İran Rusya'nın Teslim Etmediği S-300 Füzelerine Karşılık Teklif Ettiği SA-15 TOR Füzelerini Red Etti

Yazan  10 Haziran 2013

İran 2007 yılında 800 Milyon Dolar karşılığında, 5 batarya S-300 yüksek irtifa hava savunma füze alım anlaşmasını Rusya ile imzalamıştı. Buna rağmen Rusya 2010 yılında bu anlaşmayı BM Güvenlik Konseyinin İran'a karşı yaptırım kararı olduğu gerekçesi ile iptal etti. İran anlaşmanın iptalinden dolayı Rusya aleyhine 4 Milyar Dolar tutarında tazminat talebi ile Cenevre mahkemesinde 2011 Nisan'ında dava açtı. Şimdi Rusya İran'ın bu davadan vazgeçmesi için İran'a S-300 yerine alçak irtifa hava savunmasında görev alabilen SA-15 TOR hava savunma füze sistemini satmayı öneriyor. Fakat İran bu sistemi almayı reddetti. SA-15'in dezavantajı S-300 gibi kendini vurmaya gelen uçaktan önce davranarak o uçağı vuramamasıdır. SA-15 ancak 12km'ye kadar uçakları önleyebilir. Halbuki SA-15'in radar sistemine saldırıda bulunacak muhtemel İsrail ve/veya ABD uçağı fırlatacağı AGM-88 Harm anti radar füzesi ile 100km öteden SA-15'in radarını yok edebilir. S-300'de ise bu mesafe 150km olduğu için kendisine yaklaşan savaş uçağı anti radar füzesini atmadan 50km önce savaş uçağını vurabilmektedir. İran'a karşı yapılması düşünülen hava saldırısı eğer İran S-300lere ulaşırsa çok büyük bir risk altında olacaktır. İşin diğer bir ilginç yönü Rusya aynı S-300leri sürekli hava sahası İsrail tarafından ihlal edilmekte olan Suriye'ye teslim edeceğini ilan etmiştir. Suriye'ye S-300lerin gelmesi demek birkaç bataryanın İran'a da gelebileceği demektir. İşin bu yönü ile de İsrail, S-300 füzelerini Suriye'nin elde etmesi durumunda Suriye'ye karşı saldırıda bulunacağını açıklamıştır.

Son Düzenlenme Cumartesi, 13 Temmuz 2019 16:41
Fazıl Esad Altay

Meslek: Makina Yüksek Mühendisi

 

Yabancı Dil:

İngilizce- İyi

İtalyanca-İyi

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 22-08-2019

Kıbrıs'ta Türk kimliğini silme operasyonu

2007 sonrasında başlayan açılım politikalarının Türkiye'yi getirdiği nokta, Ocak 2013'te başlayan sözde çözüm süreci gerçekte büyük bir yıkım süreci olan PKK terör örgütüyle müzakereler olmuştu.