Başkanlık Münazarası

Yazan  01 Ekim 2020

Seçim günü gelene kadar üç kez olacak başkanlık münazaralarının ilki, salı akşamı gerçekleşti. Başkan adayları Joe Biden ve Donald Trump; birbirlerine ettikleri hakaretlerle, söz kesmelerle ve üst üste binen konuşmalarıyla pek de geleneksel olmayan kaotik  bir başkanlık münazarasının yaşanmasına sebebiyet verdi.

Gecenin moderatörlüğünü Chris Wallace üstlendi. Wallace adaylara, politikalarını anlatmak ve rakiplerini eleştirmek üzere 7 konu üzerine sorular sordu. Bu konular; Yüksek Mahkeme’ye yargıç atanması, Koronavirüs, ekonomi, ırkçılık, “Seçmenler neden sizi seçsin?” sorusu, küresel ısınma ve posta üzerinden oylama sistemiydi. Bu yazıda başkanlık münazarası; münazara öncesi ve sonrası değerlendirmeleri ve adayların 7 konu üzerine verdikleri demeçler olmak üzere 9 kısımda anlatılacaktır.

Münazara Öncesi

Münazara öncesinde NBC tarafından gerçekleştirilen anketlere göre Biden’ın Trump’a ülke genelinde 8.7 puan üstünlüğü vardı. NBC’nin seçmenlerle yürüttüğü başka bir ankette “Gecenin konuları üzerine hangi başkan adayına güveniyorsunuz?” sorusuna ekonomi ve şiddet konularında Trump’a; Yüksek Mahkeme, Koronavirüs ve ırk konularında ise Biden’a güvenin daha fazla olduğu görüldü.

 Münazara öncesinde adayların birbirlerinden ilginç istekleri vardı. Trump, Biden’a doping testi yapılmasını ve kulağında elektronik  cihaz olup olmadığının kontrol edilmesini istedi. Biden ise her 30 dakikada bir mola verilmesini talep etti. Trump kampanyası Biden’ın talebini kabul etmedi. Biden’a da doping testi yapılmadı.

Ohio eyaletinin Cleveland şehrinde yapılan münazarada sosyal mesafeye oldukça dikkat edildi. Adaylar ve moderatör dışında salonda bulunan az sayıda kişi münazara boyunca maske taktı. Adaylar sahneye çıktıklarında sosyal mesafe önlemleri gereği ne tokalaştı ne de dirsek tokuşturdu.

Yüksek Mahkeme

Moderatör Chris Wallace , oturumu ABD gündemini oldukça meşgul eden Yüksek Mahkeme’ye yargıç atanması meselesiyle açtı. Trump, “ 3 yıllığına değil, 4 yıllığına seçildim.” diyerek hala kendi başkanlık dönemi içerisinde olunduğunu vurgulayarak aday gösterdiği yargıç Amy Coney Barrett’a övgüler yağdırdı.  Trump, demokratların da kendisi yerinde olsalar aynısını hatta daha hızlı bir biçimde yapacaklarını söyledi.

Biden, şimdiden birçok kişinin posta yolu üzerinden oy verdiğini, seçim anında olunduğunu bu yüzden yeni seçilecek başkanın ve komisyonun bir yargıç aday göstermesi gerektiğini söyledi. Bu, hızlı yargıç atamasının arkasındaki sebebin de milyonlarca Amerikalı’nın faydalandığı “ObamaCare” sağlık planının bitirilme isteği olduğunu söyledi. Bu noktada Trump, Biden’ı Demokrat Parti’nin eski başkan adaylarının planlarıyla ( çoğunlukla Sanders) ve sosyalistlikle suçladı. Biden ise geceye damga vuran sözlerinden birini söyleyerek “Demokrat Parti artık benim.” diyerek eski adayların hiçbir politikasından Demokrat Parti’nin ve kendisinin  sorumlu olmadığını göstermeye çalıştı.

Biden, Trump gözetimi altında 200.000 vatandaşın Koronavirüs yüzünden öldüğünü söyledi. Trump da Biden’ın başkan yardımcılığı dönemine atıfta bulunarak “Senin gözetimin altında da 108.000 insan asker öldü. “ dedi.

Moderatör, konunun dağılmasınının önüne geçerek konuyu ObamaCare sağlık sigortası planına getirdi ve Trump’a, “Eleştirmenize rağmen 4 yılda Obamacare’i başka bir planla değiştiremediniz. TrumpCare planınız var mı?” diye sordu. Trump da “ObamaCare’ in en kötü parçası olan bireysel yetkiyi kaldırdım.” dedi. İlaçları ucuzlatacağını ve Obamacare’i pahalı bulduğunu söyledi.

Yüksek Mahkeme konusunu kapatırken moderatör Biden’a yönelik son bir soru sordu. Biden, seçilirse ve 8. yargıç atanmamış olursa ya da “court packing” kapsamında 9. Yargıcı ataması gerekirse kimi seçeceksiniz sorusuna cevap veremedi.

Koronavirüs

ABD’de halihazırda 7 milyon vaka ve Koronavirüs kaynaklı 200.00’i aşkın ölüm var.  Biden, konuşmasına Koronavirüs verileriyle başladı. “Amerikan popülasyonu dünyanın yüzde 5’ini oluştururken Koronavirüs kaynaklı ölümlerin yüzde 20’si bizde. Trump başından beri bu virüsün önemini biliyordu ancak yalan söyledi. ( Trump- Woodward söyleşilerine göndermede bulundu.) Panik yaratmak istemedi çünkü kendisi panik olmuştu.” dedi.  Trump , “ Senin gözetiminde olsa milyonlarca ölüm olurdu. Hepsi Çin’in suçu. Hindistan’daki Rusya’daki ve Çin’deki gerçek ölüm sayılarını bilmiyorsun çünkü transparan değiller. “ dedi. Trump Koronavirüs konusunda çok iyi bir iş başardığını ve pandemi sürecini çok iyi yönettiğini söyledi. Aşı konusunda ise büyük şirketlerle görüştüğünü Kasım’da aşının hazır olacağını ve ordununda aşının lojistiği için hazır olduğunu anlattı. Biden ise Trump’ın sözlerinin bilim adamlarıyla çeliştiğini söyledi. Moderatör, adayların mitinglerindeki sosyal mesafe kurallarına dikkat çekerek Trump’ın kalabalık Biden’ın ise az kişili mitinglerinin sebebini sordu. Trump “ Çünkü kimse Joe’yu dinlemek istemiyor.” dedi. Maske konusunda ise her iki adayın hemfikir olduğunu söylemek mümkündü.

Ekonomi

Trump, Biden’ın ekonomiyi bitirerek ABD’yi mahvetmek istediğini söyledi. Kendisinin ise krizi iyi yönettiğini ve ABD’nin krizi atlattığını söyledi. Biden ise sadece zenginlerin krizi atlattığını söyledi. Trump’ın 750 dolarlık vergi meselesini ilk kez burada gündeme getirdi. Koronavirüs’ün bitmeden ekonominin düzelmeyeceğini; Trump’ın vaka sayısı artarken işletmeleri açmaya çalıştığını; küçük işletmelere parasal bir yardımda bulunmadığı için bu işletmlerin ⅙’sının battığını ve insanların her şeyden önce güvende olmak istediklerini anlattı.

Moderatör Wallace, NY Times’ın gündeme getirdiği vergi iddialarını Trump’a yöneltti ve 2016, 2017 yıllarında  ne kadar federal gelir vergisi ödediğini sordu. Trump ,milyonlar ödedim göreceksiniz, dedi. Biden’ın başkan yardımcısı olduğu dönemde Obama yönetiminin kendisine vergi kolaylığı sağlayan imkanlar getirdiğini de ekledi. Biden “Trump, bir öğretmenden daha az vergi ödedi. ABD’nin şimdiye kadar sahip olduğu en kötü başkan.” dedi. Trump da cevap olarak ,senin 47 yıldır yapamadığını 47 ayda yaptım, diyerek geceye damgasını vuran sözlerden birini söylemiş bulundu.

Biden kendi ekonomi planıyla ilgili; vergileri artırarak 7 milyon iş yaratacağını, ABD ekonomisi 1 trilyon Dolar büyüteceğini ve büyük şirketlerin gelir vergileri yüzdelerini 21’den 28’e çıkaracağını söyledi. Trump ise serbest ekonomiyi, daha az devlet müdahalesini savunuyor. Münazarada eğer Biden şirketler üzerindeki vergiyi artırırsa şirketlerin ABD’yi terk edeceğini ve başka ülkelere yatırım yapacağını söyledi.

Ekonomi konusunun sonlarına doğru konu tamamen saptı ve Trump Biden’a “ Oğlun Moskova Belediye Başkanının karısından 3.5 milyon dolar aldı.” dedi. Biden, iddiayı reddetti ve Trump’a palyaço dedi.

Irkçılık

Biden polis tarafından öldürülen  George Ffloyd ile tartışmayı başlattı. Trump’ın Ffloyd protestolarında biber gazı kullandığını hatırlattı. “Trump, siyahilere yardım ettiğini söylüyor ancak 1000 siyahi vatandaşın 1’i Koronavirüs yüzünden onun gözetiminde hayatını kaybetti” dedi.

Trump kendi konuşmasında Biden’ın siyahi vatandaşlara 1994 yılında “süper yırtıcı” diyerek hakaret ettiğini ve siyahi vatandaşların bunu asla unutmadığını söyledi. Sun gazetesinin haberine göre ise bu ifadeyi kullanan Biden değil 1994’teki ceza yasası tasarısı tartışmaları sırasında konuşan Hillary Clinton.  Trump protestolardaki tutumuna cevaben ise  “ hukuk ve düzen” yanlısı olduğunu tüm kolluk güçlerinin seçimlerde kendisini desteklediğini ve Biden’ın asla,  kanun ve düzeni destekliyorum, diyemeyeceğini çünkü radikal soldan olan desteğini kaybetmekten korktuğunu söyledi.

Biden sistematik adaletsizliğe dikkat çekti. Polisi övmekle beraber aralarındaki “çürük elmaların”  temizlenmesi gerektiğini söyledi.

Trump, “Obama zamanında şimdikinden daha fazla şiddet olayları vardı.” dedi.

Biden, moderatörün  demokrat belediye başkanlarını arayıp yağmalama ve şiddet olaylarını durdurmalarını istediniz mi sorusuna “ Aramadım çünkü resmi bir yetkim yoktu.” dedi. Irk konusu adayların birbirlerini ırkçılıkla suçlamasıyla son buldu.

Seçmenler neden sizi seçsin?

Gecenin en ilginç diyaloğunun yaşandığı kısım buydu. Trump’ın Biden’ın oğlu Hunter’ın uyuşturucu problemini gündeme getirmesi, Biden’ın ise 2015’te kaybettiği oğlu Beau Biden’dan bahsetmesi oldukça yankı uyandırdı. Bu tartışmayı kesmeden diyalog halinde vermeyi daha uygun buluyorum.

Trump:  Çok şey yaptım. Dünyadaki en iyi ekonomi bizim. Orduyu yeniden inşa ettim. 300 yargıç ve Yüksek Mahkeme’ye 3 yargıç atadım. Obama yönetimden ayrıldığında 128 kişilik bir yargıç boşluğu vardı. Hepsini ben doldurdum.”

Biden: Daha güçsüz, hasta, bölünmüş ve şiddet doluyuz. Ekonomi Trump döneminde geriledi. Ben Putin’e karşı durdum, o ise Putin’in finosu. Sadece milyonerler ve bilyonerler zenginleşti. Daha bölünmüş bir durumdayız. Oğlumdan bahsedeyim. Senin orduya ezik deyişinden bahsedeyim. Oğlum Irak’ta bir sene görev aldı. Kendisi bir ezik değil o bir vatansever ve kahraman.

Trump: Hunter’dan mı bahsediyorsun?

Biden: Beau Biden’dan bahsediyorum.

Trump: Beau’yu tanımıyorum. Hunter’ı tanıyorum. O da ordudan kokain kullandığı için atıldı. Sen başkan yardımcısı olana kadar da bir işi yoktu. Sonra büyük bir servet elde etti.

Biden : Doğru değil. Oğlumun bir uyuşturucu problemi vardı ancak  artık iyileşti. Kendisiyle gurur duyuyorum.

Aile konusunun sonunda Biden , gecenin en önemli sözlerinden birini söyledi. “Bu benim veya Trump'ın ailesiyle alakalı değil, sizin ailenizle alakalı, Trump gerçek gündemi konuşmamıza izin vermiyor.”

Küresel Isınma

Trump, daha temiz bir hava ve su istediğini; ancak orman yangınlarının küresel ısınma kaynaklı değil; insan kaynaklı olduğunu söyledi. Bu yüzden orman yönetimine ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. 1 trilyon orman adında bir proje yürüttüklerini de ekledi. Biden kendi enerji politikalarını açıkladı ve bu alanda birçok iş yaratacağını söyledi. Biden, kasırgalar için Trump’ın nükleer silah kullanmak istediğini iddia etti. Trump iddiayı reddetti.

Posta yoluyla oy kullanma sistemi

Biden, herkesin oy kullanması gerektiğini söyledi. Kameraya dönerek “Amerika’nın kaderi sizin elinizde” dedi. Israrla oy çağrısında bulundu. Trump’ın ise posta yoluyla oy kullanma konusundaki çizgisi münazaradan önce de belliydi. Kendisi bunun seçime büyük hileler karıştıracağını ve birçok sahtekarlık yaşanacağını düşünüyor. Tartışmada  çöplerde ve nehirlerde oy pusulalarının bulunduğunu söyledi. Biden, Trump’ın iddiasının kanıtsız olduğunu söyledi. Trump, seçmenlerden oy sandıklarına giderek oy kullanmalarını ve sandıkta gözlemcilik yapmaları gerektiğini de belirtti.

Münazara Analizi

Hakaretler ve söz kesmelerle geçen geleneksel olmayan bir münazaranın ardından anketlerde kimin yüzdesinin artacağını tahmin etmek zor. Trump, ikinci defa seçilirse hangi politikaları izleyeceğine veya neler yapacağına dair somut bir söylem ortaya koyamadı. Rakibi Biden ise neler yapacağına dair daha somut verilerle konuştu ancak onun da kesin bir söylem ürettiğini söyleyemeyiz. Özellikle  Yüksek Mahkeme adayı olarak yargıç ismi verememesi oldukça eleştirildi. Biden, gece boyunca ayrım yapmadan tüm Amerikalılara seslendi. Trump’ın ise kendi tabanını cezbedip sandığa taşıma isteği “ radikal solcu” eleştirilerinden belliydi. Biden’ın sürekli gülmesi Trump’ın ise Biden’ın sözünü sürekli kesmesi, birbirlerine hakaret etmeleri ve Trump’ın kanıtı olmayan iddialar ortaya atması  tartışmayı profesyonel eksenden kaydırdı. Gecenin bir kazananı ya da kaybedeni olduğunu söylemek güç. Ancak kameralarla arası oldukça iyi, agresif ve sözlerini sakınmayan Trump’ın suçlamalarına, söz kesmelerine karşı; gaflarıyla ve yavaşlığıyla ünlü olan Biden’ın son derece iyi idare ettiğini söylemek mümkün. Münazaraların ikincisi 16 Ekim’de gerçekleşecek.

 

ZEYNEP LARA KADIOĞLU

 

 

 

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 20-10-2020

Abraham Anlaşmalarının Orta Doğu’ya Vaadi

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.