Çin Komünist Partisi'nin 100. Yıl Dönümü Kutlamalarında Şi Jinping’in Retoriği

Yazan  01 Temmuz 2021

Yazan: Sena Kaya

Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) 100. kuruluş yıl dönümü kapsamında ülkenin başkenti Pekin'de kutlama etkinliği düzenlendi. Çin devlet başkanı Şi Jinping, Tiananmen Meydanı'nda toplanan kalabalık bir dinleyici kitlesine "Çin'in katledildiği ve zorbalığa uğradığı çağın sonsuza dek sona erdiğini" söyledi (DW).Şi zorbalık yapmaya cesaret eden herkesi, yaklaşık 1.4 milyar insan tarafından örülen çelikten seddekafalarının kanlı bir şekilde ezileceği konusunda uyardı. 70.000 dinleyici tarafından alkışlanan bu cümle sosyal medyada da en çok konuşulan konu oldu. Pekin Normal Üniversitesi'nde kamu yönetimi profesörü olan Tang Renwu, Şi’nin sert konuşmasının ABD ve Batı'nın Çin'i "kontrol etme" ve "bastırma" çabalarına yanıt olarak olduğunu söyledi. Tang, "Şi'nin her zamankinden daha güçlü tepkisi, Çin halkı nezdinde daha da fazla vatansever ve milliyetçi duygu uyandırma etkisine sahip olacaktır." dedi. Pekin yönetimi, uzun süredir Hong Kong’daki insan hakları ihlalleri, Sincan’daki Uygurlara yönelik muamelesi nedeniyle dış eleştirile maruz kalıyor. Pekin, bu eleştirileri sistematik bir komplo olarak değerlendirirken suçlamaların karşısında duruyor. ''Batı medyası'' parantezinde Çin'e yönelik ön yargıları körüklemekle suçluyor. Ancak, bölgeye yönelik uluslararası komisyonun ziyaretine ise izin vermiyor(Reuters).

Tiananmen Meydanı'ndaki bir saatlik bir konuşmada, Çin’i yalnızca sosyalizmin kurtaracağı vurgusunun yanı sıra satır aralarında pek çok mesaj verildi.

Covid-19 salgını sonrası hızlı bir şekilde toparlanan Çin küresel sahnede daha iddialı bir duruş sergilemeye başladı ve Şi’nin Komünist Partisi yükselişe geçti. Çin Kültür Devrimi’nin en önemli figürü olan Mao Zedong’un dev portresi huzurunda konuşan Şi, kurucu Mao Zedong’dan bu yana en güçlü Çinli lider olarak gösteriliyor (Habertürk).

Çinli bir insan hakları aktivisti ve avukatı olan Teng Biao, DW'ye Şi'nin konuşmasının ÇKP'nin siyasi ideolojisi hakkında "olağan retoriği" içerdiğini söyledi.Ancak Teng, bu tür bir "siyasi söylemin pratikte bir anlamı olmadığını" da sözlerine ekledi.Aynı zamanda Chicago Üniversitesi'nde misafir profesör olan Teng, "Çin Komünist Partisi ne derse desin, hâlâ hemen hemen doğru olduğuna dair bir ilke var" dedi.Teng’e göre, Şi'nin tarih ve teori açıklaması tamamen mantıktan ve akıldan yoksun.

Tartışmalı Hong Kong ve Tayvan Meselesi Hakkında Şi Neler Söyledi?

Profesör Teng sözlerine ÇKP'nin teorileri ve tarihsel uygulamaları arasında birçok çelişki ve çatışma vardır" şeklinde devam etti. Özellikle Hong Kong meselesinde kâğıt üzerinde Hong Kong’un özerkliğiyle çatışan şeyler yapıyor gibi görünmese de alttan alta Çin’in egemenliği kısıtladığı bir gerçek. Geçtiğimiz sene, Hong Kong’un Çin’e devredildiği sembolik 1 Temmuz tarihinde yürürlüğe giren “Ulusal Güvenlik Yasası”yla birlikte pratikte Hong Kongluları baskı altına alan Çin hükümeti yüzünden pek çok kişi İngiltere ve Tayvan başta olmak üzere yurt dışına göç etmeye başlamıştı. Ancak Şi, etkinlikte yaptığı konuşmasında Hong Kong ve Makao ile ilgili olarak Çin’in "Bir Ülke, İki Sistem" ilkesinin ruhuna sadık kalacağını ve iki yere de yüksek derecede özerklik vaat edildiğini söyledi. Hong Kong’a tam destek sağlayan ve bağımsızlığı Çin tarafından tanınmayan Tayvan hakkında Çinli lider, ülkenin "tam şekilde yeniden birleşmesini" sağlamak ve adaya anakaradan bağımsızlığını verme çabalarını "parçalamak" istediğini söyleyerek "Hiç kimse Çin halkının ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunma konusundaki kararlılığını, iradesini ve kabiliyetini küçümsememelidir" ifadelerini kullandı.Tayvan, Şi'nin konuşmasından kısa bir süre sonra, egemenliğini ve demokrasisini savunma kararlılığının değişmediğini söyleyerek yanıt verdi.

Dünyanın En Tehlikeli ve Savaşa En Yakın Bölgesi Asya-Pasifik

Şi’nin konuşmasında askeri gücünü dünya standartlarını yükseltmek de gündemdeydi. ProfesörTeng, "Ulusal savunmayı güçlendirmeye ve askeri harcamaları artırmaya yapılan vurgunun, ÇKP'nin tek parti diktatörlüğünü sürdürmesi için önemli araçlar olduğunu düşünüyorum, çünkü bu her zaman birincil hedefi olmuştur" şeklinde durumu yorumluyor. Güney Çin Denizi’nde yapılan askerli tatbikatlar, yapay adalar ve adalara inşa edilen limanlar, askeri tesisler ve uçak pistleriile Asya-Pasifik’in son 10 yılda silahlanmaya en çok harcamanın yapıldığı jeopolitik bölgelerden biri haline gelmesi Teng’in dediklerini destekler niteliktedir. Önemli jeopolitik konumunun yanı sıra Güney Çin Denizinde petrol yataklarının bulunması gerginliği arttıran faktörlerden biri olarak sayılabilir.

Kaynaklar: Reuters, DW, Habertürk, Sputnik

 

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR