Rusya Ortadoğu, Akdeniz ve Afrika’ya Doğru İlerliyor

Yazan  13 Ocak 2020

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Şam ziyaretinin ardından TürkAkımı doğal gaz boru hattının açılış töreni için İstanbul’a geçti.

Açılış töreninin ardından, Libya’da devam eden iç savaşı görüşen Putin ile Erdoğan, 12 Ocak 2020 Pazar günü 00:00’dan itibaren ateşkes uygulaması çağrısı yaptılar.[1]

Rusya Bilimler Akademisi Doğu Bilimi Enstitüsü Uzmanı Boris Dolgov, "Bu, Libya’daki tarafların çatışmaları durdurması ve Libya meselesinin barışçıl yollarla çözülmesi yönünde olumlu bir açıklama. Bu kararı hayata geçirmek zor. Fakat başka ülkeler tarafından da desteklenen bu karar, Libya krizini çözüme kavuşturmak için tek diplomatik yoldur."[2] ifadesini kullandı.

Dolgov, doğal olarak bu anlaşma ve bölgedeki istikrar herkes için faydalı değildir, bu nedenle Libya'da faaliyet gösteren terörist örgütlerin yabancı sponsorlarının çalışmaları, Haftar anlaşırsa bile, Rusya ve Türkiye'nin girişimlerinin olumsuz etkileyebilir.[3] diye ekledi. Rusya ile Türkiye’nin çağrı yaptığı ateşkesi taraftarların en azından soğukkanlı düşünerek hareket etmelerine yol açacaktır.

Libya’nın meşru hükümeti Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH)  Dışişleri Bakanı Siyala, ateşkes çağırısını memnuniyetle karşılaklarını belirtti. Libya Ulusal Ordusu (LUO) lideri Hafter, Türkiye ve Rusya’nın ateşkes çağrısını reddettiklerini duyurdu.[4] Hafter’in yaptığı açıklamada, LUO’nun ateşkes çağrısını olumlu karşıladıklarını ancak Trablus’a yönelik saldırıların devam edileceğini belirtti.

Beş gün gibi kısa bir zaman içerisinde Rusya açısından yoğun bir diplomasi trafiği gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Rusya lideri Putin, Akdeniz kıyı ülkeleri ile ardı ardına görüşmeler gerçekleştirdi. Moskova’dan yapılan açıklamaya göre, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile telefonla görüşen Putin, Erdoğan’la ortak Libya açıklamasını Sisi’ye bildirildi.  Görüşmenin ardından Mısır’dan açıklama gecikmedi ve ateşkes çağrısına destek geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Sisi’den sonra, Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hamed El Sani, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Genelkurmay Başkan Yardımcısı ve Abu Dabi Emirliği Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid bin Sultan el-Nahyan, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransız mevkidaşı Macron ve İtalya Başbakanı Conte ile de temaslarda bulundu. Liderlerle telefonla görüşen Putin’in, Libya’daki durum ile ilgili görüşlerini paylaştığını, ayrıca ülkedeki krizin çözümüne yönelik çabaların ele alındığını öğrenildi. Böylelikle bölge ülkeleri ile hızlı bir şekilde müzakere kapılarını aralamış oldu.

Moskova’da Libya konusunu görüşmek üzere, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, MİT Başkanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Savunma Bakanı Shoygu, Libya Ulusal Mutabakat Hükümet lideri Fayiz Serrac ve Libya Ulusal Ordusu lideri Halife Hafter bir toplantı gerçekleştirdi.

Valday Uluslararası Tartışma Kulübü Kalkınma ve Destek Fonu Bilimsel Araştırma Direktörü Fyodor Lukyanov, “durum bana kalırsa, Astana sürecine benziyor. Astana süreci Cenevre sürecine alternatif olmasa da, ciddi ve bağımsız bir katkı sundu. Gözlemlediğimiz üzere de bu süreç Cenevre sürecinden çok daha fazla sonuç getirdi” dedi. Libya sorunu yakın gelecek de hızlı bir şekilde çözülecek gibi gözükmüyor. Zira taraflar birbirini ateşkesi ihlal etmekle suçlamaya başladı bile. Fakat taraftarlar müzakere masasını terk etmedikçe çatışma yoğunluğu azalabilir ve Rusya müzakere sürecini iyi değerlendirirse Artık Akdeniz’de ben de varım diyebilir. Bu amaç doğrultusunda Rusya, süreç uzasa bile, ateşkesi sağlamak için tüm diplomatik kabiliyetlerini sergileyecektir. Bölge ülkelerin sürece destek vermesi, ateşkes açıklamasını desteklemesi Rusya’nın elini güçlendirmektedir.  

Geçtiğimiz yıl Libya Ulusal Ordusu lideri Halife Hafter, Libya’nın başkenti Trablus’u ele geçirmeye çalıştıysa da başarılı olamadı. 06 Ocak’ta Libya Ulusal Ordusu güçleri Başkent Trablus’un 400 kilometre doğusundaki sahil şehri Sirte’ye saldırı düzenleyerek ele geçirdi. Ertesi gün LUO’nun yaptığı açıklamada, Sirte şehri ve çevresinin tamamen LUO’nun kontrolü altında olduğunu söyledi.

Sirte kenti jeostratejik olarak önemli bir üçgende bulunmaktadır. Ülkenin batısı, doğusu ve güneyini birleştiren lojistik merkezi olduğunu söyleyebiliriz. Haftar’ın Sirte kenti üzerindeki kontrolü, elini daha da güçlendirmekle beraber UMH destekleyen grupları karşı karşıya getirebilir. Libya’daki silahlı gruplar siyasi olarak bir tarafa yakınlık gösterirken aynı zamanda siyasi ve ekonomik gerekçelerle kolaylıkla taraf değiştirebiliyorlar.

Halefi Hafter liderliğndeki LUO’nu ABD, Fransa, Rusya, Yunanistan, İsrail, Mısır, BAE ve Suudi Arabistan desteklemektedir. Trablus merkezli Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin lideri Mustafa Serrac’ı ise Türkiye, İtalya ve Katar desteklemektedir. Ulusal Mutabakat Hükümeti, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere Türkiye, Avrupa Birliği ve uluslararası kurumlarca meşru kabul ediimekte ve desteklenmektedir.

Rusya, Türkiye’yi yanına alarak Libya problemini çözmeyi amaçlıyor. Rusya’nın, Libya’daki planı, çatışmaları müzakere yoluyla durdurmak; ateşkesi sağlayıp taraftarları uzlaştırma yoluna gitmek ve iki tarafın da güvenini kazanmak. Böylelikle Ortadoğu’da etkisini arttırmış olacak olan Rusya, Akdeniz’de kalıcı bir aktör haline gelebilecek. Ayrıca Akdeniz’de askeri üssü genişleterek filolarını konumlandıracaktır. Eğer bu senaryolar adım adım gerçekleşirse Orta Doğu, Akdeniz ve ilerisi Afrika’ya doğru Rus askeri ve diplomasisi etkili olacak gibi görünüyor.

Rusya ayrıca, Libya’daki zengin enerji ve yeraltı kaynaklarını kontrol eden aktörlerden biri olmak isteyecektir. Bunun dışında, NATO’nun hayati önem taşıyan Güney kanadını etkisiz hale getirmek için bir fırsat yakalamış olacaktır.

Rusya Orta Doğu’da çıkarları çatışan, birçoğu da ABD’nin müttefikleri olan Türkiye, Suudi Arabistan, İsrail, Katar, Mısır, BAE ile İran’la ortaklıklar kurmaktadır. Rusya’nın açık ve net olan Ortadoğu politikalarından biri Doğu Akdeniz’de kontrol edebileceği limanların sayısını arttırarak diplomatik, ekonomik, kültürel ve askeri varlığını geliştirerek ABD’yi bölgeden  uzaklaştırmaktır.[5] Rusya artık Suriye’de tek hakim güçtür. Rusya’nın uzun zamandır hedeflediği Suriye ile 50 yıllık askeri anlaşma da imzalandı. Böylece NATO’nun güney kanadına karşılık Akdeniz’de askeri üslerini arttırmış oldu. Rusya, Tartus’taki askeri üssü genişleterek, Hımeymim’deki üssü de hava operasyonları gerçekleştirecek şekilde modifiye etmiştir. Bununla beraber Libya’daki durumu değerlendiğimizde ateşkes çağrısında bulunarak Rusya ile Türkiye aktif bir rol üstlenmektedir. Son gelişmelere göre, Türk-Rus heyetinin başlaması ile Libya’daki taraftarlar Moskova’da müzakere toplantısına çağrılmış bulunmaktadır.  Libya’da Rusya’nın planları doğrultusunda ilerlemeler olursa Suriye’deki gibi, Rus askeri güçlerinin Libya topraklarına konumlandırılacağı öngörülebilir. Böylece Rusya’nın Akdeniz jeopolitikasının başarılı bir şekilde devam ettiği görülmektedir.

 

 

[1]https://tr.sputniknews.com/rusya/202001091040986997-rusya-disisleri-trablus-ateskes-cagrisiyla-sonuclanan-putin-erdogan-gorusmesini-memnuniyetle/

[2]https://www.aa.com.tr/tr/dunya/libya-da-ateskes-cagrisi-rusyada-olumlu-karsilandi/1698669

[3]https://rueconomics.ru/424510-mirnaya-iniciativa-rossii-spaset-liviyu-ot-puchiny-neizvestnosti-i-degradacii

[4]https://regnum.ru/news/polit/2825237.html

[5]http://ssdergilik.com/tr/HaberDergilik/Rusya-nin-Ortadogu-daki-askeri-rolu-ve-siyasi-planlari

Suinbay Suyundikov

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Rusya-Türkistan Araştırmaları Uzmanı

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları
BREXIT İNGİLTERE’NİN YENİDEN DOĞUŞU MU?

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 19-02-2020

NATO Suriye'de Türkiye'ye destek verecek mi?

İktidar tabiri yerindeyse burnundan kıl aldırmıyor.