Eurotank EMBT üzerine

Yazan  09 Nisan 2019
2. Dünya savaşından bu yana Avrupa savunma anlayışının Rusya ve beraberindeki ülkelere karşı olmak gayesini taşıdığını biliriz. Varşova Paktı dağıldığında söz konusu çatışma ve savaş riskinin azalması Avrupa ordularında da istemsiz bir şekilde gevşemeye neden oldu. 30 yıl gibi bir zaman içinde envanterindeki her türlü savaş aracının modernizesini yaparak zamanı geçirdi ve kaynaklarını buna harcadı. Oysa bu araçların gelişen teknoloji karşısında zaten modası geçmişti.

Şimdilerde NATO ülkeleri, tüm donanım ve araçlarını modernize etmekle kalmayıp yeni tasarımlar ortaya çıkarıyorlar. Bu bağlamda Fransa ve Almanya askeri işbirliğini örnek gösterebiliriz.
Şüphesiz ki bu tasarımlar ve projeler, artık demode olmuş birliklerin yeniden donatılmasından ibaret değil, dost ve müttefik ülkelerin de bundan faydalanmasını ön görüyor. Böylece dünya silah pazarında da yeni bir rekabet dönemi başlatıyor. Bu rekabet döneminin çok zorlu koşullar altında gerçekleşeceğini şimdiden söylemek gerekir. Çünkü rekabet ilk olarak yüksek düzeyde işbirliğine sahip AB ve ABD ülkeleri arasında gerçekleşiyor. Bu noktada yıllar yılı ABD ile yürütülen ortak projelerin maliyetleri karşısında Avrupa’nın hem daha az fonla daha çok üretim yaparak maliyetleri düşürmek hem de ''Avrupa Birliği Silahlı Kuvvetleri'' oluşturmak gayretinde olduğunu söylemeden geçemeyiz. Çünkü çok çeşitli savaş araçlarının varlığı, fazla maliyet anlamına geliyor. Bununla beraber Türkiye ile ABD arasındaki F-35 sorununu özellikle Batı Avrupa ülkeleri yaşamak istemeyecektir. Zira hiçbir ülke kendi parasıyla böyle bir yaptırıma maruz kalmak istemez.

İşte böyle bir ortamda Fransa ve Almanya’nın uçak ve tank üretimi hususundaki ilk işbirliği doğdu.

7 Şubat 2019 tarihinde 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsünde ''Fransa ve Almanya ortak savaş uçağı için adım atıyor'' başlıklı bir yazı ile savaş uçağı üretimi için Alman - Fransız ortaklığını ele almıştım. (https://21yyte.org/tr/fikir-tanki/fransa-ve-almanya-ortak-savas-ucagi-icin-adim-atiyor) Oysa savaş uçaklarının gündemi meşgul ettiği bu ortamda satır aralarında kaybolmaması için şimdilik ‘’Eurotank’’ denilen EMBT Avrupa Ana Muharebe Tankı girişimini ele almak gerekir.

Önce şu soruyu soralım. Bir zamanlar 2030’dan sonrası için ön görülen bu tank projesine dair süreci öne çeken en önemli gelişme ne olabilir?

Şüphesiz ki ilk akla gelen cevap, Rusya'nın Armata T-14 tankını ortaya çıkarması şeklinde olabilir. Armata T-14’ün 2015 yılındaki Moskova’daki zafer kutlamalarında boy göstermesi akabinde, Almanya ve Fransa'daki önde gelen savunma şirketleri iki ülkenin tank filosunu modernize etmek için ortak çabalarını açıkladılar. Ayrıca, proje katılımcıları sadece birlikte çalışmaya değil, organizasyon düzeyinde de birleşmeye karar verdi. Alman Kraus-Maffei Wegmann ve Fransız Nexter Savunma Sistemleri bir holdinge katıldı. Organizasyon KNDS - KMW ve Nexter Savunma Sistemleri adını aldı ve EMBT hakkındaki programı açıkladı.

Basına yansıyan detaylara göre tankın en önemli unsuru 140mm'lik yeni topu olacaktı. Ayrıca Fransız basınına göre bu top daha önce Leclerc tankına takılmış ve birkaç yüz test atışı gerçekleştirmişti. Ana silahın 140mm top üzerinde mutabık kalınması halinde şu anda 120mm'lik NATO standardındaki ateş gücünü %70 oranında arttıracaktı.

Rusya ekseninde yaşanan gelişmeden kısa süre sonra bu topun ortaya çıkması gösteriyor ki; 140mm’lik top yaklaşımı son 5 yıl içinde oluşmuş değildi. 1980’lerin ortalarında XM291 Gelişmiş Tank Topu projesini bünyesinde barındıran M1 Abrams Block 3 veya Leopard 3 tank projelerinin iptal edildiğini göz önünde bulundurursak, o günlerden kalma yüksek kalibreli tanklara dair projeler vardı ama SSCB'nin dağılması akabinde projeler rafa kaldırılmıştı. Belki 1990’lı yıllarda da birkaç prototip tank bile bir yerlerde olabilirdi.
Geçtiğimiz yıl EMBT hakkındaki en önemli gelişme, somut olarak Eurostatory fuarında gözler önüne serildi. Söz konusu EMBT ilk bakışta Leopard 2A7 şasisi ilse Leclerc tareti birleşimi gibiydi. Yani üretilecek tankta çok maksatlı kullanılabilen Leopard 2 şasisi ile sadece 2 kişilik bir ekipten oluşan ve hafifliği ile ön plana çıkan Leclerc tareti olacaktı. Böylece ilave zırh takmak için gerekli olan toplam ağırlığın %10’u azaltılmış oluyordu. Fuardaki tankta standart 120mm top kendini gösterirken, medyada sürekli 140mm vurgusu yapıldı. 2016 yılında da aynı fuarda Rheinmetall de 130mm’lik bir Leopard topunu tanıtmıştı.

Bu yeni tankta ortaya çıkan top kalibresindeki büyüme, şüphesiz Armata tankının gelecekte 152mm top kullanabileceğine dair raporlara dayanıyordu.

EMBT geleceğine dair özellikle topu üzerine yoğunlaşan sorunlar da tam olarak burada başlıyor.

Tankın sahip olacağı yeni top yüzünden tankın mermi taşıma kapasitesi değişecektir ve bu durum taret tasarımının da değişmesini gerektirir. Çünkü bu güne kadar kullanılan tankların tareti 120mm’lik mermilere göre tasarlanmıştır. Üstelik stoklarda duran 120mm mermiler de bu topa sahip tanklarda kullanılamayacak anlamına geliyor. Zaten soğuk savaşın bitmesi akabinde büyük kalibre toplardan vazgeçilmesinin nedeni de buydu.

Ayrıca daha uzun namludan bir mühimmatı fırlatmak için daha yüksek basınçlı mühimmat gerektirebilir. Bu da yeni mühimmatlar üretmek anlamına gelir. Bu da ek bir maliyet ve bütçe gerektiren bir süreci beraberinde getirecektir. Bu süreçte kullanılacak mühimmatların tasarımından tutun test ve kabul sürecine kadar bir başka maliyet kalemi olarak EMBT üreticisi ülkelerin karşısına çıkacak.

Tankta kullanılacak merminin çıkarken oluşturacağı yüksek basınç, namluyu daha fazla zorlayacaktır. Bu zorlanmaların da tetikleyeceği başka teknik sıkıntılar oluşacaktır. Yine uzun namlunun daha da uzaması tankın fiziksel olarak taşınma zorluğuna da yaratabilir. Topçu sistemlerinde menzili geliştirme gayesindeki ABD ordusu da yakın zamanda 155mm toplarda bu yüzden nakliye zorlukları yaşamıştı.   

Son olarak gün geçtikçe ateş gücü ve isabet oranı artan tekerlekli ya da paletli askeri savaş araçlarının, böylesi büyük kalibreli topa sahip ağır tank üretiminin gerekliliğini sorgulatan bir başka unsur halini aldığını söylemek gerekir ama hangi şart olursa olsun, dünya ordularının tank üretiminden geri durmayacağı bir gerçektir. Tanksavar sistemlerin de bu süreçte gelişmesi zaman zaman tankların gerekliliğine dair tartışmalara yol açsa da her biri 60 tonu bulan ana muharebe tankları halen ünlü General Heinz Guderian’ın işaret ettiği yerde önemini korumaya devam ediyor.

‘’Tanklar başarılı olduğunda zafer onları takip edecektir’’

 

 

 

 

KAYNAK

 

https://www.janes.com/article/81083/eu-tank-breaks-cover-es18d5

https://www.nextbigfuture.com/2016/06/next-generation-german-and-french-main.html

http://tass.com/defense/1018123

https://www.thedrive.com/the-war-zone/21598/the-army-wants-longer-barreled-howitzers-to-fire-ramjet-powered-and-other-special-shells

https://www.thedrive.com/the-war-zone/26170/france-tests-huge-140mm-tank-gun-as-it-pushes-ahead-with-germany-on-a-new-tank-design

https://www.shephardmedia.com/news/landwarfareintl/eurosatory-2018-franco-german-industry-unveils-new/

https://www.defensenews.com/digital-show-dailies/eurosatory/2018/06/11/french-and-german-armor-makers-test-the-waters-with-a-euro-tank/

https://www.vpk-news.ru/articles/49459

https://nationalinterest.org/blog/buzz/european-main-battle-tank-france-and-germanys-new-joint-super-weapon-25017

 

Son Düzenlenme Salı, 09 Nisan 2019 09:23
Ozan Akarsu

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 16-07-2019

S400'ler sihirli değnek mi?..

Sürekli olarak Türkiye'nin yönetilemediğini, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle bunun adeta dip yaptığını, Türkiye'nin iç cephesinin parçalandığını, bununla eşzamanlı olarak Türkiye'nin dört bir tarafından kuşatıldığını yazıp çizip söyleyip duruyoruz.