Sırbistan Cumhurbaşkanı Özür Diledi

Yazan  26 Nisan 2013

Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç, 1995’te 8 bin Boşnak’ın öldürüldüğü Srebrenitsa soykırımı için özür diledi.** Nikoliç “Ben dizlerim üzerine çöküyorum. Srebrenitsa'da işlenen suçlardan dolayı Sırbistan için af istiyorum. Halkımız veya devletimiz adına işlenen tüm suçlardan dolayı özür diliyorum” ifadesini kullandı.** Nikoliç, "soykırım" ifadesini kullanmadı ancak bugüne dek Sırbistan'ın resmi söylemi olan "çatışma" ya da "iç savaş" veya "Sırplar da hayatını kaybetti" gibi suçu reddeden ifadeleri tercih etmemesi hem kendisi adına hem ülkesi adına yeni bir durumdur.** Nikoliç, Bosna Savaşı sırasında iktidarda olan aşırı milliyetçi Sırp Radikal Partisi’nin üst düzey isimlerinden biriydi ve Miloşeviç hükümetinin başbakan yardımcısıydı. Nikoliç 2010'da Sırbistan Parlamentosu'ndan geçen Srebrenica Kararı'na da destek vermemiştir. Geçtiğimiz yıl cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde “Srebrenitsa’da soykırım yoktu” açıklamasını yapan Nikoliç'in şimdi özür dilemesi, çok önemli bir gelişme olarak görülmeli.** Sırbistan devleti açısından ise Cumhurbaşkanı'nın özürü devlet açısından bir meclis kararı olmadıkça bağlayıcı değil. Ancak Boris Tadiç'in 2005'deki -yine olağan bir suçtan bahsedermiş gibi olan- özürü ve 2010'daki Sırbistan Parlamentosu'nun soykırım ifadesini kullanmayan, Boşnaklara da yöneltilmeyen Srebrenica Kararı'ndan sonra yeni bir adım olduğu ve kullanılan ifadelerin biraz daha belirginleştiği açıktır.** Nikoliç'in özürü yetersiz olsa da önemli bir açıklamadır. Bunun ardında ise özellikle AB'nin bu konudaki baskısı bulunduğuna şüphe bulunmamaktadır.

Son Düzenlenme Cumartesi, 13 Temmuz 2019 16:04
Gözde Kılıç Yaşın

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Balkanlar ve Kıbrıs Araştırmaları Merkezi Başkanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.