ABD'nin Suriye'nin kuzeyini 'korumasından' geri adım atma yok

Yazan  09 Aralık 2018

Demokratik Birlik Partisi (PYD)'nin yönettiği özerk yönetimden kaynak, ABD'nin Suriye'nin kuzeyini korumaktan geri adım attığı iddialarını yalanladı.

Özerk yönetimde kaynak, ABD'nin (taktik ve geçici) terimleri kullanması sayılmazsa eski açıklamalarından herhangi bir geri adım atma durumunun bulunmadığını, açıklamanın özünün Türkiye ve Fırat'ın doğu bölgesinin güvenliğinin garanti altına alınmasına, taciz ateşi açılmaması durumuna vurgu yaptığına, ABD'nin bu konuyu devriyelerin ve gözlem noktalarının konuşlanması kararını aldığı zaman vurguladığına  işaret etti.

Kimliği açıklanmayan kaynak, uluslararası koalisyondan bu noktaları kurmayı sürdürmekten kaçınma konusunda göstergeler ya da açıklamalar bulunmadığını vurgulayarak SDG nezdinde de bu eğilimin bulunmadığını, zira koalisyonun, duyurulmasının ardından devriyeler yürütmeye ve gözlem operasyonuna başladığını, bunun koalisyonun (SDG)'de müttefiklerini sahada koruma yükümlülüğündeki ciddiyeti, Suriye'nin kuzey doğusunda Halk Koruma Güçleri (YPG)'nden endişesini ileri süren Türk müttefiğini tatmin etmeyi yansıttığını belirtti.

Türkiye'nin ABD'den SDG ve YPG'den vazgeçmesini istemesinin yeni olmadığını, ABD ile son toplantılarında bu açıklamaların yararına herhangi bir ilerleme gerekliliğini yansıtmadığına dikkat çekti. Kaynak, Menbiç'te yol haritası ve bunun diğer bölgelere yaygınlaştırılması konusunda, anlaşmanın YPG'nin çıkmasını, koruma ve yönetim inisiyatifini bölge oluşumlarının teslim almasını vurguladığını, bunu Menbiç'in kurtarılması operasyonunda Menbiç Askeri konseyinin talebiyle katıldığı zaman YPG'nin de vurguladığını, konseyin askeri güçlerini kurmanın bir parçası olarak askeri eğitim ve danışmanlık desteği sunduğunu belirterek bu görevlerin yerine getirilmesinden hemen sonra YPG'nin Menbiç'ten çıktığını ve Fırat'ın doğusundaki karargahlarına döndüğünü sözlerine ekledi.

Kaynak, Türkiye'nin bir yandan Suriye'nin kuzeyinde radikal grupları kullanma, Rus silahlarını satın alma öte yandan Avrupa kapısı yoluyla sığınmacılar kozunu kullanma yoluyla siyasi şantaj yaptığına işaret etti. Türkiye'nin uluslararası koalisyona isteklerini dayatmaya çalıştığını, dolayısıyla (Türkiye'nin) ABD'yi Fırat’ın doğu bölgelerini işgal etmesini kolaylaştırması için SDG ile ittifakını kesmek mecburiyetinde bırakmaya, Suriye kuzeyi federasyonu kapsamında seçkin milliyetçilik özelliğine sahip halk olarak temel insanlık haklarından bir şey kazanmasında Kürt rüyasını ortadan kaldırmaya çalıştığını belirtti.

(Kaynak: http://www.basnews.com/index.php/ar/news/middle-east/485799)

Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Bircihan D. Dilek   - 13-12-2019

Balistik Füze Tehdidi ve Türkiye

Son birkaç yıldır F-35 ve S-400 konuları ülkemizin gündemini işgal ederken, stratejik bir saldırı silahı olan Balistik Füze tehdidi hızla etrafımızı sardı.