İsrail İdlip gelişmelerini izliyor: En önemlisi Türkiye'nin üstün gelmemesi


İsrail İdlip gelişmelerini izliyor: En önemlisi Türkiye'nin üstün gelmemesi

Yazan  20 Mart 2020

Tel aviv'i rejimin Ankara'ya karşı çatışmayı sona erdirmesi (kazanması)'nden daha az bir ölçüde Türkiye'nin Esad rejimine karşı zafer gerçekleştirmede ki başarısı endişelendiriyor.

Ancak Suriye'de İran'ın nüfuzuna gem vurduğu ve Suriye'den hareketle bölgede Türkiye'nin etkin herhangi bir rolü önünde engel olduğu sürece  Rusya'nın zafer kazanmasının göreli (oransal) perspektifte İsrail için daha iyi olduğu görülüyor. Bu nedenle İsrail herkesin Telaviv ile çatışma dairesinden uzaklaşmasına yol açacak şekilde  tüm güçlerin  yıpranmasını güvence altına alan 'sona ermeme' durumunun sürmesini tercih ediyor.

Dikkat çeken şey Türk-Rus anlaşmasının kaderine ilişkin tahminde en açık (net) okumayı Milli Güvenlik enstitüsü yayınladı, anlaşmayı geçici olarak nitelendirerek, uzun sürmeyeceğini ve ihlalinin eski anlaşmalar gibi olacağını belirtti. Milli Güvenlik enstitüsünden İsrailli araştırmacılar 'İdlip'te ateşkes. Siyasi zayıflık yanında Türk taktiğinin başarısı' başlığı altında Ankara'nın geçtiğimiz ayın 27'sinde Esad rejimi güçlerini 2018 yılında Soçi'de Cumhurbaşkanları Erdoğan ve Putin'in belirlediği hatlara İdlip'te Türk gözlem noktalarının arkasına itmek amacıyla başlattığı' İdlip Kalkanı' operasyonunun amacına ulaşmamasına rağmen Türkiye'nin Rusya Cumhurbaşkanını Türk mevkidaşı ile Moskova'da bir araya getiren altı saatlik toplantıdan sonra 5 Martta ateşkesi onayladığını sıraladılar. Gerçekten Ankara şu ana kadar en azından emri vaki olarak İdlip vilayetinde yeniden kontrol altına aldığı bölgelerde Esad rejiminin kalmasını kabul ettiğini onayladı.

İsrail Milli Güvenlik enstitüsü vilayette Türk gözlem mevzilerinin geleceğinin muhtemelen garantili olmayacağını öyle anlaşılıyor ki Türkiye'nin sanıldığı gibi yakında onlardan bir bölümünü tahliye etmek zorunda kalacağını belirtti. İsrail bundan daha öteye giderek İdlip'te ki son savaş turunun  Türk askerlerinin hayatlarını kaybetmeleri ile büyük bedeli içerdiğini gördü. İsrail tahminlerine göre ateşkes Esad güçleri, İranlı yardımcılar ve onları destekleyenlerin İdlip vilayetini kesin olarak kontrol altına almadan önce güçlerini yeniden toplama ve saflarını yeniden düzenlemesine izin verecek. Ancak İsrail stratejik daireleri bu gelişmelerde batı ve Rusya arasında zikzaklı yolda yürüyen ve bağımsız bir politika izleme çabasının ardından Türkiye'ye siyasi kısıtlamaları hatırlattığını görüyor.

İsrail analizleri İdlip çatışmasında açığa çıkan Türk ordusunun güçlerine gözünü kapatmadı. Dikkat çekilmesi gereken ek bir nokta bulunduğunu ve bunun saldırı güçlerine sahip İHA'ları kullanma alanındaki gücü olduğunu açıkladı. Türk birliklerinin 100'ü aşkın İHA kullanma yoluyla Esad ordusuna sert darbeler yönelttiğini belirtti. Gerçekten de İdlip'te ki son savaş İsrail açısından Suriye'de izlediği 'savaşlar arasında çatışma' stratejisi hakkında Rusya ile ortaya çıkması muhtemel keskin krizi test etme durumunu oluşturması mümkün. Moskova'nın Suriye'de diğer aktörler üzerinde yoğunlaşması İsrail bombardımanı için en büyük özgürlüğü sağlayacak. İsrailli doğu bilimci İyal Zeyser, İsrail'in gelecekte sadece kendisini etkileyecek dramatik gelişmeler için yan gözlemci rolüyle yetinmemesini, dönmesini ve bölgede esen fırtınalar sonucunda bölgesel ve uluslararası operasyonların komutasında girişimci ve aktif rolünü oynamasını tavsiye ediyor. Haaretz gazetesi, şimdi Türkiye'nin taktiğini okumaya çalıştı. Gazete, Ankara'nın kendisi için Rusya ile eşit zemin üzerine koyacağı siyasi savunma sistemi kurmaya çalıştığını tahmin ediyor.

 

(Çeviri yapılan kaynak: www.almodon.com)

Not: Bu Yazıda Yer Alan Görüşler, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsünün Görüşlerini Yansıtmamaktadır

 

Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Gözde Kılıç Yaşın   - 25-05-2020

Balkanlarda AB-D ile Bilek Güreşi

Pandeminin dünya ekonomisine, siyasetine, dengelerine, gidişatına ciddi etkileri olacak. Aslında zaten Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar gibi bölgelerde belirgin bir dönüşüm süreci vardı, taşlar hareket hâlindeydi.