Filistin, "İsrail Lehine Çözüm İçin Filistin'e Ödenecek Rüşvet"

Yazan  24 Haziran 2019

Filistinliler, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner öncülüğünde Körfez ülkesi Bahreyn'de gelecek hafta düzenlenecek "Refah İçin Barış" isimli ekonomi çalıştayını, "İsrail lehine çözüm için Filistin'e ödenecek rüşvet" olarak nitelendiriyor.

Kushner'in planının 'afaki sözlerden' ibaret olduğunu belirten Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yönetim Kurulu Üyesi Hanan Aşravi, Orta Doğu sorununun sadece siyasi çözümle mümkün olacağını dile getirdi.

 

Aşravi, siyasi çözümün de İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalini sonlandırması olduğunu ifade etti.

FKÖ Genel Sekreteri Saib Ureykat da, "ABD, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak ilan edip büyükelçiliğini Kudüs'e taşıyarak, Yahudi yerleşim birimlerini yasallaştırarak, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı'nı (UNRWA) ortadan kaldırma girişimlerinin yanı sıra İsrail'in işgal edilmiş Golan Tepeleri üzerinde otoritesini tanıyarak ve 1967 sınırlarında iki devleti çözüm ilkesini gündemden düşürerek, 'Yüzyılın Anlaşması' planının siyasi boyutunu uyguladı." değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomi çalıştayının "Yüzyılın Anlaşması" planı için atılan bir adım olduğuna işaret eden Ureykat, "Artık yalnızca ekonomik boyut kaldı. Bu nedenle barışa karşılık toprak prensibini, barışa karşılık para prensibiyle değiştirmek istiyorlar. ABD, hayata geçirmeyi planladığı ekonomi projelerini, 'Yahudi yerleşimcilerle birlikte yaşam' hedefiyle yerleşim birimlerine bağlamaya çalışacak. ABD, Yüzyılın Anlaşması planıyla yerleşim birimlerini refaha kavuşturmayı amaçlıyor." diye konuştu.

Hamas: İsrail lehine Filistin'e rüşvet

Gazze'nin yönetimini elinde bulunduran Hamas Hareketi, ABD'nin, "Filistin halkının para karşılığında haklarından vazgeçeceği" vehminde yanıldığını bildirdi.

Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, "Halkımız işgal edilmiş topraklarını geri almak, göç ettirildikleri yere geri dönmek ve başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletini kurmak için savaşmıştır" ifadesini kullandı.

Hamas Siyasi Büro Üyesi ve Değişim ve Islah Bloku Başkanı Mahmud Ez-Zehhar da ABD öncülüğünde düzenlenmesi planlanan ekonomi çalıştayını, "İsrail lehine çözüm için Filistin'e ödenecek rüşvet" olarak nitelendirdi.

Zehhar, "Yüzyılın Anlaşması'nın özü, Filistin topraklarını ilhak, işgal veya abluka yoluyla kontrol etmeye başlamak gibi İsrail lehine çözümler dayatmaktadır." diye konuştu.

Filistin Dışişleri Bakanlığı: İkinci Balfour Deklarasyonu

"Refah İçin Barış" çalıştayının "2'nci Balfour Deklarasyonu"na benzetildiği Filistin Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, "Bu proje, Filistin devletinin ekonomisi ve dayanaklarından söz etmiyor. Bu proje, işgal ve gayrimeşru yerleşimi temize çıkarmaya çalışıyor." ifadelerine yer verildi.

ABD yönetiminin Filistinlilere ve haklarına karşı aldığı düşmanca tavırların ve gerçek niyetlerinin günden güne ortaya çıktığı vurgulanan açıklamada, "Buna Filistin halkının varlığını, tarihi, coğrafyayı ve gerçekleri yok sayan ve Filistin halkına sanki tesadüfen orada bulunmuş bir ahali gibi muamele eden 'Uğursuz Trump Deklarasyonu' ya da '2'nci Balfour Deklarasyonu' diyebiliriz." değerlendirmesi yapıldı.

Açıklamada, ABD'nin Orta Doğu Barış Planı kapsamındaki ekonomik planının "Balfour Deklerasyonu"nun argümanları, kavram ve dayanaklarının yeniden kurulması anlamına geldiği de belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner öncülüğünde, İsrail-Filistin meselesine çözüm iddiasıyla hazırlanan "Yüzyılın Anlaşması" planının açıklanan ekonomi paketine göre, ilk aşamada Gazze, Batı Şeria, Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Filistinliler için 50 milyar dolarlık yatırım yapılacağı ifade edilmişti.

 

Kaynakİ; euronews / https://tr.euronews.com/2019/06/23/abdnin-ekonomi-calistayina-filistinden-rusvet-tepkisi-kudus-yuzyilin-anlasmasi-israil?utm_medium=Social&utm_source=Twitter#Echobox=1561327806

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.