TADEF BELDESİNİN KURTARILMASINDAN SONRA OPERASYONLAR VE UFUKLARI


TADEF BELDESİNİN KURTARILMASINDAN SONRA OPERASYONLAR VE UFUKLARI

Yazan  27 Şubat 2017

El Bab kenti güneyinde Tadef beldesi girişinde bir hafta civarında durduktan sonra Suriye ordu birlikleri belde istikametinde ilerledi ve IŞİD örgütünden orayı kurtararak Türk birlikleri ve Fırat Kalkanı güçleriyle ek temas hattını çizdi. Suriye ordusunun Halep kenti doğusunda ilerlemesi Tadef beldesi ile sınırlı kalmadı. Suriye ordusu Feyha, Feyha tepesi, Al Havvara tepesi, Khan Kayyar ve Ebu Cebbar’ı kurtardı. Bu köyler Tadef güneydoğusundaki köylerdir. Bu, ordunun Türk birliklerinin bu eksen üzerinde olası herhangi bir ilerlemesi önündeki bölgeyi kapatmak için 13 km uzaklıkta olduğu anlamına geliyor. Doğuya ilerlemek, Bayrakdar, Cub Nasan köyleri, As sukkariyye çiftlikleri ve As sukkariyye’yi kurtarmak gereklidir. İlaveten Suriye ordusu Suveylem dağını kontrol altına aldıktan sonra orta eksende Senhasa, Eş Şami, Ruveyde El Bab köyleri istikametinde ilerledi. Al Khafsah beldesinden 26 km uzaklıkta oldu. Bu Esad gölüne ulaşmanın şimdi kolay ve süratli olacağı anlamına geliyor. Türk birlikleri önünde ikinci kesme hattı çizilecek. Gerekli rehabilitasyon işlemleri yapıldıktan sonra Halep ve kırsallarına su sağlanması çalışması başlayacak. Üçüncü eksen Suriye ordusunun sadece 4 km civarında uzak olduğu Dayr Hafir istikameti. Bu önemli bir eksendir ve üçüncü kesme hattıdır. Fırat nehri paralelinde Rakka vilayeti anahtarı Meskene bölgesi istikametinde operasyonların başlaması açısından aynı zamanda dayanak üssüdür. (Ömer Ma’rabuni-Eski Subay-Sovyet Askeri akademisi mezunu) http://beirutpress.net/article/378211

Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 20-10-2020

Abraham Anlaşmalarının Orta Doğu’ya Vaadi

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.