdır.

İNSANIN DOĞAYLA İLİŞKİSİNE KISA BİR BAKIŞ             

Yeryüzünün en güçlü, en korkunç canlı türleri insandan önce var olmuştu ya da insan var olduktan sonra yaşamdan silinmişti. Bilimsel araştırmalar, en erken ön – insan kabul edilen Human Erectus’un geçerli tahminlere göre günümüzden 1 Milyon 890 Bin yıl önce yaşamaya başladığını söylemektedir[1]. Human Erectus fosillerine Afrika, Endonezya ve Çin’de rastlanmıştır.

Avrupa bütünleşmesinin mevcut koşullarda zorlandığı konulardan biri virüs salgını oldu. Başta belirtmek gerekirse, böyle bir salgınla mücadelede AB’nin güçlü bir profil sergileyememesi aslında doğal bir durumdur. Çünkü sağlık sektörü ya da işleri devletlerin ya da hükümetlerin yönettiği bir alandır.

Küresel dünya bugüne kadar ya finans veya reel ekonominin kendisini çevirememesi sonucu krize girerdi. Bu defa alışık olunmayan bir durumla yüz yüze kalınmış ve bizatihi insanların kendi varlığına karşı yapılan bir saldırı ile karşı karşıya gelinmiştir. Bu yeni durum insanlık için küresel boyutta bir ilki oluşturmaktadır.

Hırsı, çıkarları, kötülükleri, katliamları, seviyesizlikleri, kokuşmuşluğu, pisliği, çürümüşlüğü ve cahilliğiyle müptezelleşmiş 21.yüzyıl insanı bir müddet sonra ben ne yaptım diyebilecek midir?

Nisan 2020 ayı başında BM, İngiliz ve İtalyan Hükümetleri tarafından yapılan açıklamada, koronavirüs pandemisi nedeniyle Kasım 2020 ayında yapılması planlanan “BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı-COP26”görüşmelerinin erteleneceği açıklandı.

Çelişkiler düşünceyi besler ve ilerletir. Oysa bugün neredeyse sonsuzluğa uzanan çelişkiler yumağından çoğu insan korkarak kaçıyor. Modern insan açısından çelişkinin dayanılmaz bir ağırlığı vardır. Bu durumun sebebi ise çok basittir: Modern insan aslında herhangi bir düşünce faaliyetine girişemeyecek kadar yorgun, bitkin ve tembeldir.

Dünya Kamuoyunda her 24 Nisan’da gündeme gelen “Tehcir”, yıllardır Ermenilerin Osmanlı Devletine aleyhine giriştikleri isyan ve eylemlere karşı devletin aldığı tedbirler, hükümetin meşru savunma ve egemenlik hakkını kullanmadır.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR