ABD'den PKKistan’ı Kurmak Üzere "Suriye’de Çekiç Güç Önerisi"

Yazan  04 Aralık 2018

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi James Jeffrey03 Aralık 2018 günü Washington’da basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Suriye sorunu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

            Jeffrey yaptığı açıklamada özetle;

  • Almanya, Fransa, Birleşik Krallık, Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır’dan oluşan ve Küçük Grup olarak adlandırılan ülkelerle Suriye konusunda bir toplantı yaptıklarını, grubun ayrıca Suriye Müzakere Komitesi Başkanı Nasr Hariri ile de görüştüğünü,
  • İstanbul’da Ekim ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde, Almanya, Fransa ve Rusya liderlerinin katılımı ile düzenlenen konferansın ardından Astana’da gerçekleştirilen toplantıda Anayasa çalışmalarına katılacakların listesinin hazırlanmasını beklediklerini ancak bu ülkelerin bunu başaramadığını,
  • Küçük grupla yapılan toplantıda, BM’nin 2254 sayılı kararı çerçevesinde BM’nin yardımı ile Suriyelilerin kendilerine ve yine kendileri tarafından yönlendirecek, kalıcı ve barışçıl bir siyasi çözüme ihtiyaç olduğu hususunun gözden geçirildiği,
  • İdlib’de bir çatışmasızlık bölgesi olmasından mutlu olduklarını, bu düşüncelerini sadece Türkiye’ye değil Rusya’ya da ilettiklerini,
  • Geçen hafta İdlib’de bir kimyasal silah kullanıldığı yönünde bir iddia ortaya atıldığını ancak bu hususu şu an için doğrulayacak bilgiye sahip olmadığını,
  • Menbiç’te halen PYD/YPG unsurlarının bulunup bulunmadığı, Türkiye’nin Menbiç’e yönelik bir operasyonunu engellemek üzere ne tür bir çözüm tarzı üretildiği sorusuna karşılık olarak; 50’den fazla PYD/YPG mensubunun Menbiç’ten ayrıldığını, bu bilginin Türkiye’ye de iletildiğini, Menbiç Askeri Komitesinin ABD ve Türkiye tarafından belirleneceğini ve bu komitede Türkiye’yi tehdit edebilecek şahısların bulunmayacağını, Menbiç yol haritası kapsamında müşterek devriye görevlerinin sürdüğünü,
  • ABD’nin Soçi / Astana inisiyatifi ile yola devam etmeyeceklerini, diğer BM üyesi ülkelerinde benzer şekilde düşündüğünü, Astana’ya liderlik eden ülkelerin bir deneme yaptıklarını ancak başarılı olamadıklarını, Astana’nın fişini artık çekmek gerektiğini,
  • ABD’nin Suriye’deki Kürtlerle ilgili politikasının ne olduğu sorusuna; bu bölgedeki toplumla IŞİD terör örgütünü bertaraf etmek için birlikte çalıştıklarını, sadece Kürtlerle değil Arap ya da diğer gruplarla da siyasi bir ajandalarının bulunmadığını,
  • ABD’nin Suriye’de bulunmasının amacının IŞİD’i mağlup etmek olduğunu, Suriye’de sonsuza dek kalmayacaklarını ancak IŞİD’in yenilmesi, İran’ın komutası altındaki tüm grupların Suriye’den çekilmesi ve geri döndürülemez bir siyasi süreç ortaya konduğunda bu ülkeden çıkabileceklerini,
  • ABD olarak askeri kuvvetlerini içeren çeşitli dış politika seçeneklere sahip olduklarını, Irak’ta da Irak’ın kuzeyinde sahada (yerde) bulunmadıklarını ancak Kuzeyden Keşif Harekâtı ile 13 yıl bu bölge üzerinde olduklarını, bu nedenle bunun bir BM gücü olabileceğini, BM 2254 sayılı kararında BM tarafından idare edilen ve yürütülen bir ateşkesten söz edildiğini, bunun koalisyon ya da başka ülkelerin kuvvetlerinden oluşabileceğini ifade etmiştir.

Büyükelçi James Jeffrey’nin Suriye sorununa yönelik açıklamaları oldukça dikkat çekicidir. Açıklama içerisinde yer alan üç husus diğer açıklamaların da önüne geçmiş ve ABD’nin Suriye politikalarının geleceği konusunda emareler göstermiştir.

Bunlardan birincisi Astana grubu olarak bilinen Türkiye, İran ve Rusya’nın bir araya gelerek Suriye’nin geleceğine ilişkin kararlar aldığı oluşumla ilgili. Jeffrey Astana grubunun çabalarına yönelik olumlu iltifatlar sunarken, ardından son Astana toplantısından somut karar alınamadığını bu nedenle siyasi çözüme geçme sürecinde Astana’dan sonuç çıkmayacağını, artık Astana’nın sonlandırılması gerektiğine yönelik açıklamasıdır.

İkinci önemli husus ise Menbiç konusunda yapılan açıklamadır. Uzun bir süredir Türkiye’yi bu konuda oyalayan ABD, bu kez yapılan açıklamada 50’den fazla PKK/PYD’li teröristin Menbiç’ten çıktığını, bunu Türkiye’de de bildirdiklerini, Türkiye ile ortak devriye konusunda ve bölgenin güvenliği açısından büyük bir ilerleme kaydedildiğini belirtmiştir. Yaklaşık 1.500 teröristin bulunduğu bölgeden 50 teröristin çıkartıldığını belirterek Türkiye’yi oyalamaya devam eden ABD, isimleri bilinen belli başlı terör örgütü mensuplarını Menbiç’ten çıkartarak bölgenin terör örgütü elemanlarından temizlendiğini ilan edecek, kandırma oyunlarına devam edecektir.

Üçüncü ve belki de en önemlisi olan ancak Astana’nın fişini çekmeli açıklamasının arkasına saklanan ise ABD’nin artık Suriye’de Fırat’ın doğusunda bir uçuşa yasak bölge ve Irak’ta oluşturulan çekiç güç benzeri bir yapıyı hayata geçirme aşamasında olduğudur. Gözlerden kaçan ancak oldukça önemli olan bu açıklamayla aslında Jeffrey Suriye kuzeyinde ve doğusunda PKKistan oluşturma yolunda son aşamaya gelindiğini ifşa etmiş oluyor. Irak’ta Saddam’a ait hava kuvvetlerinin Irak’ın kuzeyinde uçuşunu yasaklayan dönemin Çekiç Gücünün benzerinin Suriye’de kurulmasının yegâne amacı hava kuvveti olmayan IŞİD değil olsa olsa Türk Hava Kuvvetlerinin Fırat’ın doğusuna operasyonunu önlemek olabilir. Tabi bunun yanında uçuşa yasak bölge denetimiyle Suriye’deki İran kuvvetlerinin ve Şii milislerin izlenmesi de ABD’nin böyle bir çekiç güç uygulamasından en büyük beklentisi olacaktır.

Mevcut konjonktürde muhtemel Rus vetosu nedeniyle BM’den Suriye’de çekiç güç benzeri bir yapının kurulması kararı çıkmayacağına göre ABD uçuşa yasak bölge içinbu kez NATO’yu devreye sokmayı deneyecektir. Burada Türkiye’nin de desteğini almak üzere İdlib’i de kapsayacak bir uçuşa yasak bölge önerisiyle Türkiye’ye gelebilir.İdlib’te NATO kontrolündeki uçuşa yasak bölge Suriye ordusunun operasyonunu engelleyebileceğinden Türkiye’ye cazip gelebilir. Ancak Türkiye’nin böyle bir karara destek vermesi halinde Türk topraklarında önü açık şekilde NATO güçlerinin konuşlanmasının önü açılır.

 

 

Son Düzenlenme Salı, 04 Aralık 2018 19:24
Yorum yapmak için oturum açın

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 14-12-2018

Türkiye’yi Yönetenler Bunlara Niye Sessiz?

Kendimi tekrar etme pahasına yazmaya ve uyarmaya devam edeceğim. Çünkü geri dönülemez bir noktaya çok yaklaştık. Nedir bu? Türkiye’nin dört bir tarafının farklı düzlemlerde değişik mekanizmalarla kuşatılması. ...