25 Şubat 2026
21YYTE.ORG Milli Güvenlik Ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi Ukrayna Savaşının Dördüncü Yıldönümünde Zelensky’nin Pişmanlıkları

Ukrayna Savaşının Dördüncü Yıldönümünde Zelensky’nin Pişmanlıkları

6 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaş dördüncü yılını doldurdu. Rusya’nın Donbass’da ele geçirdiği birkaç yerleşim yeri dışında önemli bir kazanımı yok. Uluslararası itibar kaybından öte karşı karşıya kaldığı askeri ve sivil kayıplarının boyutları ise istatistiklere ve tahminlere yansıyanın çok ötesinde olmalı. Vatan savunmasında dişiyle tırnağıyla direnen Ukrayna’nın kayıpları belki rakamların abartısından az olabilir. Ama Dünya bankasının en son açıkladığı rakama göre sadece yaklaşık 600 milyar Dolar, ülkenin tarumar olan ulaştırma, enerji ve ikametgâh alt yapısının yeniden inşası için gerekli. Bu kısmen savaş sona ererse Rusya’nın dondurulmuş varlıklardan savaş tazminatı olarak karşılanabilir. Ancak sönen ocakların, erken sona eren yaşamların ve tükenen sabırların karşılığının parayla ifade edilmesine imkân yok. Başkan Zelensky uluslararası haber kanallarına açıklama yaparken, geri dönüp baktığında bazı pişmanlıkları olduğunu itiraf etti. Ama psikolojik olarak dayanma gücünün sonuna gelen ülkesi şimdi pes eder de Rusya’nın her istediğine boyun ederse, evlerini, köylerini dillerini ve kimliklerini tümüyle kaybedeceklerini veya hep birlikte başka diyarlara göç edeceklerini ekleyerek müzakereye açık olduklarını, ama mücadeleye devam edeceklerini söyledi.  Ancak pişmanlıklarının ne olduğunu düşünmek gerek.

Ukrayna’nın Kara Bahtını Değiştirmeye Gücü Yetemedi

Çöken Sovyetler Birliği’nden 24 Ağustos 1991’de ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Ukrayna, bu boşanma sırasında, Rusya’ya ebediyete kadar birlikte olacakları mesajını vermiş olsa bile, zamanın akışı içerisinde Rusya ile yollarının giderek ayrılmasını engelleyemedi. Üstelik hem çoğu zaman Rusya’nın ağır yaptırımlarına muhatap oldu, hem de 2014’te Karadeniz’deki can parçası Kırım, bir referandum ile Rusya’ya kaçtı. Tabii böylece, adının anlamı sınır olan ülkenin fiziki sınırları daraldı. Üstelik 12 doğal gaz kuyusu ile birlikte kaydı gitti Kırım. Dünya ses çıkardı - çıkaramadı. Ukrayna, Kırım’ın ayrılışından sonra doğusunda kalan Donbass’tan da ayrılıkçı mesajlar almaya başladı. Moskova’yı bölgedeki etnik Rus azınlığa Kiev’e karşı isyan etmeleri için mühimmat desteği vermekle suçladılar Zelvensek çikolata kralı Poroshenko’ya karşı 2019 da seçim kazandığında ipler zaten iyiden iyiye gerilmeye başlamıştı. Kendisi Donbass bölgesinde bulunan Dnipro’nun çocuğu olan Zelensky, Ukrayna’nın en önemli sorunlarından birinin, Donbass’ın geleceği olduğunu fark edemedi. Doğu Ukrayna’da yaşanan insanlık dramına daha yakından bakarak, bölgeye barış ve huzurun gelmesi için gereken siyasi iradeyi gösteremedi. Minsk anlaşmalarına uymadı. Bunda Zelensky’nin deneyimsizliği kadar Putin’in Kievan Rus veya Novo Russia hayallerinin etkisi var. 

AB ve NATO ile Flört ve Ekonomik Sıkıntılar

Ukrayna AB, Batı Avrupa ve ABD ni hep dost belledi. Ama işte şimdi bir başka ABD başkanı, Ukrayna’ya sırt çevirdi denemese bile gereken desteği vermiyor, vermekten kaçınıyor. Öte yandan AB, NATO ve AB dışında kalan Batı Avrupa önce Ukrayna’nın demokratikleşme süreçlerini tamamlamasını, yolsuzlukların önünü almasını isterken, Kırım’ın 2014 yılındaki ilhakına rağmen günün birinde Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün tehdit altında kalacağını hesaplayamadı. Belki de Ukrayna’yı, eşit muhatap olarak değil, AB ve NATO için sınır boylarında kalkan görevi görecek bir tampondan öte görmedi. Ayrıca daha işin başında Rusya ile gayet açık bir barış anlayışı farkının varlığı Kiev kadar, Brüksel’de de anlaşılamamış olmalı. Çünkü 2019 yılında sözcüklerin Türkçe karşılığı aynı olmakla birlikte, Rusya’nın Donbass’daki fiili varlığını meşrulaştırdığı için Putin’in tercihi olan, “Barış Koruma (Peace Protection)” ya karşı, Rusya’nın bölgedeki fiili varlığını reddeden ve Ukrayna’nın istediği “Barış Koruma (Peace Keeping)”yı sağlayacak uluslararası güç konusu çözümlenemedi. Birleşmiş Milletler umursamadı; AB ağırdan aldı; NATO farkı anlamadı; Ukrayna’nın eli böğründe kaldı. Zelensky neden pişman olsun ki? İşin başından beri zaten Ukrayna’nın ekonomik gücünün yeterli olmadığını da hatırlayalım.

Dayanma Gücünün Kaynağı Vatan Toprağına Bağlılık ve Ulusal Bilinç  

Savaşın başında Ukrayna’nın bereketli topraklarında rahatlıkla beslediği 43 milyon nüfusu vardı. Şimdi nüfusun 29 milyona inmiş olduğu tahmin ediliyor. Yaklaşık 4 milyon insanın ülke içinde kökünden koptuğu 7 milyon Ukraynalının ise mülteci olarak dünyaya yayıldığı biliniyor. 100 bin askerin, 60 bin sivilin ve bir o kadar da çocuğun öldüğü savaşa rağmen, ülkede tarımsal faaliyet devam ediyor. Ukrayna hala temel gıda maddeleri, maden ve yağ bitkileri ihraç edecek kadar dirençli ve başarılı. 2025 rakamlarına göre 5,79 milyar dolarlık mısır; 5,14 milyar dolarlık yağ tohumları; 4.5 milyar dolarlık buğday; 3 milyar dolarlık demir cevheri ve 2 milyar dolarlık kolza ihracatı var. .  İhracat pazarları ise Polonya, Çin, İspanya, Almanya, Mısır ve Türkiye. Savaşın yıldönümü nedeniyle verilen demeçlerden, elektrik kesintilerine, dondurucu hava koşullarına, açlığa ve susuzluğa rağmen sınai üretimin de büyük bir azimle sürdüğü anlaşılıyor Dayanma gücünü, bağımsızlık azminden ve ulusal iradesinden alan Ukrayna için Türkiye’nin açık tutmak için büyük çaba gösterdiği “Tahıl Koridoru” hayati öneme sahip. Ayrıca savaşa rağmen savaş endüstrisini başlatıp, geliştirmesine katkısı fevkalade önemli. Bunların pişmanlığı mı olur? 

AB ve NATO’nun Hatası ve Pişmanlığı Yok mu?

Zelenski, Beyaz Saray’da uğradığı ağır hakaretlere, Trump’ın fütursuz aşağılayıcı ve müstehzi sıfatlarının muhatabı olmasına rağmen yılmadı. Savaşın başından beri asla Donbass’taki Rus emelleri ile AB ilişkilerini takas etme gafleti göstermedi. Tam tersine Kırım ile can parçası koparılan ülkesinin toprak bütünlüğünü hep savundu. Ama doğduğu topraklara 3-4 saat mesafede bulunan Donbass şehirlerine, Luhansk’a, Mariopol’a, Kharkiv’e barış getiremedi. Müzakereye her zaman açık olduğunu söyledi. Ancak verilebilecek tavizlerin sınırını her aşamada hatırlattı. Bunların ne olabileceğini bilmiyoruz. Donbass bölgesine gecikmiş bir tam veya kısmi özerklik mi?  Enerji santrallerinin, barajların ve şehirlerin bombalanmasını zaten kimse engelleyemezdi.  Öte yandan Batı ittifakı, Ukrayna’ya AB ve NATO üyeliği konusunda kof umutlar verdi. İşte bu Brüksel’in pişmanlığı olmalı. Putin’i idare edebileceklerini sandılar. Şimdi ABD den umut yok.  Macaristan Rusya’ya uygulanacak AB yaptırımlarını veto etmeyi sürdürüyor. Bu arada AB liderlerinin 2025 sonunda 2026-2027 için Ukrayna'ya verilecek 90 milyar avroluk AB kredisinin de Macaristan'ın vetosuna takıldığı düşünülecek olursa, 1963 den beri AB kapısında Türkiye’yi bekletip Macaristan ve Slovakya’yı birliğe kabul eden Brüksel, belki bunun için de pişman olmalı. 

Ve Nihayet

Evet, savaşın bir an önce sona ermesi için Ukrayna Donbass’ı gözü kapalı Rusya’ya bırakamaz. Elini verip, kolunu kaptırmayı göze alamaz. Ama müzakere için eşik Donbass’a bölge olarak veya bazı şehirlere Minsk sözleşmelerinde taahhüt edildiği tam veya kısmi özerklikten geçecekse güvenlik garantilerinin sağlam olması önemli. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *