Libya'da Son Durum; ABD Libya'da Tarafını Seçti

Yazan  05 Mart 2020

Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO), başkent Trablus’taki Türk askeri varlığına yönelik saldırılarını artırdı.

LUO, Türkiye’ye bağlı Suriyeli paralı askerin öldürüldüğünü, insansız bir hava aracının düşürüldüğünü ve Mitiga hava üssündeki Türk hava savunma platformlarının imha edildiğini açıkladı. Aynı şekilde Hafter, 3 Mart’ta Fransa, İtalya ve Almanya danışmanları ve büyükelçilerini içeren üst düzey bir heyetle bir araya gelerek, ülkedeki siyasi ve askeri gelişmeleri ele aldı.

LUO, yayınladığı bir bildiride, hava savunma platformlarının 3 Mart sabahı erken saatlerde el-Hille ekseninde Türkiye’ye ait bir insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı. Bildiride, uçağın ordudaki askeri birliklerin mevziilerini hedef almaya çalıştığına dikkat çekildi. LUO’ya bağlı savaş medyası bölümü, Trablus sakinlerine Mitiga üssü çevresinde meydana gelen patlamalar hususunda da güvence verirken, patlamaların ‘askeri kuvvetler tarafından hedef alınan Türk işgalcilerin hava savunma platformlarının’ vurulmasından kaynaklandığını belirtti.

LUO Genel Komutanlığı, Fransa, İtalya ve Almanya’dan danışmaları ve büyükelçileri içeren bir heyetin, 3 Mart’ta er-Racme’deki genel ofisinde Mareşal Hafter ile bir araya geldiğini duyurdu. Genel Komutanlığa bağlı savaş medyası bölümü tarafından yayınlanan bir bildiride, 3 Mart’ta heyetin Başkomutan ile ‘bölge ülkeleri açısından Libya istikrarının öneminin’ ele aldığına dikkat çekildi. Bildiride ayrıca, ‘genel komutanlığın Libya’daki krizi çözme, barış ve istikrarı tesis etme, geçiş aşamasından kalıcı bir aşamaya geçme ve hukukun üstünlüğü altında demokratik sürece başlama vizyonunun’ dinlendiğini belirtti.

Bildiride, “Genel komutanlığın vizyonu, öne sürülen her şeye ancak ateşkes vaatlerini yerine getirmeyen terörist milislerin ortadan kaldırılması sonrasında ulaşılacağını doğruladı. Bu milisler, şu anda Trablus’taki yerleşim bölgelerindeki sivil alanları bombalıyorlar” ifadelerine yer verildi. Bildiriye göre ayrıca, genel komutanlık, ‘LUO’nun Libya halkının ‘hukukun üstünlüğü, adalet ve eşitlik çerçevesinde yönetilen bir ülkede yaşama’ talepleri için kendilerini feda eden silahlı kuvvetlerin fedakârlıklarına ve kahramanlıklarına dair büyük bir vefa hissettiğini’ söyledi.

Heyette, Almanya Başbakanının diplomatik danışmanı Dr. John Heiker ve Almanya'nın Libya Büyükelçisi Oliver Owcza’nın yanı sıra Fransa’nın Afrika işleri Başkanı Danışmanı Patrick Dorell, Fransa Cumhurbaşkanı’nın Diplomatik Danışmanı Emmanuel Bouillon, Fransa’nın Trablus Büyükelçisi Beatrice Helen, İtalya Başbakanının Siyasi Danışmanı Petro Panese yer aldı.

Öte yandan Serrac’a bağlı güçlerin yürüttüğü Burkan el-Gadab (Öfke Volkanı) operasyonu odası, LUO’yu havalimanını ve çevresini füze saldırılarıyla hedef almakla suçladı. Yerel medya organları, havalimanına 9 merminin düştüğünü aktardı. Güney Afrika Havayolları şirketi sözcüsü ise, bir uçakta hasar meydana geldiğini açıkladı.

Diğer taraftan LUO sözcüsü Ahmed el-Mismari, ordu güçlerinin, Erdoğan’ın LUO ile savaşmak üzere görevlendirdiği Suriyeli çetelere karşı mücadele ettiğini açıkladı. Sözcü, başkent Trablus’taki Selahaddin ekseninde Sultan Murad Tugayı’na bağlı 35 Suriyeli teröristin öldürüldüğüne de dikkati çekti.

Mismari, her düzeyde devam eden terör faaliyetlerine rağmen ordu birliklerinin, ateşkese bağlı olduğunu vurguladı. Ahmed el-Mismari ayrıca, ordu güçlerinin ‘teröristlerin ihlallerini geri püskürtmek için her zaman savaşa hazır olduklarını’ ifade etti.

Mismari, Trablus’ta Serrac hükümetine bağlı olan ‘caydırıcı güç’ milislerini de ‘sivilleri ayrım gözetmeksizin hedef almak ve tutuklama furyası gerçekleştirmekle’ suçladı.

LUO’ya bağlı el-Kerame Operasyonu Odası Medya Merkezi ise Trablus’taki Gut eş-Şaal bölgesi yakınlarındaki bir otoyolun kapatıldığını açıkladı. Merkez, silahlı milisler arasında can kayıplarının yaşandığını ve ambulans seslerinin susmadığını ifade etti.

Başkent Trablus’taki Güney Afrika Havayolları şirketi ofisi çalışanları ise, Serrac hükümetine bağlı içişleri ve savunma bakanlıklarını, şirketin Genel Müdüru Ali Dau’un geçen pazartesi günü Trablus’taki evinden kaçırılmasından sorumlu tuttu. Şirketin doğu bölge şubesi müdürü Sirac el-Fituri, Mitiga Havalimanında bulunan ve olayın sorumlusu olan Serrac hükümeti yandaşı caydırıcı milislere karşı saldırıda bulunurken, ilgili tüm taraflara da konuya dair hızlı adım atma çağrısı yaptı.

Öte yandan UMH Başkanı Fayiz es-Serrac, Birleşmiş Milletler’in eski Libya özel Temsilcisi Gassan Selame’nin istifasını görmezden gelerek, 3 Mart’ta Trablus’ta bir toplantı düzenledi. Bürosu tarafından yayınlanan bir bildiriye göre toplantıda, ‘petrol sahalarının ve limanların zorla kapatılması çerçevesinde mevcut aşama için gerekli olan finansal ihtiyaçlar’ ele alındı. Bildiride, ‘mevcut krizlerle başa çıkmak ve vatandaşlar için kamu hizmetleri sağlamak’ için İçişleri Bakanının da içinde bulunduğu bir kriz komitesi kurulduğuna dikkat çekildi.

ABD Libya'da tarafını seçti

ABD'nin Trablus Büyükelçiliği, Libya'nın güvenliğini tehdit edenleri cezalandırmak için Ulusal Mutabakat Hükümeti ile çalışacağını açıkladı. ABD Büyükelçiliği'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Birleşmiş Milletler'in tanıdığı Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin  İçişleri Bakanı Fethi Başağa ile ABD'nin Trablus Maslahatgüzarı Joshua Harris, Trablus'ta bir araya geldi.

Harris, bu görüşmeyi, ABD'nin Libya'da kalıcı ateşkes sağlama çabalarına ve Libyalı tarafların barışçıl diyalog için bir araya gelmesine destek verdiğini teyit etmek için gerçekleştirdiğini belirtti. Maslahatgüzar ayrıca Büyükelçiliğin, ABD tarafından çıkarılan; "Libya'da barış, güvenlik ve istikrarı tehdit edenlere karşı yaptırım" öngören 13726 sayılı yürütme emrinin uygulanması için İçişleri Bakanı Başağa ile çalışacağını vurguladı.

LUO yönetimi Şam’da büyükelçilik açtı

General Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) tarafından desteklenen Tobruk merkezli hükümet dün Şam’da büyükelçilik açtı. Büyükelçilik açılışı, Türkiye’nin Libya ve Suriye’deki askeri operasyonlarının sürdüğü bir dönemde gerçekleştirildi. Ankara, Suriye rejim güçlerine karşı muhaliflere ve Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) destek veriyor.

Tobruk merkezli hükümetin Başbakan Yardımcısı Abdurrahman el-Ahiraş, Dışişleri ve Uluslararası Yardımlaşma Bakanı Abdulhadi el-Huveyc ve Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdad’ın katılımıyla dün düzenlenen açılışta Libya bayrağı Şam’daki büyükelçilik binasına çekildi. Mikdad açılış törenin ardından büyükelçilik merkezinde düzenlenen basın toplantısında, Suriye'nin Libya'daki kardeşleriyle ilişkilerini düzeltmek için kesin karar aldığını belirterek terörizmle mücadele vurgusu yaptı.

Suriyeli Bakan açıklamasında “Suriye'deki ve Libya’daki mücadelemiz bir. Bayrağın çekilmesi bazı endişelerin gündeme gelmesi açısından bir başlangıçtır” diyerek açılan Libya Büyükelçiliği’ne atıf bulundu. Mikdad ayrıca “Suriye’nin üyeliğini donduranların Arap kimliklerini geri kazanmasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Huveyc açıklamasında, ülkesinin Suriye’de büyükelçilik açmasının iki halkın yararına olduğunu belirterek savaşın ve sorunların aynı olduğuna inandıklarını, savunmanın da ortak olduğunu bildirdi.

Dışişleri ve Uluslararası Yardımlaşma Bakanı Abdulhadi el-Huveyc açıklamasında şunları söyledi:

“Bu bir Doğu veya Batı büyükelçiliği değil. Tek bir Libya’ya inanıyoruz. Rakibimiz ve düşmanımız, ülkeyi sömürgecilere satanlardır.”

 

Kaynaklar:

https://aawsat.com/turkish/home/article/2162666/luo-y%C3%B6netimi-%C5%9Fam%E2%80%99da-b%C3%BCy%C3%BCkel%C3%A7ilik-a%C3%A7t%C4%B1

https://aawsat.com/turkish/home/article/2162611/hafter-fransa-italya-ve-almanya-temsilcileriyle-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/abd-libyada-tarafini-secti-270671h.htm

 

 

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Mehmet Alagöz   - 06-06-2020

“Sağlık Şoku”ndan “Finansal Şoka” Yolculuk (2): Türkiye

Öncelikle Türkiye ekonomisinde herkesin kabul edeceği bazı tespitleri net bir şekilde ortaya koymak gerekmektedir. Türkiye ekonomisinin makro ekonomik göstergeleri 2014 yılından beri istikrarsız bir seyir gösterdiği herkes tarafından kabul edilmektedir.