Brexit müzakerelerini, Koronavirüs krizi mi engelledi ? Brexit ne olacak?

Yazan  16 Nisan 2020

Koronavirüs bu kez de İngiltere ile AB arasındaki Brexit sonrası görüşmelerine de sıçradı. Ancak görüşmelerin tamamen durmasına sebep olmadı.

Bu çerçevede, AB ve İngiltere arasındaki gelecekteki ilişki üzerine müzakerelerin yüz yüze görüşmelerini içeren ikinci ve üçüncü turu, koronavirüs salgını nedeniyle iptal edildi.

Bu konuda hem AB Brexit müzakerecisi başkanı Michel Barnier hem de İngiltere'li mevkidaşı David Frost yaklaşmakta olan Brexit sonrası müzakere turlarının sanal da olsa koronavirüse rağmen devam ettiğini vurguluyor. Şimdiye kadar, video konferans yoluyla görüşmeleri yeniden yüz yüze başlatma girişimleri güvenlik endişeleri yüzünden engellendi. Ancak, zaten imkânsız olduğu düşünülen bu yüz yüze müzakere süresi küresel salgın nedeniyle neredeyse imkânsız hale geldi.

Buna rağmen, 20 Nisan haftasında planlanan görüşme, sanal bir müzakere turu yapılacak görünüyor. Sonraki görüşmelerin ise 11 Mayıs ve 1 Haziran'da yapılacağı ve bir hafta süreceği biliniyor.

            Sanal müzakerelerin sürmesine rağmen yüz yüze görüşmelerin daha faydalı olduğunu savunan AB tarafına rağmen İngiltere, müzakerelerin belirlenen tarihlerde sınırlandırılmadan sanalda olsa  devam eden bir süreç olacağını öne sürmektedir. Ayrıca İngiltere geçiş sürecinin bir anlaşma için son tarih olan 31 Aralık'ta sona ereceği konusunda da ısrar ediyor.

İngiltere’ye AB tarafından yapılan çağrılar ise, yılsonunda anlaşmasız bir Brexit'ten kaçınmak için geçiş süresinin uzatılmasını yönünde.

Bu konuda bir AB yetkilisi, "Dürüst olalım: Siyasi liderlik şimdi başka bir şeye odaklanıyor. Eviniz yanıyorsa, bu sizin ilk ve tek önceliğinizdir." demektedir. En önemli, kıymetli müzakere süresi son birkaç hafta içinde kaybedildi.  Hem İngiltere hem de AB Komisyon sözcüsü, her iki tarafın uzmanlarının birbirlerinin müzakere metinlerini tartışmak için temas halinde olduklarını vurgulasa da, uzlaşma arayışı henüz başlamadı. AB yetkilisi, uzmanlar "metinlere bakıp açıklama sağlayabilir, ancak hepsi çok teknik düzeyde. Belli bir noktada siyasi seçimler yapılması gerekiyor" dedi.

AB tarafından yapılan açıklamada Mart ayının başında yapılan ilk tur müzakerelerden sonra, iki taraf arasında "çok ciddi sapmalar" olduğunu söyledi. AB, Londra'ya Brexit sonrası bir anlaşma için kapsamlı bir taslak teklif sunarken, İngiltere buna karşılık AB tarafına şu ana kadar kısmi metinler gönderdi.

Bir AB diplomatları, "Her iki taraf da koşullar göz önüne alındığında mümkün olan en iyi çözüm üzerinde çalışıyor. Ancak fiziksel bir turda olduğu gibi aynı dinamiğe ulaşamazsınız" demektedir.

Fiziksel toplantıların olmayışının Avrupa içi dinamiği için de sonuçları olacağı ifade ediliyor.  Bir senaryodan konuşma yeteneği Brexit'in ilk aşamasında Brüksel'in en büyük varlığıydı. Bu nedenle Barnier, rahatsız edici seçimler  yapılması gerektiğinde herkesin birlikte kalmasını sağlamak için çok fazla zaman ve enerji harcadı.

Ancak Almanya'nın AB büyükelçisi Michael Clauss'tan tarafından Alman Hükümetine gönderilen bir mektupta, önümüzdeki aylarda birliğin korunmasının ne kadar zor olacağını ortaya koyuyor. 

Bazı AB yetkililerinin, 31 Aralık’ta İngiltere’nin birlikten anlaşmasız olarak ayrılmamasını, birlikle görüşmelerin devamı için ilave süre vermesini istemelerine rağmen, İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın süre tamamlandığında anlaşmasız da olsa birlikten ayrılmada kararlı olduğu görülüyor. Bu durum gelecekte AB ile İngiltere arasında yeni bir kriz sebebi olarak görünüyor.

Her konuda olduğu gibi AB’nin Koronavirüs sonrasında birliğini koruyup koruyamayacağı konusu Brexit görüşmelerinde bile ortaya çıkmıştır. Görünen o ki gelecek için, Avrupa Birliği (ni) kolay koruyamayacak.

Mehmet Zeki Bodur

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Enstitü Başkanı

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Yavuz Selim Yıldız   - 27-05-2020

Covid-19 Pandemi Süreci ve Sonrasında Avrupa Bütünleşmesi Nasıl Şekillenecek?

Dünyayı saran Covid-19 pandemisi ülkelerin başta sağlık sektörü olmak üzere hemen hemen tüm sektörlerde yeterliliklerini sınarken, küresel kurum ve kuruluşların da varlıklarının sorgulandığını görmekteyiz.