Türkiye dış politikasını revize ediyor

Yazan  16 Mart 2021

Türkiye ile Mısır arasındaki ilişki, 2013 yılında Abdulfettah El Sisi’nin iktidara gelmesinin ardından bozulmuş, iki ülkenin diplomatik ilişkileri karşılıklı olarak en alt seviyeye düşürülmüştü. Ancak son günlerde iki ülke arasında diplomatik düzeyde temaslar başladı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, geçen hafta yaptığı açıklamada, iki ülke ilişkilerinin yeniden tesis edilmesi konusunda önemli adımlar atıldığını belirtti. Çavuşoğlu’nun ardından ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır ile ilişkilerin yeniden tesisine yönelik olumlu mesajlar verdi. Son olarak da “Mısır ile ikili ilişkilerimizi görüşmek istiyoruz.” diyerek, bölgesel barış ve istikrar için yeni bir sayfa açılabileceğine vurgu yaptı.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Terörizm ve Terörizmle Mücadele Araştırmaları Merkezi Başkanı Ünal Atabay, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Atabay, Türkiye ile Mısır arasında son günlerde gelişen karşılıklı diplomatik hamleleri değerlendirdi.

TÜRKİYE VE MISIR ARASINDAKİ İLİŞKİ TARİHSEL DERİNLİĞE SAHİP

Mısır ile İlişkilerin sekiz yıldır maslahatgüzar seviyesinde devam ettiğini hatırlatan Ünal Atabay, Sisi’nin bir darbeyle iktidara gelmesinin ardından Türkiye’nin ideolojik bir yaklaşım sergilediğini bildirdi.

İki ülke ilişkilerinin kopma noktasına geldiğini aktaran Atabay, “Mısır-Türkiye ilişkileri tarihsel derinliğe sahiptir. Bu noktaya gelinmesi her iki ülke açısından da yararlı değildir. Bunun da farkına varan iki ülke var. Bundan sonra iki ülke de ‘Artık önümüze bakalım. Doğu Akdeniz’de neler yapılabilir?’ dedi. Bu iyi bir ilerlemedir. Doğu Akdeniz’de kilitlenen bir düğüm vardı. En azından bu düğümün açılması açısından bu gelişmeler önemli.” diye konuştu.

DOĞU AKDENİZ’DEKİ İSTİKRARSIZLIKTAN YARARLANAN ÜLKELER OLDU

Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın tesis edilmesinin çok kolay olmayacağını kaydeden Ünal Atabay, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin düzelmesi için önümüzde zor bir yol olduğunun altını çizdi.

İki ülkenin karşılıklı beyanlarının önemine değinen Atabay, “Doğu Akdeniz’deki istikrarsızlıktan yararlanan ülkeler de çıktı. Yunanistan başta olmak üzere Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) bu istikrarsız ortamdan yararlanmaya çalıştı. Doğu Akdeniz’de bir kutuplaşma ve ittifaklaşma yaratıldı. Buradan bir çıkışa ihtiyaç var. Bir taraftan Mısır ile İsrail de Türkiye dışındaki alanlarda sıkıştı. Bunun da aşılması gerek. Her iki ülkenin de Akdeniz’deki düğümün çözümüne ihtiyacı var. Geçen sekiz yıllık süreç içinde parametreler ve dengeler değişmiştir. Yeniden rayına oturtulması ihtiyacı noktasına gelindi. Burada Amerika Birleşik Devletleri’nin de (ABD) bir rolü olduğunu söyleyebiliriz. ABD’nin Türkiye ile olan ilişkileri de iyi değil. Bu ilişkilerin yeniden tesis edilmesi veya ABD lehine tesis edilmesi yönünde hamleler var. Türkiye ile Rusya’nın yakınlaşmasından rahatsız olan ABD, Türkiye’nin yeniden kendi lehine evrilmesini sağlamak niyetinde. Türkiye ile Mısır arasındaki normalleşme başladığı anda bir yol haritası çıkacaktır, burada ABD devreye girmek suretiyle bu işi hızlandırabileceğini söyleyecektir. ABD’nin, kendi lehine bazı kazanımlar almak için Mısır ile ilişkiler konusunda devreye girebileceğini düşünüyorum. Mısır ile ilişkilerimizin normalleşmesi demek İsrail ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerimizin normalleşmesi demek. Zaten Mısır aynı zamanda Körfez ülkeleriyle de ilişkilerin normalleşmesi halinde Türkiye ile ilişkilerin de normalleşeceği şartını koymuştu. Bir taraftan Rusya’nın Körfez ülkeleriyle ilişkilerini gözlüyoruz, bir taraftan da ABD’nin faaliyetlerini gözlemliyoruz. Türkiye ile Mısır ilişkilerinin normalleşmesi evresinde ABD’nin ben devreye gireceğini öngörüyorum. Bunun nedeni de şudur; Türkiye’nin Rusya ile gelişen ilişkilerinde hizip yaratıp, Türkiye’yi kendi lehine sıkıştırmak suretiyle Rusya-Çin açılımını Orta Doğu ekseninde karşılamak istiyor. ABD, Karadeniz-Akdeniz-Orta Doğu ekseninde bariyer örmek istiyor. Bunun için de Türkiye-Mısır ilişkilerinde devrede olacağını gözlemliyorum.” ifadelerini kullandı.

İSRAİL’İN TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİNİ NORMALLEŞTİRMEYE İHTİYACI VAR

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye ile görüştüğünü açıklamasının, İsrail’de yaklaşan seçimle ilgili olabileceğini anımsatan Ünal Atabay, Netanyahu’nun açıklamalarının gerçeklik payının da bulunduğunu söyledi.

İsrail’in Türkiye ile ilişkilerini normalleştirmeye ihtiyacı olduğunu belirten Atabay, “İsrail, Körfez ülkeleriyle ilişkilerini normalleştiriyor. Akdeniz’deki istikrarın sağlanması durumunda İsrail’in de bu denkleme dâhil olma ihtiyacı çıkacaktır. İsrail’in elinde Doğu Akdeniz’deki enerjinin paylaşılmasıyla ilgili birçok alternatifler var. Oradaki boru hattının Avrupa’ya aktarılması, Katar gazının Akdeniz’deki enerji hattıyla birleştirilmesiyle Avrupa’ya ulaştırılması projeleri var. Türkiye-Mısır ilişkileri geliştikçe, İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkiler normalleştikçe, Akdeniz havzasındaki ve Katar’dan gelen doğal gaz Avrupa’ya ulaşacak ve Rusya’nın burada önü kesilmiş olacak. İşte ABD bu noktada devreye girmeye çalışıyor. Türkiye artık bölgesel, stratejik bir özerkliğe sahip olmak istiyor. Ama ABD’nin buna fırsat vermeme gibi bir çalışması var. Akdeniz’deki diğer ülkeleri ABD bu maksatla kullanıyor olabilir. Türkiye de bunların farkında olarak politikalarını yürütmeye çalışıyor.” dedi.

TÜRKİYE DIŞ POLİTİKASINI REVİZE EDİYOR

Türkiye’nin dış politikada son haftalarda attığı adımları değerlendiren Ünal Atabay, Türkiye’nin dış politikasını yeniden revize etme ihtiyacında olduğuna dikkati çekti.

Küresel aktörlerin tutumlarında ve ittifaklarda değişimler yaşandığını bildiren Atabay, “Değişen dünyada, değişen bölgesel fırsatlarda Türkiye de kendi dış politikasını yeniden revize ediyor. Bundan 5 yıl önceki politikaları aynı şekilde sürdüremeyiz. Bazı politikaların da sürdürülemez hale geldiğini Türkiye görmüştür ve düzenleme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Mesela, Mısır politikasında ısrar etmenin bir anlamı yoktur. Suriye denklemi için de bunu söyleyebiliriz. Suriye ile de Türkiye görüşebilir, Mısır ile görüşme yolu nasıl açılmışsa aynı şekilde İsrail ile görüşme yolu açılacaktır. Komşularımızla kavgalı olamayız, bunun ülkemiz için bir yararı yoktur.” açıklamasını yaptı.

Ünal Atabay

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Terörizm ve Terörizmle Mücadele Araştırmaları Merkezi Başkanı

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 26-09-2021

Enerji’ye Doymayan Dünya ve Beklentiler

Küresel ekonominin çarkları salgın hız keserken yeniden dönmeye başladı. Kıyıda köşede çıkan birkaç arıza ve kronik jeopolitik ve ekonomik sorunlar hariç, yılın ikinci çeyreğinden itibaren hemen her ülkenin ekonomik göstergelerinde olumlu yönde gelişmeler var.