2016'daki Küresel Askeri Harcamaların Üçte Biri ABD’nin

Yazan  24 Nisan 2017

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) raporuna göre; 2016'da dünyada toplam 1 trilyon 686 milyar dolar askeri harcama yapılırken, bunun üçte birinden fazlası, 611 milyar doları ABD tarafından gerçekleştirildi. Askeri harcamalar bir önceki yıla göre artmaya devam ediyor. Rusya da 2016'da petrol fiyatlarındaki düşüşe ve ekonomik yaptırımlara rağmen üçüncü sıraya yükseldi. ABD, kendisini takip eden 8 ülkenin toplamını geçerek 2016’da 611 milyar dolar askeri harcama yaptı. 2016’da bir önceki yıla göre yüzde 1,7 daha fazla askeri harcama yapan Washington, bu alandaki harcamalarını 2010’dan bu yana kısıyordu. Afganistan ve Irak’tan asker çeken ABD, 2008 ekonomik krizinin de etkisiyle askeri harcamalarını azaltıyordu. ABD’yi takip eden Çin ve Rusya da askeri harcamalarını artırdı. Pekin yönetimi, harcamasını bir önceki yıla göre yüzde 5,4 artırarak 215 milyar dolara çıkardı. Rusya da 2015’e göre yüzde 5,9 artışla geçen yıl 69,2 milyar dolar tutarında askeri harcamada bulundu ve üçüncü sırada yer aldı. Moskova, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından gayrisafi yurt içi hasılasına oranla en fazla askeri harcamayı geçen sene yapmış oldu. 2015’te en yüksek harcamayı yapan üçüncü ülke olan Suudi Arabistan ise, harcamasını yüzde 30 kısarak 63,7 milyar dolara düşürdü. 2014’te 23,7 milyar dolara yakın askeri harcamada bulunan Birleşik Arap Emirlikleri’nin yanı sıra Suriye, Libya, Somali ve Kuzey Kore gibi ülkelerin de kesin bilgilere ulaşılamadığı gerekçesiyle yer almadığı araştırmada, Türkiye 14,8 milyar dolar askeri harcamayla 17. sırada yer aldı. Türkiye, 2015’te 15,9 milyar dolara yakın harcama yapmış ve 15. sırada yer almıştı.

Son Düzenlenme Salı, 16 Temmuz 2019 06:58

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Mehmet Zeki Bodur   - 14-11-2019

GÖÇ TANIMLARININ KULLANILMASINA YÖNELİK KAVRAMSAL ÇERÇEVE ÜZERİNE DEĞERLENDİRME

Göç ve göçmen konusu üzerinde halen, uluslararası ve ulusal anlamda sözleşmelerde yapılan tanımlar dışında, herkesin üzerinde mutabık kaldığı bir kavramsal tanım bulunmamakta birlikte, bu durumun temel sebebinin, hem göçmenlerin hem de mültecilerin aynı güzergâhları kullanarak göç hareketlerini sürd...