Fırat’ın doğusunda oyalanmak terör örgütüne yarayacak

Yazan  13 Eylül 2019

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Terörizm ve Terörizmle Mücadele Araştırma Merkezi Başkanı emekli Kurmay Albay Ünal Atabay ABD’nin PKK/YPG’li teröristlere komando eğitimi vermesinin superhaber.tv haber sitesine değerlendirdi.

Atabay, Türkiye’nin oyalanmak yerine; örgütün güvenli bölgedeki idari-siyasi yapısının etkisiz hale getirilmesini ve örgütün varlığının ortadan kaldırılmasını, hedef olarak önüne koyması gerektiğinin altını çizmekte. Suriye coğrafyasının Türkiye ve Kuzey Irak coğrafyasından farklılık arz ettiğini, bu tür bir harekâtın yapılması bakımından son derece uygun koşulları içerdiğini belirten Ünal Atabay, “Şüphesiz böyle bir harekât, diğer bölgeler üzerinde de etkinliğini ve sonuç alıcı karakterini gösterecektir” tespitini yapıyor.
Atabay, terör örgütünün ‘teslim alınması’ gerekliliğine de işaret ederek, şu tespitleri yaptı:
“Güvenli bölgeden YPG/PKK terör örgütünün çekilmesini beklemek ve istemek, örgütün varlığını sürdürmesini zımnen de olsa kabulü anlamına gelebilecektir. Çözüm sürecinde de yapılan hatalardan birisi de bu yöndeydi, yani ‘silahlarınızı gömünüz, silahlarınızı bırakınız, yurt dışına çıkınız ve geri çekiliniz’ gibi söylemlerle zımni kabul ortamına evrilmişti. Bu ifadeler söylenirken o dönemde hiç kimse çıkıp da, ‘silahlarınızı teslim ediniz’ dememişti. Oysa ki Türkiye’ye bir hukuk devleti olarak düşen, ‘silahlarınızla birlikte geliniz ve teslim olunuz’ demek olmalıydı.
Aynı şekilde, şimdilerde ki söylemlere baktığımızda da, ‘terör örgütünün Suriye sınır hattından geri çekilmesi, güvenli bölgenin boşaltılması, tahliyesi’ gibi söylemlerin ön plana çıktığını görmekteyiz. Bunun yerine, görüşmelerin ilk başlarında olduğu şekilde, yani ABD’lilere söylendiği ve istendiği gibi, ‘silahların toplanması, Türkiye kökenli teröristlerin güvenlik güçlerine teslim olmaları, aksi ise etkisizleştirilecekleri’ gibi söylemler öne çıkarılmalı ve uygulama da böyle olmalıdır.”
Ünal Atabay, bölgeye yerleştirilmesi planlanan Suriyeliler konusunda da önemli bir öneri yapmakta. O da şu: “Türkiye’nin şu günlerde telafuz ettiği şekilde; güvenli bölgeye sakinlerinin dışında yerleşim yerleri oluşturulması ya da yerleştirilmeleri durumunda, nihayetinde Suriye’de sukûnet sağlandıktan sonra da, uzun vadede mal-mülk mücadelesi paylaşımı yönünden, ikinci safha bir çatışma ortamı yaratabilir. Bu çatışma, Türkiye başta olmak üzere bölgenin ikinci bir 5-10 yılını heba edebilir. Bu nedenle, güvenli bölgeye yerleştirilmek istenilen sığınmacılardan sadece o bölgenin insanı, yani orada malı ve mülkü olanlarla sınırlı olmalıdır. Aksi durumda olabilecek uygulama, yeni bir demografik düzenleme demektir. Bu durum, az önce de vurgulandığı şekilde, ileride mal-mülk mübadelesi ve mücadelesi gibi sonuçları doğuracağından, bölgede yeni bir çatışmanın fitilini ateşlemek anlamına gelecektir.”
Olası ikinci safha çatışma ortamının, Türkiye’nin güneyinde istikrarsızlığın ve güvenlik sorununun daha uzun bir süreye yayılması manasına geleceği konusunda uyarı önemli. Atabay’ın “Eğer Türkiye güvenli bölgedeki önceliğini, YPG-PKK terör örgütünün varlığını ortadan kaldırılmasına verdiği takdirde, bölgede zaten kendiliğinden sığınmacıların dönüş koşulları oluşturulmuş olacaktır” cümlesi de olayın özeti niteliğinde. Çünkü gerek Fırat Kalkanı gerekse Zeytin Dalı harekatları neticesinde, bölge teröristlerden arındırıldıktan sonra, yüzbinlerce Suriyeli evlerine dönüş yapmıştı. Yani Türkiye bu bölgelere huzur getirmiş, insanların evlerine dönmesinin önünü açmıştı.

 


(Kaynak: https://www.)superhaber.tv/amp/oyalanmak-teror-orgutune-yarayacak-makale-224699

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.