Mısır, Türkiye’yi Doğrudan Karşısına Alır mı?

Yazan  03 Temmuz 2020

Geçtiğimiz günlerde Mısır, Libya sınırındaki Sidi Baranni Hava Üssü’ne savaş uçakları ve askeri nakliye helikopterleri göndermiş ve Libya’ya askeri müdahale tehdidinde bulunmuştu.

Buna karşılık olarak Türkiye, Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH)’ne desteğini artırarak devam edeceğini ve Hafter güçlerinin Sirte’den çekilmesi gerektiğini bildirmişti. Bunun yanı sıra UMH, Mısır’ın doğrudan askeri müdahale açıklamalarını ‘savaş ilanı’ olarak değerlendirmişti.

Mısır, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) ve diğer Körfez ülkelerinin Halife Hafter’e verdiği destek ile Libya’ya dolaylı müdahalesi açık bir şekilde görülmektedir. Ancak Mısır’ın Libya’ya doğrudan bir askeri müdahale gerçekleştirmesi mümkün müdür? Böyle bir müdahalenin yaşanması durumunda Türkiye’nin tavrı ne olur? İki ülke doğrudan karşı karşıya gelebilir mi?

Global Firepower’ın şubat ayında açıkladığı ‘2020 Askeri Güç Sıralaması’ raporuna göre yaklaşık 10 yıldır ilk 10’da yer alan Türkiye bu yıl ilk defa 11. sıraya gerilerken Mısır ilk defa Türkiye’yi geride bırakarak 9. sıraya yükseldi. Öte yandan Türkiye, GSYH’nin %1,89’nu savunma harcamalarına ayırarak 19.000.000.000 USD savunma bütçesi ile 18. sırada yer alırken Mısır %1,2’lik bir oranla 11.200.000.000 USD savunma bütçesi ile 25. sırada yer almıştır. Buna karşılık Türkiye’nin dış borcu 452.400.000.000 USD ile Mısır’ın dış borcunun yaklaşık beş katıdır.

ABD’nin istihbarat kuruluşu CIA Factbook verilerine göre Türk Silahlı Kuvvetleri(TSK)’nin yaklaşık 355-400.000 toplam aktif görevli personeli bulunurken Mısır Silahlı Kuvvetleri(EAF)’nin toplam aktif personel sayısı 438-458.000 civarındadır.

Birbirine denk güçlerin karşı karşıya geldiği mücadelelerin bir yıpratma savaşına dönüşmesi neredeyse kaçınılmazdır. Buna tarihteki en iyi örnek olarak 1980-1988 yılları arasında yaşanan İran-Irak Savaşı’nı göstermek mümkündür.

1979 İran İslam Devrimi sonrası İran’ın ‘devrim ihracı’ ve Irak’ın iç işlerine müdahale çabalarına karşılık Saddam Hüseyin’in,İran’da bulunan Abadan ve Hürremşehr kentlerine saldırması ile 22 Eylül 1980'de iki ülke arasında savaş başlamış oldu. Zamanla yıpratma savaşına dönüşen ve galibi olmayan bu savaş 8 yıl sürmekle birlikte bir milyon insanın ölümüne ve yaklaşık 150.000.000.000 USD ekonomik zarara yol açmıştır. Her iki ülkenin de savaş öncesi sınırlarına çekilmesi ile birlikte savaş son bulmuştur.

Bu bağlamda baktığımız zaman iki ülkenin doğrudan karşı karşıya gelmesi mümkün görünmemekle birlikte Sirte ve Cufra’nın mevcut önemi ve her iki tarafın da bu şehirleri ‘kırmızı çizgi’ olarak addetmesi sebebiyle önümüzdeki süreçte vekâlet savaşlarının hız kazanacağını söyleyebiliriz.

 

Yazan: Şule ABBAK

 

 

https://dogruhaber.com.tr/haber/673360-sisi-rejiminin-libya-sinirina-gonderdigi-savas-ucaklari-goruntulendi/

https://www.dw.com/tr/el-sisiden-libyaya-m%C3%BCdahale-tehdidi/a-53889895

https://www.aksam.com.tr/tarih/250-sinema-filmi-cekildi-onlarca-kitap-yazildi-galipsiz-kanli-savas/haber-1007723

https://www.globalfirepower.com/countries-listing.asp

 

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Suinbay Suyundikov   - 30-07-2020

Nükleer Silahlanma Yarışı ve START Anlaşması

Giriş Uluslararası düzeyde nükleer silahlanmanın önlenmesi ve bu soruna ilişkin kapsamlı çözüm bulunabilmesi tartışmasız dünyanın en önemli meselelerinden biridir.