İNGİLTERE-RUSYA AJAN ZEHİRLEME KRİZİNİN HESABI SURİYE'DE Mİ GÖRÜLECEK?

Yazan  19 Mart 2018

Türkiye Afrin harekatına odaklanmışken Avrupa'da Rusya ile İngiltere arasında gittikçe derinleşen ve sertleşen bir kriz yaşanıyor. İngiltere'nin Salisbury kentinde geçtiğimiz haftalarda ölen Rus ajanı ve kızının ardından Londra ve Moskova hattında tansiyon yükseliyor. İngiltere Başbakanı Theresa May'in, Rus diplomatları sınır dışı etme kararının ardından Rusya'dan aynı şekilde hatta misliyle karşılık geldi. Karşılıklı 23 diplomatın sınır dışı edilmesinin yanında Rusya İngiltere'nin St.Petersburg'daki konsolosluğunu kapattı ayrıca British Council'in Rusya'daki faaliyetlerini durdurdu.................................. Krizin derinleşme sürecinde İngiltere siyasi ve diplomatik gücünü ortaya koydu. ABD, Fransa, Almanya ve İngiltere liderleri ortak bir açıklamayla Rusya'yı bir Batı ülkesi topraklarında kimyasal saldırı yapmakla suçladı. NATO da İngiltere'nin talebiyle sert ve tehditkar bir açıklamayla Rusya'yı uyardı. NATO açıklamasında ittifakın kuruluşundan buyana ilk defa topraklarında Rusya tarafından kimyasal saldırıya uğradığını ve buna karşı tedbir alınacağı bildirildi........................................ Tabi ki Rusya bu suçlamaları kabul etmediği gibi ajanın zehirlenmesine neden olan zehirin İngiltere'de bir laboratuarda üretilmiş olabileceğini iddia ediyor. Görünen o ki karşılıklı suçlamalarla krizin daha da sertleşebilir. Diğer bir husus da İngiltere ile Rusya arasında başlayan krizin süratle Batı(NATO) - Rusya krizine dönüşmüş olmasıdır........................... Avrupa arenasında bu kriz yaşanırken benzer bir kimyasal saldırı suçlaması ve tehditler Suriye'de yaşanmaktadır. Suriye yönetimi kendisine karşı savaşan sözde ılımlı muhalifler ve El Nusra gibi aşırı dinci selefi terör örgütlerine karşı son haftalarda Doğu Guta'da operasyonlar düzenlemektedir. Batı ülkeleri Suriye ordusunun zaman zaman kimyasal saldırı yaptığını iddia etmektedir. Ancak bunu henüz delillendiremeseler de Esad yönetiminin askeri tesisleri üslerini vuracaklarına yönelik tehditlerini sıklaştırdılar. Başta ABD olmak üzere Fransa ve İngiltere Suriye ordusunu her an vurmaktan bahsetmektedir. Mevcut askeri-politik ortamda Batı (NATO)'nın İngiltere ile yaşanan krizden dolayı Rusya'yı askeri olarak doğrudan hedef almaları pek mümkün gözükmemektedir. Ancak Suriye'de Esad yönetimini n vurulması, onun koruyucusu rolündeki Rusya'nın da dolaylı olarak vurulması olacak, Rusya'ya karşılık verilmiş olacaktır. Böylece hem İngiliz-Rus krizinin devamına yönelik Rusya'ya mesaj verilmiş olacak, hem de Esad üzerinden Rusya'nın Suriye'deki kazanımlarına darbe vurulmuş olacaktır. Rusya'nın desteklediği Şam yönetiminde illaki Esad'ın olması şart olmayabilir ancak Esad'ın düşmesiyle zaten zarzor ayakta duran Suriye devlet yönetiminin sarsıntı geçirmesi hatta çökmesine neden olabileceğinden, Esad'ı devirmek için hazırda bekleyen güçleri Şam'a karşı saldırıları artırmak için cesaretlendirecek bu da Suriye'deki iç savaşın yeniden alevlenmesine yol açacaktır. Bütün bunlar Rusya'nın kazanımlarının da zarar görmesine yol açacaktır. Rusya'nın Türkiye ve İran ile birlikte oluşturduğu Astana ve Soçi süreçlerinin etkisiz kalması da Rusya'nın zarar görecek kazanımlarından biri olacaktır. Batı (NATO)'nın diğer bir hesabı da Türk-Rus ilişkileri üzerinedir. Batı, Suriye bağlamındaki Türk-Rus ilişkilerinin başka alanlara genişleyerek derinleşmesinden rahatsızdır. Batı Türk hükümetinin Esad'a yönelik tutumunu bilmektedir ve Esad'a karşı yapılacak bir operasyonunun Ankara tarafından destekleneceğini, sevinçle karşılanacağını hesap etmektedir. İşte böyle bir operasyon gerçekleştiğinde Rusya ile Türkiye'nin ilişkilerinin büyük zarar görmesine neden olabilecektir. Değişen küresel askeri politik tehdit teknolojik ortamıyla birlikte aktörlerin ve ilişkilerin birbirlerine bağımlılığı iyice artmıştır. Afrin harekatı sadece Türkiye'nin terör örgütü PKK/YPG'ye yönelik bir operasyonu olarak ele alınamamakta, Doğu Guta'daki olaylar sadece Suriye yönetimiyle kendisine karşı savaşanlar arasında kalmamaktadır. Karmaşıklaşan bağlantılı ilişkiler ve çıkarlar nedeniyle İngiltere'de yaşanan bir zehirlenme olayının hesabı Suriye'de görülebilmektedir. Suriye'deki mini dünya savaşının hemen yanıbaşındaki Türkiye sadece Suriye'deki gelişmelere göre değil Suriye'deki mini dünya savaşında öyle veya böyle dahli olan aktörlerin dünyanın diğer alanlarındaki ilişkilerini, sorunlarını da çok iyi takip etmeli, proaktif yaklaşımlarla kazanımlarının zarar görmesini öncelerken kendisine yönelik tehditlerin bertaraf edilmesini de sağlamayı esas almalıdır. Bu bağlamda, Suriye'de herhangi bir gerekçeyle Batı'nın Esad yönetimine yönelik askeri bir operasyonun Esad'a yönelik kişisel takıntıları bir kenara bırakarak, Suriye'deki savaşa yeni ve derin bir boyut kazandıracağı görülmeli, Rus-İngiliz krizinin Suriye'deki durumu kötüleştirmesini tetikleyici etken olmasına karşı durulmalıdır. Aksi durum Türkiye'nin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları ile elde ettiği pozisyon üstünlüğünün kaybetmesine de neden olabilecek, Türkiye Suriye'deki iç savaşın bir parçası haline gelebilecektir.

Son Düzenlenme Salı, 16 Temmuz 2019 06:38

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 17-08-2019

Rusya Güvenli Bölge Planını Destekliyor mu?

Güvenli bölge aldatmacası…