Afrin'deki operasyonun arka planı

Yazan  19 Kasım 2018

'Zeytin Dalı' bölgesindeki özel haber kaynağı, Halep'in doğusunda Afrin kentinde 'Şuheda El Şarkıyye (doğu şehitleri)' topluluğunu bu grubun kendisini fesih etmesine, envanterinde bulunan silahları askeri yargıya teslim etmeyi taahhüt etmesine rağmen hali hazırda hedef alan son güvenlik operasyonun ardında duran gerçek nedenleri açığa çıkardı.

İsmi açıklanmayan kaynak, 'Şuheda El Şarkıyye' grubuna karşı düzenlenen operasyonun grubun komutanı Ebu Hule ve 'Ahrar El Şarkıyye' komutanı Ebu Hatim Şakra arasında eski bir anlaşmazlığa dayandığını, Ebu Hatim Şakra'nın geçtiğimiz süreç zarfında yaklaşık bir yıldan bu yana kendisinden ayrılan Şuheda El Şarkıyye grubunun kökünü kazımak için (Türk) makamlarının desteğini elde etmeye çalıştığını sözlerine ekledi.

Ebu Hule'nin o vakit Şakra'nın saldırmaya çalıştığı El Bab kentinde Ahrar Eş Şam hareketinin yanında durduğunu belirtti. Aynı kaynağa göre, başka bir nedenin ise,  operasyonun hedef aldığı grubun komutanı Ebu Hule'nin Tadef beldesinin çoğunluğunu kontrol altında tutan Suriye rejim güçleriyle çatışma meydana gelmesini engellemede Ankara'nın emirlerine itaat etmeyi reddetmesi.

O dönemde rejim tarafından şiddetli askeri operasyona maruz kalan Der'a vilayeti üzerindeki baskıyı hafifletmek için münferit askeri adım attı. Aynı kaynak, Ebu Hule'nin adam olarak kötü sıfatlara sahip olmadığını, ancak 'Şuheda El Şarkıyye' topluluğunun bölgede görev yapan diğer direniş gruplarının durumunda olduğu gibi bazı unsurlarının yolsuzluk ve güvenlik kaosundan (!) sıkıntı çektiğine işaret etti.

(Çeviri kaynağı:https://www.zamanalwsl.net/news/article/97059/)

Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 20-10-2020

Abraham Anlaşmalarının Orta Doğu’ya Vaadi

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.