Romano Prodi: AB, Rusya ilişkilerinde bir çok hata yapıyor…

Yazan  21 Mart 2016

İtalya eski Cumhurbaşkanı ve Avrupa Birliği Komisyonu eski Başkanı Romano Prodi, İzvestia gazetesine verdiği mülakatta; Avrupa Birliği ile Rusya arasındaki ilişkilerin her alanda yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Prodi, Rusya ve İtalya’nın, Rusya-AB ilişkilerini kuşatan siyasi havayı en kısa sürede değiştirmek için ortak çalışma yapmaları gerektiğini, tarafların 15 yıl önceki sıkı bağları yeniden kurmalarının önem taşıdığını, AB ve Avrasya Birliği arasında ticari ilişki kurulması için yaptırımların bir an önce kaldırılmasının zorunlu olduğunu, söyledi. Prodi, yaptırımların kaldırılmasına ilişkin AB dışişleri bakanları konseyinin son toplantısındaki bazı değişikliklere işaret ederek, ikili gündemde en fazla ümit veren işbirliği alanlarının ekonomik ve kültürel değişim alanları olduğunu vurguladı. (http://tass.ru/en/world/863866) Ukrayna’da 2014 yılında gerçekleştirilen darbenin ardından Kırım’ın Rusya’ya iltihak etmesi üzerine ABD ve bazı Avrupa ülkeleri Rusya’ya yönelik yaptırımlara başlamıştı. Batılı ülkelerin ve Ukrayna’nın, Moskova’nın Ukrayna’nın güneydoğusunda bağımsızlık ilan eden cumhuriyetleri desteklediği ve ülkeyi istikrarsızlaştırdığı yönündeki iddialarının ardından yaptırımlar genişletilmişti. Buna karşılık Rusya da 6 Ağustos 2014’de Avustralya, Kanada, AB, ABD ve Norveç’ten ithal ettiği et, kümes hayvanları, balık, meyva, sebze ve mandıra ürünlerine bir yıl süreyle yasak koymuştu. Rus yetkililer Kırım’ı ilhak ettikleri yönündeki suçlamaları reddederek, Kırım’ın düzenlenen bir referandumun ardından gönüllü olarak Rusya ile birleştiğini ileri sürmekteler.

Son Düzenlenme Salı, 16 Temmuz 2019 10:47
Dr. Erhan Canikoğlu

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Rusya Slav Araştırmaları Merkezi Başkanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 22-08-2019

Kıbrıs'ta Türk kimliğini silme operasyonu

2007 sonrasında başlayan açılım politikalarının Türkiye'yi getirdiği nokta, Ocak 2013'te başlayan sözde çözüm süreci gerçekte büyük bir yıkım süreci olan PKK terör örgütüyle müzakereler olmuştu.